Etiket arşivi: Süleyman Soylu

Hala Türkiye’yi karıştırmak istiyorlar ve onlardan önce biz karıştırabiliriz

Hala Türkiye’yi karıştırmak istiyorlar ve onlardan önce biz karıştırabiliriz

Çok acımasız, çok kanlı ve çok haince planları var. Soysuz ve onu oynatan milletler arası suç teşkilatı, Türkiye’yi hala karıştırmak istiyor. Türkiye’de çok büyük terör hadiseleri ve bombalı/kanlı olaylar yaşanmasını istiyorlar. Bu terör saldırılarını kontrollerindeki terör gruplarına kendileri yaptıracaklar. Peşi sıra pek çok ilde kalabalıkların sokaklara inmesini de sağlayacaklar. Vaziyete bakıp gerekirse Türk – kürt, Türkiyeli – Suriyeli, Sünni – Alevi çatışmaları da çıkartmak isteyecekler. Ülkeyi bir anda epeyi karıştıracaklar.

Daha çok karışıyorken, çok yerinde müdahaleler yapmış ve olayların hepsini bastırıp teröristlere haddini bildirip kontrolü sağlamış kahramanı oynayacaklar. En çok da Soysuz bu görüntüyü verecek. Asıl kısma ise bundan sonra geçecekler. Tayyip’in çok yaşlandığını, çok hastalıklarının olduğunu ve artık sorumluluklarını yerine getiremediğini, bu nedenle ülkede çok ciddi sorunların yaşanabildiğini, artık Türkiye’nin idaresini bırakması gerektiğini konuşacaklar. Kontrollerinde olan sözde gazeteciler ve medya personelleriyle, soysal medya trolleri ve bot hesapları üzerinden de büyük bir kamuoyu oluşturmak isteyecekler. Olabildiğince kısa sürede ve ani şekilde, bir oldu bitti ile Tayyip’i devirmek isteyecekler.

Sonrasında ise Rusya, Çin, Biden çetesiyle ortak hareket ederek onların namına Türkiye’nin idaresini ele almak isteyen bu Soysuz’u ülkenin başına geçirecekler. Hem de bu güne kadar da halk tarafından aslında sevilmediği, itibar görmediği, türlü sahtekarlıklarla aksi yönde haberler, yayınlar ve paylaşımlar yapılarak el üstünde tutulmaya çalışıldığı ve bu günlerde ise herkesin nefret ettiği ve bakanlıktan derhal alınıp yargılanmasını istediği bu Soysuz’u Cumhurbaşkanı yapmaya oynayacaklar. Akıl alır gibi değil ama planları gerçekten de böyle…

Bir planları da yeni bir darbe tiyatrosu üzerine kurulu… Sözde bir darbe teşebbüsü yaşanacak, bazı idareci kişilerle birlikte Tayyip’ten de haber alınamayacak. Bu zor zamanda Soysuz kahramanca müdahaleler yapıp darbeyi bastırmış kişi rolünü oynayacak. Sonra çıkıp pek çok idareci gibi Tayyip’in akıbetinin de henüz bilinemediğini ve ülkede otorite boşluğu olmadığını, her şeyi kontrol edeceğini açıklayacak. Fiilen ülkenin iplerini eline almış olacak.

Hemen şimdi bir kaç delil paylaşsam bu Soysuz herifin hakkında, cumhurbaşkanı olmasını geçtim, sokağa bile çıkamaz ve onu her gören TC vatandaşı gördüğü yerde insanlık namına sıkar, indirir. Öyle olmasa bile devamında savcılar da delilleri görmezden gelemezler. Hatta büyük ihtimalle insanlar sokaklara dökülüp “Bu adam ne imiş böyle, asın şunu” diye eylemler yaparlar. Tempo tutarlar.

O kısımda da savcılar hala vazifelerini yapmazlarsa, yine sorun olmaz. Biz de karşı grup olarak sokaklara hem de çok kalabalık şekilde ineriz. Sonrası bizim mesuliyetimiz değil, ezer geçeriz. Çünkü söz konusu olan, vatan…

Mehmet Fahri Sertkaya

Soysuz Peker’i de eline düşürmek istiyor

Soysuz Peker’i de eline düşürmek istiyor

Soysuz, Sedat Peker’le de gizlice anlaşmak istedi. Sedat’a teklifler yapıldı. Yeni bir Türkiye kurulacağı ve bu yeni Türkiye’de AKPKK’nin ve Türkiye’nin başında Soysuz ile çetesinin bulunacağı söylendi.

Sedat’ın Türkiye’ye getirilmeyeceği, cezaevine konulmayacağı, Sedat’ın kara para işlerine Türkiye’de hiç sorun çıkartılmayacağı, yurt dışına para transferlerinde de sorunlar yaşatılmayacağı, bulunacağı ülkelerde rahat etmesinin ve güvenliğinin sağlanacağı gibi sözler verildi.

Bunlara karşılık olarak da Tayyip’e vurması, Tayyip sonrasının hazırlandığı şu süreçte kendilerinden yana durması istendi.

Sedat, haftalardır devam eden mücadelesinde hep Tayyip’e zarflar attı ve onun Soysuz’u bitirmesini bekledi. Tayyip haftalarca sessiz kalarak vahim bir hata yapmışken, üstüne çıkıp haftalar sonra Soysuz’u açıkça savunacak kadar güçsüz ve çaresiz bir görüntü verince, Sedat da haklı olarak gemileri yaktı. Soysuz tarafı da bunu fırsata çevirmek istedi.

Ön görüşme seviyesinde devam ediyor şu anlarda ama Sedat, ani bir kararla Soysuz’a güvenirse Soysuz ona oyun kuracak. Hem Tayyip’i devirecek hem de MİT ve Hakan Fidan üzerinden Sedat Peker’i oyundan düşürecek. Öğrenebildiğimiz kadarıyla Soysuz – Fidan çetesi bu işte IŞİD teröristlerini de kullanacaklar.

Elbette ki Soysuz ve arkasındaki ülkeler, gizli servisler ve çeteler, ben varken planlarının başarılı olamayacağını biliyorlar. Bu nedenle bütün bu işleri çevirirlerken bir şekilde beni ve teşkilatımı hatta belki de cemaatimi de yok etmek, dağıtmak, cezaevlerine doldurmak isteyecekler.

Neresinden bakılırsa bakılsın, en fazla bir iki gün daha Tayyip böyle etkisiz eleman olarak kalırsa ve sahaya müdahale etmezse, öyle ya da böyle çok büyük olaylar yaşanacak. Çünkü biz hiçbir şeyden korkmadan dik dururuz ve iktiza edenler ne ise onları yaparız.

Öyle ya da böyle ortalık karışacaksa…

Bu güne kadar binbir türlü somut delil paylaşabilirdim. Ceza evi süreçleri bile yaşadım ama somut delilleri paylaşmadım. Sadece Libya’ya silah kaçırılan Amazon isimli geminin silah dolu haliyle videosunu/delilini paylaşmıştım ve bunu yaptıktan birkaç saat sonra da “Yanlış oldu bence… Delil paylaşmamamalıydım” diye açıkça yazı yazmıştım.

Şimdilerde, bunca iyi niyetimize ve bunca ikazlarımıza rağmen, resmen ipleri elinde tutan kişilerin, başta da Tayyip’in ısrarlı şekilde hatalı duruş/tavırlar sergilemesi ve sorunu kaynağından kesip söküp atmaması, zaten Türkiye’de ve dünyada sahanın çok büyük şekilde karışacağını gösteriyor.

O halde, bu güne kadar, saha çok karışmasın ve olaylar kontrolümüzden çıkmasın diyerek somut delil paylaşmamış olan ben, neden deliller paylaşmayayım.

Yarın ve öbür gün hala Soysuz o bakanlıktan alınmamışsa ya da istifa etmemişse, ben çok sarsıcı suçların, son derece somut ve sarsıcı delillerini paylaşmaya başlayacağım. İşe de evvela Soysuz’un emriyle öldürülen Silivri eski Emniyet Müdürü Hakan çalışkan dosyasını açarak başlayacağım. Delilleri her türlü sosyal ağ hesaplarından, ayrıca bloglarla sitelerden paylaşacağım gibi aynı anlarda ülkenin önde gelen birkaç adliyesine de teslim ettireceğim.

Soysuz, Hakan Çalışkan’ın gerçek katilidir

Yıllar önce anlatmıştım. Hakan Çalışkan, Soysuz’un emriyle öldürüldü. Bu işte mafya adamı gibi görünen MİT mensupları da kullanıldı. Emniyet Teşkilatının personellerinden de kullanıldı. İntihar görüntüsü de verildi. Resmi evraklarla da oynandı, deliller de karartıldı. Türlü vahim suçlar işlendi…

Basına yansıyanlar tamamıyla gerçek değil. Eksik, aksak, zorlama, çarpıtma dolu. Asıl mesele büyük bir uyuşturucu mafyasının en tepe isimlerinden biri olan Soysuz’un, çetesinin ve ayrıca oğlunun suç üstü olarak kısacık sürede yıkılabileceği bir sürecin başlamasına mani olmak meselesiydi. Bunu yaptılar. Çok safhasında da suç delillerini tamamen yok edemediler. Bu deliller sadece bende de değil, başkalarında da var.

Hakan Çalışkan öldürülmesinden aylar önce Akademi Dergisine, yazılarıma, mücadeleme denk gelmiş vatansever ve işini hakkıyla yapan dürüst bir kardeşimizdi. Soysuz’un oğlunun peşindeydi. Suç üstü yapmak ve buradan ilerlemek istiyordu. Çalışkan’ın bu işte paslaştığı geniş bir çevresi ve bağlantıları da vardı. Gizlice dosyalar oluşturulmuş ve safha safha ilerliyorlardı.

Artık Türkiye’nin ve dünyanın bunları delilleriyle duymasının, görmesinin vakti gelmiş mi, gelmemiş mi, bir iki güne belli olacak…

Soysuz her fırsatta delilleri ve şahitleri de yok ediyor. Şimdi bu yazdıklarımdan sonra, Hakan Çalışkan cinayetinde kullandığı MİT personellerini ve ayrıca Emniyet Teşkilatı mensuplarını da öldürtmek isteyecektir. Bu, neticeyi değiştirmez, çünkü çok somut deliller var.

Bu işte kullanılmış kişilere de yetkili makamlara sığınıp itirafçı olmalarını tavsiye ederim. Yoksa onlar için de yolun sonu görünüyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Tayyip’in üzerine de kalın bir çizgi çekmek istiyorlar

Tayyip’in üzerine de kalın bir çizgi çekmek istiyorlar

Tayyip bu gün yarın Soysuz’u oyundan düşürmezse, Soysuz tarafı onu oyundan düşürecek.

Tayyip dik durmakta ve hamleler yapmakta çok gecikti ve hala gecikiyor, hala kaçınıyor. Haberi bile yok ki onun düşüşü için son planlarını yapan ülkeler ve ülkemiz içindeki soysuz piyonlar var.

Mehmet Fahri Sertkaya

İbrahim Kalın’ın üzerine kalın bir çizgi çekmek istiyorlar

İbrahim Kalın’ın üzerine kalın bir çizgi çekmek istiyorlar ve bu, Türkiye’nin menfaatine olmayacak. Anlaşılan o ki Biden çetesi rahat durmayacak. Çin, Rusya ve Biden çetesi ortaklığına çalışan her resmi kimlikli kişinin kısa sürede oyun dışı bırakılması, Türkiye’nin menfaatleri icabıdır.

Mehmet Fahri Sertkaya

Benden ikaz etmesi…

Benden ikaz etmesi…

Devletimizin Emniyet ve Jandarma teşkilatı soysuz heriflerin oyuncağı değildir.

İstanbul il sınırları içindeki bütün emniyet ve jandarma teşkilatı mensuplarını uyarıyorum.

Binbir türlü yalanı, iftirası, hukuksuzluğu, cinayeti, kara paracılığı, mafya bağlantıları meydana serilmiş ve kendini savunamaz bir hale düşünce de yeniden yalanlara, tehditlere, hukuksuzluklara sığınmış bir sözde İçişleri Bakanının keyfi ve çılgınca planlarına alet olmayın. Mensubu buluğunuz resmi kurumları, bu kurumların resmi kimlikli personellerini bu planlara alet etmeyin.

Burası bir hukuk devletidir. Mafyalara, başka ülkelere ve gizli servislere çalışan sözde bir bakanın her istediğini yapabileceği, yaptırabileceği ve şunca rezalete rağmen o makamda durabileceği bir devlet değildir.

Bu kadarı Bolivya’da, Kamboçya’da, Papua Yeni Gine’de bile görülemez. Şu vakte kadar istifa etmemesi ya da görevinden alınmamış olması ve hatta gerçek bir ya da birkaç soruşturmanın başlatılmamış olması bile devasa bir hukuksuzluk ve terördür.

Soysuz’un hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Döneceği bir köşe ve çıkış yolu da kalmamıştır. Onu derinlerin, mafyaların, kara paracıları, Türk ve İslam düşmanlarının ve en çok da Rusya ile Çin’in hala o makamda tutmaya çalışmaları, Türkiye ve dünya siyasetinde olağanüstü depremlere sebep olacaktır. Elbette bu siyasi depremlerin enkazları altında kalanlar da olacaktır.

Enkaz altında kalanlardan olmayın. Aklınızı başınıza alın ve bu derece ayarından çıkmış hukuksuzluklara alet olmayın. Benden ikaz etmesi…

Aksi halde çok can yanacak, çok kan dökülecek, sözde bakandan sonra millet de hukuk tanımaz tavırlarla mücadeleyi seçecek, ülke de karışacak, peşi sıra pek çok ülke/hükumet de karışacak… Bunun gerçek yargılama safahatı olacak ve o kısımda da canlar yanacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Soysuz!

Soysuz!

Otuz otobüs dolusu özel harekatçı hatta bordo bereli bile kullansan… Bahçeli’yi, MİT’i, mafyaları, organcıları, uyuşturucu taciri eli silahlı çeteleri değil, dünyanın bütün Satanistlerini, Masonlarını ve Türk/İslam düşmanlarını da arkana alsan… Amerika’yı, Rusya’yı, Çin’i değil, yanına daha onlarca ülkeyi de alsan ve bana operasyon yapmaya kalksan, o kuşatmayı bile yararım.

Çatışa, çatışa, sıka sıka Ankara’ya çok kalabalık gelir ve seni Suçişleri Bakanlığının binasından alır, evire çevire döver, kırılmadık kemiğini bırakmaz, sonra kan revan içinde orada yargılar, orada asarım.

Ben mafya babacıkları gibi iki cümlede bir yeminler ekleyerek kuru sıkı sıkmam. Demişsem yaparım.

Senden ve seni piyon olarak oynatan suç çetelerinden nihayet ben de kurtulurum, millet ve memleket de kurtulur, insanlık da kurtulur.

Benim kafamı bozma, benim ayarlarımla oynama. Seni hukuksuz şekilde getirildiğin o bakanlık binasına gömerim. Bunu yapmak için iç savaş değil, aynı anda 3. dünya savaşı çıkması gerekse de çıkartırım ve yaparım.

Seni o bakanlıkta tutmaya çalışan herkesi, her şeyi yıkıp geçeceğim. Ben de bu ülkede mfs isem, seni orada tutabilen bir güç unsuru varsa, haydi meydan… Haydi tutabiliyorlarsa tutsunlar. Senin gibi bir basit piyona değil, hepsine restimi çekiyorum ve açıkça ilan ediyorum:

  • Bu derece hukuk tanımaz, utanmaz, arlanmaz bir tarzda bu devleti idare edebileceklerini, hakkında bu kadar somut suç delili varken hala bir soysuzu içişleri bakanlığında tutabileceklerini zan eden ahmaklar, kendilerini bir nane zan eden teşkilatlar, kısa süre içerisinde sert kayaya çarpacaklar.

Soysuz devri kapanmıştır. Böyle çılgınca operasyon denemeleri de buna mani olamaz. Herkes aklını başına alsın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu filmin konusu belli

Bu filmin konusu belli

Bu filmin konusu belli ama hala sadece aksiyon sahnelerine odaklanarak konuyu anlayamamış olanlar ezici çoğunluğu oluşturuyorlar. Sağda solda yorumlar yazanlar ve analiz videoları yayınlayanlar bile çoğunlukla konudan habersizler.

“Tayyip gitsin de gitsin” diyerek, önünü sonunu hesap etmeden onu bir an önce göndermek isteyenler bilsinler ki gelen gideni aratabilir.

Şu anda vizyonda olan filmin ana temasını Sedat Peker birkaç gün önce yine fark ettirdi ki o da şudur: Solomon Soysuz ve Mehmet Ağar’ın ve bunlarla birlikte hareket eden mafyaların ve gizli servislerin, Türkiye’nin idaresini ele geçirme, Tayyip’ten sonraki Türkiye’yi ve Türkiye üzerinden dönen bütün kara para trafiğini kontrolde tutma savaşı…

Bu filmin konusu budur hanımlar, beyler! Sadece aksiyon sahnelerine ve konuyu kendisi anlamadığı halde hatalı değerlendirmeler yapanlara takılmayın.

Sözü uzatacak değilim. Tayyip’in ve içinde bulunduğu sistemin ifşa olması ve sadece Türkiye’de değil bütün dünyada yıkılması için senelerdir bunca mücadeleyi verip bunca bedeli ödemiş biri olsam da şu andaki bu çatışmada “Tayyip gitsin de ne olursa olsun, yeter ki gitsin” diyenlerden olmam. Öyle iş olmaz. Memleketin menfaatine hareket etmemiş olurum.

Bu filmin sonuna gelinmeden gösterimden kaldırılmasına sebep olmadıysam, fazla müdahale etmediysem ve ağırdan aldıysam sebebi işte budur. Artık sahadaki bütün taraflar da kararlarını buna göre almalılar.

Elbette ki Tayyip düşmeli ve yargılanmalı ama… Bu olsun diye Rusya ve Çin’in piyonu olmuş kara paracı, çeteci Soysuz’un, Ağar’ın ve bunlarla paslaşan kara paracıların memleketin idaresini tamamen ele geçirmelerine zemin hazırlamak, izin vermek, vatana ihanet olur. Böyle bir şey yapmayacağım gibi, bunu yapmak isteyenlere sahayı da bırakmayacağım zaten tartışılmaz bir gerçek olarak gözler önünde duruyor.

Yine tartışılmaz bir gerçektir ki şu anda benim gibi durmayanlar, bu gün ya da yarın benimle bir arada duramazlar. Beraber yol alamazlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sahadaki pek çok kişi bir plan dahilinde konuşturuluyor ya da susturuluyor

Bir de bu var…
Çok taze. Damarlarındaki kana kadar hatta iliklerine kadar Akademi Dergisi tesirindeki Sedat Peker’in şahane ve zekice bir oyun kurduğu yok. Şu ana kadar hiçbir şey anlatmadığı bile iddia edilebilir. Birkaç konu başlığına dokunup geçti ve gerisi laf kalabalığı… Zaten böyle yapması istendi. Sadece Sedat değil, Sedat’ı oynatanlar da gece gündüz Akademi Dergisi ile yatıp kalktılar. Konuları, üslupları, konuşmaları, yazışmaları tamamen değişti.

Akademi Dergisinde, Sedat’ın anlatamadığı neler neler anlatıldı ama milyonlara ulaşmasına izin verilmedi.

Şu var ki kötü taklitlerin çok yakında kullanma süresi bitecek ve asıl olan Akademi Dergisi Türkiye’ye ve dünyaya yön vermeye devam edecek.

Sahadaki pek çok kişi bir plan dahilinde konuşturuluyor ya da susturuluyor.

Bunlardan sadece biri Sedat Peker…

Bir de bu var. Bu da taze sayılır. Pek çok kimse bunu da gözden kaçırdı ve gelişmeleri doğru değerlendiremiyor.

Prof. Dr. Gürses, “Cumhurbaşkanı Erdoğan güvende değil” dedi ve şöyle devam etti:

“Tayyip Erdoğan’a da ilettik buradan da söyleyelim; Çevresindeki (2 Bakan 1 Başkan) birkaç kişi Tayyip Erdoğan rahatsız ülke yönetimini biz ele aldık deyip bu milleti hapse atarlar. ( 3 kişi 3 Kahraman gözüken…) Böyle bir şey olursa hemen ayaklanın!”

Mehmet Fahri Sertkaya

“Tayyip’i bir şekilde öldürmeleri gerektiğini söylüyor

Şu Akademi Dergisi’nin Telegram’daki arşivinde neler neler var:

24 Temmuz 2020

“Tayyip’i bir şekilde öldürmeleri gerektiğini söylüyor

Soysuz da sürekli baş ağrısı, kafa karışıklığı, şuur bulanıklığı gibi haller yaşıyor. Kendinde olduğu zamanlarda, güvendiği kişilere Tayyip hakkında ve içinde bulundukları şartlar hakkında konuşuyor.

Artık sona geldiklerini, çıkmaza girdiklerini, Tayyip’in sürekli yanlış kararlar aldığını, böyle giderse Tayyip’le birlikte kendilerinin de yıkılıp asılacaklarını anlatıyor ve Tayyip’i bir şekilde öldürmeleri gerektiğini söylüyor. Tayyip’i öldürürlerse gerilim bir anda düşer, dengeler değişir ve kendileri bir şekilde bu işlerden sıyrılıp da hayatta kalabilirler diye düşünüyor, konuşuyor.”

Mehmet Fahri Sertkaya

Yine herkes her yerde yazıyor, konuşuyor.

Doğru düzgün yazana ve konuşana denk gelmedim. Mevzunun anlaşılamayacak ve tartışılacak bir yanı kalmadı: Sedat Peker bindiği dalı kesti. Karşısına çıkan fırsatları da elinin tersiyle itince, köprüden önceki son çıkışı da hızla geçti. Bundan sonrasında her geçen dakika daha çok güç kaybedecek. Kısa süre sonra ise çok fena rezil olacak. Önce paket olacak, kendi de adamları da çok fena ezilecek, sonra gerçek yüzü bütün detaylarıyla meydana çıkacak.

Hepsi bu… Hala uzatmanın, hala laf dolaştırmanın hatta saçmalamanın, dönmeyecek bu topu buradan bile döndürmeye çalışmanın manası, faydası yok.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hala anlamadın mı Sedat Peker?

Hala anlamadın mı Sedat Peker?

Ben seni de en açık şekilde ikaz etttim. Seni de oynatıyorlar, seni de kullanıyorlar. İşleri bitince seni de harcıyacaklar. Paket olup cezaevine konacaksın. Orada da sağ bırakırlar mı bilmem. Oyun kurduğunuzu zan ediyorsun, o bağlantılı olduğun kişilere güveniyorsun. Hal bu ki sen şu anda kullanılan piyonlardan biri oluyorsun.

Bundan daha açık şeklini de buradan yazamam. Artık karar senin. Piyon olma ya da canın cehenneme…

Sonunu iyi bağlamak çok zor ama izleyip görelim

Tayyip!

Kırk yıldır yanında olan arkadaşlarına bile nasıl oyunlar oynadığını, ne dolaplar çevirdiğini, kimleri kimlere kattığını, kimleri arkaladığını, kimleri susturduğunu ve kimleri konuşturduğunu hep biliyorum. Gerçi sahada aklı başında ve tecrübeli olan herkes de son birkaç gündür anladı. AA muhabirinin, meslekteki onuncu senesinde ilk ve son defa gerçek bir gazeteci gibi davranması da çok dikkat çekici oldu, çok kimseyi uyandırdı ama mükemmel işleyen plan da yoktur be Tayyip…

Şu ana kadar yaşananlardan çok rahatsız da değilim. Yiyin birbirinizi, bence iyi bir oyun değilse de bu senin oyunun… Şimdilik çoğunlukla izlemeyi tercih ediyorum. Bu oyunların içine beni, teşkilatımı, cemaatimi, vatanseverler cephesini de çekmediğin sürece sorun çıkacağını sanmıyorum.

Oyna bakalım, sonunu hep beraber görelim

Mehmet Fahri Sertkaya

20 bin Euro borç almış da yoluna bakabilmiş. Kim inanır?

20 bin Euro borç almış da yoluna bakabilmiş. Kim inanır?

Sedat Peker’in devasa bir zenginliği var. Bu zenginliğin kaynağı hep kara para işleri…

Bunları yavaş yavaş anlatırım ya da belki de toptan bir operasyon olur ve yargılama safahatında anlatılır, konuşulur. Lakin şimdiden anlatılması gereken büyük bir kısmı var.

U.S. Polo firması, Türkiye’de Aydınlı Grup ile çalışıyor. Aydınlı Grup başka markaların Türkiye’deki iş ortaklığını da yapıyor. Aydınlı Grup, yurt içindeki ve dışındaki mağazalarına ve depolarına araçlarla sevkiyat yaparken yüksek miktarda uyuşturucu da taşıyor. Bu grubun Türkiye’deki araçları ve mekanları organize şekilde uyuşturucu işinde kullanılıyor.

Sedat’ın en çok ve düzenli olarak para kazandığı yerlerden biri de bu U.S. Polo ya da daha doğru ifadeyle Aydınlı Grup… Sedat bu sistemin içinde, bu sisteme çalışıyor, destek veriyor. Adamlar buluyor/ayarlıyor, teslim alacak araçları ayarlıyor, mekanlar belirliyor, lüzumu halinde hukuk dışı şekilde silahlı adamlarla koruma sağlıyor. Kendi çetesi de uyuşturucuyu alıp satarken bu sistemi bir tedarikçi olarak muhatap alıyor.

Bir tripod ve bir kamera ile Türkiye’yi ve hatta dünyayı değiştirebileceğini zan eden burnu havada bu ahmak herif, bütün sahayı hepten boş mu zan ediyor, herkesi toptan ahmak mı zan ediyor, neye nasıl bakıyor da bu kadar temelsiz şekilde işler yapmaya kalkıyor, benim onu anlamak isterken devrelerim yanacak gibi oluyor. Sonunda “Bırak şu kırığı, sıfatına vurmamış mı aklındaki ve ahlakındaki/karakterindeki devasa sorunlar. Konuşmalarından, tavırlarından anlaşılmıyor mu devreleri çoktan yaktığı. Beyninin gri noktalarla dolduğu. Neyi tartıp anlamaya çalışıyorsun.” diyorum ve pes ediyorum.

Ve bakıyorum da bunun karşısında olanlar bunu iki günde nasıl bitiremiyorlar, anlayamıyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya