Bir de bu var… Çok taze. Damarlarındaki kana kadar hatta iliklerine kadar Akademi Dergisi tesirindeki Sedat Peker’in şahane ve zekice bir oyun kurduğu yok. Şu ana kadar hiçbir şey anlatmadığı bile iddia edilebilir. Birkaç konu başlığına dokunup geçti ve gerisi laf kalabalığı… Zaten böyle yapması istendi. Sadece Sedat değil, Sedat’ı oynatanlar da gece gündüz Akademi Dergisi ile yatıp kalktılar. Konuları, üslupları, konuşmaları, yazışmaları tamamen değişti.
Akademi Dergisinde, Sedat’ın anlatamadığı neler neler anlatıldı ama milyonlara ulaşmasına izin verilmedi.
Şu var ki kötü taklitlerin çok yakında kullanma süresi bitecek ve asıl olan Akademi Dergisi Türkiye’ye ve dünyaya yön vermeye devam edecek.
Sahadaki pek çok kişi bir plan dahilinde konuşturuluyor ya da susturuluyor.
Bunlardan sadece biri Sedat Peker…
Bir de bu var. Bu da taze sayılır. Pek çok kimse bunu da gözden kaçırdı ve gelişmeleri doğru değerlendiremiyor.
Prof. Dr. Gürses, “Cumhurbaşkanı Erdoğan güvende değil” dedi ve şöyle devam etti:
“Tayyip Erdoğan’a da ilettik buradan da söyleyelim; Çevresindeki (2 Bakan 1 Başkan) birkaç kişi Tayyip Erdoğan rahatsız ülke yönetimini biz ele aldık deyip bu milleti hapse atarlar. ( 3 kişi 3 Kahraman gözüken…) Böyle bir şey olursa hemen ayaklanın!”
Doğru düzgün yazana ve konuşana denk gelmedim. Mevzunun anlaşılamayacak ve tartışılacak bir yanı kalmadı: Sedat Peker bindiği dalı kesti. Karşısına çıkan fırsatları da elinin tersiyle itince, köprüden önceki son çıkışı da hızla geçti. Bundan sonrasında her geçen dakika daha çok güç kaybedecek. Kısa süre sonra ise çok fena rezil olacak. Önce paket olacak, kendi de adamları da çok fena ezilecek, sonra gerçek yüzü bütün detaylarıyla meydana çıkacak.
Hepsi bu… Hala uzatmanın, hala laf dolaştırmanın hatta saçmalamanın, dönmeyecek bu topu buradan bile döndürmeye çalışmanın manası, faydası yok.
Ben seni de en açık şekilde ikaz etttim. Seni de oynatıyorlar, seni de kullanıyorlar. İşleri bitince seni de harcıyacaklar. Paket olup cezaevine konacaksın. Orada da sağ bırakırlar mı bilmem. Oyun kurduğunuzu zan ediyorsun, o bağlantılı olduğun kişilere güveniyorsun. Hal bu ki sen şu anda kullanılan piyonlardan biri oluyorsun.
Bundan daha açık şeklini de buradan yazamam. Artık karar senin. Piyon olma ya da canın cehenneme…
Sonunu iyi bağlamak çok zor ama izleyip görelim
Tayyip!
Kırk yıldır yanında olan arkadaşlarına bile nasıl oyunlar oynadığını, ne dolaplar çevirdiğini, kimleri kimlere kattığını, kimleri arkaladığını, kimleri susturduğunu ve kimleri konuşturduğunu hep biliyorum. Gerçi sahada aklı başında ve tecrübeli olan herkes de son birkaç gündür anladı. AA muhabirinin, meslekteki onuncu senesinde ilk ve son defa gerçek bir gazeteci gibi davranması da çok dikkat çekici oldu, çok kimseyi uyandırdı ama mükemmel işleyen plan da yoktur be Tayyip…
Şu ana kadar yaşananlardan çok rahatsız da değilim. Yiyin birbirinizi, bence iyi bir oyun değilse de bu senin oyunun… Şimdilik çoğunlukla izlemeyi tercih ediyorum. Bu oyunların içine beni, teşkilatımı, cemaatimi, vatanseverler cephesini de çekmediğin sürece sorun çıkacağını sanmıyorum.
20 bin Euro borç almış da yoluna bakabilmiş. Kim inanır?
Sedat Peker’in devasa bir zenginliği var. Bu zenginliğin kaynağı hep kara para işleri…
Bunları yavaş yavaş anlatırım ya da belki de toptan bir operasyon olur ve yargılama safahatında anlatılır, konuşulur. Lakin şimdiden anlatılması gereken büyük bir kısmı var.
U.S. Polo firması, Türkiye’de Aydınlı Grup ile çalışıyor. Aydınlı Grup başka markaların Türkiye’deki iş ortaklığını da yapıyor. Aydınlı Grup, yurt içindeki ve dışındaki mağazalarına ve depolarına araçlarla sevkiyat yaparken yüksek miktarda uyuşturucu da taşıyor. Bu grubun Türkiye’deki araçları ve mekanları organize şekilde uyuşturucu işinde kullanılıyor.
Sedat’ın en çok ve düzenli olarak para kazandığı yerlerden biri de bu U.S. Polo ya da daha doğru ifadeyle Aydınlı Grup… Sedat bu sistemin içinde, bu sisteme çalışıyor, destek veriyor. Adamlar buluyor/ayarlıyor, teslim alacak araçları ayarlıyor, mekanlar belirliyor, lüzumu halinde hukuk dışı şekilde silahlı adamlarla koruma sağlıyor. Kendi çetesi de uyuşturucuyu alıp satarken bu sistemi bir tedarikçi olarak muhatap alıyor.
Bir tripod ve bir kamera ile Türkiye’yi ve hatta dünyayı değiştirebileceğini zan eden burnu havada bu ahmak herif, bütün sahayı hepten boş mu zan ediyor, herkesi toptan ahmak mı zan ediyor, neye nasıl bakıyor da bu kadar temelsiz şekilde işler yapmaya kalkıyor, benim onu anlamak isterken devrelerim yanacak gibi oluyor. Sonunda “Bırak şu kırığı, sıfatına vurmamış mı aklındaki ve ahlakındaki/karakterindeki devasa sorunlar. Konuşmalarından, tavırlarından anlaşılmıyor mu devreleri çoktan yaktığı. Beyninin gri noktalarla dolduğu. Neyi tartıp anlamaya çalışıyorsun.” diyorum ve pes ediyorum.
Ve bakıyorum da bunun karşısında olanlar bunu iki günde nasıl bitiremiyorlar, anlayamıyorum.
Estetik güzeli mafya babacığı Sedat Peker, hakkında yazdıklarımı görüp sinir krizi geçirmiş. Bir on dakika kadar bağırmış, sövmüş, bana tehditler savurmuş. “Sen görürsün oğlum, senin a. koyacağım. Seni ibretlik bir şekilde öldürmezsem bana da Sedat demesinler” tarzında, mahallenin yeni yetme kopilleri gibi atarlanmış.
Sonra da kendisi gibi Rus Yahudisi kökenli ve Mason Süleyman Soysuz’u aramış:
Estetik güzeli: Ben bu durumu sineye çekip kabullenemem. Bütün bunlara (yazılara) karşılık olacak bir cevap vermem lazım
Soysuz: Yahu Sedat biz bilmiyor muyuz bu işin karşısında cevap vermeyi. Sadece sen değil ki biz kaç kişiyiz burada. MİT, CIA, Amerika, Tayyip, İsrail, bu kadar adamız. Hiçbirimiz karşılık veremiyor muyuz? Adamlarımız mı yok, gücümüz mü yok var ama işin içinde başka oyunlar da var. -Bir kişi değil, arkasında koca cemaat var. Başka başka işler var. O yüzden temkinli ilerleyelim- derken, işler bu hale geldi. Şimdi yapacağımız en ufak hatada bütün sistemi (Ankebut Ağı’nın tepkisini kastediyor) kendi üzerimize çekeriz. O yüzden şimdilik fevri davranma. Kimseye sormadan da hiçbir işe kalkışma kardeşim.
Estetik güzeli: O zaman bu lafların altında mı kalacağım?
Soysuz: Şu durumda mecburuz, elimiz mahkum.
Estetik güzeli: Böyle işin a. koyarım. Bu ne biçim iş. O zaman karı gibi oturayım, elim kolum bağlı bekleyeyim, gelip beni alsınlar, böyle mi yapayım?
Soysuz: Merak etme kardeşim, az kaldı. Sonunda bu laflarının hepsini yutturacağız bunlara.
Mafya babacıkları
Türkiye’deki mafya babacıklarının ezici çoğunluğu, içimizdeki İsrail tarafından, Mason teşkilatı tarafından mafya babacığı yapılmış, korunmuş, kollanmış, binbir türlü pis işlerinde kullanılmış, basın ve medya oyunları ile gücü abartılmış ama gölgesinden korkan kripto kimlikli pislik heriflerdir.
İçimizdeki İsrail bir de her şeyi o kadar ters yüz etmiştir ki tehdit, şantaj, yalan, dolan, fitne, fesat, ego, kibir, cehalet, cinayet, ahlaksızlık, yağmacılık, mala/mülke çökme tarzı ile kara/kanlı para elde eden böyle itler milletimize vatan/millet sevdalıları, gariban dostları olarak da gösterilmiştir.
Bir misal: Estetik güzeli, Rus Yahudisi, Mason, katil, hırsız, arsız, yalancı, vatan haini pislik herif Sedat Peker…
Cürmü boyunu on bin kere aşmış, AKPKK ve Mason teşkilatı sayesinde dosyaları kapatılmış, yargılandığı davalarda temize çıkartılmış, şimdi bile derhal ters kelepçe ile alınması icap ederken AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütü sayesinde “vatan evladı” taklidi yapan bu maymunun bana ve sistemime karşılık vermeye gücü olsa, on dakika sinir krizi bile geçirmez, ilk dakikada atağa kalkar, yapabileceği bir şey varsa yapardı. Hatta duramaz şimdi de yapar.
Soysuz’u araması, o kadar lafı etmesi hep numara, ortama ayar verme teşebbüsü. Bir yandan şamarımı yedi, alemin önünde havası bozuldu, çakma itibarı ve gücü yok olacak. Bir yandan sanki bir gücü varmış gibi göstererek işlerine ortak olduğu kendi gibi vatan haini siyasetçiler ve patronlar onu kale almayacak. Üstüme gelse zaten şamarımı tam yiyip oturacak, sistemi birden çökecek. Oynadı rolünü…
Benim kalemim, muhatabım bile değil. Uzun süredir beni takip ettiğini, mevzu ettiğini, it gibi tırstığını zaten biliyorum. Şimdi istesem hukuk yolu ile de hukuk dışı yollar ile de kısa sürede ezer geçerim. Benim ayarımı bozarsa, bir talimatımdan sonra İstanbul’daki bir mekanından diğerine bile geçemez olur.
Ben dünyanın kaç devletine birden, kaç uluslar arası mafyasına birden koymuşum postamı, kim bu estetik güzeli? Kim bunu var eden ve bir nane imiş gibi gösteren İçimizdeki İsrail ya da Ankebut Ağı?
Estetik güzeli hakkında geçmişte yaptığım birkaç paylaşımı şimdi bir daha gruba yönlendireyim…
Suç örgütü liderliğinden yargılanan Sedat Peker, “Ak saçlı” dediği gizli Ermeni ve MİT/CIA ortak casusu Devlet Bahçeli’nin suç, terör ve ihanet örgütü MHPKK’nin yüzde 4-5 oy alacağının konuşulmasına tepkili. Peker, “Milletimizin kendi siyasi istikbalini ve partisinin zarar göreceğini düşünmeden ülkesi için birçok fedakarlığı yapan Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve ak saçlı bilge liderine böyle birşeyi asla yapmayacağına inanıyorum” dedi.
Şu videoya bir bak… Sene 2004… Polislerimizden Allah razı olsun, işlerini dört dörtlük yapmışlar ve çok sevdiğin Sedat Peker isimli mafya babacığını, organize suç örgütü liderini paket yapıp almışlar. Sonra ne dönmüş? Nasıl olmuş da bu Sedat Peker tahliye edilmiş? Bak polisler öfkeden duvarları yumruklamışlar? Adamlar haklı, ben olsam daha da ileri giderdim. Devletin bir kurşununu hayırlı bir iş için feda ederdim.
Kim bunlar Zeki? Bu milletimize anlat hele, kim bu devlet içinde devlet olan mafyacıklar, kirli çeteler, masonlar, Sabetaycılar, CIA’cılar? Bak haberi veren Kanal D bile içimizdeki İsrail’in kurumsal TV kanallarından biri… Haberi sunan Atasagun de kripto Yahudi mi?
Sedat Peker ile AKPKK arasındaki ilişki ne zaman, nasıl başladı, nerelere kadar uzandı? Sen benim önümü kesemeyince neden hemen Sedat Peker’e koştun ya da adını kullandın? Onun adını, çok dara düştüğünde, onun rızası olmadan da kullanıyor musun? Aranızdaki hukuk ne zaman, nasıl başladı? Sizi kimler tanıştırdı? Ne işler çevirdiniz bu güne kadar? Neler döndü, neler dönüyor? Bize neler anlatacaksın? Neden bu gün de AKPKK bu mafya babacığına hukuk sisteminde hususi bir koruma sağlıyor? Devlet gücümüzü çetelere, CIA’cılara, Sabetaycı hainlere, Masonlara kullandıranlar kimler? Sana dokundurmayan ihanet gürühu, neden Sedat’ı da kolluyor? “Süleymancılara operasyon” denip duruyor ve sen de arada bu gibi cümleler kuruyorsun ya, söyle hele bu saydıklarımla mı yapacaksınız operasyonu?
İnsanın aklına gelmiyor değil, yoksa Sedat Peker de pek çok meşhur mafya babacığı gibi içimizdeki İsrail’in adamı bir kripto Yahudi mi? Bir adamı vardı, şu video çekildiği tarihte sağdı ve yanındaydı. Sonra öte tarafa adisyonu ödemeye gönderdiler onu, adı da şey olacaktı, sen söyle, Ali Şahin Gürman mı ne? O da kripto muydu? Sahi, nedir bu işler böyle, hep denk mi gelmiş bunlar?
Ses ver Zeki, ses ver artık? Konuş, dök o sahte AKPKK ve Reis sevdanın arkasındaki gerçekleri. Bu sahte sevginin arkasında aslında nasıl bir menfaatçilik olduğunu, ne kadar vurduğunu, kaç ülkede neler satın aldığın da anlat. Derneğin UKİD’in Afrika masasının başına, uluslar arası dolandırıcı Ahmet Kemal Öncü’yü, bütün suçları senelerdir ispatlı olduğu halde koymuş pisliğin tekisin sen, haydi konuş, ne konuşacaksan?
Seni insan şeytanı seni…
Bir daha adımı anarken duruşunu düzelt, önünü ilikle, tabirlerini iyice seç, düzgün cümleler kur. Yoksa kırarım kalemini.
İşte meydan, bütün Türkiye görsün bakalım, üstüme gelebiliyor musun, gelemiyor musun?
Numarayı da bırak, herkes biliyor orada burada numaradan atar yaptığını, benden it gibi tırstığını ve bir şey yapabilecek olsan durmayıp yapacağını. Seni sen yapan vatan hainlerini de seninle aynı anda aynı mezara gömecek kadar gücüm var benim.
Sen bu işleri içindesin, bilirsin: mafya babaları ya da nam-ı diğer organize suç örgütü liderleri de estetik yaptırır mı Zeki? Bunlardan hangisi gerçek Sedat Peker?
AKPKK bu katili, bu hırsızı, bu şerefsiz haini serbest bıraktığında, bunu yakalayan polis memurları bile duvarları yumrukladı.