Soygun, hırsızlık, zulüm, kan emicilik… Daha neler neler denebilir şu yaşanana…

Her kalemde onlarca yıldır devam eden şu soyguna ve zulme rağmen şu anda devletin kasasında memura maaş verebilecek kadar bile para yok.

Osmanlı devletini kasten içeriden batırma planlarının son kısmında sahne alan İttihat ve Terakki Fırkası (Birlik ve Kalkınma Partisi, kısaca İT) bile sözde Adalet ve Kalkınma Partisinin yanında ak sütten çıkmış ak kaşık misali kalır.

İT’in içi de AKPKK gibi tıka basa gizli yahudi, gizli ermeni, gizli rum, gizli mason doluydu ama onlar AKPKK’lilerin yapabildiklerini hayallerinde bile mümkün görmüyorlardı. İbneliği, ibne derneklerini, zinayı, misyonerliği kanunen serbest bırakmayı dillendirselerdi bile ölümlerden ölüm beğenirlerdi.

Şimdi Türkiye’deki herkesin bu soruları sorması lazım. İktidara getirilmiş gizli kimlikli, omurgasız hainler vasıtasıyla ve hukuksuz kanuni düzenlemelerle bu milletten onlarca senedir çalınan bu kadar para hangi batı ülkelerine gitti ve hala gidiyor? İsrail’e de aktı mı ve hala akıyor mu? Bütün bunlar, en temelde mason tarikatı kullanılarak mı yapıldı?

Mehmet Fahri Sertkaya