Sizin devasa ordular misali yüksek sayıda kişilerle aynı anda bize karşı yaptığınız metafizik, bizim için sadece biraz pratik…
Tecrübelerimizi artırıyoruz, melekelerimizi kuvvetlendiriyoruz. İyice kemâle eriyoruz. Lakin siz buz misali eriyorsunuz. Zaten tam olarak da bunu istiyoruz.
Acı gerçeği çaresizce kabul edeceksiniz; bu dünyanın sahipleri bizleriz…
Uzaylı medyumların ölüleri yerlerde bitki örtüsü oluşturmuş gibi… Ölenlerin sayılarını tam olarak bilebilmek mümkün değil ama bir buçuk trilyondan fazla olduklarına eminiz.
“Bu dünyanın sahibi biziz.” dediğime de “Sizin metafiziğiniz bize pratik oluyor” dediğime de çok kızmış olmalılar.
Bunlar, sadece bu sabahtan bu saate kadar ölenlerin sayısı…
One woman, she masked herself in a scary witch for halloween, standing on the street, black and white.
Bir günde yok etttiğimiz cin sayısında da rekorumuzu egale ettik. En az 25 trilyon cin kabilesi yok oldu. Her birinde ortalama 3 ile 5 milyar arasında cin bulunuyordu.
Bunları öfkelendirmeyi hem biliyorum, hem seviyorum, hem istiyorum.
Dünyamız üzerindeki büyücüler ve medyumlar da döküldüler. Ölü sayıları henüz yaklaşık olarak bile belli değil. Zaten çatışmalar da bitmiş değil. Onca uzaylı türün metafizikte kullandıkları çok gelişmiş cihazları da işe yaramadı.
En şok edici gerçeği de yazayım: Bizden bir kişi bile ölmedi ve yaralanmadı…
Unutuyordum, Ankebut Ağının ihtiyar ve emekli takımından dökülenler de çok oldu. Korona deyip deyip gömüp geçerler.
Aslında bu kanalda da artık onlarca metafizikçi takipçi var. Şu yayınların altına gelip onlar bile doğrulamasını yapabilirler.
Şimdi restimi bir daha çekiyorum:
Bu dünyanın sahipleri bizleriz. Burada bizim borumuz öter. Hiçbir güç unsuru bizi durduramaz. Biz, Allah’tan başkasından da korkmayız.
“Hayır, olur mu öyle şey.” diyenler varsa, metafizik dahil, istedikleri her sahada karşımıza çıkmaya devam edebilirler.
4 Aralık 2018
David Bickham
“Vakti gelecek, konseylerdeki bu bütün insan şeytanlarını da öldürüp/öldürtüp dünyayı bu pislik şebesinden temizleyeceğiz inş”
Son günlerdeki metafizik çatışmalarda o kadar büyük kaybettiler ki birkaç cümle ile anlatabilmek mümkün değil… Ben sizlere baştan söylemiştim. Ne oldu? Yine haklı çıkmadım mı? Sizlere kıymet verdikleri yok. Umurlarında bile değilsiniz. Kaçınız öldü, hani intikamı? Yine metafizik, yine metafizik… Yapabildikleri tek şey metafizik saldırı ve o da işimize geliyor, daha da büyük kayıplar verdiriyoruz. Bu arada, panik haliyle başka ülkelere kaçanlarınız var ya, onların hallerini de takip ediyor musunuz?
“Korona” ve “kalp krizi” çok dikkat çekmeye başladı. Bundan sonra başka şeyler de söyleyin. “Banyoda sabuna bastı” deyin, “İntihar etti” deyin, deyin bir şeyler, artık ne diyebilecekseniz…
Bu da Antalya’dan…. Ayakları ve kuyruğu kesilerek bir yere atılmış ve ölmüş bir kedi…
Ayakları kesilen kedi-köpek vakaları yaşanmaya devam ediyor. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanındaki gizli Yahudiler, Satanistler, Masonlar, gizli Ermeniler, gizli Ezidiler, gizli Süryaniler, Ortodokslar, Katolikler ve daha kimler kimler, metafizik çatışmalara dahil oluyorlar. Bu zavallı hayvanların patilerini, kuyruklarını da büyüler yapmakta kullanıyorlar.
Bundan daha vahimi ise kaçırılan çocukların ve yetişkin insanların da Türkiye sınırları içinde yapılan büyü-satanist ayinlerinde kurban edilmeleri. Her gün onlarca, bazı günler ise yüzlerce insan büyü ayinlerinde öldürülüyor ve eğer gerçekten isterlerse istihbarat ve emniyet teşkilatlarımız, insanlıktan çıkmış bu sadist iki ayaklı acayip mahlukların kimliklerini, bağlantılarını, ağlarını, gizli mekanlarını, yurt dışı bağlantılarını tespit edebilir ve engelleyebilir, çökertebilir.
Mezardan çıkmış gibi görünüyorsun. Yüzünde hiç can, kan, renk kalmamış. Ayrıca bakışlarındaki vahşet, bakanları endişeye düşürüyordur. Lakin dikkati çekmiyor değil. Şu tükenmiş haline rağmen, yüzündeki o şeytani gülümseme varlığını biraz da olsa korumuş. Yüzünde görünmese o şeytani gülümseme hali, gözlerinde her zaman görülebiliyor.
Eskiden senin şu sıfatın gibi sıfatları bu millet TRT’nin tek kanal iken yayınladığı Amerikan filmlerinde görürdü ve geçemezdi başka kanala, mecburen tahammül eder, izlerdi. Zaten o tek kanal zamanları da bu milleti mahvetti… Millet bilmezdi böyle sıfatların, her şeyi meşru gören, sınır tanımayan, kötülükte yarışan Satanistlerde olduğunu… “Şu ecnebi herifin sıfatı ne öyle, domuz suratlı, yüzüne bakılmıyor.” derlerdi. Nereden nereye…
Arka planda çok ama çok işlerim var. Metafizik çatışmalar da sürekli olarak devam ediyor. Zaman zaman metafizikçi arkadaşlarıma destek veriyorum. Bundan sonra “iyiyim” dediğim sesli mesajları da paylaşmayacağım, gerek görmüyorum ve bunu herkes fark etti.
Profesyoneller, yazdığım bir yazıyı gerçekten benim yazıp yazmadığımı bile kısa sürede analiz edip anlayabilirler. Daha da emin olamayanlar Telegram’dan sesli çağrılar atabilirler.
1-)Moğolistan’da çölde bile çarpılan büyücüler var.
2-)Hintliler de hala rahat durmuyorlar ve sürekli büyüler yapılıyor o taraftan…
3-)Trump yeraltındaki birkaç tesise-üsse daha baskınlar yaptırdı ve oralardaki Yeşilleri de öldürttü. Oralardan çıkan teknolojik aletlere de Pentagon el koydu.
Şu sıralarda Pentagon’da, ciddi ciddi uzaylılarla sıcak çatışmalar yaşandığını bilmeyen, duymayan yok gibi… Hatta bu bilgi dışarı da sızdı ve dün bazı sosyal mecralardaki bazı hesaplar 51. Bölgede de benzeri çatışmaların yaşandığını iddia ettiler.
ABD yönetimi, Yeşillere ait yer altı üslerinin patlatılmasından sonra ele geçen yüksek teknolojiye de çok sevindi. O üslerden ele geçen haberleşme cihazlarının yanında en ileri iPhone modeli bile oyuncak misali kalıyor.
Bunları yavaş yavaş kendilerinin keşfettiği yüksek teknoloji ürünleri olarak seri üretime başlayıp satacaklar ve batık haldeki maliyelerini ayağa kaldıracaklardır. Zaten bu, evvelden beri yaptıkları şey ve bu konularda çok yayınlar yapmıştım. ABD, bir anda ABD oldu ve bunda uzaylı türlerden ele geçirilen bilim ve teknoloji de çok etkili oldu. Onlarca senedir NASA, üzerinde hayat olan başka gezegenleri izledi, oralarda günlük hayatı inceledi ve tersine mühendislikle pek çok teknolojiler geliştirdi. Bunları özel şirketlere çok büyük paralar karşılığında sattı.
Mystical objects, Tarot cards, skull, candles, old books, knives and materials for magic rituals.
4-)Çin’de ve Hindistan’da çok az paralar karşılığında bize büyüler yapan çok sayıda kişi var. Son on gündür oralarda onlar arasında can kayıpları iyice artmıştı ama dün gündüz ve dün akşamdan bu sabaha kadar geçen sürede de çok yüksek can kayıpları yaşandı.
Eş zamanlı olarak Çin ve Hindistan başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından bize metafizik saldırılar yapan medyumlar-metafizikçiler de çok darbeler aldılar ve onlar arasında da can kayıpları iyice arttı.
Yine eş zamanlı olarak cinler arasındaki can kayıpları da çok arttı. Cinler, dünya üzerinde bulundukları yerlerin çoğunda yok oldular. Çin tarafı aynı şekilde davranırsa yakında Çin’de topluluk halinde cinler kalmayacak. O derece yok olacaklar.
Lakin Çin’e çalışan medyumların son haftalarda olağan üstü gayret gösterseler de yıkılıp durmaları ve fazla can kaybı yaşanması Çinlileri yeniden büyü kartını daha aktif kullanmaya zorladı.
5-)Şi rolündeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı hep çıldırıyor. Sürekli olarak sağa sola bağırıyor, talimatlar yağdırıyor. Metafizik sahada sürekli bozgun yaşamalarını kabullenemiyor. ABD’ye, Trump’, Biden’a, bana ve herkes sürekli sövüp sayıyor. Çin’deki gücünü, saygınlığını, otoritesini iyice kaybediyor ve bunun çok iyi derecede farkında. Bu şiddetinin asıl sebebi de bu…
Tayyip’in, yönlendirmelerime çok geç ayak uydurarak, iş işten geçtikten ve anlaşmalar bozulduktan sonra Türkçü çıkışlar sergilemesi ve Türk Konseyi tabirini kullanması da Şi’yi çok sinirlendiriyor.
Tayyip’in laf olsun diye konuştuğunu, ciddi ve samimi olmadığını ve bir şey yapamaz şartlar içinde kaldığını çok iyi biliyor ama milletlerde bu havanın hakim olması ihtimali onu çok korkutuyor.
Biz, Ankebut Ağı ile bazı ortak paydalarda hareket etmekten vazgeçtikten sonra Tayyip’in hırsı, hasedi, kini biraz duruldu ve sarsılıp biraz kendine geldi. Zaten bu süre içinde konseyler içindeki Çin yanlısı üyeler de büyük darbeler aldılar ve çoğu görüş-saf değiştirdi. Bunun devamında Tayyip yüzünü yeniden batıya, daha doğru ifadeyle Ankebut Ağına döndü. “Türkiye’nin yönü batıdır” temalı konuşmalarını bu geri dönüşünü dünyaya ilan etmek için yaptı. İlk bakışta Tayyip de Tayyip’in üzerine oynayan iç odaklar da ABD de Ankebut Ağı da kazanmış gibi ama ne kadar büyük kaybettiklerini çok kısa bir süre sonra anlayacaklar.
Uyuşturucu çetesi lideri gizli Yahudi ve Mason Solomon Soysuz’un son 15 günde verdiği kayıp, son iki yılda verdiği kayıplara eş gibi… Sahada yaptığımız operasyonlar bunlara çok büyük kayıplar verdirdi. İyice belleri büküldü. Soysuz da beraber iş yaptığı mafyalarla artık anlaşamıyor. Mafyalarla işleri azaltmayı düşünüyor ama bu defa da o bölgelerde başka mafyaların hakim olmasından korkuyor.
Vekil, vali, kaymakam, emniyet müdürü olup da aslında uyuşturucu dahil bütün kara para işlerinde faal olan adamlarından bir kısmının metafizikle çarpılmış olması ve korona diyerek hemen kendilerini oyundan çekmek istemeleri de Soysuz’u ve AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün diğer üst isimlerini zorluyor.
6-)Kumarhanelere de yasa dışı bahis sitelerine de esnafı haraca bağlayanlara da hep operasyonlarımız oldu. Bir çok kişi rezil oldu. “Buralar bizim mekanlar, yedirin polise, jandarmaya, bize baskın yapmasınlar” diyorlar ama şartların değiştiğini kabullenemiyorlar.
Kısa süre önce PKK’nin üst isimlerinin toplantısında da adım anıldı. “Bu adam devletlere meydan okuyor, bizim gibi taşeron örgütleri siler geçer” dediler.
7-)Diyarbakır’da kaçırılmak istenirken kurtarılan üç yaşındaki çocuk, bize yapılacak bir büyü ayinine kurban gidecekti.
Orada, kaçarken çocuk hırsızlarından birinin sığındığı o kilisede son zamanlarda sürekli olarak bize büyüler yapılıyor.
Anlatmıştım, Türkiye’nin dört bir yanında köpeklerin ve kedilerin patilerinin kesildiği vakalardaki artış da büyülerle alakalı. Kısa bir süre önce İstanbul’da Afrika kökenli bir grup da ayin yaparken ihbar edildi ve polis baskını olmuştu. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında büyücülerde ve medyumlarda artış gösteren faaliyetler artık iyice zahir-görünür oluyor.
Diyarbakır’daki o kilisenin altında kaçış tünelleri bulunduğu iddiası da var. Bu bir iddia ama Diyarbakır emniyetinin ve jandarmasının orada dönen her türlü kara para işini ve insanlık dışı işleri bildiği tartışılmaz bir gerçek.
Kara paralar o kadar azaldı ki “Havalar soğuk. Kimsesiz ve sokaklarda yatan kişileri şu numaraya ihbar edin” diye başlatılan kampanyalarda toplanacak çok yüksek sayıdaki kimsesiz kişi, organ mafyalarına kurban edilecek.
IHH’yı kullanarak 80’den fazla vilayetten Suriye’ye TIR’lar gönderilmesi de art niyetliydi. Hem yardım kampanyası denilerek toplanan paraların çoğu zimmete geçiriliyor, hem Suriye’ye ilaç ve gıda yardımı yerine aslında silah ve mühimmat da götürülüyor hem de o TIR’lar geri dönerken sınır kapılarında kontrol edilmiyor ya da sistemin adamları tarafından kontrol ediliyor ve böylece TIR’lar dolusu çocuklar, genç kızlar, yetişkin erkekler ve kadınlar kaçırılıyor.
Bunlar çok iyi para ediyorlar. Çocuklar ve genç kızlar sübyancılık ve fuhuş mafyalarına ve ayinlere gönderiliyor. Yetişkinlerin bazıları ayinlerde kurban ediliyorken çoğu organ mafyalarına kurban oluyorlar.
8-)Parsel parsel eylemişlerdi dünyayı ama işlerine çomak sokan koca bir dünya kadar teşkilat var artık karşılarında… Nereden hamle yapsalar, karşı hamlelerimiz geliyor ve inşaallah kısa süre sonra bunalıp öfkeli ve hesapsız çıkışlar yapmak zorunda kalacaklar. O zaman da topluca üzerlerinden geçeceğiz.
9-)Ankebut Ağı ve Tayyip, Ermenistan’da sürekli olarak iç karışıklıklar yaşanmasını sağlamaya çalışıyorlar. Biz yanlarında olmadığımızda bile planlarını gerçekleştirebileceklerini zan ediyorlar ama aslında buna kendileri bile inanmıyorlar. Bu şartlarda o planlarımızı, kendi planları gibi uygulamalarına izin vermeyeceğiz ki izin verirsek hayra değil şerre dönecek. Ne milletimize, ne ümmetimize ne de insanlığa bir faydası olacak. Daha çok kan dökecekler, daha çok canlar yakacaklar, daha çok sömürecekler, daha çok kara para işleri yapacaklar. Bebeklerin, çocukların, genç kızların, kadınların başta olmak üzere bölgedeki bütün insanların halleri perişan olacak.
Aynı şekilde AKPKK’nin, ordumuzu-askerlerimizi Yahudi-Satanist zihniyetli planlar çerçevesinde Ermenistan’ın haricinde İran, Suriye, Irak, Libya, Yunanistan, Ukrayna ya da başka herhangi bir cephede görevlendirmesine ve milletimizi daha fazla kandırmasına asla izin vermeyeceğiz.
Son zamanlarda Suriye’de askerlerimizi hedef alan bombalı patlamaların ve sınır illerimiz içindeki benzeri terör saldırılarının arkasında Tayyip-AKPKK var. Suriye’ye askeri müdahalenin haklı, hukuka uygun bir zeminini oluşturmak için bunları kendisi yaptırıyor ve her zaman olduğu gibi şeytanlığını sergiliyor. Bozacağız… İzin vermeyeceğiz…
Yakın geçmişte kendilerine samimiyetle dostluk eli uzattığımız hükumetler-liderler ve dini gruplar için köprüden önceki son çıkış bu… Şimdilerde bizlerle anlaşmak ve anlaşmalara sadık kalarak hareket etmek fırsatı ve böylelikle Ankebut Ağını, Tayyip’i ve benzerlerini durdurma şansları bir kez daha ellerine geçti. Bu fırsatı da kaçıranların bir daha aynı fırsatı yakalayacaklarına hiç ihtimal vermiyorum.
10-)
AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün mensuplarından olan Mustafa Yel de gerçekten korona olmadı. Metafizikle çarpılanlardan. Son zamanlarda daha çok canlar yakmaya başlamıştı. Organ işi dahil bazı kara para işlerinin içinde…
11-) Çok güzel bir metafizik çatışmaydı. Çok zevkliydi…
Şu birkaç saat içinde en az 700 milyar cin kabilesi yok oldu. 17 farklı büyü ayini dağıtıldı. Birkaçı hariç diğer ayinlerin hepsinde kaçırılan insanlar iblis’e kurban edildi. 13’ler meclisinin mensubu olan pek çok haham şu anda sırt üst yerlerdeler. Gözleri tavana boş bakıyor. İçlerinde ölecekler var. Ölmezlerse çok şaşarız. Korona der de onları da gömer geçerler.
Cemaatimiz içindeki münafıklardan da eş zamanlı olarak büyüler yapanlar vardı ve onlardan ölenler de oldu. Dünya genelinde son birkaç saattir devam eden çatışmalarda ölen dünya insanı medyum ve büyücü sayısı 900’den fazla… Önümüzdeki birkaç saat içinde dünyanın farklı farklı yerlerindeki bu kişiler arasında ölenlerin sayısı artacaktır. 13’ler meclisinden “Bunca büyüler yapıyoruz, bunca medyumlarımız var, bunca cin kabilesi de bizi koruyor. Bütün bunları geçip nasıl bizi çarpabilirler.” deyip duruyorlar. Sanki ilk defa böyle çarpıldılar…
Öğleden önce yaptığım yayınlara da sinirlenmişler. Ahmaklar… Hala kabullenemediler ellerinden cin, büyü, metafizik kartını da aldığımızı…
Pes etmeyin. Kalp masajına devam edin. Ümidinizi kaybetmeyin. Tekrar geri gelebilir.
Yüz milyarlarca cin kabilesi de araya girse ve mani olmak istese, İblis bile bedenini önüne siper etse, üfürükçüler takımı haber alıp korumak için çırpınsa, ben mühleti biteni yine de Azrail’e teslim ederim. Azrail (a.s.) ile çok ama çok sağlam bir hukukum var. Son zamanlarda bu hukuk daha da kuvvetlendi. Bu devirde kendisiyle birlikte çoookkk cin ve insan şeytanlarının ölmesine vesile oluyoruz, olacağız. Bundan sonra münafıklara da acımak yok.
Siz de fark ettiniz mi?
Türkiye’de ve dünyada ne çok eski bakan, eski devlet başkanı ölür oldu. Cemaatimizdeki münafıklar da dökülmeye başladı. Az önce, en önlerde koşan ve onlarca senedir baş belası olan ve iliklerine kadar Akademi Dergisi düşmanı olan bir münafık daha mı öldü?
Merhum Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz ten gözüyle görmüş olsaydı ne kadar da mutlu olur ve bize yine hayır dualar ederdi.
Bize yapılan yüz binlerce büyüden biri…
Haberde iddia edildiği gibi bağlama büyüsü maksadıyla yapılmadı bu canavarlık… Yapanlar da Müslüman gibi görünen gizli Ermeni-Hristiyan hainler… Bizi durdurmak için dünyanın her yerinden ve çok farklı kesimlerden bir gün içinde yüz binle büyü yapılıyor. Sadece bu gün iki binden fazla büyücü öldürdük.
Şu günlerde de dünya genelinde Satanistler büyüleri en çok yapan kesim ve kendileri çarpıldığı için büyü ayininde kurban etmek istedikleri insanlardan sağ kurtulanlar oldu.
Ohooo… Ne kadar da geriden geliyorlar. Hamaney çoktan öldü. Takipçilerimiz mevzuyu biliyorlar. Yeni takipçiler de kanalımızın arama kısmında “Hamaney” yazıp aratmalılar.
Haber metninden:
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in sağlık durumunun ağırlaştığı ve hayatını kaybettiği iddiaları sosyal medyada gündem oldu. Hamaney’in hayatını kaybettiği iddialarına ilişkin hiçbir resmi açıklama yapılmazken, Hamaney’in yetkilerini oğluna devrettiği iddia edildi.
17 Temmuz 1939 yılında dünyaya gelen Ayetullah Ali Hamaney, İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesinin ardından İslam İnkılabı Yüksek Şurası üyeliğine atandı. 1979 yılında İran Savunma Bakan Yardımcısı olan Hamaney, Tahran milletvekili olarak da meclise girdi.
Hz. Üstazımızın talebelerinden olmak şerefine ve hizmet etmek şerefine nail olsa da son on yıllarda hep münafıklarla iş tutan, hep merkezimize itaatsizlik eden, hep büyüklerimize zorluklar çıkartan, hep vatana ve dine ihanet eden kişileri, kesimleri, siyasetçileri sevip tutan Salih Emel de öldü ve feci hakikati gördü.
Çukuru derin, azabı elim olsun. Allah onu, onun sevdikleriyle ve yolundan gittikleriyle aynı yere koysun ve halen onu sevenleri de aynı yere koysun. Amin.
Damarlarındaki kana kadar MFS ve Akademi Dergisi düşmanı kesilmişti. Büyüklerimiz hakkında yaptığı gibi benim hakkımda da senelerce atıp tutmuştu. Son birkaç sene ise iftiralar atmaya, alaya almaya, karalamaya, uydurma yasaklama yazılarına sığınmaya müsait bir zemin bile bulamayıp mecburen susmuştu. Büyüklerimiz başta olmak üzere hepimize çok çektirmişti. Hepimizin bildiği o cemaatimiz içindeki önde gelen münafıklarla da arası hiç bozuk değildi. Onlardan rahatsız da değildi. Darısı onların da başına…
Bu yaşında, sağlığın bu kadar bozuk olduğu halde ne işin vardı Satanist büyü ayininde? Bak yanındakiler bile ne hallere girdiler, senin halin nispeten iyi bile…
Son çare sana mı kaldı bu işler?
“Öldürülmesi gereken çok kötü biri… Buralarda olsaydı onu ayinlerde öldürürdük.” demişsin benim hakkımda? Ne kötülüğümü gördün? Senin gibi Şeytan’a tapan bir insan şeytanı değilim diye mi, senin gibi bir sübyancı, tecavüzcü adi bir sapık değilim diye mi, milyarlarca insanı dini hususlarda kandırıp sonsuz felakete sürüklemiyorum diye mi, kara para işlerinde faaliyet göstermiyorum diye mi, ayinlerde çocuklara bebeklere kadar herkesi parçalamıyorum diye mi kötü oldum? Körler memleketin görenler hasta sayılır kör şeytan! Mel’un herif!
Bir daha karşıma çıkarsan senin de içinden geçerim. Akıllı ol.
Türkler Ankebut Ağı’nın üzerinden hatta içinden geçti… Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!
Vatikan’da çok büyük bir yangın var. Gücünüz yetiyorsa söndürün. “Bu ne hal? Burada ne oldu böyle? Bu nasıl mümkün olabilir? Buradan Türkler mi geçmiş? Bu kadarını ancak onlar yapabilir.” denilecek kadar fena bir manzara var.
Çok güzel bir gündü… İnşaallah bundan sonra bütün günler böyle olur. Cinler aleminin yüzde yetmişi yok oldu ve o kadar cin şeytanı cehenneme gitti de umarım bundan sonra insan şeytanları da bu günkü hızla cehennemlerine yol almaya devam ederler. Bu gün ne çok insan şeytanı öldü.
Ve dünya bir kez daha gördü ki bizim dokunamayacağımız hiç kimse ve hiçbir yer yok. Bizimle iyi geçinmeyen hiç kimseye rahat yok.
Çok yüksek sayıda kişi ne olduğunu bile anlayamadı. Dünyada metafizik sahada yer yerinden oynadı. Çok sayıda ünlü kişinin cenaze merasimlerini göreceğiz. Hepsini gizleyemezler.
Üç kabalacıdan biri de çok kötü oldu. Ölmüş olmalı. 13’ler meclisinde dört kişi kötü hallerde. Serumlar taktılar, doktor desteği alıyorlar. Tam faal olmayan yediler konseyinde kendinden geçenler, istifra edenler var. Ankebut Ağını yöneten en üst konseyler Osmanlı şamarlarıyla yıkıldılar, inlediler. Türk’ün gücünü bir kez daha gördüler. Henüz bitmedi, darbeler almaya devam ediyorlar.
Papa gerçek Papa değildi. İçinde uzaylı vardı, dışında biyonik robot. O uzaylı dehşetli şekilde öldü. Koruma tedbirleri, koruma odası, yanındaki ekip, teknolojik destek, hiçbir şey onu elimizden alamadı.
Gece yaptıkları intikam saldırılarında, bu güne kadar hiç sahaya sürmedikleri çok seçme cin kabilelerini de kullandılar. Çok sayıda medyumu ve büyücüyü de seferber ettiler. Yine de ezilip geçildiler. Sabahtan beri ise “Saldırı öyle olmaz, böyle olur” dedik ve ezdik geçtik. Hala daha bırakmadık, eziyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi, tıbbi, hukuki sahalarda da çok mühim adamlarını kaybettiler ve hala kaybediyorlar.
Mehmet Haberal öldü.
O gerçekti. Çok kolayca ve kısa sürede öldürdük. İblis bedenini onun önüne set ettiği halde öldürdük. Leşini Satanist usullerle merasim yaparak kaldırdılar. Sonra da bizden intikam almaya yemin ettiler ve gece durmadan saldırdılar ve yine yine yıkıldılar.
Şimdi Mehmet Haberal gibi görünen şey ise bir biyonik robot…
Üç kabalacıdan o fena çarpılanı Ankebut Ağı ile uzaylı türler arasındaki münasebetleri koordine ediyordu. Çin/Yeşiller destekli Biden’ın ABD başkanı olmasını sağlamak isteyen önde gelen kişilerden biriydi.
Bundan sonra o Biden ya ölür ya da bir şekilde hemen oyundan alınır. Kamala zaten çökmüştü ve geri duruşunu bütün dünya gördü. Şu saatten sonra ABD başkanını ancak Trump belirler. “Ben yine de başkan olmak istemiyorum” derse ancak o zaman Biden çetesi başkanlığa gelebilir. Aksi halde Biden çetesinin hiç ama hiç şansı kalmadı.
Sahada operasyonlarımız mükemmel şekilde devam ediyor. Vatanseverler cephesi tarih yazıyor.
Tayyip ne yapacağını bilemez şartlar içinde kaldı. Bataklığa saplandı, çırpındıkça batıyor. Soysuz ve Hulusi masaları yumrukluyor. Ordu ve Emniyet teşkilatı içinde güçleri iyice azalıyor. Operasyonlara mani olamamak onları deli ediyor.
Mafyalarla, kara paracı patronlarla araları iyice bozuluyor. Gerginlik iyice artıyor. Hiçbir sahada işleri iyi gitmiyor. Maddi güçleri çok azaldı ve çarkı çeviremiyorlar.
Son zamanlarda korona olduğunu açıklayanların bazıları şiddetli şekilde metafizik darbe almamışlardı. Çöküşü gördüler… Soldan olsun sağdan olsun hepsi de sistemin çöküşünü net şekilde gördüler. Bu defa bir hükumetin bir siyasi liderin devrilmeyeceğini, içimizdeki İsrail’in ve Ankebut Ağının Türkiye ayağının devrileceğini anladılar. Hazırlıkları hep kendilerini bir şekilde bu işlerden sıyırmaya ve kaçmaya dönük…
Tempoyu artıracağız. Vurduğumuz yeri inleteceğiz. Daha büyük operasyonlar yapacağız. Neticesi olarak sadece Türkiye’de değil dünyada hükumetler ve hatta rejimler değişecek. Çok yakında pek çok dünya liderinin intihar etmesine bile şahit olabiliriz.
Ankebut Operasyonu devleşerek devam ediyor.
(Çatışmalar şiddetli, arada hızlıca yazdım. Hatalar varsa mazur görülsün)
Nabız kaç? Atıyor mu? Pes etmeyin, adrenalin verin, şoklamaya devam edin.
Ne kendi etti rahat, ne aleme verdi huzuuuurrrr Dünyadaki en büyük insan şeytanlarından biriydi, Şimdi dayansın ehl-i kubuuuuurrrrr
Bu gün kimlerin, hangi kara paracıların, hangi hainlerin korona virüse yakalandığını açıkladığını takip ettiniz mi?
Tek tek uğraşmaya değer görmediğimiz ve kanal duvarını doldurmasını istemediğimiz için vermiyoruz ama ilgilileri takip etsinler gelişmeleri. Artık çarpılmayanları bile, çarpılacaklarına kesinlikle inandıklarından, korona diye diye kendilerini geri çekiyorlar.
Bu arada, Mısır piramitleri pek çok maksatla yapıldılar ama en önde gelen hedeflerden ikisi metafizik saldırılardan korunacak korunaklı bir mekan yapmış olmak ve suni/yapay afetlerden korunacak korunaklı bir mekan yapmış olmaktı.
O yüksek bilim ve teknoloji çağında da devletler suni felaketler yapabiliyorlardı ve sebep oldukları suni depremler, fırtınalar, kasırgalar, hortumlar sayesinde düşman devletten/milletten milyonlarca kişinin ölmesine sebep oluyorlardı. Firavunlar bunları ifade ederek halkını seferber ediyor ve Mısır halkı piramitleri gönül rızasıyla, kölelik/baskı/tehdit olmadan yapıyordu. Çok da iyi şartlarda çalıştırılıyorlardı. İyi besleniyorlardı, sürekli tıbbi destek alıyorlardı. Son yapılan kazılardan birinde, piramitlerin inşasında çalışan kişilerden birinin iskeletinde kırık sonrası ameliyat izi de bulundu ve açıkça dünyaya duyuruldu. Lakin malum basın ve medya bilim adamlarınca açıklanan bu gerçeği açıkça insanlığa duyurdu mu?
O devirde metafizik tekniklerle de devletler/milletler arasında çatışmalar yaşanıyor ve kısa sürede milyonlarca kişinin metafizikle öldürüldüğü oluyordu.
Piramitleri yapmanın bir sebebi de uzaylıların metafizik saldırılarından korunmaktı. Bu güne kadar bu gerçekleri çok sayıda bilim adamı ve gizli servis çözdü ama dünya insanlığına anlatıldı mı?
Kaç zamandır yazacaktım da ortam buna hazır değil diye hep geri durdum. İstesek Çin’in, ABD’nin ya da Rusya’nın ordusundaki mevcudun yarısını bir günde metafizik tekniklerle öldürebiliriz.
Dün sabahtan bu saate kadar en az 117 dünya insanını metafizikle öldürdük. Binlercesi ise perişan hallerde. Sahada çok büyük bir korku hakim. Ölenler arasında çoğunlukla devletteki vazifesinden emekli olmuş ve yaşını almış hainler var.
Cemaatimiz içindeki münafıklar da metafizikle çarpılıyorlar. Şimdilik çok ağır çarpmadığımız için öncelikle yaşını almış ve rahatsızlıkları olanlar ölüyorlar.
Bunlardan birkaçı öldü ve cemaatimiz içindeki samimi kardeşlerimizden olup da neler döndüğünü bilmeyenler birbirlerine vefat haberlerini atıp üzülüyorlar. Önümüzdeki günlerde birkaçının daha vefat haberleri dolaşmaya başlar ama asıl bomba birkaç hafta sonra patlayacak.
Çin, ABD’deki Çin ajanlarının fark edilmek üzere olanlarını yok ediyor. Şu ana kadar çok sayıda ajanlarını kendileri öldürdüler. Çoğunlukla mafya ve çete çatışması ve adi cinayet vakası gibi gösterdiler.
Çin güç kaybettikçe Putin taktik oynayacak. Çin’e destek oluyormuş gibi yaparken aslında nüfuzu altına almak isteyecek ve Ankebut Ağı’nın Çin’le daha çok uğraşmasını ve Çin karşısında daha çok kayıplar vermesini sağlayacak. Yani Putin, Rusya’nın savunmasını Çin’den başlatıp Çin’i bariyer yapacak.
Beni bitirmeye oynuyorlar.
Çin’in ve Rusya’nın metafizik seferberlik ilan ettiği ve yanlarına bir de Grilerle Yeşillerin dahil olduğu, ayrıca İblis’in elinden gelen her kartı oynadığı, her müdahaleyi yaptığı organize bir taarruz birkaç gündür devam ediyor.
Ölenlerin rakamlarını versem, insanlar inanamazlar. Cinler alemi ve uzaylı medyumlar çok büyük kayıplar verdiler ve hala da veriyorlar. Cephe hiç boş kalmıyor. “Artık ya mfs’yi bitiririz ya da biz biteriz” ayarı gibi bir şey bu…
Endişeye mahal yok. Son derece sıhhatliyim ve hiçbir darbe almadım. Bütün siyasi ve askeri gelişmeleri, bana ulaşan raporları da takip edebiliyorum. Zaruri olan yayınları yapıyorum. Her şey planladığım gibi mükemmel şekilde gidiyor.
Bu temizlik zaten planlarımın önünü açacak ve benimle ortak hareket edenlerin de önünü açacak.
Sadece bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 6 milyar cin kabilesi yok edildi ve çok yaklaşık 9 milyar cin kabilesi de sahada…
Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylı öldürüldü ve yerine başkası geçti.
Griler dünyada istedikleri kontrolü artık sağlayamıyorlar. Kızgınlıkları artık sadece bana değil, bu sefer dünyadaki pek çok siyasi lidere kızıyorlar. Metafizikle onları da baskı altına almak ve zihinlerini yönlendirmek istiyorlar.
Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylıyı da Griler öldürdüler. Olağanüstü hal kararları alıyorlar.
Çin’dekiler şu yayından sonra daha da sinirlendiler. Büyücülerinin ve medyumlarının neden tesir etmediğine takılıp kızıp duruyorlar. Şi’de ibadet edip dualar etmeye başladı ben öleyim diye…
Daha çok büyüler yapılmasını istedi ve büyücülere daha çok paralar gönderdi, vazgeçmesinler, gayreti artırsınlar diye…
Şi’ye Çinli patronlardan, mafya reislerinden ve siyasetçilerden sürekli telefonlar geliyor ve Şi bu yönden de çok sıkıştı. Artık Şi’de ümitsizlik hakim…
Şu insan şeytanı pislik herifi, Smirnov’u öldürdük ve dünyayı böyle bir pislikten koruduk diye, Rusya’daki Hristiyanlar çıldırdılar. O günden beri çılgınca metafizik saldırılar yapıyorlar. Hala da hazmedemediler ve saldırıyorlar.
Son zamanlarda, bu metafizik çatışmalarla eşzamanlı olarak dünya üzerinde taraflar arasında hacker saldırıları da hep yaşanıyor.
Macron toplantı yapmıştı ve etrafındakilere şöyle demişti:
“Bütün bu olanlar bizim alttan alan davranışlarımız sebebi ile oldu. Güçlü ve kararlı durmalı idik. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bize açıkça meydan okuyor. Biz, şimdiye kadar yapmış olduğumuz hatalı seçimlerle kedi olmaktan çok fare olduk. Artık Fransa’nın da onurunu kurtarmasının zamanı geldi. Bunu yeni ve güçlü anlaşmalar, müttefiklikler ile yapabiliriz. Bu dengelerde ben tarafımızın karşı taraf (Ankebut Ağının karşısında olmayı kastediyor) olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de bu konuda bana büyük bir özveri ile yardımcı olacağınızı biliyorum.”
Bu toplantıdan ve konuşmadan sonra dünya genelinde hadiseler hiç de Macron’un beklediği gibi gelişmedi ve gelişmiyor.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Abraham Kalın ile ABD’li Robert C. O’Brien arasındaki görüşme çok faydalı oldu.
Bana kalırsa Ankebut Ağı kendi çöplüğü olan CIA’yı temizleme hususunda daha kararlı ve hızlı davranmalı. Çünkü dünya üzerinde gerilme bu derece artmışken fırtınanın ne zaman kopacağı belli olmuyor. ABD birçok sahada ve cephede ihanetlere uğrayabilir ve bu ABD’nin felaketi olabilir.
Tayyip daha sakin, daha vakur ama daha kararlı/şahin bir tarzda hasımlarını ezen ve baskı altına alan konuşmalar yapabilmeli, beden dili sergileyebilmeli…
Macron dünya üzerindeki Müslüman milletlerden ve İslami kuruluşlardan yükselen tepkilerden sonra duvara çarpmış gibi olmuşken… Bu gibi çıkışların Doğu Türkistan meselesinde Çin’e karşı da kararlılıkla sergilenmesi sağlanmalı. Bu, Şi’nin ümitsizliğe kapıldığı şu günlerde çok faydalı olacaktır.
Ankebut Ağı biliyor ki biz Çin’i bölmeleri için elimizden gelen bütün faydayı onlara sağlayacağız ama Doğu Türkistan konusunda taleplerimiz olacak. Ankebut Ağı bunu baştan kabullenmeli. Doğu Türkistan meselesinde bizimle paralel davranmaktan kaçınması, bu hususta endişeli tavırlar sergilenmesi ve geriye bırakılması doğru değil.
Amerika’nın dünyadaki Müslüman milletleri kışkırtarak ve onlar üzerinden çok basit planlar yaparak 3. Dünya Savaşını başlatmak ve kazanmak gibi planları varsa, bilinmeli ki dünya üzerindeki Müslüman milletlerle ortak menfaatlerde buluşup ortak tavırlar sergilemeyen hiçbir taraf 3. Dünya Savaşını kazanamayacak.
Çinliler sürekli gergin toplantılar yapıyorlar. Çin içindeki farklı toplulukları inadına baskı altına alma ve sınır tehditlerini konularını konuşuyorlar.
Çin için Hindistan artık açık bir tehdit. Hindistan’a karşı Çin de Rusya da elindeki her kartı kullanmak isteyecek. Bu açık gerçek gözler önündeyken Ankebut Ağı en kısa sürede Hindistan’ı her yönden takviye etmeli ve her yönden tedbirler alınmalı.
Ermenistan artık tam manasıyla bitmiş vaziyette ve ayrıca artık arkasında Rusya bile yok. Daha sert müdahalelerle Ermenistan’ın üzerine gidilmeli ve bu yapılırken malum ülkelere güç gösterisi yapılmalı. Daha düne kadar dünyanın çok sayıda bölgesinde çok sayıda ülkesini yönlendiren malum ülkeler, kendi etraflarının bile kuşatılmakta olduğu gerçeği ile iyice yüzleşmeliler.
Rus mafyalarının ve Rusların kara paralarının önünü kesme hususunda da daha hızlı ve kararlı hareket edilmeli.
Metafizik saldırılar ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin sistemim/ekibim işleyişini kaybetmiyor ve her şeyi, her yeri izlemeye, dinlemeye ve gerektiğinde müdahaleler etmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Bu hususta kimsenin endişesi olmasın.
Ben sizin etrafınızdaki baskıyı/tuzakları kaldırdıkça, yolunuzu açtıkça ve gücünüzü artırdıkça, sizden çok beni hedef almak isteyen ve oturup sinsice planlar yapanlar var.
Herhangi bir silahlı çatışma ya da fiziki bir saldırı gibi anlama, ondan yana çok sağlamım ve hiç sorun yok. Lakin Çin ve Rusya ile paslaşan Türkiye içindeki bir çetenin de kullanılmasıyla hukuk/yargı kartıyla yolumu/sesimi kesmek isteyen ülkeler, çeteler ve kişiler var.
Adalet sistemi ile üzerime gelinirse ve zaten düşüncesizce yaptığınız hamleler sonucu oluşan onca dosya kaşınırsa, ben kısa sürede sıkıntıdan çıkmak için sana ve etrafına vurmak zorunda kalırım. Bunu yapmak için de bavullar dolusu somut delilleri adli yetkililerin önlerine yığmam gerekir ve zaten bu kısma gelinirse üzerime oyun kuranlar daha da sevinir.
Siz bana bir yanlış yapmadan ben asla sözümden dönmem, anlaşmadan caymam ama şu sıkıntıya ben sebep olmadım. Onca ikazlarıma rağmen hukuk yoluna siz gittiniz ve her şeyi berbat ettiniz. Şimdi nasıl temizliyorsanız temizleyin dosyaları, sicilimi ve itibarımı…
Hayatta hiçbir açığım, yanlışım yok ve o uydurma, hukuksuz, zorlama dosyalarla ve raporlarla üzerime gelinmesine izin vermem.
Bu gün Adnan Oktar’a cezaevinde ne olmuş? İddialar doğru mu?
Adnan Oktar’ın cezaevinde aniden fenalaştığı, kriz geçirdiği, sonra bayıldığı, tıbbi müdahale yapıldığı ve bir süre sonra da öldüğü iddiaları doğru mu?
Biz de merak ettik, birileri bir baksın.
Hayatta kalması imkansızdı, İblis yetişip bedenini onun bedenine siper etmeseydi…
Herkes haddini bilecek! Mühlet verildiğini kabul etmeyip iyice azanlar ve durmaksızın bize saldıranlar, ölecek.
Sebebine yarım saat içinde bir buçuk milyar cin kabilesi ölüp yok oldu. O kadar hışımla saldırdık. Sabahtan bu yana yok olan cin kabilesi sayısı 2 milyarı buldu. Geçen bahsettiğim de yedi milyar kabile olduğu doğrulandı. Şimdi herkes cinler aleminin yüzde kırkının yok olduğunu konuşuyor .
İblis, sistemi çökmeden önce cinleri harcamak, yok etmek için onları kandırıyor.
“Mfs’nin annesini cinler öldürmüş. O günden sonra cinlerden nefret etmiş, kin tutmuş. Şimdi bütün cin kabilelerine -Ya Müslüman olacaksınız, ya öleceksiniz- diyor. Bu Mfs yakında cinler aleminde bir tane gayr-i müslim cin kabilesi bırakmayacak. Öyle ise bedeli her ne olursa olsun bu adamı ve ekibini durdurmalıyız” diyor.
Dün, yaklaşık bir milyon kadar cin kabilesi cephede iken onlardan önde gelenlerle konuştum. Önce anlattıklarıma inanamadılar ve sonra 750 bin kadar kabile bir anda cepheden çekilip İblis’in kurmaylarına “Bizi neden kandırıyorsunuz, mfs anlattığınız gibi değil” dediler. İblis’in oyunları iyice gün yüzüne çıktı ve ona başkaldırmalar bir anda yüksek oranda arttı.
Cin kabileleri bu şekilde olunca, en çok da güzelce konuştuğum ve nasihat ettiğim bilge ve söz sahibi bir cinin vesilesiyle sadece dün bir milyar kadar cin kabilesi Müslüman oldu.
Bu bilge cini, daha önce Müslüman olmasına vesile olduğum cinlerin yanına gitmesine, medenice görüşmesine, gözleriyle görüp bilmesine, anlamasına ikna ettim. Zarar verilmeyeceğini garanti ettim. En çok da cin kadınlarının, genç kızlarının, çocuklarının nasıl güzel bir muamele gördüğüne dikkati çektim. Kimseye zarar vermeden, kendileri de zarar görmeden, İslam ahlakı ve hukuk ile çok güzel hayatlar yaşadıklarını görmesini istedim. Müslüman cinlerin amirleri ve alimleri ile konuşup istediği bütün soruları sormasını istedim. Kendisi de çok medenice tavırlar sergiledi ve istediklerimi yaptı. Sonrasında da çok hayırlı gelişmeler oldu ve hala cinler aleminde Müslüman olanlar çok oluyor.