Çarpılmış bir yığın Tibet rahibinden de anlaşılıyor ki…

Ağlamayın!

Üstadlarınız komaya girdiler ve bir daha hiç uyanmayacaklar. Cenaze merasimlerine hemen hazırlanabilirsiniz. Ağır yaralanan yüzlerce biraderinizden geri dönebilenleri sakata ayırın, diğerlerini de gömün geçin. Dünya biraz daha pisliklerden temizlenmiş olur.

Aranızda kendisine güvenenler kaldıysa onlar da hemen şimdi metafizikle saldırmaya devam edebilirler. Dünyaya nasıl da ahlaklı bir görüntü vermeye kalkıyorsunuz ama ne kadar insan şeytanı varsa hepsini korumak için seferber oluyorsunuz. Hatta bu uğurda topluca can veriyorsunuz.

Dünyaya anlattıklarınıza bir bakın ve sonra şu yaptığınıza bir bakın. Dünya genelinde, bebek, çocuk, genç kız, genç kadın ayırt etmeden kaçıran ve bunları ayinlerde parçalayan ya da satan ya da fuhşa zorlayan insanlık dışı bir sistemi korumak için kendinizi feda ediyorsunuz.

Sizin davanız yalan, sizin sözleriniz yalan. Sizin gösterdiğiniz yüzünüz yalan. Çok yakında bütün dünya bu gerçeği net şekilde görecek. Biz size, sizin milletinize, sizin devletinize, sizin dininizin mensuplarına nasıl bir zarar verdik de siz bize bu kadar büyük metafizik saldırılar yapıyorsunuz. Bize bu saldırıları yaparken hangi hukuka, hangi ahlak sistemine dayanıyorsunuz. Dünyaya anlattığınız o yalan ahlak sistemine mi… Yazıklar olsun size…

Haydi daha ne kadar gücünüz, adamınız ve üstatlarınız varsa, geçin karşımıza. Dünyanın bütün milletlerini zulümden, katliamlardan, sömürülmekten, organ mafyalarından, fuhuş mafyalarından, haksızlıklardan korumak isteyen biz Türkler, sizlerin de üzerinden tamamen geçelim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bir Yorum Yazın