“Yakanları yakın” talimatını verdim
Etiket arşivi: Elektromanyetik savaş
Sadece Türkiye’yi değil, dünyayı yakıyorlar
Son 24 saatte Güney Avrupa’da gerçekleşen yangınlar…

Mehmet Fahri Sertkaya
Bütün dünya biliyor, ormanları yıllardır onlar yakıyor
Ben devletin başında olsaydım, onlarca farklı yerde başlatılmış olan orman yangınları meselesini şu saate kadar devletler arası bir krize çoktan çevirmiştim.
Rusya’yı da Çin’i de ABD’yi de açıkça suçlamıştım. Milletler arası kamuoyunun desteğini çoktan arkama almıştım ki bu güne kadar sadece bize değil, onlarca ülkeye benzeri saldırıları yaptılar ve oraları da cayır cayır yaktılar. Bütün dünya öncelikle bu üç ülkenin, iklim saldırılarından orman yangınlarına kadar türlü insanlık dışı saldırılar yaptığını biliyor. Düşman oldukları devletlerde acımasızca ormanları, insanları, türlü hayvanları cayır cayır yakan, sivil katliamının haricinde çevre katliamı da yapan bu ülkelerin idari kadrolarını “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” kapsamında yargılatma sürecini çoktan başlatmıştım. Bu kişileri kural/sınır tanımaz “terörist” liderler olmakla suçlamıştım.
Zaten yıllardır bu gibi konulara dair ikaz yazıları yazıyorum ki belki Türkiye’nin başındaki hainler bu kadar büyük kayıplara, zararlara, acılara izin vermez de tedbirler alırlar diye… İdaresini terörist kadroların ele geçirdiği şu saldırgan devletlerin, kural/sınır/değer tanımaz şekilde ve insanlık dışı şekilde idare edilen şu devletlerin, bu saldırılarında kullandıkları uzay araçlarını bozacak teknolojiler geliştirmek çok basit bir şey. Karadan uzaya aksi saldırılar yapmak hiç zor değil. Şimdi başlansa, üç gün sonra bunların uzaydaki araçlarını keklik gibi avlayacak sinyalleri gönderecek cihazlarımız hazır olur. Türkiye’de her imkan var, her sahanın uzmanları var.
Dahası da var ki böyle saldırılar anında açıkça misilleme yapmamızı zorunlu kılan saldırılardır. Misillememiz de aynı sertlikte olmalı. Bu derece insanlık dışı bir saldırıya karşı bir devlet anında savaş açarak karşılık vermeli. Bir yandan dünyayı ayağa kaldırırken bir yandan da ordularını ayağa kaldırmalıdır. Bu yapılmıyorsa, yanan bu devleti de insanlıktan çıkmış kişiler yönetiyor demektir.
Türkiye cayır cayır yakılırken, Türkiye’nin başındakiler yanan arazileri hangi Arap, Yahudi, Rus, Çin zenginlerine peşkeş çekeceklerinin hesaplarını yapıyorlarsa, buna hiç şaşırmam.
Mehmet Fahri Sertkaya
Çok yönlü ve çok maksatlı bir saldırıya maruz kalmaktayız
Antalya’daki yangını ABD ve Rusya ortak olarak başlattı. Bu saldırının daha arka planında uzaylı türler de var. Hedef, Türkiye’yi güçsüz düşürmek, belalardan başını kaldıramaz hale getirmek ve sonra Türkiye’nin iç işlerine müdahale etmek. Bu hızlı kuraklaşma, bu içilebilir su kayıpları, denizlerdeki ani kirlenmeler, akarsulardaki sorunlar, barajlardaki ani kirlenmeler, bu seller, bu küçük depremler, bu yangınlar bir başlangıç, planda çok daha vahim kısımlar/hadiseler var.
Bu sürecin devamında “Tayyip çok hasta, iş göremez halde. Memleket de perişan halde. Acılar, kayıplar, zararlar çok büyük. Gereken ne ise yapılmalı. Ülkenin başına, ülkeyi şu felaketlerden kurtaracak biri geçmeli” mealinde çıkışlar yapacaklar. Zaten Tayyip’in metafizikle dehşetli şekilde çarpılmış ve halen çarpılmakta olduğu halini/videosunu da bu maksatla paylaştılar. Bunu yapanlar da Rusya ve Çin’e çalışan Fahrettin Altun ve Solomon Soysuz ile bunların içinde bulunduğu o malum çete…
Türkiye düşmanlarının bu oyunlarında, içeride en etkin şekilde kullandıkları kişilerden biri de bütün rezillikleri, insanlık dışı suçları bile gün yüzüne çıktığı halde Tayyip’i bile takmayarak İçişleri Bakanlığında oturan Solomon Soysuz…
Soysuz’un ne kadar büyük bir soysuz ve hain olduğu, ne kadar büyük bir Türk/İslam düşmanı olduğu son zamanlarda iyice zahir/görünür oluyor.
Aslında bunlar çoktan yaşanacak şeylerdi ama biz çok defa oyunlarını bozduk. Şimdi de pek bozmak taraftarı değiliz. Kendilerini, çok muazzam ve dahiyane siyaset yapan, dengeler kuran kişiler olarak görenlerin, şimdi memleketi ve kendilerini nasıl kurtaracaklarını, neler yapabileceklerini izleyeceğiz. Pek de ümitli değiliz…
Aslında bu oyunları kuranların, Tayyip’i iyice ellerine düşürmekten ve Türkiye’ye diz çöktürmekten daha öncelikli bir hedefi var ki o da benim. Beni, teşkilatımı ve cemaatimi yok etmek istiyorlar. Cemaatim çoookk büyük. “Hiçbir kısmına dokunamazlar” demiyorum ama yok edemezler. Bana ve YİT mensuplarına ise hiçbir şey yapamazlar. Bizim abdestimizden şüphemiz yok, bu planlarını uygularken bize dokunmak istedikleri an gelene kadar hiçbir müdahalede bulunmayacağız. Bize dokunmak üzere oldukları anda ise onları yerle ile yeksan edeceğiz.
Mehmet Fahri Sertkaya
Küresel ısınma yalanının arka planındaki çok sarsıcı gerçekler

Eskiden dünyanın kutupları yemyeşildi. Hayvan ve bitki türleri çok fazlaydı. Çiçekler, arılar, böcekler, kuşlar insanlarla bir arada güzelce yaşarlardı. Sonra dünyamıza uzaylılar tarafından saldırılar yapıldı. Bu saldırılar sırasında, iklim silahları diye de bildiğimiz elektromanyetik silahlarla dünyamızın tabii dengesine şiddetli darbeler vuruldu. Dünyanın tabii manyetik alanına, elektromanyetik alanlarla yapılan bu şiddetli saldırılar, en çok da kutup bölgelerine tesir etti. Neticede kuzey ve güney kutuplarında aşırı soğuklar ve buzullar hakim oldu.
Dünyamızın fabrika ayarlarında, kutup bölgelerinde, günümüzde olduğu gibi sürekli soğuk hava şartları ve buzullar yoktu. Küresel ısınma dedikleri şeyin, uzaylıların dünyamızın tabii dengesine vurduğu darbelerin görünür kısımlarını geçiştirmeye dönük bir söylem/kandırmaca olduğunu daha önce de ifade etmiştim. Küresel ısınma diye bir şey yok, çok ileri teknolojilerle ağır saldırılar var. Halen devam etmekte olan saldırılar… Şimdi daha sarsıcı olanı da yazayım ki buzulların hızla erimesi, iddia edildiği gibi dünyanın felaketi olmayacak. Bu konuda anlatılan bir sürü şey ya aldanış ya da kasıtlı aldatma…
Bir an önce dünyanın kutup bölgelerini de fabrika ayarlarına döndürmeliyiz.

Kutuplardaki buzulların erimesi ile okyanuslardaki su seviyesinde, tehlike oluşturmayacak miktarda yükselme olur. Dünyanın farklı yerlerinde yağışlarda artış olur, bazı yerlerinde iklim değişikleri görülür ama bunlar da felaketlere sebep olmazlar. İlk yıllarda okyanuslardaki tuz oranı da küçük bir değişme gösterir ama bu da ciddi sıkıntıya sebep olmaz. Aksine bu yaşanacaklar, dünyamızın tabii dengesi, hayvanat ve de insanlık için çok faydalı olur.

Bir yandan da soğuk iklimde yaşayan o penguenler, foklar, kutup ayıları, kutup tilkileri ve benzeri hayvanlar telef olabilirler ama o koca kutup bölgelerinde yeniden yeşille mavinin kucaklaştığı çok güzel bir saha oluşur. Yeniden oralarda insanlar ve türlü bitkiler/ormanlar, türlü havyanlar yaşayabilirler. Dünyamız derin bir nefes alır.

Kuzey ve güney kutup bölgelerinde, toprağın kilometrelerce altında, çok ama çok büyük uzaylı üsleri var. Kutupların soğuk ve buzul olarak kalmasını, oralarda insanların yoğun olarak yaşanmamasını bu uzaylı insan türleri istiyorlar. Bu maksatla, nüfuz edebildikleri devletlerdeki üniversitelerde bilim adamlarını ve siyaset sahasındaki yetkili kişileri kasten yanlış yönlendiriyorlar. Buzullar eriyince akıl almaz felaketler yaşanacağına inandırıyorlar. Çok parfüm sıkarak ozon tabakasının delindiğine inandırdıkları gibi… Çok sayıda atom bombası denemesi yaparak zayıflattıkları ozon tabakasının o kısmını suni tekniklerle onardılar ama bunu da dünya insanlığına anlatmıyorlar.


Bilinmeli ki o kutup şartlarında yaşayan penguenler ve foklar başta olmak üzere pek çok hayvan türleri genleriyle oynanarak türetilmiş hayvan türleri. Zaten yakın gelecekte bütün insanlık, sonradan türetilen hayvan türlerinin nesillerinin yok edilmesi hususunda ittifak edecek.


İnsanlığa anlatılanın aksine olarak, kutuplardan ne kadar çok buz kütlesi koparsa, dünya ve insanlık için o kadar hayırlı olur.
Hala uzaylı türler, kutup bölgelerinde sürekli olarak soğuk hava şartları ve buzullar olması için, şimdilerde HAARP dediğimiz elektromanyetik silah mantığına benzeyen aletler çalıştırıyorlar. O bölgelerde soğuğu ve buzulları kasten oluşturuyorlar. Kısa süre önce Nazca çizgilerini anlatırken, Güney Amerika ülkelerinin çöl olan kısımlarını kasten çöl halinde tuttuklarını, bunun için okyanus akıntılarına suni tekniklerle yön verdiklerini ve elektromanyetik iklim kontrol tekniklerini kullandıklarını, bunu da çöllerin altında devasa uzaylı üsleri bulunduğu için yaptıklarını ifade etmiştim.
İstedikleri yerlerde sürekli olarak soğuk hava şartları ve buzullar, istedikleri yerlerde ise sürekli sıcak hava şartları ve çöller hakim olsun istiyorlar.
Biz, son zamanlarda dünyamızda yer altındaki gizli uzaylı üslerine çok büyük metafizik saldırılar yaptık. Hem çok çok yüksek sayıda can kaybı yaşadılar hem de oralarda kullandıkları teknolojik aletler, cihazlar da büyük darbeler aldılar. Boşaltmak zorunda kaldıkları yer altı üsleri dahi oldu. İşte bu süreçte kutup bölgelerini kasten soğuk tutmak ve buzul şartlarını devam ettirmek için kullandıkları teknolojik aletler de bozuldular ve bunların başında sorumlu olan teknik adamları da öldüler. Bu krizi aşmaya çalışıyorlar ama öyle kolay değil. Bu süre zarfında buzullardan dev buz kütlelerinin kopması da daha sık görülür oldu, olacak. Daha önce birkaç tekrarla ifade etmiştim ki burası bizim dünyamız ve dünyamıza düşman olan uzaylı insan türlerinin gizlice ve sinsice çevirdikleri bütün oyunları bozacağız. Dünyamıza ve insanlığa düşman olanlara, dünyamızda yer yok.
Mehmet Fahri Sertkaya|Akademi Dergisi
Dünyayı kandırıyorlar
Dünyayı kandırıyorlar
Çin’in 29 Nisan’da Hainan adasından fırlarttığı Long March 5B roketi hakkında konuşulanlar doğru değil. Çin, dünyayı kandırıyor.
O roket kontrolden çıkmadı, hiçbir sorun yaşanmadı. Birkaç saat öncesine kadar operasyonları planlandığı gibi devam ediyordu. Dünyaya masallar anlatıyorlardı. Bu iş de aslında Çin’i kontrolde tutan yeşillerin işi ve ABD de Almanya da Fransa da Rusya da ve daha birkaç ülke de yeşillerin kontrolünde olduğu için bu ülkeler de oyunlara ortak oluyorlar.
Gönderdikleri şey, Çin’in kuracağı uzay üssünün, taykonotların kalacağı kapsülü/bölümü değil. Gönderdikleri şey düşman gördükleri ülkelerde depreme sebep olabilen, elektromanyetik bombardıman teknolojisine dayanan ve yerin manyetik alanını bir anda bozup yeri yerinden oynatan bir silah. Bir deprem silahı…
Biz birkaç saat önce bu oyuna dur dedik ve sistemlerine darbeler indirdik.
Dünyadaki bütün devletlerin ve milletlerin bu sahada büyük tehlike altında olduğu açık ve herkes eş zamanlı olarak tepkisini göstermeli. Artık şu Çin ve Rusya durdurulmalı ve ABD’yi de yeniden ABD’lilerin yönetmesi sağlanmalı. Dünya üzerinde bütün insanlığa düşman olarak sergilenen şu organize şeytanlıklara son verilmeli.
Dünyanın ormanlarını yaktılar. İklimini bozdular. Temiz sularını yok ettiler. Arıları yok etmek üzerelere. Balık türlerini yok ediyorlar. Göçmen kuşların dengelerini bozdular. Ziraate büyük darbeler vurdular. Kıtlık, kuraklık hakim olması için binbir türlü darbeler vurdular, vuruyorlar. Laboratuvarda ürettikleri korona gibi virüsleri de yaydılar ve insanları sözde aşılarla hasta etmeye, üremelerini durdurmaya, nesillerin sağlıklarını kalıcı olarak bozmaya, beyinleri kodlamaya devam ediyorlar. Yetmiyor da keyiflerine göre istedikleri ülkeleri/milletleri çok çok şiddetli depremlerle önden yok etmek istiyorlar.
Çin ve Rusya varlıkta kaldıkça, dünya yok olma tehdidi altındadır.

Ruslar, köprüden önceki son çıkıştalar
Bütün insanlığın düşmanı olan Çin, milyonlarca masum sivili aynı anda öldürecek bunca oyunu, planı çevirirken… Bilmem kaç tane devleti/milleti en akıl almaz silahlarla/teknolojilerle acımasızca yok etmeye çalışırken… Rusya’nın liderinin/Putin’in, bakanlarının, ordusunun ve en çok da Roscosmos’un Çin’e bu hususta destek vermesi, kabul edilir şey değildir.
Rusya, bünyesine sızmış insanlık düşmanlarını hala temizlemeyecekse… Rus halkı, kendilerini de hiç düşünmeyen ve acımayan o idari kadrosunu değiştirmeyecekse… Dünya insanlığının, dünyadaki bütün devletlerin/milletlerin bir an önce birlik olarak Rusya’yı yok etmesinin vakti gelmiştir.
Rusya, dünya insanlığı için an itibariyle büyük bir tehdit unsurudur.
Mehmet Fahri Sertkaya
Rusya – Ukrayna sınırında bir şeyler mi gizleniyor
Çok sarsıcı iddialar var. Üzerine gidilip tartışılması ve neyin ne olduğunun kesinleştirilmesi gerekiyor. İddialar genel hatlarıyla şu şekilde:
– Ukrayna sınırına gönderilen Rus askerleri arasında gizemli bir hastalık yayıldı.
– Sekiz binden fazla Rus askeri bundan etkilendi/yaralandı. Etkilenenlerin sayısı her dakika artıyor.
– Dört yüzden fazla Rus askeri öldü ve zaman geçtikçe ölümler sürekli olarak artıyor.
– Otuzdan fazla Rus askeri halen yoğun bakımda ve durumları ağır.
– Bölgede kurulan sahra hastahaneleri aceleyle ve ihtiyaç duyulandan çok da büyük şekilde kuruldu. Bunun sebebi de çok yüksek sayıdaki yaralı askerleri bölgeden çıkartmadan tedavi edebilmek.
– Buna rağmen yatak sayısı ve tıbbi cihaz sayısı son derece yetersiz.
– Ruslar, meydan okudukları bir yerde birden yaşadıkları bu tuhaflıkları dünya duymasın diye büyük bir karartma yapıyorlar.

– Askerlerin yakınlarının da bu şok edici gerçeği duymasını istemiyorlar. Askerlerin telefonlarını toplattılar. Bölgedeki GSM ve mobil internet ağlarını kestiler.
– Karadeniz’de Ukrayna sınırına yakın yerlerde bulunan Rus askeri gemilerinde ve denizaltılarında da tuhaflıklar yaşanıyor. Cihazlarda da sorunlar çıkıyor ama öncelikle personellerin sağlıkları çok bozuk.
– Rus ordusu ve donanması içinde panik hakim. Rütbelilerden de sağlık sorunları yaşayanlar ve ölenler var. Rütbeli ve rütbesiz Rus askerleri arasında derhal bölgeden geri çekilmek talebi var. Üstlerine ve siyasi yetkililere sürekli bu şekilde taleplerde bulunuyorlar.
– Dünyanın farklı yerlerindeki Rus askerlerinde de benzeri haller yaşanıyor. Ukrayna sınırındakilerden sonra en çok Suriye’deki Rus askerleri arasında da rahatsızlıklar var ama henüz Ukrayna sınırındakiler kadar kötü halde değiller.
– Putin ve şürekasının da sağlıkları iyi değil. Soygu, orduda ve donanmada yaşanan bu olağanüstü halleri Putin’e tam manasıyla aktarmıyor. Sorunları olduğundan daha hafif gösteriyor. Bu şekilde Rusya’nın geri çekilmesine mani olmaya çalışıyor.
– Rusya tarafında, bölgeden çekilmek istemeyen sadece birkaç kişi kaldı. Bunlar da askeri değil de siyasi yetkililer. (Putin, Soygu gibi…)
– Rus askerleri arasında şu gibi haller yaşanıyor:
Mide bulantısı
Baş dönmesi
Yüksek ateş
İshal
Aşırı öfke krizleri ve neticesinde birbirlerine zarar vermek
Bayılma
Şuur bulanıklığı (Kendini tanımada, zaman ve mekanı idrak etmede, karar almada, muhatabını anlamada ileri seviye sorunlar)
Kalp krizine benzer ani ölümler (Beyin ve kalp hasarları)
Çok şiddetli ve sürekli kulak çınlaması
Nefes almada sorunlar
Yüksek seviyede halsizlik
Şiddetli kas ağrıları
Sürekli istifra etme
– Ruslar bu yaşananı bir çeşit metafizik saldırıya ya da elektromanyetik silahlarla yapılan saldırıya bağladılar ama üst yetkililer diğerlerini bu konuda bilgilendirmediler. Bir virüs salgınının varlığını ya da yiyeceklerden bir zehirlenme yaşandığını düşünmelerini ve böyle yorumlamalarını sağladılar. Askerlerin morallerinin daha fazla çökmesini istemediler.
– Ruslar Ukrayna sınırına elektromanyetik silahları da bu nedenle getirdiler.
– Bu silahlardan bir kısmı henüz faaliyete geçirilmeden dahi bozuldular. Tamir etmeye çalışıyorlar.
– Askerlerin cenazeleri ailelerine teslim edilmiyor ve soğuk hava depolarında bekletiliyor.
– Bölgede çok sayıda Rus askeri aracı var ama çoğunun içleri boş. Ruslar askeri araçları daha da ileri konumlara götürdüler ama sonra içlerini boş bırakmak zorunda kalıp askerleri geri çektiler. Bunu, hallerini gizlemek ve güçlü görünmek için yaptılar. Sorulursa da “Teknolojik üstünlüğümüz çok. İnsan gücüne fazla ihtiyacımız yok.” diyecekler.
– Vaziyeti gören Ukrayna askerlerinde moral üstünlüğü var. Moralleri çok çok iyi ve güle oynaya Rus tarafına geçip hiçbir karşılık ve zarar görmeden geri döndükleri de oluyor.
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi
..
Rusya – Ukrayna sınırında bir şeyler mi gizleniyor
Çok sarsıcı iddialar var. Üzerine gidilip tartışılması ve neyin ne olduğunun kesinleştirilmesi gerekiyor. İddialar genel hatlarıyla şu şekilde:
– Ukrayna sınırına gönderilen Rus askerleri arasında gizemli bir hastalık yayıldı.
– Sekiz binden fazla Rus askeri bundan etkilendi/yaralandı. Etkilenenlerin sayısı her dakika artıyor.
– Dört yüzden fazla Rus askeri öldü ve zaman geçtikçe ölümler sürekli olarak artıyor.
– Otuzdan fazla Rus askeri halen yoğun bakımda ve durumları ağır.
– Bölgede kurulan sahra hastahaneleri aceleyle ve ihtiyaç duyulandan çok da büyük şekilde kuruldu. Bunun sebebi de çok yüksek sayıdaki yaralı askerleri bölgeden çıkartmadan tedavi edebilmek.
– Buna rağmen yatak sayısı ve tıbbi cihaz sayısı son derece yetersiz.
– Ruslar, meydan okudukları bir yerde birden yaşadıkları bu tuhaflıkları dünya duymasın diye büyük bir karartma yapıyorlar.

– Askerlerin yakınlarının da bu şok edici gerçeği duymasını istemiyorlar. Askerlerin telefonlarını toplattılar. Bölgedeki GSM ve mobil internet ağlarını kestiler.
– Karadeniz’de Ukrayna sınırına yakın yerlerde bulunan Rus askeri gemilerinde ve denizaltılarında da tuhaflıklar yaşanıyor. Cihazlarda da sorunlar çıkıyor ama öncelikle personellerin sağlıkları çok bozuk.
– Rus ordusu ve donanması içinde panik hakim. Rütbelilerden de sağlık sorunları yaşayanlar ve ölenler var. Rütbeli ve rütbesiz Rus askerleri arasında derhal bölgeden geri çekilmek talebi var. Üstlerine ve siyasi yetkililere sürekli bu şekilde taleplerde bulunuyorlar.
– Dünyanın farklı yerlerindeki Rus askerlerinde de benzeri haller yaşanıyor. Ukrayna sınırındakilerden sonra en çok Suriye’deki Rus askerleri arasında da rahatsızlıklar var ama henüz Ukrayna sınırındakiler kadar kötü halde değiller.
– Putin ve şürekasının da sağlıkları iyi değil. Soygu, orduda ve donanmada yaşanan bu olağanüstü halleri Putin’e tam manasıyla aktarmıyor. Sorunları olduğundan daha hafif gösteriyor. Bu şekilde Rusya’nın geri çekilmesine mani olmaya çalışıyor.
– Rusya tarafında, bölgeden çekilmek istemeyen sadece birkaç kişi kaldı. Bunlar da askeri değil de siyasi yetkililer. (Putin, Soygu gibi…)
– Rus askerleri arasında şu gibi haller yaşanıyor:
Mide bulantısı
Baş dönmesi
Yüksek ateş
İshal
Aşırı öfke krizleri ve neticesinde birbirlerine zarar vermek
Bayılma
Şuur bulanıklığı (Kendini tanımada, zaman ve mekanı idrak etmede, karar almada, muhatabını anlamada ileri seviye sorunlar)
Kalp krizine benzer ani ölümler (Beyin ve kalp hasarları)
Çok şiddetli ve sürekli kulak çınlaması
Nefes almada sorunlar
Yüksek seviyede halsizlik
Şiddetli kas ağrıları
Sürekli istifra etme
– Ruslar bu yaşananı bir çeşit metafizik saldırıya ya da elektromanyetik silahlarla yapılan saldırıya bağladılar ama üst yetkililer diğerlerini bu konuda bilgilendirmediler. Bir virüs salgınının varlığını ya da yiyeceklerden bir zehirlenme yaşandığını düşünmelerini ve böyle yorumlamalarını sağladılar. Askerlerin morallerinin daha fazla çökmesini istemediler.
– Ruslar Ukrayna sınırına elektromanyetik silahları da bu nedenle getirdiler.
– Bu silahlardan bir kısmı henüz faaliyete geçirilmeden dahi bozuldular. Tamir etmeye çalışıyorlar.
– Askerlerin cenazeleri ailelerine teslim edilmiyor ve soğuk hava depolarında bekletiliyor.
– Bölgede çok sayıda Rus askeri aracı var ama çoğunun içleri boş. Ruslar askeri araçları daha da ileri konumlara götürdüler ama sonra içlerini boş bırakmak zorunda kalıp askerleri geri çektiler. Bunu, hallerini gizlemek ve güçlü görünmek için yaptılar. Sorulursa da “Teknolojik üstünlüğümüz çok. İnsan gücüne fazla ihtiyacımız yok.” diyecekler.
– Vaziyeti gören Ukrayna askerlerinde moral üstünlüğü var. Moralleri çok çok iyi ve güle oynaya Rus tarafına geçip hiçbir karşılık ve zarar görmeden geri döndükleri de oluyor.
Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv
Türkiye’nin elektromanyetik savaşta desteğe ihtiyacı var
Türkiye ve dünya siyasetinde önemli kırılma noktalarının yaşandığı şu günlerde, devletler birbirlerine karşı elektromanyetik silahlar kullanabilirler. Suni afetlere (Suni deprem, suni yağış, sunu sel, suni hortum, suni fırtına) sebep olabilirler.
Bir güzellik daha yapayım…
Bir güzellik daha yapayım…
Dünyanın dört bir yanındaki beyin takımı dediğim siyasetçilerin, askeri ve idari yetkililerin haricinde, çok büyük holdinglerin/markaların, çok büyük paralarla oynayan kuruluşların üst yöneticilerinin (CEO) de yayınlarımı sürekli olarak takip ettiklerini ve çok istifade ettiklerini biliyorum.
Son zamanlarda bunların birçoğu metafizik sahaya dair yaptığım yayınları da dikkate alarak metafiziğe daha fazla kıymet verdiler ve bu sahada uzman kişilerle de çalışıyorlar.
Benim karakterimi, tarzımı, doğru ve dürüst duruşumu, düşmanıma karşı bile adaletimi ve doğruluğumu artık bilmeyen yok.
Ben şuraya bazı kanaatlerimi, tahminlerimi ve birazcık da planlarımı yazmış olayım da isteyenler dikkate alsınlar.

- Dünya üzerinde Amerika merkezli çok büyük bir ekonomik dalgalanmaya hazır olun.
- ABD’de bir iç savaş çıkması ihtimaline de hazır olun.
- Dünya genelinde yıllarca sürecek kuraklık, kıtlık, açlık ve dünya savaşı şartlarına da hazır olun.
- Çok kısa süre içinde gizli servisler savaşının devasa bir boyuta gelmesine ve dünya üzerindeki çok sayıda kritik/yetkili/etkili kişinin şüpheli şekilde ölmesine ya da su-i kastlarla ölmesine hazır olun.
- Çin ve müttefikleri ile iş tutmak, o cepheden olmak gibi vahim bir hata yapmayın. Bu güne kadar yaptıysanız, şimdi hemen bu hatadan dönün.
- Bu savaşlarda Türkiye’ye ve Türk ordusuna güvenmeyin. Çünkü ordumuzun başka devletlerin menfaatine olacak şekilde kullanılmasına asla izin vermeyeceğiz.
- Sakın Tayyip/AKPKK çetesiyle meşru ya da gayr-i meşru para/menfaat işlerine devam etmeye çabalamayın. Kaybedenler kulübünde yer almayın.
- Mason teşkilatında kaydınız varsa hemen sildirin. Masonlukla bağınızı gerçekten ve tamamen kesin.

- Türkiye’de ve dünyada, bizimle iyi geçinmeden ve hiç değilse ortak menfaatlerde buluşmadan artık hiçbir sahada kazanamayacağınız gerçeğini inat etmeden kabullenin.
- Türkiye’de ve dünyanın pek çok önde gelen ülkesinde, kritik konumlardaki bazı kişilerin (Siyasetçilerden, ordu mensuplarından, basın ve medyadan, holdinglerden, kara para işlerinden olan kişilerin) birden ülkesinden kaçması ve sistemlerin sarsılması ihtimaline hazır olun.
- Bir gram aklınız kaldıysa İran’a selam bile vermeyin.
- Nükleer savaşlar beklemeyin. Buna müsaade yok. Olsaydı 1945’ten bu yana onlarca kere nükleer bombalar kullanılırdı. Lakin elektromanyetik silahlarla sadece kuraklık ve kıtlığa değil, çok sık ve şiddetli depremlere, tsunamilere dünyanın dört bir yanında sebep olunacağını öngörün.
- Bu işlerin sonunda dünyada iyiler kazanacaklar. Uluslar arası mahkemeler kurulacak ve bazı devletlerin liderleri, önde gelen yetkilileri ve ayrıca pek çok uluslar arası markanın sahipleri ile yöneticileri de yargılanacaklar. Şu Telegram’ın sahibi Pavel Durov’un bile yargılanacağına emin olabilirsiniz. Yanlış atlara oynarsanız, sizler de hiç şüphe yok ki yargılanırsınız.

- Her şeye rağmen Trump’ın “İyi güzel de ben başkan olmak istemiyorum.” demesi ihtimali de var. Lakin bu ihtimal gerçek olursa da fazla bir şey değiştirmeyecek. Biden başkan olacakmış gibi gösterilip de Kamala’nın daha doğrusu Şi’nin ABD başkanı yapılması da yukarıda yazdıklarımın çoğunun kısa süre içinde yaşanmasına sebep olacak.
- Uzayda kat trilyonlarca gezegende hayat olduğu, onların da hep insan türünden oldukları, akıllı ve tercih hakkı verilmiş irade sahibi insanlar oldukları, bunlardan yüzlerce türün dünyamıza çok uzun zamandır müdahil oldukları, dünya insanı suretinde imal ettikleri biyonik robotlarla dünyadaki kritik öneme sahip kişilerin yerlerine geçtikleri v.s. anlattığım gerçeklerin dünya insanlığı tarafından kısa sürede öğrenilip kabul görmesine kimsenin, hiçbir güç odağının mani olamayacağına emin olun. Çok yakın gelecekte dünyamızın, devletlerin, milletlerin bu biyonik robotlar sayesinde uzaylı unsurlar tarafından yönetilemeyeceği gerçeğini şimdiden kabullenin ve buna hızlıca hazırlanın.
Artık dünyamız ve güneş sistemimiz bambaşka bir çağa girecek.
Ya bu çağa ayak uyduracaksınız ya da bir şekilde kendi sonunuzu hazırlamış olacaksınız.

Unutmadan şunu da yazayım…
Gereksiz tartışmalara ve mücadelelere girmeyip de her sorunu kökten halletmeye dönük çabalar sergilemek tarzımız olduğu için… Şu Şi’nin suretinde imal edilmiş olan biyonik robotun içindeki Yeşil uzaylı insanı, canımız sıkıldıkça hep çartık, çarpıyoruz. Kendisini birçok fitnenin merkezindeki baş belası birisi olarak görüyoruz.
Çin aşısı meselesinde de ona çok kızdık ve “Aklını başına al” ayarında çarptık. Öldürmeye kastetmedik. Bir süredir böyle olunca, tam kıvamında ve uzun süreli çarpılınca, o yeşil ve asabi ve kendini beğenmiş kibirli arkadaş, çok hasta oldu. Beyin ameliyatı açıklamasına da bu sebep oldu.
Biyonik robotun arızaları bir yana da içindeki insan olan yeşil arkadaşın gerçek olan vücudunda da ciddi hasarlar oluştu. Dışı biyonik ve yapay zekalı bir robot olduğu için, çektiği acıları dışarıya göstermeyen, kendisi içeride acılar içinde inlerken dışına hep gülücükler saçabilen bir duruş sergileyebiliyor. O büyük kriz anlarını robotun yapay zekası yönetebiliyor.
Lakin Çin üzerinden dünyamız üzerine vahşice planlar kuran Yeşiller de karşımızda işte bu kadar güçsüz ve çaresizler. Biz karşılarına böyle dikildikçe ve kendileriyle böyle restleşip planlarınız bozdukça, bize kale alınır bir karşılık bile veremiyorlar.
“Bu dünyanın sahipleri bizleriz” derken, bunun bir kibir gibi görülmesinden çok çekiniyorum ama bu, hakikat. Burada bizim borumuz ötüyor.
Basit basit planların, sistemlerin, çetelerin, örgütlerin, holdinglerin içinde bulunup da içinde bulunduğu yerleri/sistemleri çok bir şey zan edenler, titreyip de kendilerine gelmeliler. Hatalı kararlar alarak geleceklerini karartmak üzereler.

Türkiye’de bulunanlar, daha da dikkatli ve tedbirli olmalılar.
- Memleketin, din-ahlak-namus-ekonomi dahil her sahada dibe vurmasına bunca senedir yardım ve yataklık ederken, bir yandan da herkesten daha çok Müslüman ve vatansever görünmüş pek çok kişi, yurt dışına kaçmak isteyecek. Zaten bir süredir bavulları ve kaçış planları hazır halde olan binlerce kişi var. En tepe isimlerin ise uçakları bile hep hazır bekletiliyor.
- Kısa bir süreç içinde çok yüksek sayıda büyük işletme, banka ve patron, iflasını açıklayacak.
- İşsizlik, kuraklık, susuzluk, açlık, hastalık iyice artacak. Din için, sonsuz saadet için, namus için, ahlak için, adalet için gayrete gelmemiş büyük bir kesim, aç kaldığı, susuz kaldığı, soğukta kaldığı, hastalıktan kırılır olduğu için isyana kalkacak.
- Bankalarda paranızı tutmayın. Kriz biraz daha şiddetlendiğinde ilk iş olarak bankalardaki milletin parasına çökecek bu AKPKK… “Biz ne yaptık, memleketi ve milleti ne hale getirdik” diyecek bir kişi bile yok aralarında. Bunların hepsi de çoktan insanlıktan çıkıp şeytanlaşmış tipler.
- Şimdilik paranızı dolar cinsinden elinizde tutmayın da euro ya da altına çevirin ama bankalarda bırakmayın.
- Uzun vadeli/ödemeli mal almayın.
- Uzun vadeli mal satmayın.
- Dövizle borçlanmayın.
- Sermayenizden daha büyük borçlara girmeyin.
- Bir değil, birkaç sene hiç iş yapamayacakmış ya da yapsanız da hep zarar edilecekmiş gibi düşünüp, olağanüstü hâl planlamaları yapın.
- Şu dönemde Türkiye’de yatırımlardan uzak durun.

Ha bir de o depremler, seller ve bahsettiğim diğer felaketler var ya, hiç şüpheniz olmasın, hepsi yaşanacak.
Ben bu günlerin geleceğini 20 senedir anlatıyorum. On sene önce yazdığım yazılarda bile “Bu gidiş felakete… Yıkılır bu memleket ve bu dünya… Yerin üstü altına geçer.” dediğimi ve sebeplerini izah ettiğimi görebilirsiniz.
İşte en doğru tabir de bu: Yerin üstü, altına geçecek.
Çünkü şu anda yeryüzünde milyarlarca insan şeytanı var. 1. ve 2. dünya savaşlarından öncesinde de yeryüzünde bunlardan doluydu.
Mehmet Fahri Sertkaya
Giresun’da tsunami – Rüya tabirleri


Murat, [18.12.20 04:42]
Selamün aleyküm hocam
Murat, [18.12.20 04:42]
Ben bugece rüya gördüm
Murat, [18.12.20 04:46]
Rüyamda. Deniz kenarından sular çok çekilmiş ve büyük boşluklar meydana gelmiş sahil kenarlarında .
Daha sonra deniz büyük dalgalar halinde geri gelmeye başladı ve sahil kenarında daki boşlukları doldurmaya başladı.
Daha sonra yerleşim yerlerindeki evlerin önlernine kadar deniz taşmaya başladı .
Deniz ve bulutlar vahşi ve siyah bir şekile yerleşim yerlerini doldurmaya başladı .
Kimisinin arabası suyun içinde kaldı.
Murat, [18.12.20 04:47]
Bende kendi evimde yatağımı ve dolabını ters çevirip beklemeye başladım
Murat, [18.12.20 04:48]
Ertisi sabah uyandığımda deniz çoğu yerleşim yerlerini doldurmuş ve şehir içlerine kadar. Gelmiş
Murat, [18.12.20 04:48]
Ama bana bir şey olmadı
Murat, [18.12.20 04:49]
Ama korktum rüyamda
Murat, [18.12.20 04:49]
Uyanınca ilk size anlatmak istedim hocam
Murat, [18.12.20 04:49]
Tabirini söylermisinz
Mehmet Fahri Sertkaya, [18.12.20 09:26]
Giresun’da önce kuraklık olacak, tabiat/bitkiler büyük darbeler alacak. İnsanlar da zor hallere düşecekler ve içme suyu bulmak bile çok zorlaşacak. Daha sonra ise aşırı yağışlar neticesinde daha büyük felaketler yaşanacak. Sel baskınları, toprak kaymaları ve yüksek sayıda can kayıpları yaşanacak. Sen de orada ikamet ettiğin için bunlardan payına düşeni alacak ve bazı zorluklar yaşayacaksın. Lakin az zararla atlatanlardan ve hayatta kalanlardan olacaksın. Tabii ki tedbirini şimdiden alırsan böyle olacak. Almazsan rüya tebdil olacak ve sen de helak olacaksın.
Dyatlov geçidi vak’ası: 56 yıl sona bile sırrı çözülemedi
https://ok.ru/video/374044232334
Dağcılar o kadar enteresan şekilde öldüler ki, üzerinden yarım asır geçti, teknoloji de çok gelişti ama hala hiç kimse bu ölümleri yorumlayamadı…
O bölgede uzaylılar da vardı ama Şeytan Geçidi (Dyatlov) vakası uzaylıların işi değildi. Sovyet gizli servisinin insanlık dışı deneylerinde geliştirdikleri çok ileri teknolojiler, dağcılar üzerinde de denendi.
Filmde de “biraz” konu edildiği gibi o bölgede gizli bir üs vardı. O üste binlerce insan, bir insanın görmeden aklına hayaline getiremeyeceği kadar vahşice deneylere tabi tutuluyorlardı. Zihin kontrolü deneyleri, biyolojik sistem üzerinde yapılan acımasız deneyler ve her şey vardı orada. Kimin nasıl bir acı çektiği umurlarında bile değildi.
Dağcılar, neler döndüğünü bilmeden o bölgeye yaklaştıklarında, onlar üzerinde de zihin kontrolü silahlarını denediler. Maruz kalanlar, çıldırmış gibi oldular. Kendilerine ve arkadaşlarına zararlar verdiler.
Kayboldukları duyulunca, dağcılar aramalar sonucu bulununca da bulunanları hemen gömüp yok etmek istediler. Hatta birini gömdüler ve kurtarma ekipleri tarfaından çekilen resimlerde bile oradaki başına diktikleri haç görülebiliyordu.
Sonra Rus gizli servisinin kontrol edemediği gelişmeler olmaya başladı ve soru işaretleri göz önüne çıktı. Mevzu büyüyecek ve Sovyet Rusyasının dünya lideri olabilmek için kendi insanlarına bile neler yaptığını ve ayrıca elinde ne kadar tehlikeli teknolojiler olduğunu herkes bilecekti. Neticede yine de konuyu kapatabildiler.
Ruslar, büyücüleriyle de konuyu korumaya almak istediler. O gün bu gün kim bu konuyu araştırmaya kalksa, şayet cinlere ve medyumlara karşı korunabilecek halde birisi değilse, ne olduğunu bile anlayamadan başlarına kötü şeyler geldi, geliyor.

Öldürülmem için gizli servislerine emir verdiler. Gizli servis de işi Türkiye’de Doğu Perinçek çetesine verdi. Onlar da emri yerine getiremediler ve hesapları bozuldu. Çünkü YİT her yerde…
Ruslar dün öğleden sonra toplantı yaptılar. Toplantının temeli “Mfs her işimizi bozuyor” üzerine kuruldu.
“Mfs her işimizi bozuyor. Böyle giderse daha da bozacak ve onunla baş edemeyeceğiz. Ermenistan meselesinde de onun yüzünden taviz vermek zorunda kaldık. Ankebut Ağı da peşi sıra hamleler yapıyor. Mfs var olduğu sürece bu sıkıntılarımızın hiçbiri düzelmeyecek” şeklinde tartıştılar.
Sonra da infaz edilmem kararı alındı. Emri Putin Şoygu’ya verdi. Şoygu gizli servise ve onlar da Doğu Perinçek’e verdiler.
Ruslar, akşam yaptığım birkaç kısa paylaşımdan sonra daha da çıldırdılar ve ellerini çabuk tutma kararı aldılar. Su-i kast planı hemen bu gece gerçekleştirilecekti ama bozulunca ise “eyvahh” dediler. Şimdi ise onlara yapacaklarımdan daha da çekiniyorlar.

Putin, metafizik sahadaki kayıplarından ve aldığı verilerin güvenilir olmayışından dolayı endişeli. Ankebut Ağından gelecek daha güçlü dalganın/darbelerin farkında.
Bakanları ve idari kadrodaki diğer önde gelen adamları bu durumda Putin’e göre daha mantıksız ve faydalı olmayacak görüşlere sahipler. Putin’in etrafında bir avuç ahmak dolu. O kadro ile şu yeni dengeler içinde Rusya’yı parçalanmaktan koruması imkansız. Zaten Muktedirler İttifakı dediğimiz önceki dengeleri bozup da işleri buraya getirenler, her şeyi berbat edenler de o etrafındaki ahmaklar.
Ankebut Ağının yönlendirmelerimi hızlıca dikkate almayacağını da düşündüler ve büyük yanıldılar. Bir anda böyle sıkışınca da çareyi beni yok ettirmekte buldular ama o da olmadı.

Başlarına neler gelebileceğini medyumlarına/kahinlerine de sordular.
Onlar da iyi şeyler söylemediler. Bu endişe ile Ruslar bize karşı metafizik saldırıları artırdılar. Savunmada kalarak vurduğumuz büyük darbelerin ardından taarruza geçerek de metafizik sahada onlara büyük darbeler vurduk. Hatta ezip geçtik.
Bir çok yönden sıkışmışken bu yönden de bu hale gelmeleri neticesinde yok edilmemin şart olduğuna karar verdiler.
Medyumları “Almış olduğunuz önlemler sizi kurtaramayacak. Her türlü sıkıntıyı yaşayacaksınız” dediler.

Çin, finans kaynaklarını sıkı sıkı kontrol altında tutmaya odaklandı. Ankebut Ağının Çin’i ekonomik sıkıntıya/krize sokacağını, dış borçlanmaya yönlendireceğini düşünüyorlar.
Benimle hesaplarını daha sonraya bırakmış haldeler. Şu anda bana zarar veremeyeceklerini biliyorlar. Çevrelerindeki ülkelerden nüfuzları altında olanları da kendilerinin savunmasında kullanmak için iyice hazırlamayı planlıyorlar.
Çin, askeri ve mali sahada bir savunma savaşına hazırlanmak zorunda.
Almanya, İsviçre, Çin, Rusya, Amerika, Türkiye diye saymaya başlasak, dünyanın önemli yerlerinde çok sayıda toplantılar yapıldı, vaziyet değerlendirildi, kararlar alındı.
Dengelerin hızlı ve sert şekilde değişeceği açıkça anlaşılınca, birçok ülkedeki toplantıların konuları çoğunlukla savunma sanayiinin güçlendirilmesine, güçsüz düşecek ülkelerin sömürülmesine, küçük ama faydalı anlaşmaların ülkeler arasında yapılmasına dair oldu.
Çin, BM’nin, AB’nin ve güçlü ülkelerin siyasi yetkililerinin Doğu Türkistan’daki zulüm nedeniyle üzerine gitmesinden ve her türlü yaptırımları uygulamasından çok korkuyor.
Çin’in interneti çok hızlı şekilde tarayan yapay zekalı bilişim sistemleri var. Çin aleyhinde internet üzerinde herhangi bir ortamda oluşturulmaya başlanan havaların kokusunu hemen alıyorlar ve neler yapabileceklerine bakıyorlar.
Amerika başta olmak üzere Ankebut Ağındaki bütün ülkelerin terör, kaçakçılık ve insanlık suçlarına, insan hakları ihlallerine dikkat çekerek İran’ın üzerine gitmesi ve Rusya’nın yanından uzaklaştırıp kendi derdine düşürmesi, yaptırımları da artırması çok isabetli olacaktır.
Trump da eksik aksak kalan kısımları tamamlamak hususunda hassasiyetini ve iyi niyetini sergilemeli.
Tayyip’in kendini sürekli benimle kıyas eden ve bu nedenle hatalar yapmaya meyyal/eğilimli duran haline ince ayar çekilmeli.
Bu dengeler bir hatayı daha kaldırmaz ve ipler bir daha koparsa asla bağlanamaz.
Tayyip’in, Türkiye’ye yapılacak elektromanyetik saldırılar (suni yağışlar, seller, hortumlar, depremler) konusunun ciddiyetini anlayabildiğini ve doğru kararlar alabildiğini görmüyorum.
Ankebut Ağı, Türkiye’nin bu türlü saldırılara maruz kalmasına mani olmak için elinden geleni yapmalı, yaptırmalı. Bu saldırılar engellenemeyecek ve büyük kayıplar yaşanacak olsa bile en azından hemen sonrasında Türkiye’nin kendini hızlıca toparlamasını sağlayacak tedbirler mutlaka alınmalı. Bu yapılmadığında Ankebut Ağının bölgeye ve dünyaya dair planları da sekteye uğrayacaktır. Güçlü bir Türkiye Ankebut Ağına da lazım.
Emniyet, Jandarma ve istihbarat gücü Türkiye’deki Rus mafyalarının üzerine sevk edilmeli. Rus mafyalarına göz açtırılmamalı, mallarına çökülmeli, Rusya’nın kara para gelirlerine bu şekilde de büyük darbeler vurulmalı.

Bu arada, gece uyumadım, ayaktaydım. Uzun ve yoğun geçen bir geceydi ama her şey kontrolümüz altındaydı. Hiç kimseye de kızmadım. Şu paylaşımları son derece sakin bir şekilde yapıyorum ve zaten yapacaktım.
Ankebut Ağı ülkeleri birbirlerine sıkı bağlanmalı. Birbirlerine güvenmeyen liderler planları zora sokacaklar. Bence Ankebut Ağı hiç zaman kaybetmeden Macron’dan kurtulmalı.
Çin’in, bazı önemli tavizler vererek Ankebut Ağı ile anlaşma talebi olursa, bu kabul edilmemeli. Çin’in kaçacak deliği yok ve iç dünyasının dışa/dünyaya gösterdiği gibi olmadığını yakında bütün dünya görecek. O kadar ahlaksız, dinsiz, vahşi, zalim bir milletin mensuplarının birbirlerini de umursamadıklarını ve birlik/beraberlik sergilemeyeceklerini yakında bütün dünya görecek. Ezici bir devlet otoritesi altında zoraki yaşatılan o millet, otoriteye birazcık güç yetirebildiğinde, karşı koyabildiğinde zaten Çin binbir parçaya bölünecek.
Rusya’nın devlet arşivleri arasında, o zamanlarda oralarda yapılan çok acımasız deneylere dair vesikalar da var. Yaşananları görmek bir yana, sadece o vesikaları görüp okuyan sağlıklı bir insanın ruh sağlığı hemen bozulabilir.

Metafizik dalgalarla nükleer bir denizaltının ana kontrol sistemi bozulabilir mi ve batırılabilir mi? Ya da hiç değilse bütün ekibi kısa sürede öldürülebilir mi?
“Dördüncü dünya savaşı insanların beyinlerinde yaşanacak”
Mehmet Fahri Sertkaya ( 8 Aralık 2018)
Muktedirler İttifakı tamamen dağılmadı. Şu anda altı güçlü üyesi var ve yeni üyelere de açık.
130 kadar Çinli ve Rus büyücü öldü.
900 kadar Çinli ve Rus medyum öldü.
Şeytan Geçidi (Dyatlov) vakasını, sadistliğini yani Rusların insanlıktan çıkmışlığını insanlığın duymaması için alınan tedbirler yok edildi.
Bu maksatla yapılan çok ağır ve güçlü ve çok sayıda büyüler çözüldü. Bu konuda koruma yapan cinler aleminin en seçkin cinlerinden olan kalabalık bir grup cin öldürüldü. Bu konuyu koruyan medyumlar da öldürüldü.
Artık bu konunun önü açık.
1 milyon 750 bin kadar cin kabilesi bu seçme gruba yardım ediyordu. Onlar bir anda bize saldırdılar ve gereken karşılığı aldılar. Şu anda bu kabilelerden cephede kalanların sayısı elli binin altına indi.
Bunların saldırısıyla eş zamanlı olarak Griler de saldırdılar ve şu anda çok yaklaşık 650 bin kadar adamlarını kaybettiler.
Böyle büyük bir saldırıyı kendileri için fırsata çevirmek istemeleri, yine büyük kayıplar vermelerine sebep oldu.
Mehmet Fahri Sertkaya