Polenezköy, Polonya’dan göçen Yahudiler tarafından 1842 yılında kuruldu. O günden bu yana binbir türlü pis işin, ihanetin, cinayetin, sadistliklerin, fitnelerin merkezlerinden biri oldu.
Hep insan katledilen ayinler yapıldı. Vatanımızda kucak açtığımız zor durumdaki Polonya Yahudileri, bir yılan gibi, bir sırtlan gibi davrandılar. Türkleri/Müslümanları her sahada çökertmenin yollarına baktılar. Zaten Polonya’dan da bu kadar şeytan oldukları anlaşıldığı için kovuldular.
İçimizdeki İsrail henüz Osmanlı’yı tamamen yıkmadan binbir türlü gizli Yahudi hain Polenezköy’de ihanet toplantıları yaptı. Padişahlara/saraya, devlet adamlarına, ordumuza türlü türlü sorunlar çıkarttılar. Akıl almaz ihanetler, şeytanlıklar yaptılar ve maddi-manevi zararlara sebep oldular.
Henüz Osmanlı yıkılmadan önce bile Polenezköy hırsızlık çetelerinin merkez üslerinden biriydi. Fuhuş da çoktu. Zaten “sanatçı” dedirttikleri pek çok ekran fahişesinin da Polenezköy’le bağlantısı var. O günlerden bu güne kadar ve bu gün de Türk görünen kara paracıların, hainlerin, ahlak-namus düşmanlarının, Türk/islam düşmanlarının merkezlerinden biridir Polenezköy…
Polenezköy’e keskin bir neşter vurulursa, son iki asırda milletimizi, devletimizi, kimlerin nasıl bir organizasyonla çökerttiği, Atatürkçülüğün gerçekte ne olduğu, cumhuriyetin ve demokrasinin ne demek olduğu, Deccalin ordusunun kimler olduğu, Türklerin tarih sahnesinden nasıl düştüğü kesin şekilde anlaşılabilir.
Hemen şimdi devlet kararlılığı ile Polenezköy denilen şer, fitne, ihanet, kara para üssü dağıtılmalıdır. İlgili kişiler tutuklanıp yargılanmalıdır.
Üstadlarınız komaya girdiler ve bir daha hiç uyanmayacaklar. Cenaze merasimlerine hemen hazırlanabilirsiniz. Ağır yaralanan yüzlerce biraderinizden geri dönebilenleri sakata ayırın, diğerlerini de gömün geçin. Dünya biraz daha pisliklerden temizlenmiş olur.
Aranızda kendisine güvenenler kaldıysa onlar da hemen şimdi metafizikle saldırmaya devam edebilirler. Dünyaya nasıl da ahlaklı bir görüntü vermeye kalkıyorsunuz ama ne kadar insan şeytanı varsa hepsini korumak için seferber oluyorsunuz. Hatta bu uğurda topluca can veriyorsunuz.
Dünyaya anlattıklarınıza bir bakın ve sonra şu yaptığınıza bir bakın. Dünya genelinde, bebek, çocuk, genç kız, genç kadın ayırt etmeden kaçıran ve bunları ayinlerde parçalayan ya da satan ya da fuhşa zorlayan insanlık dışı bir sistemi korumak için kendinizi feda ediyorsunuz.
Sizin davanız yalan, sizin sözleriniz yalan. Sizin gösterdiğiniz yüzünüz yalan. Çok yakında bütün dünya bu gerçeği net şekilde görecek. Biz size, sizin milletinize, sizin devletinize, sizin dininizin mensuplarına nasıl bir zarar verdik de siz bize bu kadar büyük metafizik saldırılar yapıyorsunuz. Bize bu saldırıları yaparken hangi hukuka, hangi ahlak sistemine dayanıyorsunuz. Dünyaya anlattığınız o yalan ahlak sistemine mi… Yazıklar olsun size…
Haydi daha ne kadar gücünüz, adamınız ve üstatlarınız varsa, geçin karşımıza. Dünyanın bütün milletlerini zulümden, katliamlardan, sömürülmekten, organ mafyalarından, fuhuş mafyalarından, haksızlıklardan korumak isteyen biz Türkler, sizlerin de üzerinden tamamen geçelim.
Üstadlarınız komaya girdiler ve bir daha hiç uyanmayacaklar. Cenaze merasimlerine hemen hazırlanabilirsiniz. Ağır yaralanan yüzlerce biraderinizden geri dönebilenleri sakata ayırın, diğerlerini de gömün geçin. Dünya biraz daha pisliklerden temizlenmiş olur.
Aranızda kendisine güvenenler kaldıysa onlar da hemen şimdi metafizikle saldırmaya devam edebilirler. Dünyaya nasıl da ahlaklı bir görüntü vermeye kalkıyorsunuz ama ne kadar insan şeytanı varsa hepsini korumak için seferber oluyorsunuz. Hatta bu uğurda topluca can veriyorsunuz.
Dünyaya anlattıklarınıza bir bakın ve sonra şu yaptığınıza bir bakın. Dünya genelinde, bebek, çocuk, genç kız, genç kadın ayırt etmeden kaçıran ve bunları ayinlerde parçalayan ya da satan ya da fuhşa zorlayan insanlık dışı bir sistemi korumak için kendinizi feda ediyorsunuz.
Sizin davanız yalan, sizin sözleriniz yalan. Sizin gösterdiğiniz yüzünüz yalan. Çok yakında bütün dünya bu gerçeği net şekilde görecek. Biz size, sizin milletinize, sizin devletinize, sizin dininizin mensuplarına nasıl bir zarar verdik de siz bize bu kadar büyük metafizik saldırılar yapıyorsunuz. Bize bu saldırıları yaparken hangi hukuka, hangi ahlak sistemine dayanıyorsunuz. Dünyaya anlattığınız o yalan ahlak sistemine mi… Yazıklar olsun size…
Haydi daha ne kadar gücünüz, adamınız ve üstatlarınız varsa, geçin karşımıza. Dünyanın bütün milletlerini zulümden, katliamlardan, sömürülmekten, organ mafyalarından, fuhuş mafyalarından, haksızlıklardan korumak isteyen biz Türkler, sizlerin de üzerinden tamamen geçelim.
It is evident from a heap of struck Tibetan monks.
Don’t cry!
Your masters are in a coma and will never wake up again. You can immediately prepare for the funeral ceremonies. Exempt those who could return from hundreds of seriously injured brothers and bury the others. The world is cleansed of dirt a little more.
If any of you remain confident, they can continue to attack metaphysically right now. You are trying to give the world a moral image, but you are mobilizing to protect all the human demons. In fact, you die communally(en masse) for this cause.
Take a look at what you told the world and then look at what you have done. Around the world, you sacrifice yourself to protect an inhumane system that indiscriminately abducts babies, children, girls, young women and smash or sell them in rituals or force them into prostitution.
Your cause is a lie, your words are a lie. Your face is a lie. Very soon the whole world will see this fact clearly. How did we hurt you, your nation, your state, the members of your religion? You are doing such great metaphysical attacks on us. What law and which moral system do you rely on when making these attacks on us? Is it that false moral system you told the world … Shame on you!!!
Come on, if you have more power, men and masters, go ahead. We Turks, who want to protect all nations of the world from oppression, massacres, exploitation, organ mafias, prostitution mafias, and injustice, let’s squash all of you completely.
Köşeye sıkışan taraflar, abartılı şekilde metafizik saldırılar yapıyorlar.
Sahadaki vatanseverler de bu metafizik baskılardan az ya da çok tesirleniyorlar. Kabasını attık, sahayı temizliyoruz. Her şey kontrolümüz altında ve birkaç saate ince temizliği de yaparız.
Aynı anda rest çektiğimiz bu kadar hasım tarafın metafizikle saldırmaktan başka ellerinden bir şey gelmiyor.
Her gün kat kat büyüyen bir gücümüz, yükselişimiz var. Hep birlikte bunu devam ettireceğiz.
…
İran’la da bir görüşmemiz oldu. Çok ezildiler, çok alttan aldılar ama yine de kısa bir görüşme oldu. Yıllardır yaşanan bazı şeyleri birkaç cümle ile özetleyip diplomatik bir dille “Siz treni çoktan kaçırdınız” dedim. Onlar da anladılar.
…
Türkiye üzerinde kara para işlerini boğmaya devam edeceğiz. Şu andan itibaren İran, Rus, Çin, Ankebut v.s. demeden her türlü kara para işlerini bozacağız.
…
Hiç kimseye Ukrayna’ya yatırım yapmayı tavsiye etmem. Ukrayna’nın idari kadrosu ile taban tabana zıtız. Önümüzdeki süreçte de anlaşabileceğimizi zan etmiyorum. Şu ana kadar da onlara çok zararlar verdim ve çok işlerini bozdum ama bu daha başlangıç. Ukrayna muhalefeti ile iyi ilişkilerim var, bundan çok memnunum ve onları destekleyeceğim.
…
Almanya’nın muhalif siyasi isimleriyle görüşmelerim oldu. Şu ana kadar beni, mücadelemi en iyi anlayan, bu hususu en iyi şekilde çalışan tarafın Alman muhalefeti olduğunu gördüm. Gerçekten çok sıcak kanlı, çok dostane ve çok seviyeli bir yaklaşımları oldu. Benden de aynı şekilde karşılık aldılar. Bundan sonra Türk – Alman ilişkilerinde ve dünya meselelerinde kendileriyle her zaman istişare halinde olacağım. Beraberce neler yapabileceğimize bakacağız. Hem Türkiye ve Almanya, hem de dünya insanlığı için çok güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum.
…
Dünya üzerindeki pek çok kraliyet ailesinin pek çok üyesi ile irtibatım var. Hemen hemen hepsiyle prensipte anlaşmış bulunuyoruz. Bir süre samimiyetlerini sergilemelerini bekleyeceğim ve samimiyetlerine inandığım andan sonrasında bu da dünya siyasetinde mühim bir kırılma noktası oluşturacak.
…
Çok sayıda Afrika ülkesinin idari kadroları ya da muhalif isimleriyle çok iyi bağlantılarım oluştu. Bazılarının art niyetli olduklarının farkındayım, bazıları ise son derece samimi duruyorlar. Etiyopya’ya bile verdiğim sözler var ve herkes bilir ki ben sözlerimi tutarım. Etiyopya’da yanlış işler yapan ülkeleri/liderleri şimdiden ikaz etmiş olayım.
…
Türkiyelilerin büyük çoğunluğunun ismini bile duymamış olduğu Asya ülkeleriyle dahi bağlantılarım oluştu. Bunları da çok kıymetli görüyorum. Ülkeleri sadece nüfuslarına, yüzölçümlerine göre sınıflandırmıyorum.
Kimsenin dinine, hayat tarzına, kıyafetine, siyasi tercihlerine karışmam. Benim meselem değil. Benim aradığım hangi dinden, hayat tarzından olursa olsun dürüst olması, iyi niyetli olması ve beraber yola çıkılacak, beraber çalışılacak şartları taşıması.
…
Grilerle iyi, çok iyi anlaşmak istiyorum.
Başka bir Ademin evlatları olsalar da neticede hepimiz insanız. Konuşabilir, anlaşabiliriz. Dünyayı bir anda yeniden şekillendirdiğim şu günlerde, Grilerin de aramızda olmak isteyeceğine, sayemizde çok güç kazanacaklarına ve gücümüze güç katacaklarına inanıyorum.
Bu da gerçekleştiği zaman 3. dünya savaşının kazanan tarafı/grubu şimdiden kesinleşmiş olacak.
…
Alihan Kuriş ve şürekası iyice köşeye sıkıştı. Kardeşlerimiz hep uyandılar, nasıl kandırıldıklarını bir anda anladılar. İlk yaşadıkları şok halini de atlattılar. Şimdi her şeyi sorguluyor, soruşturuyorlar.
Yakında adli makamlara suç duyuruları yapılacak ve hareketlenme artacak. Ben baştan da ifade ettiğim gibi sakince süreci yöneteceğim.Her safasında en doğru zamanında en doğru müdahaleleri yaptıracağım.
Köşeye sıkışan taraflar, abartılı şekilde metafizik saldırılar yapıyorlar.
Sahadaki vatanseverler de bu metafizik baskılardan az ya da çok tesirleniyorlar. Kabasını attık, sahayı temizliyoruz. Her şey kontrolümüz altında ve birkaç saate ince temizliği de yaparız.
Aynı anda rest çektiğimiz bu kadar hasım tarafın metafizikle saldırmaktan başka ellerinden bir şey gelmiyor.
Her gün kat kat büyüyen bir gücümüz, yükselişimiz var. Hep birlikte bunu devam ettireceğiz.
…
İran’la da bir görüşmemiz oldu. Çok ezildiler, çok alttan aldılar ama yine de kısa bir görüşme oldu. Yıllardır yaşanan bazı şeyleri birkaç cümle ile özetleyip diplomatik bir dille “Siz treni çoktan kaçırdınız” dedim. Onlar da anladılar.
…
Türkiye üzerinde kara para işlerini boğmaya devam edeceğiz. Şu andan itibaren İran, Rus, Çin, Ankebut v.s. demeden her türlü kara para işlerini bozacağız.
…
Hiç kimseye Ukrayna’ya yatırım yapmayı tavsiye etmem. Ukrayna’nın idari kadrosu ile taban tabana zıtız. Önümüzdeki süreçte de anlaşabileceğimizi zan etmiyorum. Şu ana kadar da onlara çok zararlar verdim ve çok işlerini bozdum ama bu daha başlangıç. Ukrayna muhalefeti ile iyi ilişkilerim var, bundan çok memnunum ve onları destekleyeceğim.
…
Almanya’nın muhalif siyasi isimleriyle görüşmelerim oldu. Şu ana kadar beni, mücadelemi en iyi anlayan, bu hususu en iyi şekilde çalışan tarafın Alman muhalefeti olduğunu gördüm. Gerçekten çok sıcak kanlı, çok dostane ve çok seviyeli bir yaklaşımları oldu. Benden de aynı şekilde karşılık aldılar. Bundan sonra Türk – Alman ilişkilerinde ve dünya meselelerinde kendileriyle her zaman istişare halinde olacağım. Beraberce neler yapabileceğimize bakacağız. Hem Türkiye ve Almanya, hem de dünya insanlığı için çok güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum.
…
Dünya üzerindeki pek çok kraliyet ailesinin pek çok üyesi ile irtibatım var. Hemen hemen hepsiyle prensipte anlaşmış bulunuyoruz. Bir süre samimiyetlerini sergilemelerini bekleyeceğim ve samimiyetlerine inandığım andan sonrasında bu da dünya siyasetinde mühim bir kırılma noktası oluşturacak.
…
Çok sayıda Afrika ülkesinin idari kadroları ya da muhalif isimleriyle çok iyi bağlantılarım oluştu. Bazılarının art niyetli olduklarının farkındayım, bazıları ise son derece samimi duruyorlar. Etiyopya’ya bile verdiğim sözler var ve herkes bilir ki ben sözlerimi tutarım. Etiyopya’da yanlış işler yapan ülkeleri/liderleri şimdiden ikaz etmiş olayım.
…
Türkiyelilerin büyük çoğunluğunun ismini bile duymamış olduğu Asya ülkeleriyle dahi bağlantılarım oluştu. Bunları da çok kıymetli görüyorum. Ülkeleri sadece nüfuslarına, yüzölçümlerine göre sınıflandırmıyorum.
Kimsenin dinine, hayat tarzına, kıyafetine, siyasi tercihlerine karışmam. Benim meselem değil. Benim aradığım hangi dinden, hayat tarzından olursa olsun dürüst olması, iyi niyetli olması ve beraber yola çıkılacak, beraber çalışılacak şartları taşıması.
…
Grilerle iyi, çok iyi anlaşmak istiyorum.
Başka bir Ademin evlatları olsalar da neticede hepimiz insanız. Konuşabilir, anlaşabiliriz. Dünyayı bir anda yeniden şekillendirdiğim şu günlerde, Grilerin de aramızda olmak isteyeceğine, sayemizde çok güç kazanacaklarına ve gücümüze güç katacaklarına inanıyorum.
Bu da gerçekleştiği zaman 3. dünya savaşının kazanan tarafı/grubu şimdiden kesinleşmiş olacak.
…
Alihan Kuriş ve şürekası iyice köşeye sıkıştı. Kardeşlerimiz hep uyandılar, nasıl kandırıldıklarını bir anda anladılar. İlk yaşadıkları şok halini de atlattılar. Şimdi her şeyi sorguluyor, soruşturuyorlar.
Yakında adli makamlara suç duyuruları yapılacak ve hareketlenme artacak. Ben baştan da ifade ettiğim gibi sakince süreci yöneteceğim.Her safasında en doğru zamanında en doğru müdahaleleri yaptıracağım.
…
The real agenda of Turkey and the world
The cornered sides are keeping on making exaggerated metaphysical attacks. Patriots on the ground are also more or less influenced by these metaphysical pressures. We roughed down, are cleaning the field. Everything is under our control, and we will do ultra cleaning in just a few hours.
At the same time, I put so many adversaries of mine at ease those are who could keep on making with metaphysics attacks nothing more. We have a strength and growth that grows day by day. We will continue this together. … We also had a talking with Iran. They were very despised, very lowly, but still, it was a short talking. I summarized some things that have happened over the years in a few sentences and said diplomatically, “You missed the train already.” They also understood it. … We will continue to undermine the business of money laundering in Turkey. Henceforth we will disrupt all kinds of black money-making business of Iran, Russia, China, Ankebut(Cobweb) network etc.
I would not recommend anyone to invest in Ukraine. We are diametrically opposed to the administrative staff of Ukraine. I do not think we can agree in the upcoming period. So far, I have done a lot of damage to them and have messed up their business, but this is just the beginning. I am very pleased with my good relations with the Ukrainian opposition, and I will support them. …. We had talkings with opposition political figures of Germany. So far, I have seen that the German opposition understands my endeavor very well, that works best in this matter. They were very warm, very friendly, and multi-level approach to reality. They got the same response from me. From now on, I will always be in consultation with them in Turkish-German relations and world affairs. We will look at what we can do together. I believe that not only Turkey but also Germany can do pretty good things for the world of humanity. … I am in contact with many members of many royal families around the world. We have agreed in principle with almost all of them. I will wait for them to show their sincerity for a while, and after I believe in their sincerity, this will constitute a significant breaking point in world politics. …. I had great connections with the administrative staff or opposition figures of many African countries. I am aware that some of them are malevolent, the others seem very sincere. I have promised even to Ethiopia, and everyone knows that I keep my promises. Let me have already warned the countries/leaders doing wrong deeds in Ethiopia. … I have even established connections with Asian countries that the majority of Turkish citizens have not even heard of it. I also consider them very valuable. I don’t just categorize the countries according to their population or area.
I do not interfere with anyone’s religion, lifestyle, dress, political preferences. It’s not my thing. I do not mind that one has what religion or life style. I am looking for honesty, right-minded, having the conditions to set out and work together. … I want to get along very well with the Grays. Although they are the children of another Adam, we are all human beings after all. We can talk, we can get along. In these days when I am reshaping the world at the instant, I believe that the Grays will also want to be among us, they will gain a lot of power thanks to us and they will make us stronger. When this happens, the winning side of the World War III / will already be certain. … Alihan Kuriş and his accomplices are cornered very well. Our brothers and sisters almost all have noticed it, suddenly realized how they were deceived. They have also got over the first shock. Now they are questioning and investigating everything.
It will soon be filed criminal complaints to judicial authorities then the movement will accelerate. At this stage, I will make the right interventions at the right time.
Rusya’ya ait o askeri denizaltının ve ayrıca askeri geminin mürettebatını biz çarptık. Şimdi yiyip içtiklerine bakar, zehirlenme zan edersiniz ya da gaz sızıntısı zan edersiniz ya da korona dersiniz ama öyle değil. Fena çarpıldılar. “Bizim meselemiz değildir” dediysem, “Bütün dünyayı başı boş bıraktım.” da demedim. Herkes durması gereken sınırı bilsin. Ayrıca askeri Rus denizaltılarında ve gemilerinde uyuşturucu taşınması kanunlara uygun muydu?
Nedir bu iş böyle… Memleketimizden kaçan eli kanlı, terörist, hain, kara paracı HDPKK’liler neden hep Almanya’ya kaçıyorlar?
Almanya neden bunlara hala sahip çıkıyor? Bu, son derece rahatsız edici bir husus ve Almanya buna son vermeli.
HDPKK ile, kara paralar ile hatta organ mafyaları ile organik bağı olan Almanya’nın hükumetinin de gizli servisinin de titreyip kendine gelme vakti. O eski siyasi dengeler/şartlar artık yok. Neyi bekliyorlar, insanlığı şoka sokacak bilgilerin, delillerin dünyaya yayılmasını ve Alman halkının ayaklanıp başlarındaki kişileri ayakları altında çiğnemesini mi? Uluslar arası mahkemelerde yargılamaları mı?
Türkiye artık bu terörü temizleyecek güçte ve şartlar içinde ve bunun için bir çok devletin hükumetlerini devirmek gerekirse de devirecek. Başka milletleri de terörle iç içe olan yöneticilerden kurtaracak. Bunun fitilini de ateşleyebilecek, devamını da getirebilecek.
PKK/YPG, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil her türlü kara para işini İngiliz hükumetlerinin destekleri ile yaptı, yapıyor.
Kürt maskeli gizli Ermeni ve gizli Hristiyan terör örgütü PKK/YPG, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi İngiltere’de de hukuka uygun gibi görünen teşkilatlar ve bunların finans temini ve propaganda adına yürüttüğü faaliyetlerle varlık gösteriyor. Sivil toplum ve kanuna uygun faaliyetler için mafyavari yapılanma şeklinde örgütlenen PKK, bir yandan sivil toplum yöneticileriyle İngiliz siyasilerle el ele, kol kola ilişkiler kurarken, diğer yandan uyuşturucu ve insan kaçakçılığı dahil her türlü kara para işini yapıyor. Özellikle eroinden elde edilen para, Avrupa’da Türkiye karşıtı lobi faaliyetlerini artırmak ve örgüte yeni cani teröristler devşirmek için kullanılıyor. Ayrıca bu paraların bir kısmını da Suriye ve Irak’a aktaran örgüt ve İngiliz hükumetleri, İngiltere devletinin sağladığı imkanları kullanıyor. Örgütün faaliyet gösterdiği sivil toplum kuruluşu binalarının büyük çoğunluğunda mülk sahibi olduğu ve mülklerin ödemeleri sırasında devletten yardım aldığı biliniyor.
İngiltere, her ne kadar dışa vuran yüzünde PKK’yı bir terör örgütü olarak kabul etse de bu cinayet, terör, katliam, kara para örgütünün mensuplarını, yaralama ve öldürme gibi eylemlere katılmadığı iddialarıyla kolluyor ve dokunmuyor. Öte yandan, İngiltere’de yasaklı örgütlere destek verenler, 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabiliyor.
Yakacık’ta ayarın çok kaçtığına, devlet düzeninin çok bozulduğuna, PKK teröristlerinin bile sanki hiç devlet otoritesi ve kolluk gücü yokmuş gibi davrandığına temas etmiştim hatta isyan etmiştim.
Bundan bir süre sonra Yakacık’ta şu gördüğünüz hadise yaşandı. Ölen o polis, rüşvetçi bir polisti. Tam olarak mafyaların içinde faaliyet gösteren bir polis değildi. O kadar cesareti, çapı ve bağlantıları olan birisi değildi. Zincirin en zayıf halkası denilebilecek, zayıf karakterli görülen kişilerden biriydi. Uyuşturucu mafyaları dahil her türlü kara para mafyalarını kolluyordu. Aldığı rüşvetler karşılığında elinden gelen her şeyi, hukukun dışına çıkarak yapıyordu.
Yakacık’a dikkat çekmemden sonra oralarda gerilme arttı. Endişelenen üst isimler de açık verilmemesi için gerekirse infazlar bile yapılmasını istedi. Bu polisi ortadan kaldırdılar. Şu basında, medyada anlatılan hikayeye bir bakın… Bu ülkedeki hiçbir polis, savcı, hakim ve hatta basın mensubu, o hikayeye inanmaz ve o hikayeyle vakit kaybetmez.
Bu işin de arkası kalabalık. Yazmayacaktım, o günden beri dokunmadım ama şimdi yazmaya karar verdim. Çünkü intihar süsü verilerek öldürülen dört genç hadisesiyle mantık/kurgu hataları açısından çok benzeşiyor. Bu işleri yapanlar bu milleti ahmak yerine koyarak yaptılar.
Şimdilik şu kadarını yazayım ki bu polisin kolladığı kara para sistemi de Soysuz’a çıkıyor. Bu polisin öldürülmesi de Soysuz’un talimatları ve bilgisi dahilinde gerçekleştirildi. Senelerdir anlatıyorum ki Silivri eski Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ın şehit edilmesi emrini de Soysuz vermişti. Hakan Çalışkan’ın emrindeki polisler Soysuz’un oğlunu bir torbacı ile birlikte bir araçta yakalamıştı ve araçta uyuşturucu da vardı. Rize eski Emniyet Müdürü ve uyuşturucu mafyası mensubu Altuğ Verdi’nin öldürülmesi emrini de Soysuz vermişti. Mafya içi çatışma yaşamışlardı.
Soysuz’a sorsak, bu güne kadar kaç resmi kimlikliyi öldürdüğünü/öldürttüğünü kendi bile tam olarak bilemiyordur.
Türkiye’deki her ihanetin, her kötülüğün, her türlü suçun içinde bulunan Koç ailesine, Ankebut Operasyonumuz başladığından bu yana çok büyük darbeler vurduk, vuruyoruz. Kara para işleri çok bozuldu. Yurtiçi kargo da dahil olmak üzere bazı kargo firmalarıyla uyuşturucu ve silah dahil olmak üzere yasa dışı maddelerin nakliyesini yapıyorlardı, o sistem de darbe aldı. Arçelik kamyonlarında, beyaz eşyaların arasında uyuşturucu ve silah taşıyorlardı, buna da dikkat çektik. Türkiye’deki birçok limandan, kaçırılmış ve kandırılmış insanlar da dahil olmak üzere türlü kaçakçılık işleri yaptıklarını da gözler önüne serdik. Şimdi, insanlık dışı kara para işlerinde milletler arası ortakları olan çevrelerle de paslaşarak bir kargo firması kurdular. Bu kargo firması yakında milletler arası kargo taşımacılığında da iyi bir yere getirilmek istenir, çünkü suç unsuru olan şeyleri taşımakta işlerine gelir. Ay kargo, bozulan kara para işlerine can simidi olarak kurulan ve tam olarak başlamadan biten bir proje olarak tarihin karanlık sayfalarına geçecek…
Salim Dağ ve diğer malum münafıklar bir zafer olarak nitelendirdikleri planı gerçekleştirmekte, etraflarındaki inancı zayıf, merkeze bağlılığı zayıf kişileri “ileten” konumunda kullandılar. Dinimizin, yolumuzun düşmanları (Yahudiler, Masonlar) tarafından kendilerine söylenen en parlak fikri icraate geçirdiler.
Bu yasaklama yazısı fikrini münafıklar bile aslında çok mümkün göremediler. Geri durmak istediler. Son olarak kendilerine Tayyipgiller familyasından “sonucu ne olursa olsun” denilerek talimat verildi ve mecburen yaptılar.
Ellerinde patlayacağını da düşündüler, topluca ihraç edileceklerini de… Lakin Akademi’nin daha fazla kitle oluşturmaması ve daha fazla güçlenmemesi için bu fitneyi çıkarmayı elzem gördüler.
Bir de merkeze bağlılık adı altında aylarca hatta senelerce sürüp gidecek bir şüphe elde etmiş olacaklardı. Ayrıca büyüğümüzün buna sinirlenerek Akademi’nin yanında “açıkça” yer almasıda aleyhine olacaktı.
Karar verdiler, Salim Dağ, Arıkanlar, Kangeller ve şürekası toplanıp ağız birliği ile, üzerinde oynama yapılmış, aslından bozulmuş, parantez açılarak Akademi Dergisi ismi ve bazı URL’leri eklenmiş metnin yayılmasını onayladılar…
Hatta öncesinden de münafıklar, “Yasaklama getirecekler bu kişiye, az kaldı, herkes anlayacak.” gibi konuşmalar yapmışlardı. Hazırlık aşamasında olan planlarını dillendirmişlerdi.
Çok yakında herkes, merhum büyüklerimizin de, şimdiki reisimiz Alihan Bey Ağabeyimizin de ve sahada benim de nasıl imkansız yükler taşıdığımızı, nasıl akıl almaz oyunları bozduğumuzu iyice anlayacak. Zaten anlamak isteyenler şimdiye kadar çoktan anladılar da yakında inkarı mümkün olmayacak kesinlikte herkesin gözleri önüne serileceği gelişmeler olmasını bekliyorum.
Dünyadaki beyin takımı arasında bazı yerlerde özetle ve birbirine benzer şekilde şöyle konuşmalar yapıldı:
“Mfs en başından beri bir gün cemaatin başına geçeceğini biliyormuş. Her şeyi bu plana göre yapmış. Şimdilerde bu gerçek daha net görülebiliyor. Bu, çok büyük bir plan… Bunu o genç yaşında kendisi yapmış olamaz. Bunu Arif Ahmet Denizolgun planlamış olmalı. Mfs de üzerine düşenleri çok iyi yapmış ve şu anda durdurulamaz bir güç haline geldi.”
Salim Dağ’ın gerçek yüzünü meydana seren yayınlarımın altına, kendileri gibi birkaç münafık gelir de onu savunan yorumlar yazar diye bekleyenler, birkaç yorumla bile moral bulacak olanlar, o derece çaresiz, güçsüz, bitmiş olanlar var. Gerçekten tükenmiş haldeler…
Cemaatimiz içindeki tesirim-ağırlığım son zamanlarda iyice artıyor ve bu, düşmanlarımızı kahrediyor. Öyle zan ediyorum ki son bir çılgınlık denemek zorunda kalacaklar ve bu da hem onların hem de cemaatimiz içindeki münafıkların sonunu getirecek.
Münafıklar…
Endişe etme Zeki Çalışkan! Sen metafizikle ölmeyeceksin. Senin mühletin var ve senin çarpılmana müsaade yok. Senin ibret-i alem olman isteniyor. Gerçek yüzün, şeytanlığın, içinde bulunduğu bütün kara para işleri, nasıl canlar yaktığın, yaptığın organ işleri, cemaatimiz içinde defalarca çıkarttığın fitneler, bu dine, bu davaya, bu devlete ve millete neler yaptığın gözler önüne çıkacak da sonra öleceksin. Artık o anda intihar mı edersin, idam mı edilirsin bilemem…
O günlere kadar sağlığını koru, kendine dikkat et. Zaten bitik bir bedenin var, birkaç sağlam darbe almana müsaade edilse çoktan kabirdeydin.
Az daha unutuyordum, ben içeri alındıktan sonra çevirdiği o dolaplar, bağlantılar, işlediğin o büyük suçlar da ispatlarıyla gözler önüne çıkacak.
Muhterem büyüğümüz benden, mücadelemden, yayınlarımdan, dünyaya rest çekişimden son derece memnun… Bu güne kadar olduğu gibi bu günlerde de benden ve mücadelemden herhangi bir rahatsızlık duymuyor. Bu güne kadar yasaklanmadığım gibi bu günlerde de yasaklanmadım. Dava edilmediğim gibi bu günlerde de dava edilmiş değilim. Sürekli dualar ediyor kendisi bana ve ekibime… Bunu da münafıklar dahil, cemaatimizin içinde olan ya da olmayan bütün taraflar net, tartışmaya mahal bırakmayacak netlikte görüyorlar.
Akademi Dergisi bu güne kadar hiçbir zaman “gerçekten” yasaklanmadı, dava edilmedi ve tart edilmedi hatta tenkit bile edilmedi.
Mason teşkilatı ve CIA da dahil olmak üzere farklı farklı taraflar-kesimler son zamanlarda paniklediler. “Bunlar, bizim cemaatleri içinde kullandığımız herkesi nasıl biliyorlar. Kullandığımız kişiler hakkında bu kadar detaylı bilgileri nasıl elde ediyorlar. Mfs’nin YİT dediği teşkilat bu kadar büyük, güçlü ve başarılı bir teşkilat mı?” ve benzeri şekilde konuştular, tartıştılar.
Çok yakında, içimizdeki bütün adamlarını bir hamlede topluca oyundan düşüreceğimiz endişesini taşıyorlar ve bunun üzerinde çok durdular, konuştular, tartıştılar.
Biz o münafıkları aramızdan topluca temizleyip attıktan sonra “güç” ne imiş bütün dünya gözleriyle daha net görecek.
Her şey, muazzam bir planın parçası olarak ilerledi, ilerliyor, ilerleyecek.
Heyecan yok, endişe yok, acele yok, hata yok ve kimsenin gözünün yaşına da bakmak yok… Herkes hak ettiği muameleyi mühletleri doldukça görecek.
Dünya üzerinde sübyancılık suçlularına, çetelerine, teşkilatlarına karşı daha da bir hassasiyet oluştu ve devletlerin güçleriyle bunlara operasyonlar yapılmasına Ankebut Ağı tamamen mani olamıyor. Operasyonlar giderek artıyor ve büyüyor. Bu, basın ve medyaya yansıdı, yansıyacak.