Ben devletin başında olsaydım, onlarca farklı yerde başlatılmış olan orman yangınları meselesini şu saate kadar devletler arası bir krize çoktan çevirmiştim.

Rusya’yı da Çin’i de ABD’yi de açıkça suçlamıştım. Milletler arası kamuoyunun desteğini çoktan arkama almıştım ki bu güne kadar sadece bize değil, onlarca ülkeye benzeri saldırıları yaptılar ve oraları da cayır cayır yaktılar. Bütün dünya öncelikle bu üç ülkenin, iklim saldırılarından orman yangınlarına kadar türlü insanlık dışı saldırılar yaptığını biliyor. Düşman oldukları devletlerde acımasızca ormanları, insanları, türlü hayvanları cayır cayır yakan, sivil katliamının haricinde çevre katliamı da yapan bu ülkelerin idari kadrolarını “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” kapsamında yargılatma sürecini çoktan başlatmıştım. Bu kişileri kural/sınır tanımaz “terörist” liderler olmakla suçlamıştım.

Zaten yıllardır bu gibi konulara dair ikaz yazıları yazıyorum ki belki Türkiye’nin başındaki hainler bu kadar büyük kayıplara, zararlara, acılara izin vermez de tedbirler alırlar diye… İdaresini terörist kadroların ele geçirdiği şu saldırgan devletlerin, kural/sınır/değer tanımaz şekilde ve insanlık dışı şekilde idare edilen şu devletlerin, bu saldırılarında kullandıkları uzay araçlarını bozacak teknolojiler geliştirmek çok basit bir şey. Karadan uzaya aksi saldırılar yapmak hiç zor değil. Şimdi başlansa, üç gün sonra bunların uzaydaki araçlarını keklik gibi avlayacak sinyalleri gönderecek cihazlarımız hazır olur. Türkiye’de her imkan var, her sahanın uzmanları var.

Dahası da var ki böyle saldırılar anında açıkça misilleme yapmamızı zorunlu kılan saldırılardır. Misillememiz de aynı sertlikte olmalı. Bu derece insanlık dışı bir saldırıya karşı bir devlet anında savaş açarak karşılık vermeli. Bir yandan dünyayı ayağa kaldırırken bir yandan da ordularını ayağa kaldırmalıdır. Bu yapılmıyorsa, yanan bu devleti de insanlıktan çıkmış kişiler yönetiyor demektir.

Türkiye cayır cayır yakılırken, Türkiye’nin başındakiler yanan arazileri hangi Arap, Yahudi, Rus, Çin zenginlerine peşkeş çekeceklerinin hesaplarını yapıyorlarsa, buna hiç şaşırmam.

Mehmet Fahri Sertkaya