Etiket arşivi: AKPKK

“İnanılmaz bir siyaset izleniyor şu anda…

“Dünyanın her yerinde bir takım tesirlerin hızla yayılması, korkunç seviyede bir başarıdır. Ayrıca küstah bir siyaset sergileyen bu adamlar, bu gün bakıyoruz ki titriyorlar adeta… Bu genç adama başta bizler de inanmamıştık, fakat artık bu adamın varlığını inkar etmek aptallıktan da ötedir.”

“İnanılmaz bir siyaset izleniyor şu anda… Mfs resmen batıyı tek sıra halinde dizdi ve hepsini hesaba çekiyor. Bu adam gerçekten çok zeki… Üç tane bu şekilde zeki adam olsaydı, dünyada şu anda başka şeyler konuşuyor olacaktık.”

“Türkiye üzerinden bir şey geçirmek veya almak istemiyoruz.
Türkiye’nin hali belli olmaz, bizim mallara da çökerler. Parasızlık her şeyi yaptırır.”

“Adama bak, -Türkiye ne hale gelirse gelsin kılımı kıpırdatmam- diyor. Şu anda bu adamın karşısına çıkaracaksın Avrupadakileri, -Haydi yaptıklarınızı temizleyin, düzeltin bakalım- diyeceksin. Kim dedi -Bu adam Türkiye’nin perişan olmasına izin vermez. Bir yerde milliyetçiliği tutar- diye?”

“Bu Tayyip, bu gerizekalı Tayyip, neden zamanında bu adama yanaşmadı lan. Şimdi belamızı s..cek. Biz bu zamanları nasıl atlatacağız. Yılların emeği boşa gitti. (kara) Paralar buz gibi eriyor. Gidip ş..siz Araplara bile yanaştı da, şu adamı patlamaya hazır bombaya çevirene kadar niye bekledi bu p..enk”

“Açıkça kullanılıp atılmışız. Bu adamla (metafizik sahada) çatışmanın bize tek bir faydası olmadı, olmayacak.”

– “Nerede, nerede bu devletin gücü, MİT’i, teşkilatı, hakikaten nerede ya!
Ülke değiştirmekle bu adamın tehlikesinden emin olabiliyor muyuz? Biri artık bir şey söylesin, yardım etsin bize…”

+ “Valla ben bu adamın en başlardaki tepkisini gayet ciddiye aldım. Siyasetçi abiler sağ olsunlar, -Yanaşma, uzak kal- dediler. Olabildiğince yapmaya çalıştım.
Ama tabi bilinen bir durum var ortada, ne şekilde sıkıntı yaşarım bilmiyorum ama zıtlaşmak gibi bir niyetim kesinlikle yok.”

– “Nasıl oluyor da şu an toplantıda mfs’nin dediklerini analiz ediyor ve bir menfaat sağlamaya çalışıyoruz. Ben anlamıyorum. Ciddi ciddi bu adamın söylediklerinin olacağına inanıyor ve bunu tüm müttefiklerimizle de paylaşıyoruz.”

+ “Soysuz’u Türkiye’de bitirdiği zamanlarda birçok şeyi anlayıp ona göre adımlar atmam gerekiyordu. Ben yine de bir şekilde mfs ile anlaşabilirim. Sonuçta bizim ülke ile bağlantıları iyi seviyelere çıkacak.”

Mehmet Fahri Sertkaya

ABD’nin hali Türkiye’den farklı olmayacak

Türkiye’de ve dünyada nelere sebep olabildiğim herkes tarafından görüldü. Bunun böyle olmasını ben istemedim. Defalarca fırsat ve mühlet verdiğim halde, bana inat kararlar alındı, tavırlar sergilendi, kendini çok kurnaz zan eden ahmaklar, olmadık düşüncelere ve planlara kapıldılar. Benim kırmızı çizgilerimi hiçe saydılar. O süre boyunca beni oyalayabildikleri zannına da kapıldılar. Mühletleri bitti ve işte neticesi “şimdilik” bu…

Türkiye’de dolar 40 ya da 60 lira bile olabilir. Türkiye o kadar zor hallere düşse bile, Türkiye kullanılarak yapılan her türlü kara para işlerini baltalamaya, batı alemine akan kara ve kanlı paraları kesmeye devam edeceğim. Doğru/gerçek mali tabloları anlatmaya da devam edeceğim. Kara para bulmak için devletlerin ittifak halinde estirmek istediği rüzgarları kesmeye de devam edeceğim. O korona oyunlarına son darbeleri de vuracağım. AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüne basında, medyada, sanayide, ticarette, bürokraside, emniyette, orduda, üniversite camiasında yardım ve yataklık edenleri oyundan düşürmeye ve onları daha da perişan hallere getirmeye de devam edeceğim.

AKPKK’yi gayr-i meşru şekilde fonlayan kara paracı hükumetlere ve liderlere, onların emrindeki kara paracı gizli servislere set olmaya da devam edeceğim. AKPKK’nin resmi makamlardaki seçilmiş ve atanmış militanlarının da onlara bu güne kadar yardım ve yataklık eden, yani oy veren ve her rezilliğe rağmen alkışlayıp destekleyen milyonlarca Türkiyelinin de müstahak olduklarını bulmalarını/yaşamalarını sağlayacağım.

Bu güne kadar, birkaç tekrarla ifade ettim ama hala tam anlayamamış olanlar var. En net şekilde yazayım. Türkiye’de ve dünyada değiştirdiğim dengeler, sadece Türkiye’de değil başka ülkelerde de krizlere sebep oldu, olacak. Rusya, Çin ve müttefiklerinin, karşılarına çıkarttığım fırsatları kaçıracaklarına pek ihtimal vermiyorum. Çünkü, kısa süre öncesine kadar onlara büyük sıkıntılar çıkartmış ve karşılarındaki ülkeleri, tarafları güçlendirmiştim. Onlar, bunca kayıptan ve zorluktan sonra, bu fırsatı iyi değerlendirmek zorundalar. Benim, düşmanıma verdiğim sözlerden bile asla caymayacağımı da biliyorlar. Şimdi ise bütünüyle batı alemi risk altında ama öncelikli ve en büyük krizi yaşayan ülkenin ABD olacağı da gözler önünde… ABD de zaten büyük bir mali krizde ama dışarıya başka türlü bir görüntü veriliyor. Kara paralar kesildikçe, dengeler benim yön verdiğim şekilde değiştikçe ABD çok ama çok büyük patlayacak. Bunun yaşanmasına da ramak kaldı.

Bana itibar edenleri, bu güne kadar mahcup düşürmedim. Şimdi de isabetli çıkacağıma inanıyorum. Çünkü hiçbir şekilde beni durduramayacaklarını biliyorum. Ben durmayınca, benimle birlikte hareket eden taraflar durmayınca, Ankebut Ağının ve bu ağın kontrolündeki batı aleminin çökeceğini biliyorum. Batı alemi, dünyanın kalan diğer kısımlarını sömüre sömüre bu günlere kadar maddi refah ama manevi ve ahlaki çöküşle gelmişti. Bundan sonrasında yoluna bu şekilde devam etmesi ihtimali kalmadı. Artık yeni bir dünya düzeni var. Artık dünyada, siyasi konularda akla hemen gelen tarafların, ülkelerin haricinde, bütün dünya siyasetine istediği her an ve her meselede tesir edebilen yeni bir taraf var. Muktedirler İttifakı (Mİ) var.

Herkese tavsiyem şöyle olur:

– Benim kırmızı çizgilerime dikkat edin ve o sınırları aşmayın

– Eski dünya yok, bir daha da hiç değilse üç beş asır boyunca olmayacak, öyle ise gerçekçi olun

– Hatanın, zararın neresinden dönülürse kârdır

– Satanistlerden, masonlardan, Ankebut Ağından, ayincilerden, insan kaçıranlardan, organcılardan uzak durun

– ABD’den, AB den, NATO dan mümkün olduğunca uzak durun. Bunlarla yola çıkmayın, yolda kalırsınız

– Batının Ukrayna konusundaki son çıkışlarına da hiç takılmayın. Hepsi arkası boş çıkışlar. Batı çoktan battı…

– Ukrayna krizinde batı/NATO/AB tarafı gerçekten çatışamaz ama buna cesaret ederse, biz de Rusya’dan taraf olarak çatışmalara dahil olacağız

– An itibariyle Türkiye ile sömürgeci, kan emici, namussuz, yalancı, numaracı batı alemi arasında gerçek bir harp yaşanıyor (Batı dünyasındaki medeni insanları ve grupları tenzih ederim). Bu şartlar dahilinde iken batı dünyasının Türkiye’deki üslerinin, askeri araçlarının, cihazlarının, personellerinin hiçbirinin güvende olduğu kanaatinde değilim

– NATO ya da ABD gemileri, uçakları ya da personelleri Türkiye’nin hava, kara ve deniz sahasını Ukrayna krizi sırasında kullanmak isterse, başlarına çok çok kötü şeyler geleceğine eminim.

– Bir değil, yüz tane Tayyip olsa ve hep beraber şu anda Türkiye’nin başında olsalar, yine de bir tane mfs edemezler, varlık gösteremezler, kurduğum dengeleri bozamazlar. Buna kesinlikle emin olabilirsiniz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Verecekler alevi…

Bu gün niye yazılar yazmadım diye bakanlar, soranlar var. Ne yazayım? Zaten her şeyi baştan yazdım. Hatta bundan sonra neler olacağını da yazdım. On yıldan fazladır bu günleri bekliyorum. Bırakın da biraz tadını çıkartayım.

Dinimizi, tarihimizi, değerlerimizi alet ederek soygun, peşkeş, zulüm, cinayet, katliam, yalan, dolan, talan, fitne, fesat, ihanet, ibnelik, namussuzluk yapılırsa, bütün bu pisliklerin önü açılırsa, bunu bu şekilde yapanlara dinimiz alet edilerek destek çıkılırsa, bu şekilde gidilen yolun sonunun çok karanlık olduğunu on yıldır yazıyorum. Kaç kere isyan ettim, “Bunu böyle yapanlara lanet var” dedim. “Allah ihmal etmez, imhal eder yani mühlet verir” dedim. “Mühlet bitince neye uğradığınızı şaşırırsınız.” dedim. “Hayvanlar bile sizden daha faziletliler” dedim. “İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.” dedim. Sesimi dağ başında yalnız kalan çobanlara bile duyurdum. Ne oldu? Hiç kimse dönmedi bu sonu felaket olan yoldan…

Ne olacaktı? Bu kadar rezilliğin, bu kadar münafıklığın, bu kadar günahın, bu kadar namussuzluğun, bu kadar zulmün/adaletsizliğin, bu kadar mel’unluğun cezasının bir kısmı bu dünyada verilmeyecek miydi? Bu kadar iyi insanın ahı tutmayacak mıydı?

Haydi, hep beraber göreceğiz. Bunlar bir şey değil, Türkiye’deki milyonlarca kişi ölümlerden ölüm beğenecekler. “Ey ölüm neredesin” diye diye krizlere girecekler. Lakin canları tatlı, akılları başlarında, ölümden sonrasının var olduğunu kesinlikle biliyorlar, öyle hemen intihar da edemeyecekler. Sonra feci feci musibetlerle ölecekler ve cehenneme girecekler. Bir daha hiç çıkmamak üzere girecekler. Orada da kendilerine has bir yerleri olacak. Sıradan cehennemliklerden olmayacaklar. “Sen misin bu kadar hırsızlığa, adiliğe, rezilliğe, yalana, namussuzluğa, soyguna bir de Allah’ın ayetlerini ve resulünün hadislerini alet ederek destek çıkan? Haydi söyle, neden böyle yaptın?” diyecekler, verecekler alevi… Sonra yine, sonra yine, sonra yine ve son yok. Sonsuz azap devam edecek.

Allah, yoldan çıkıp sapıtan kavimlere cezalarını verecekken önce açlık, yokluk, yoksulluk ile veriyor. Bu ilk cezalandırma kısmında, açlığın da tesiriyle nefsini yenecekler ve istikamete girecekler varsa, giriyorlar. Bu şekilde bu ceza, şefkat tokatı oluyor. Onlar için rahmet vesilesi oluyor. Bu açlık, kıtlık zamanı, aynı zamanda ayar almayacak diğer kullara da son bir ikaz oluyor. Sonra, açlığın, yokluğun devamında kurtulmayı beklerlerken musibetler üst üste geliyor. Topluca ibret-i alem oluyorlar. Büyük çoğunluğunun mezarları bile olmuyor. Dünya tarihi bunun çok çok yüksek sayıdaki misalleri ile dolu…

Mehmet Fahri Sertkaya

Türkiye’ye dair ümitleri kalmadı

Türkiye’deki yabancı bankalar arasında, bir fırsatını bularak, bir şekilde Türkiye’den çekilip gitmek isteyenler var. Son derece sıkıntılı hallerdeler. Önlerini göremiyorlar. Türkiye’ye dair ümitleri kalmadı. Kendi aralarında bu minvalde değerlendirmeler yapıyorlar. 

Türkiye’deki müşterilerinin çoğunun batak halde olduğunu, ellerinde haciz yoluyla alınmış çok fazla gayr-i menkul olduğunu, sistemlerinin zorlandığını, siyasi iradenin ve Merkez Bankasının güven vermediğini, bu şartlarda Türkiye’de faaliyete devam etmenin çok büyük risk arz ettiğini v.b. konuşuyorlar. Aslında çoktan kendilerine odaklı hamleler yapacaklardı, böyle yapmaları Türkiye’deki krizi daha da büyütecekti ama üstten gelen baskılarla bundan geri durdular. 

Üstten ne kadar büyük baskılar geldiğini ve ne kadar zor hallere düşüldüğünü anlamak için UBS’nin son açıklamasına da bakılabilir. UBS, bundan sonra Türk lirasıyla ilgili rapor yayımlamayacak. Ayrıca UBS, yayınladıkları son Türk lirası tavsiye raporlarını yatırımcıların artık dikkate almamaları gerektiğini de belirtti.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hiç komik değil…

Son dönemde Katar ile Türkiye arasındaki tuhaf trafiğe dair açıklamalar yapmak zorunda kalan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bir ülkenin iyi fırsatlar sunması demek, o ülkedeki ekonomik şartlar iyi demektir. Elbette her yatırımcı bunu değerlendirmek ister” demiş. 

İşi gırgıra vurmuş ve komik olmak istemiş desek, komik değil… Ciddiyetle bir açıklama yapmış olduğuna ihtimal versek, ciddiye alınabilecek gibi değil… Öyle ise bu işin içinde büyük bir art niyet, büyük bir aldatıcılık olmalı. 

Ortalama zekaya sahip her insan sorar;

– Türkiye’nin mali vaziyetinin iyi olduğuna hakikaten, şu ahvalde bile inanıyor musunuz?

– Gerçekten iyi ise neden dünyanın diğer devletleri ve dev holdingleri yatırımlar yapmıyorlar? Neden son aylarda Türkiye’den adeta kaçıyorlar? Neden Türkiye içindeki nakitlerini bile Türkiye dışına çıkarttılar? 

– Neden “her yatırımcı” değil de sadece Katar, BAE gibi kara para devletçikleri şu sözde fırsatları değerlendiriyorlar?

– Ülkenin maliyesi hakikaten iyi ise ve kaçırılmayacak fırsatlar varsa, neden onlar Türkiye’ye koşmuyorlar da siz onların ayaklarına gidiyorsunuz?

– Neden aranızda çevirdiğiniz işler şeffaf değil ve neden böyle baskı/şüphe altında kaldınız da böyle itibar edilmez açıklamalar yapıyorsunuz?

Mehmet Fahri Sertkaya

Bana sorarsanız, güvenmeyin…

Bu söylediklerine, Maliye bakanı Nureddin Nebatinin kendisi bile inanmıyor. Geleceği Allah bilir ama görünen köy de kılavuz istemez. Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur. O Nureddin Nebati de o makamda fazla kalamaz.

“Dolar en az 16 lirayı görür, sonra daha üstüne çıkma ihtimali de var.” demiştim. Daha yükselmemesi için samimiyetle, dürüstlükle, temelden ve kurtarıcı müdahaleler yapılması gerektiğini ifade etmiştim. Hala her şeyi daha da berbat etmek istercesine hamleler yapmaya devam ediyorlar. Sorunları geçiştirmeye, yalan beyanlarda bulunarak milleti ahmak yerine koymaya, kendilerinin bile inanmadığı açıklamar yapmaya, vaatlerde bulunmaya ve çok değerli vakti ziyan etmeye devam ediyorlar. Milletin tepkileri arttıkça da devlet gücünü hukuksuz şekilde kullanmaya, hukuk tanımaz tavırlar sergilemeye, daha da sert oynamaya, milletin polisini milletin peşine takmaya devam ediyorlar. Sokak röportajları yapanları toplamaya oynayacak kadar çaresiz, aciz ve bitik haldeler. İşte bu gidişin/yolun sonu da tartışmaya mahal vermeyecek kadar kesinlikle belli;

– 1 dolar, 25 Türk lirası olur

– Açlık, yokluk daha da artar

– Karaborsa daha da artar

– Suç oranları patlar, yer yer yağmalar da görülür

– İntiharlar, isyanlar daha da artar, resmi makamların önünde kendi yakan insanlar günlük hadiselerden sayılır

– Halk hareketleri başlar

– CB külliyesi etrafında, midesi boş, geleceği karartılmış, sinir sistemi patlatılmış milyonlarca insan toplanır

– Suçişleri bakanı değişir

– Adalet bakanı değişir

– Maliye bakanı değişir

– Sağlık bakanı değişir

– Açıklamalar ve vaatler de değişir

Lakin iş işten geçmiştir, gecikmeli değiştirmeler fayda sağlamaz. Ve Tayyip, yıllardır söylediğim gibi, meşru bir millet darbesi ile devrilir.

Mehmet Fahri Sertkaya

İşin rengi iyice değişiyor. Koyu AKPKK’liler bile isyan etmeye başladılar.

Açlık, yokluk, kıtlık yaşayıp da isyan etmeyecek bir tek AKPKK’li bile yok. Dünyevi menfaatler için Allah’ın dinini, kitabını bile siyasetlerine alet ettiler. İbneliğin, zinanın, evlilerin zinasının serbest bırakılmasına bile ses etmediler. Yine de ayet ve hadis mealleriyle, İslami temalarla AKPKK’ye destek verebildiler. “Yapmayın, bu kadarını yapana Allah lanet eder. Dünyanız, ahiretiniz cehenneme döner” diyenleri de dinlemediler.

Bu güne kadar menfaatleri için destek verdikleri AKPKK’den menfaatleri kalmamışsa hatta büyük maddi zararlar görüyorlarsa, sadece menfaatleri için yaşayan bu yığınlar, AKPKK’ye neden daha fazla destek versinler?

Şimdilerde bizlerden daha çok hak, hukuk, vicdan, insanlık çıkışları yapacaklar…

“Millet uyandı. Gerçekleri gördü ve konuşuyor” diyenlerin karşısına dikilip “Hayır! Aç kaldılar aç… Menfaatleri kesildi.” diyeceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Pezevenk konuştu…

Pezevenkten ahlak dersi…

Memleketin en büyük ahlaksızlarından ve en önde gelen pezevenklerinden biri olan, umumhaneler sahibi olmasıyla da bilinen Numan Kurtulmuş konuştu: “Devletin kendisine vermiş olduğu Türk Lirası’nı gidip dövize yatırmak bir ahlaksızlıktır”

“Diyanet’in başında bir pezevengin ne işi var?” başlıklı yazılar yazmamdan ve gerçek yüzünü, gizli yahudi bir kara paracı ve pezevenk olduğunu herkese anlatmamdan sonra bir anda kabinede Turizm bakanlığı gibi pasif bir bakanlığa çekilen… Sonra ilk fırsatta kabine dışına atılan, zaruret olmadıkça ağzını bile açmak istemeyen pezevenk Numan’ın konuşmuş olması, AKPKK’nin ne kadar köşeye sıkıştığını da iyice gözler önüne sermiş oldu.

Onunla aynı anlarda, yine gizli yahudi olan Tuğrul Türkeş’e de sert darbeler vurmuştum ve o da Boşbakan yardımcısı olmasına rağmen bir anda kendini geriye çekmişti. O günden beri de zaruret olmadıkça sesi çıkmıyor.

“Bırakın şunun yalanlarını… Bahçeli ile kavga etmiş, arası bozulmuş da AKPKK’ye gelmişmiş… O Tuğrul, AKPKK yahudiler, masonlar, ermeniler ve türlü vatan hainleri tarafından kurulurken, daha kurulma aşamasında en aktif rol alan hainlerden biriydi.” diye yazmıştım. Tuğrul, “Kim uyduruyor bunları, nereden çıkıyor bu iftiralar. Yok kardeşim öyle bir şey” demek yerine, pılı pırtıyı toplayıp kaçmayı, geri çekilmeyi tercih etmişti. Neler olduğunu çok az kişi anlayabilmişti. Kalabalıklar anlayamayınca, gazeteciler Tuğrul’a neler olduğunu, neden bir anda oyundan çıktığını sordular. Tuğrul da “Eee, valla ben de bilmiyorum” demiş, başka bir şey de diyememişti.

Belki bu gün yarın Tuğrul da konuşur. Ahlak satmaya falan başlar da hep beraber kahkahalar atarız. “AKPKK’nin yıkılışı ne kadar evlere şenlik oluyor. Bakalım bunların yargılanmaları nasıl olur.” deriz.

Google’a “Tuğrul Türkeş” yazıp bir boşluk bırakıyorsunuz, ikinci sırada “Tuğrul Türkeş nerede” çıkıyor. Anlaşılıyor ki çok yüksek sayıda insan Tuğrul Türkeş’in nerede olduğunu merak edip aratmış, aratıyor.

Hatta Google’ın arama hızlandırma özelliğinden anlaşılıyor ki, çok sayıda insan, Tuğrul Türkeş’in ölmüş olma ihtimalini de düşünmüş ve aratmış.

Mehmet Fahri Sertkaya

Boğazımıza kadar geldi, patlamaya yer arıyoruz.

Almanya yine terörün ve teröristin yanında yer aldı

Türkiye’de bölgede faaliyet gösteren çok sayıda terör örgütünün içinde “adamları” bulunan, bu ülkelerin siyasetçileri arasında da çok sayıda “adamları” bulunan, devlet eliyle kara para işleri yapan, dünyanın en çok sübyancı bulunan ülkelerinden biri olan, sınırları dahilinde yok olmuş on binlerce mültecinin akıbetlerine dair bir açıklama yapamayan Almanya, yine aynı şeyi yaptı. Almanya açıkça katillerin, sadistlerin, canilerin, tecavüzcülerin, insan kaçakçılarının, organ kaçakçılarının, uyuşturucu kaçakçılarının, bombalı terör eylemlerinde sivilleri bile katledenlerin yanında yer aldı.

Cezaevinde tutuklu bulunan HDPKK Eski Eş Başkanı ve terörist Selahattin Demirtaş’a, Almanya’nın Weimar Belediyesi tarafından “2021 İnsan Hakları Ödülü” verildi. Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth da törene katılarak terörist Demirtaş’ı öven bir konuşma yaptı.

Türkiye’de Kürt sorunu olduğunu iddia eden Türkiyelilerin tamamına yakının gizli ermeni, gizli süryani, gizli ezidi, gizli yahudi v.b. etnik unsurların mensupları olduğunu çok iyi bilen ve bunlarla birlikte insanlık dışı surette terör ve kara para işleri yapan Almanya’da, söz konusu törende, Türkiye’de kürt sorunu olduğu vurgusu yapıldı.

Roth, “Demirtaş cesarete sahip, kalbi olan, sıcak kalpli ve zeki bir siyasetçi, bir insan hakları savunucusu ve demokrat. Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir umut” diye konuşabildi.

Böylelerine bir saat içinde tükürdüğünü yalatabilecek güce fazlasıyla sahip olan Türkiye’de, ne yazık ki gizli yahudilerin, gizli ermenilerin, gizli masonların AKPKK projesi/hükumeti iktidarda… Lakin Almanya ve benzeri ülkeler de biliyorlar ki iktidarın sayılı günleri kaldı.

Ve herkes biliyor ki AKPKK projesinin uygulanmasında, AKPKK’nin iktidara getirilmesinde ve bunca yıldır iktidarda tutulmasında kritik rolü olan, Tayyip Erdoğan piyonunu sürekli emri altında tutan, gizli Ermeni ve MİT piyonu Abdullah Öcalan’ı astırmayan, Türkiye’ye yapılan her türlü ihanetin ve kötülüğün başını çeken, Almanya dahil olmak üzere pek çok batılı ülkeye de çalışan o Devlet Bahçeli’nin de sayılı günleri kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Uçmanın da bir sınırı, ahlakı, ciddiyeti olmalı, dönmenin de…

Yüzde bir bile oy oranı olmayan, halkın hiçbir kesimi tarafından muteber görülmeyen ve sevilmeyen…

Bu güne kadar AKPKK ile birlikte binbir türlü vurgun, soygun, ihanet, terör, cinayet ve savaş suçlarının suç ortağı olan…

180 derece değil de tam 360 derece dönen ve bu şekilde hala Tayyip ile danışıklı dövüşen…

Son birkaç gündür ise Tayyip’i kollamak için kendini çok açık eden Ahmet Davutyan konuştu:

“Seçim ortamına girmeden, seçim yasasını görmeden herhangi bir ittifak angajmanı içine girmeyeceğiz.”

Mehmet Fahri Sertkaya

Daha neler neler denebilir şu yaşanana…

Soygun, hırsızlık, zulüm, kan emicilik… Daha neler neler denebilir şu yaşanana…

Her kalemde onlarca yıldır devam eden şu soyguna ve zulme rağmen şu anda devletin kasasında memura maaş verebilecek kadar bile para yok.

Osmanlı devletini kasten içeriden batırma planlarının son kısmında sahne alan İttihat ve Terakki Fırkası (Birlik ve Kalkınma Partisi, kısaca İT) bile sözde Adalet ve Kalkınma Partisinin yanında ak sütten çıkmış ak kaşık misali kalır.

İT’in içi de AKPKK gibi tıka basa gizli yahudi, gizli ermeni, gizli rum, gizli mason doluydu ama onlar AKPKK’lilerin yapabildiklerini hayallerinde bile mümkün görmüyorlardı. İbneliği, ibne derneklerini, zinayı, misyonerliği kanunen serbest bırakmayı dillendirselerdi bile ölümlerden ölüm beğenirlerdi.

Şimdi Türkiye’deki herkesin bu soruları sorması lazım. İktidara getirilmiş gizli kimlikli, omurgasız hainler vasıtasıyla ve hukuksuz kanuni düzenlemelerle bu milletten onlarca senedir çalınan bu kadar para hangi batı ülkelerine gitti ve hala gidiyor? İsrail’e de aktı mı ve hala akıyor mu? Bütün bunlar, en temelde mason tarikatı kullanılarak mı yapıldı?

Mehmet Fahri Sertkaya