Etiket arşivi: Gizli Yahudiler

Dünyada artık Covid-20 de yayılıyor.

Dünya insanlığına bu gerçek artık açıklanmalı

Dünyada artık Covid-20 de yayılıyor.

Covid-19 gibi Amerikan/CIA üretimi olan Covid-20 bir süredir dünyanın her yerinde görülüyor. Baştan beri “İkinci dalga” deyip duran yetkililerin çoğu, Covid-19’un ardından Covid-20’nin geleceğini biliyorlardı. Bu, en baştan çalışılmış, kararlaştırılmıştı.

Bir süredir Türkiye’de de Covid-20 vakaları görülüyor. Sağlık Bakanlığı “Virüs (Covid-19) mutasyona mı uğradı” diye ülke genelinde araştırmalar/tetkikler yaptırıyor ama bu acımasız planın bir parçası… Yeni bir virüs dolaştığını o sağlık bakanı Koca da onun sözde bilim kurulundaki gizli Yahudi ve gizli Hıristiyan vatan hainleri de biliyorlar. Covid-19 ülkemize gelip iyice yayılmadan aylar öncesinden tedbirler alabilirlerdi, almadılar, gelmesini ve yayılmasını beklediler. Şimdi de Covid-20’nin iyice yayılması için zaman kaybettiriyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

‘Küresel ısınma yalan!’


13.11.2007 tarihinde, içimizdeki İsrail’in kurumsal gazetelerinden biri olan Hürriyet’in de yayınladığı şu haberi kaçınız gördünüz ve sonrasında neler oldu? Bu iddia ne kadar tartışıldı ve benzeri iddialar Ankebut Ağının dünya genelinde kontrolünde tuttuğu basın ve medya kuruluşlarında ne kadar yer buldu?

Haberin kaynağı şurada (https://www.hurriyet.com.tr/dunya/kuresel-isinma-yalan-7674015) ve bakarsınız. John Coleman’ın söylediklerine, detay kısımları haricinde katılıyoruz. Genel olarak bakıldığında doğruları söyledi ve biz de bunca yıldır bu gerçekleri anlatmaya çabalıyoruz. Dünyanın tabii nizamının (doğal dengesinin) bozulmaya başladığı tartışılamaz bir gerçek. Lakin, John Coleman’ın da dediği ve tartışılmaz kesinlikte gerçek olan husus şudur: “Küresel ısınma dedikleri şeye insanların yol açtığı da büyük bir aldatmacadır.”

Coleman “Birkaç bilim adamı, politik hedeflerini gerçekleştirebilmek için, iklim verilerini taraflı şekilde yorumlayarak, böyle bir fenomen olduğunu ileri sürdü.” demişti ama meselenin arka planı aynı dik duruşla dünya insanlığına söylenmemişti.

Onlar sadece “birkaç bilim adamı” değiller. Son zamanlarda başımıza bela olan Korona dahil bazı bulaşıcı virüsleri, üzerinde hayat olan başka dünyaların dünyamızda bulunan adamları çıkartıp yaydılar.

Hep anlattığım gibi, dünyanın önde gelen devletlerinin idari kadroları arasına, bilim adamlarının ve kanaat önderlerinin, dini liderlerinin arasına sızdılar. Bizden on binlerce sene ileri bilim ve teknolojileri sayesinde ürettikleri biyonik robotlarla dünyamızdaki pek çok kritik ismin yerlerine geçtiler. Pek çok yalan gibi “küresel ısınma” yalanını da onlar yaydılar.

Çünkü…

  • Yağışların giderek daha da azalması ve içilebilir su kaynaklarının hızla yok olması…
  • Dünyanın büyük bir kararlılık ve hızla kuraklaşıyor olması…
  • Durmak bilmeyen depremler, bitmeyen fırtınalar, kasırgalar ve türlü afetler…
  • Uyuşturucu türlerinin kullanılmasının hızla artırılması, ayrıca gıda ve tıp/ilaç sektöründeki oyunlar…
  • Ahlakın, namusun, aile kurumunun yok edilmesi için oynanan oyunlar ve evlenmemiş, çocuk sahibi olmamış insanların sayısındaki artış…

ve daha saymakla çok vakit kaybedilecek hususlar/sorunlar/belalar aslında kasten sebep olunan şeyler. Bunlar, dünyadaki hayatın sanki kendi kendine yok oluyormuş görüntüsüyle hızlıca yok olması maksadıyla uygulanan büyük bir planın kısımları ve safhaları…

İşte bu kadar büyük ve köklü planlarını bozan operasyonumuzun adı da “Ankebut Operasyonu” ve bu operasyonumuzda aslında çökertmek istediğimiz taraf Yahudiler/Masonlar/Satanistler değil, dünyaya düşman olan ve içimize sızan uzaylı türler…

Mehmet Fahri Sertkaya

“Sosyal mesafe” mi dediniz?

Bırakın o işleri, kimsenin umurunda bile değilsiniz. Ölmüşsünüz, kalmışsınız, sürünmüşsünüz, tepedekilerin bir saniyelik mevzusu bile değilsiniz.

Zaten trafik polisleri üzerinden vatandaşa ceza yağdıra yağdıra para krizine çareler arıyorlardı. Korona çıktı, hiçbir işe yaramayan hatta zarar da veren o maskelerin takılmadığı bahanesiyle ve ayrıca sosyal mesafe kurallarına uyulmadığı bahanesiyle abarta abarta cezalar kestiler, kesiyorlar. Çünkü hazine eksi bilmem kaçta… Para diye bir şey yok orada…. Devlet, memuruna maaş veremeyecek halde ve türlü taklalar atılarak gün kurtarılıyor. Ülke, kara ve kanlı paralarla ayakta tutulmak isteniyor. Yarınların kabus gibi olacağı ise şimdiden kesinleşiyor. Aslında bu günler kabus, yarınlara karabasan demek de mümkün. Bunların yıkılması bile bu ülkeyi kurtarmayacak. Yıkılacaklar ve cezaları kesilecek ama verdikleri maddi ve manevi/ahlaki zararı telafi etmek onlarca sene alacak ve on milyonlarca can kaybına sebep olacak.

İktidarı ele geçirerek ihanetleriyle Osmanlı’yı içten yıkan, her türlü maddi ve manevi darbeyi kasten ve sinsice vuran o gizli Ermeni ve gizli Yahudi takımı bile, şu anda iktidarda olan gizli Yahudi ve gizli Ermeni takımının yanında ak sütten çıkmış ak kaşık misali durur.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hala aynı hallerdeler…


Son günlerdeki metafizik çatışmalarda o kadar büyük kaybettiler ki birkaç cümle ile anlatabilmek mümkün değil…
Ben sizlere baştan söylemiştim. Ne oldu? Yine haklı çıkmadım mı? Sizlere kıymet verdikleri yok. Umurlarında bile değilsiniz. Kaçınız öldü, hani intikamı? Yine metafizik, yine metafizik… Yapabildikleri tek şey metafizik saldırı ve o da işimize geliyor, daha da büyük kayıplar verdiriyoruz. Bu arada, panik haliyle başka ülkelere kaçanlarınız var ya, onların hallerini de takip ediyor musunuz?

“Korona” ve “kalp krizi” çok dikkat çekmeye başladı. Bundan sonra başka şeyler de söyleyin. “Banyoda sabuna bastı” deyin, “İntihar etti” deyin, deyin bir şeyler, artık ne diyebilecekseniz…

Bu da Antalya’dan….
Ayakları ve kuyruğu kesilerek bir yere atılmış ve ölmüş bir kedi…

Ayakları kesilen kedi-köpek vakaları yaşanmaya devam ediyor. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanındaki gizli Yahudiler, Satanistler, Masonlar, gizli Ermeniler, gizli Ezidiler, gizli Süryaniler, Ortodokslar, Katolikler ve daha kimler kimler, metafizik çatışmalara dahil oluyorlar. Bu zavallı hayvanların patilerini, kuyruklarını da büyüler yapmakta kullanıyorlar.

Bundan daha vahimi ise kaçırılan çocukların ve yetişkin insanların da Türkiye sınırları içinde yapılan büyü-satanist ayinlerinde kurban edilmeleri. Her gün onlarca, bazı günler ise yüzlerce insan büyü ayinlerinde öldürülüyor ve eğer gerçekten isterlerse istihbarat ve emniyet teşkilatlarımız, insanlıktan çıkmış bu sadist iki ayaklı acayip mahlukların kimliklerini, bağlantılarını, ağlarını, gizli mekanlarını, yurt dışı bağlantılarını tespit edebilir ve engelleyebilir, çökertebilir.

Mehmet Fahri Sertkaya

“Norşin Şeyhi Nureddin Mutlu” denilen kişi de gerçek bir mutasavvıf değildi…

“Norşin Şeyhi Nureddin Mutlu” denilen kişi de gerçek bir mutasavvıf değildi. Yolu-tarikatı da hak bir yol değil. O da büyücünün tekiydi ve son zamanlarda bize karşı kurulan ittifakın içindeydi. Kendisinden çok adamları faaliyetteydi ve adamlarına büyüler yaptırıyordu. Korona sebebiyle ölmedi, metafizikle çarpılarak öldü.

O Norşin ve çevresinde, asılları gizli Ermeni, gizli Yezidi, gizli Süryani, gizli Yahudi olup da sözde Müslüman tarikat şeyhi görünen hainler çok çıktı, çıkıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünyanın dört bir yanında farklı dinlerden, milletlerden, ideolojilerden insan şeytanlarından çarpılan çarpılana…


1-)Moğolistan’da çölde bile çarpılan büyücüler var.

2-)Hintliler de hala rahat durmuyorlar ve sürekli büyüler yapılıyor o taraftan…


3-)Trump yeraltındaki birkaç tesise-üsse daha baskınlar yaptırdı ve oralardaki Yeşilleri de öldürttü. Oralardan çıkan teknolojik aletlere de Pentagon el koydu.

Şu sıralarda Pentagon’da, ciddi ciddi uzaylılarla sıcak çatışmalar yaşandığını bilmeyen, duymayan yok gibi… Hatta bu bilgi dışarı da sızdı ve dün bazı sosyal mecralardaki bazı hesaplar 51. Bölgede de benzeri çatışmaların yaşandığını iddia ettiler.

ABD yönetimi, Yeşillere ait yer altı üslerinin patlatılmasından sonra ele geçen yüksek teknolojiye de çok sevindi. O üslerden ele geçen haberleşme cihazlarının yanında en ileri iPhone modeli bile oyuncak misali kalıyor.

Bunları yavaş yavaş kendilerinin keşfettiği yüksek teknoloji ürünleri olarak seri üretime başlayıp satacaklar ve batık haldeki maliyelerini ayağa kaldıracaklardır. Zaten bu, evvelden beri yaptıkları şey ve bu konularda çok yayınlar yapmıştım. ABD, bir anda ABD oldu ve bunda uzaylı türlerden ele geçirilen bilim ve teknoloji de çok etkili oldu. Onlarca senedir NASA, üzerinde hayat olan başka gezegenleri izledi, oralarda günlük hayatı inceledi ve tersine mühendislikle pek çok teknolojiler geliştirdi. Bunları özel şirketlere çok büyük paralar karşılığında sattı.

Mystical objects, Tarot cards, skull, candles, old books, knives and materials for magic rituals.

4-)Çin’de ve Hindistan’da çok az paralar karşılığında bize büyüler yapan çok sayıda kişi var. Son on gündür oralarda onlar arasında can kayıpları iyice artmıştı ama dün gündüz ve dün akşamdan bu sabaha kadar geçen sürede de çok yüksek can kayıpları yaşandı.

Eş zamanlı olarak Çin ve Hindistan başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından bize metafizik saldırılar yapan medyumlar-metafizikçiler de çok darbeler aldılar ve onlar arasında da can kayıpları iyice arttı.

Yine eş zamanlı olarak cinler arasındaki can kayıpları da çok arttı. Cinler, dünya üzerinde bulundukları yerlerin çoğunda yok oldular. Çin tarafı aynı şekilde davranırsa yakında Çin’de topluluk halinde cinler kalmayacak. O derece yok olacaklar.

Lakin Çin’e çalışan medyumların son haftalarda olağan üstü gayret gösterseler de yıkılıp durmaları ve fazla can kaybı yaşanması Çinlileri yeniden büyü kartını daha aktif kullanmaya zorladı.

5-)Şi rolündeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı hep çıldırıyor. Sürekli olarak sağa sola bağırıyor, talimatlar yağdırıyor. Metafizik sahada sürekli bozgun yaşamalarını kabullenemiyor. ABD’ye, Trump’, Biden’a, bana ve herkes sürekli sövüp sayıyor. Çin’deki gücünü, saygınlığını, otoritesini iyice kaybediyor ve bunun çok iyi derecede farkında. Bu şiddetinin asıl sebebi de bu…

Tayyip’in, yönlendirmelerime çok geç ayak uydurarak, iş işten geçtikten ve anlaşmalar bozulduktan sonra Türkçü çıkışlar sergilemesi ve Türk Konseyi tabirini kullanması da Şi’yi çok sinirlendiriyor.

Tayyip’in laf olsun diye konuştuğunu, ciddi ve samimi olmadığını ve bir şey yapamaz şartlar içinde kaldığını çok iyi biliyor ama milletlerde bu havanın hakim olması ihtimali onu çok korkutuyor.

Biz, Ankebut Ağı ile bazı ortak paydalarda hareket etmekten vazgeçtikten sonra Tayyip’in hırsı, hasedi, kini biraz duruldu ve sarsılıp biraz kendine geldi. Zaten bu süre içinde konseyler içindeki Çin yanlısı üyeler de büyük darbeler aldılar ve çoğu görüş-saf değiştirdi. Bunun devamında Tayyip yüzünü yeniden batıya, daha doğru ifadeyle Ankebut Ağına döndü. “Türkiye’nin yönü batıdır” temalı konuşmalarını bu geri dönüşünü dünyaya ilan etmek için yaptı. İlk bakışta Tayyip de Tayyip’in üzerine oynayan iç odaklar da ABD de Ankebut Ağı da kazanmış gibi ama ne kadar büyük kaybettiklerini çok kısa bir süre sonra anlayacaklar.

Uyuşturucu çetesi lideri gizli Yahudi ve Mason Solomon Soysuz’un son 15 günde verdiği kayıp, son iki yılda verdiği kayıplara eş gibi… Sahada yaptığımız operasyonlar bunlara çok büyük kayıplar verdirdi. İyice belleri büküldü. Soysuz da beraber iş yaptığı mafyalarla artık anlaşamıyor. Mafyalarla işleri azaltmayı düşünüyor ama bu defa da o bölgelerde başka mafyaların hakim olmasından korkuyor.

Vekil, vali, kaymakam, emniyet müdürü olup da aslında uyuşturucu dahil bütün kara para işlerinde faal olan adamlarından bir kısmının metafizikle çarpılmış olması ve korona diyerek hemen kendilerini oyundan çekmek istemeleri de Soysuz’u ve AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün diğer üst isimlerini zorluyor.


6-)Kumarhanelere de yasa dışı bahis sitelerine de esnafı haraca bağlayanlara da hep operasyonlarımız oldu. Bir çok kişi rezil oldu. “Buralar bizim mekanlar, yedirin polise, jandarmaya, bize baskın yapmasınlar” diyorlar ama şartların değiştiğini kabullenemiyorlar.

Kısa süre önce PKK’nin üst isimlerinin toplantısında da adım anıldı. “Bu adam devletlere meydan okuyor, bizim gibi taşeron örgütleri siler geçer” dediler.


7-)Diyarbakır’da kaçırılmak istenirken kurtarılan üç yaşındaki çocuk, bize yapılacak bir büyü ayinine kurban gidecekti.

Orada, kaçarken çocuk hırsızlarından birinin sığındığı o kilisede son zamanlarda sürekli olarak bize büyüler yapılıyor.

Anlatmıştım, Türkiye’nin dört bir yanında köpeklerin ve kedilerin patilerinin kesildiği vakalardaki artış da büyülerle alakalı. Kısa bir süre önce İstanbul’da Afrika kökenli bir grup da ayin yaparken ihbar edildi ve polis baskını olmuştu. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında büyücülerde ve medyumlarda artış gösteren faaliyetler artık iyice zahir-görünür oluyor.

Diyarbakır’daki o kilisenin altında kaçış tünelleri bulunduğu iddiası da var. Bu bir iddia ama Diyarbakır emniyetinin ve jandarmasının orada dönen her türlü kara para işini ve insanlık dışı işleri bildiği tartışılmaz bir gerçek.

Kara paralar o kadar azaldı ki “Havalar soğuk. Kimsesiz ve sokaklarda yatan kişileri şu numaraya ihbar edin” diye başlatılan kampanyalarda toplanacak çok yüksek sayıdaki kimsesiz kişi, organ mafyalarına kurban edilecek.

IHH’yı kullanarak 80’den fazla vilayetten Suriye’ye TIR’lar gönderilmesi de art niyetliydi. Hem yardım kampanyası denilerek toplanan paraların çoğu zimmete geçiriliyor, hem Suriye’ye ilaç ve gıda yardımı yerine aslında silah ve mühimmat da götürülüyor hem de o TIR’lar geri dönerken sınır kapılarında kontrol edilmiyor ya da sistemin adamları tarafından kontrol ediliyor ve böylece TIR’lar dolusu çocuklar, genç kızlar, yetişkin erkekler ve kadınlar kaçırılıyor.

Bunlar çok iyi para ediyorlar. Çocuklar ve genç kızlar sübyancılık ve fuhuş mafyalarına ve ayinlere gönderiliyor. Yetişkinlerin bazıları ayinlerde kurban ediliyorken çoğu organ mafyalarına kurban oluyorlar.

8-)Parsel parsel eylemişlerdi dünyayı ama işlerine çomak sokan koca bir dünya kadar teşkilat var artık karşılarında… Nereden hamle yapsalar, karşı hamlelerimiz geliyor ve inşaallah kısa süre sonra bunalıp öfkeli ve hesapsız çıkışlar yapmak zorunda kalacaklar. O zaman da topluca üzerlerinden geçeceğiz.

9-)Ankebut Ağı ve Tayyip, Ermenistan’da sürekli olarak iç karışıklıklar yaşanmasını sağlamaya çalışıyorlar. Biz yanlarında olmadığımızda bile planlarını gerçekleştirebileceklerini zan ediyorlar ama aslında buna kendileri bile inanmıyorlar. Bu şartlarda o planlarımızı, kendi planları gibi uygulamalarına izin vermeyeceğiz ki izin verirsek hayra değil şerre dönecek. Ne milletimize, ne ümmetimize ne de insanlığa bir faydası olacak. Daha çok kan dökecekler, daha çok canlar yakacaklar, daha çok sömürecekler, daha çok kara para işleri yapacaklar. Bebeklerin, çocukların, genç kızların, kadınların başta olmak üzere bölgedeki bütün insanların halleri perişan olacak.

Aynı şekilde AKPKK’nin, ordumuzu-askerlerimizi Yahudi-Satanist zihniyetli planlar çerçevesinde Ermenistan’ın haricinde İran, Suriye, Irak, Libya, Yunanistan, Ukrayna ya da başka herhangi bir cephede görevlendirmesine ve milletimizi daha fazla kandırmasına asla izin vermeyeceğiz.

Son zamanlarda Suriye’de askerlerimizi hedef alan bombalı patlamaların ve sınır illerimiz içindeki benzeri terör saldırılarının arkasında Tayyip-AKPKK var. Suriye’ye askeri müdahalenin haklı, hukuka uygun bir zeminini oluşturmak için bunları kendisi yaptırıyor ve her zaman olduğu gibi şeytanlığını sergiliyor. Bozacağız… İzin vermeyeceğiz…

Yakın geçmişte kendilerine samimiyetle dostluk eli uzattığımız hükumetler-liderler ve dini gruplar için köprüden önceki son çıkış bu… Şimdilerde bizlerle anlaşmak ve anlaşmalara sadık kalarak hareket etmek fırsatı ve böylelikle Ankebut Ağını, Tayyip’i ve benzerlerini durdurma şansları bir kez daha ellerine geçti. Bu fırsatı da kaçıranların bir daha aynı fırsatı yakalayacaklarına hiç ihtimal vermiyorum.

10-)

AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün mensuplarından olan Mustafa Yel de gerçekten korona olmadı. Metafizikle çarpılanlardan. Son zamanlarda daha çok canlar yakmaya başlamıştı. Organ işi dahil bazı kara para işlerinin içinde…

11-)
Çok güzel bir metafizik çatışmaydı. Çok zevkliydi…

Şu birkaç saat içinde en az 700 milyar cin kabilesi yok oldu. 17 farklı büyü ayini dağıtıldı. Birkaçı hariç diğer ayinlerin hepsinde kaçırılan insanlar iblis’e kurban edildi. 13’ler meclisinin mensubu olan pek çok haham şu anda sırt üst yerlerdeler. Gözleri tavana boş bakıyor. İçlerinde ölecekler var. Ölmezlerse çok şaşarız. Korona der de onları da gömer geçerler.

Cemaatimiz içindeki münafıklardan da eş zamanlı olarak büyüler yapanlar vardı ve onlardan ölenler de oldu. Dünya genelinde son birkaç saattir devam eden çatışmalarda ölen dünya insanı medyum ve büyücü sayısı 900’den fazla… Önümüzdeki birkaç saat içinde dünyanın farklı farklı yerlerindeki bu kişiler arasında ölenlerin sayısı artacaktır. 13’ler meclisinden “Bunca büyüler yapıyoruz, bunca medyumlarımız var, bunca cin kabilesi de bizi koruyor. Bütün bunları geçip nasıl bizi çarpabilirler.” deyip duruyorlar. Sanki ilk defa böyle çarpıldılar…

Öğleden önce yaptığım yayınlara da sinirlenmişler. Ahmaklar… Hala kabullenemediler ellerinden cin, büyü, metafizik kartını da aldığımızı…

Mehmet Fahri Sertkaya

Gülen’in Korona olduğu iddiaları doğru değil…

Soyunun bir yanı Yahudi bir yanı Ermeni olan Fethullah Gülen’in “korona” olduğu iddiaları gerçek değil.

Bir süredir bize büyüler yapıp/yaptırıp duruyordu. Son günlerde fena halde çarpıldı. Vatikan’da Papa’nın da bize karşı Satanist büyü ayinleri yaptığı gün Gülen de bu işlerin içindeydi ve o da fena çarpıldı. Sonraki günler boyunca da çarpılıyor.

FETÖ’nün üst isimleri zaten Gülen’in korona olmadığını açıkladılar. Lakin görüntüler ve ifadeler Gülen’in gerçekten de korona olmadığını, insanların içinde bulunup karantinaya alınmadığını zahir etse de ölmekten beter halde olduğu gerçeğini de gözler önüne seriyor. Nedim Şener de bu gerçekleri gözler önüne seren bir yazı yazmış ki bekliyorduk bir yerden bir şekilde zahir olmasını… Yazıda Fethullah’ın beden sağlığının da bilincinin de çok fena halde olduğunu anlamaya yarayacak ifadeler var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ümidinizi kaybetmeyin. Tekrar geri gelebilir.


Pes etmeyin. Kalp masajına devam edin. Ümidinizi kaybetmeyin. Tekrar geri gelebilir.


Yüz milyarlarca cin kabilesi de araya girse ve mani olmak istese, İblis bile bedenini önüne siper etse, üfürükçüler takımı haber alıp korumak için çırpınsa, ben mühleti biteni yine de Azrail’e teslim ederim. Azrail (a.s.) ile çok ama çok sağlam bir hukukum var. Son zamanlarda bu hukuk daha da kuvvetlendi. Bu devirde kendisiyle birlikte çoookkk cin ve insan şeytanlarının ölmesine vesile oluyoruz, olacağız. Bundan sonra münafıklara da acımak yok.


Siz de fark ettiniz mi?

Türkiye’de ve dünyada ne çok eski bakan, eski devlet başkanı ölür oldu. Cemaatimizdeki münafıklar da dökülmeye başladı. Az önce, en önlerde koşan ve onlarca senedir baş belası olan ve iliklerine kadar Akademi Dergisi düşmanı olan bir münafık daha mı öldü?

Merhum Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz ten gözüyle görmüş olsaydı ne kadar da mutlu olur ve bize yine hayır dualar ederdi.

Bize yapılan yüz binlerce büyüden biri…

Haberde iddia edildiği gibi bağlama büyüsü maksadıyla yapılmadı bu canavarlık… Yapanlar da Müslüman gibi görünen gizli Ermeni-Hristiyan hainler… Bizi durdurmak için dünyanın her yerinden ve çok farklı kesimlerden bir gün içinde yüz binle büyü yapılıyor. Sadece bu gün iki binden fazla büyücü öldürdük.

Şu günlerde de dünya genelinde Satanistler büyüleri en çok yapan kesim ve kendileri çarpıldığı için büyü ayininde kurban etmek istedikleri insanlardan sağ kurtulanlar oldu.


Ohooo… Ne kadar da geriden geliyorlar. Hamaney çoktan öldü. Takipçilerimiz mevzuyu biliyorlar. Yeni takipçiler de kanalımızın arama kısmında “Hamaney” yazıp aratmalılar.


Haber metninden:

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in sağlık durumunun ağırlaştığı ve hayatını kaybettiği iddiaları sosyal medyada gündem oldu. Hamaney’in hayatını kaybettiği iddialarına ilişkin hiçbir resmi açıklama yapılmazken, Hamaney’in yetkilerini oğluna devrettiği iddia edildi.

17 Temmuz 1939 yılında dünyaya gelen Ayetullah Ali Hamaney, İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesinin ardından İslam İnkılabı Yüksek Şurası üyeliğine atandı. 1979 yılında İran Savunma Bakan Yardımcısı olan Hamaney, Tahran milletvekili olarak da meclise girdi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Osman Koçkuz da öldü.

Ali Osman gizli bir Ermeniydi. Ömrü boyunca Müslümanların itikadını, amelini ifsad etmek için çırpınıp durdu. Memleketimizde gizli bir Ermeni ve Yahudi iktidarının olduğunu, bunların milletimize ettiği her türlü kötülüğü ve dönen her türlü kara para işlerini biliyor ve tasvip ediyor, kendine düşen bir yanı olursa da yapıyordu.

Mehmet Fahri Sertkaya

Soyunun bir kolu Yahudi bir kolu Ermeni olan Doğu Perinçek, bir Ermeni olan Lavrov’la paslaşıyor.

Putin sinsice talimatları çoğu zaman Lavrov’a veriyor ve Lavrov da Doğu’ya talimatlar gönderiyor.

Benim dosyalarımı/davalarımı oynaması ve benim tekrar içeri alınmam Perinçek’ten de istendi. İşin içinde gizli Ermeni Abdullah Gül ve bir bütün olarak gizli Ermeni cemaati de var.

Hesaplarına göre ben içeri alınınca hemen sert bir şekilde hukuk mücadelesi verecek ve bu defa AKPKK aleyhinde somut deliller paylaşacaktım. Bu vesileyle AKPKK ve Ankebut Ağı çok büyük darbeler alacaktı ve meydan karışacaktı. Bu şekilde hem AKPKK’nin ve hem bir bütün olarak Ankebut Ağının gücü azalacaktı. Rusya ve Çin’in üzerlerine doğru sert esen şu rüzgar da dinecek, bu şekilde Rusya ve Çin de bir süre için bile olsa nefes alacaklardı. Hatlar iyice gerildiğinde bir şekilde beni de içeriden çıkmadan öldürteceklerdi.

Yeni planlar da yaptılar.

Suriye’deki askerlerimizi çok kötü bir pusuya düşürecekler ve çok yüksek sayıda şehidimiz olacak.

Sonra bunu iç siyasette kullanarak AKPKK’yi büyük bir baskı altına alacaklar. Kısa bir süre için bile olsa nefeslenmek ve biraz rahatlamak için her şeyi yapabilecek hale düştüler.

Ölmüş işte o pislik herif, daha neyi zorluyorsunuz?

Beyin kalmamış, tamamen yanmış, kavrulmuş. Asla eski haline gelemez. Makinede aylarca tutsanız ve gizleseniz bile, o gün gelip “öldü” dediğinizde de bizim çarptığımızı herkes bilecek, anlayacak. Bırakın bu boş işleri…

Hemen çarpmıyoruz da mühlet veriyoruz diye kendinizi ve adamlarınızı bir nane zan ediyorsunuz, sonra dökülüp yıkılıp duruyorsunuz ve kabullenemiyorsunuz.

Bir de kendinizi, adamlarınızı, metafizikçilerinizi çok büyütüyorsunuz. Bu şoku bu nedenle de yaşıyorsunuz. Yaşananı kabullenemiyorsunuz. Aşın bunları artık. İstesek hepinizi bir gecede çarpar ve sabaha birinizi çıkartmayız. Lakin bizim dini kurallarımız var. “İmtihan dünyası” denilen şeyi bozamayız. Kötülere mühlet verilecek, o kötüler ya hidayet bulup tevbe edip dönecekler ya da iyilerin imtihanı olacaklar. Bu, böyle…

Sallanıyorlar, yıkılıyorlar

Çin, 450’den fazla büyücüyü koca bir mekanda toplamış. Hepsine aynı anda büyüler yaptırıyor, beni ve ekibimi hedef alıyorlar.

Sallanıp yıkılmaya başladılar. Birazdan üzerlerinden buldozer misali geçeceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Devlet çetelerin, mafyaların elinde…

Milletin canı, malı, ırzı çetelere, mafyalara teslim…

Türkiye’de ve en çok da İstanbul’da akıl almaz kara para işleri döndürülüyor, çok canlar yanıyor ve İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş bütün kara para işlerini biliyor, kolluyor.

Zafer Aktaş, İstanbul Emniyet Teşkilatı içinde oluşturduğu resmi kimlikli çetesi ile birlikte İstanbul’daki çeteleri ve mafyaları ve bunların insanlık suçuna kadar varan suçlarını kolluyor. İstanbul Emniyet Teşkilatının suçun ve suçluların üzerine gitmesi, en tepeden Zafer Aktaş üzerinden engelleniyor.

İstanbul Emniyet Teşkilatı suçun ve suçlunun yanında.

Masonların, gizli Yahudilerin ve gizli Ermenilerin hakimiyetine girmiş olan İstanbul Emniyet Teşkilatının göz yummasıyla hatta kontrolü altında bir mafya tarafından kız çocukları kaçırılıyor ve bunlar cinsi sapıklara, fuhuş mafyalarına satılıyor.

Daha çok Türkiye’ye sığınmış Suriyeli ailelerin küçük kızları kaçırılsa da T.C. vatandaşları olan küçük kız çocukları da bu mafya tarafından kaçırılıyor.

Çocukları kaçıran mafyanın mensupları arasında T.C. vatandaşı kişiler de Suriyeli yetişkin erkekler de bazı resmi kimlikliler de bulunuyor.

Mafya mensupları kendi aralarındaki iletişimde şifreli/kodlamalı konuşuyor. Mesela “Taze çiçek” ve “Taze fasulye” kodlamaları sık kullanılıyor.

Taze çiçek: 11-13 yaşlarında olsa da yaşını gösterenlere, daha çocuksu duranlara deniyor.

Taze fasulye: 11-13 yaşlarında olsa da yaşından daha büyük gösterenlere deniyor.

İstanbul Emniyet Teşkilatının işini dürüst ve ahlaklı şekilde yapan mensupları, bir şekilde bu mafyanın adamlarına denk gelmiş ve bunları şüpheli bulup emniyete götürmüş olsa, ciddi bir sorgulama ile iplik söküğü misali işin arkası meydana çıkartılacak olsa, böyle bir durumla hemen Zafer Aktaş ve çetesi ilgileniyor. Yetkilerini devlet ve millet düşmanlarının, insanlık düşmanlarının ve mafyaların menfaatine olacak şekilde kullanıyorlar ve bu mafya mensuplarının hiçbir sorun yaşamadan bırakılmaları sağlanıyor.

Zafer Aktaş’ın o makama gelmesi ve yetkilerini kullanarak her türlü kara para mafyalarını kollaması aslında Solomon Soysuz sayesinde de oluyor.

Soysuz, Zafer Aktaş’ın da üzerinde, aynı sistemin üst mensubu olarak bulunuyor ve Zafer’in oraya getirilmesini bu kara para işleri ve gelirleri daha da artsın diye sağlayanlar arasında bulunuyor. Bunu sağlayan bir diğer kişi ise herkesin ne olduğunu artık iyice bilip gördüğü o Tayyip…

Küçük kız çocukları çoğunlukla uyuşturucu ve şuur bulandırıcı kimyevi maddelerin katıldığı yiyecek ve içeceklerin kandırılarak yedirilmesi/içirilmesiyle kaçırılıyor.

Kaçırılma sırasında baygın olmuyorlar, şuurları çok bulanık oluyor, ne yaptıklarını bilmez halde olup mafya mensubu kişilerin talimatlarına uyup yürüyerek araca kadar götürülüyorlar.

Araçlar çoğunlukla beyaz minibüs tarzı araçlar oluyor ve çocuk servisi, okul servisi gibi de duruyorlar. Bu şekilde, çok sayıda çocuğu, hiçbir müdahale ile karşılaşmadan bir semtten başka semtlere rahatça taşıyabiliyorlar/kaçırabiliyorlar.

Özel aracına binip İstanbul’daki bu mafyanın kontrolündeki evlere gidip kız çocuklarını satın alıp dönen İstanbullu cinsi sapıklar var.

İstanbul’un taşra/varoş mahallelerinde bulunan bu evlere bu sapıklar gittiklerinde “Falancanın selamı ile geldim. Bana taze fasulye lazım. Sizde varmış” gibi şifrelemelerle konuşuyorlar. Ya da taze fasulye yerine taze çiçek diyorlar.

Taze çiçek denilen zavallı çocukları çok daha pahalıya satıyorlar. Çocukları satın alanlar arasında sözde sanat camiasından ve iş camiasından ve üst seviye resmi yetkililerin camiasından kişiler de var. Bunların arasında bu çocukları alıp satan, işi ticarete de dönüştüren pislik sapıklar da var.

Bu mafya, kız çocuklarını (arada çok az da olsa erkek çocukları da kaçırıp satıyorlar) tutmak için çoğunlukla taşradaki evleri ve eski/bakımsız, göz önünde olmayan iş hanlarını tercih ediyor.

Mesela Gaziosmanpaşa Pazariçi’ndeki dar ve arka sokaklardaki mekanlarında da bu iş yapılıyor.

Zafer Aktaş’ın yüzyüze görüştüğü bazı Suriyeli kişiler var. Bunların bir kısmı bu mafyanın içinde yer alan Suriyeliler.

Bunların arasında en etkili isimlerden biri olarak Suriyeli Vahap (ya da Vehhab)’tan bahsediliyor.

Zafer makam arabasıyla giderken bazen anayollardaki büyük köprülerin altında aracını durduruyor. Orada söz konusu mafyanın adamları bekliyor. Zafer onlarla görüşmüyor konuşmuyor ama çetesinin resmi kimlikli adamları orada mafyanın adamları ile hızlıca görüşüp birbirlerine çantalar veriyorlar. Çantalarda çoğunlukla uyuşturucu ve para bulunuyor.

Bu derece insanlıktan çıkmış ve bu derece pis işlere ortak olmuş İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın yasadışı kumar oynanan mekanlara gittiğini ve orada kumar oynadığını bilmek çok şaşırtıcı gelmese de bu da dosyasına eklenmeli. Daha çok şehir dışına çıktığında, tatile gittiğinde bu tarz yerlere gidiyor.

Yayınlarım Zafer’e öncelikle telefon üzerinden haber verildi. Sessizce dinledi ve bağırarak “Allah kahretsin, nereden çıktı bu şimdi. Tam da her şey yolunda derken.” dedi ve kapattı telefonu… Daha sonra iki adamı yayınları açıp ona gösterince de sarsıldı.

Zafer, bazı günlerin sabahında Emniyet Teşkilatının resmi işlerini, evraklarını, raporlarını kontrol ettikten sonra kara para işlerine dair raporlar alıyor.

Bu maksatla telefon görüşmeleri de yapıyor. Bu gün benim onun hakkındaki yayınlarımı yaptığım ve kendisinin henüz haberdar olmadığı sıralarda da bu türlü bir telefon görüşmesi yapıyordu.

Telefonun sesi dışarı verildi, yanında Arapça bilen bir adamı vardı, tercümanlık yaptı. Mafyanın Suriyeli adamlarından biri ile yapılan görüşme Arapça gerçekleşti. Görüşmede “ezzehrül tazece” yani “taze çiçek” şifrelemesi de geçti.

Daha fazla taze çiçek istendi. Görüşmeden sonra tercümanlık yapan adamı da Zafer’e birkaç kişiden haber beklediğini, o işlerle ilgilendiğini, rahat olmasını söyledi.

Sadece İstanbul Emniyet Teşkilatı değil Türkiye genelinde bütün Emniyet Teşkilatına neşter vurmanın ve bu milletin acılarını durdurmanın vakti gelmedi mi?

Mehmet Fahri Sertkaya

Artık metafizikte dünyanın en iyisi Türkler oldu

Biz Türkler, pek çok önemli sahada olduğu gibi, metafizik sahada da çok ama çok geri bırakıldık.

Dünyada bu işin öneminin farkında olan ve yoğun şekilde kullanan devletlerin/milletlerin çok gerisinden yola çıkıp, kısa sürede, sessiz sessiz ve gayr-i resmi şekilde ilerleyip, son zamanlarda en iyiler arasına girdik ve şu anda dünyanın tartışmasız olarak en iyisiyiz. Karşı konulamayan, karşılarında durulamayan tarafız.

Çok çok yakın gelecekte, 100 sene süren bir örtülü işgal sürecini sonlandırarak devletimizin idaresini gizli Yahudilerden, gizli Ermenilerden, Masonlardan tekrar elimize alacağız. Bunu yaptığımızda resmi kurumlarımız da metafizik sahada dünyanın en iyileri olacaklar.

Ordumuz içinde dünyanın en iyisi olan metafizikçi ekipler/birimler yetiştirip görevlendireceğimiz gibi, İstihbarat ve Emniyet Teşkilatlarımız için de dünyanın en iyisi olan metafizikçi ekipler yetiştirip görevlendireceğiz.

Hangi cihetten/sahadan bakılırsa bakılsın açıkça gözler önünde ki bir çağ kapanıp yeni bir çağ açılıyor. Çünkü uzun bir aradan sonra Türkler yeniden tarih sahnesine çıkıyor. Hem de muazzam bir kudret, inanç, kararlılık, azim, mücadele ve ihtişamla…

Önce Osmanlı, sonra Süleymanlı…

Mehmet Fahri Sertkaya