Etiket arşivi: Ses

Marmara depremi, deprem silahları, divan-ı salihin, acayip hadiseler

▫️Türkiye iklim silahları ve sismik silahlar ile vuruluyor. Yaşanan tuhaf yağışlar, hortumlar, dolu hadiseleri, ani kuraklaşmalar yapay/kontrollü hadiseler.

▫️17 Ağustos 1999 Marmara depremi de aynı tekniklerle yapılmış bir saldırıydı.

▫️ İklim silahları ve depremlere sebep olan sismik silahlar ne zamandan beri kullanılıyor. Hangi ülkelerin başına neler geldi.

▫️ Depremden haftalar önce yayınlanan bir dergide “Gölcük Askeri Tesisleri’nde acaip ve garaip bazı hadiseler zuhur etmektedir” denilmesi ne anlama geliyordu.

▫️ Marmara depremi, Türkiye ile düşman güçlerin çatışmasında bir kırılma noktası mıydı? Divan-ı Salihin 17 Ağustos’ta hangi kararı aldı

▫️ 12 ABD’li 30 Amerikalı Siyonist subay o gece orada ne için vardı. İsrail neden ilk olarak yardıma koşan ülke oldu.

▫️ Gölcük tesislerine dalış yapan askeri dalgıçlar neden istifa etti ve bazılarının ruh sağlığı bozuldu

▫️ Ahir zamanı anlatan hadis-i şeriflerden biri, 17 Ağustos 1999 yapay depremini/saldırısını ve Gölcük Askeri Tesislerinde toplaşıp akıllara zarar planlarını devreye sokmak isteyen Türk/İslam düşmanlarını mı haber veriyor.

▫️ 99 Marmara depremi kıyametin bir prototipi miydi

▫️ABD Başkanı Bush “Onu ininden çıkartmak için gerekiyorsa deprem bombası kullanırız” dedikten kısa süre sonra neler oldu

Teşhisi de yok, tedavisi de yok…

Vajinismus diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Vertigo diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Anksiyete diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Panik atak diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Bipolar diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Şizofreni diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Hiperaktivite diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Dikkat eksikliği diye bir hastalık yok. Teşhisi de yok, tedavisi de yok.

Evet, uydurma bilim psikiyatriye göre üç yüzden fazla sözde hastalık tanımlaması var ama bunların hiçbirinin günümüz bilimsel temelleri ile teşhisi de, tedavisi de yok. Dünyada Siyonizmin/Masonluğun en büyük ve kolay para kaynaklarından birisi sözde bilim psikiyatri ve onun sözde ilaçları… Şu sitemiz bütün bunları kökten yıkan yayınlarla dolu, üstelik bunlar bilimsel temelde yayınlar ama sanki senelerdir orada yayında değilmiş gibi bir hava hakim. Çünkü gerçek sahibi CIA olan sosyal ağlarda hiç edildi:

www.tibbinkaranlikyuzu.com

Mehmet Fahri Sertkaya

Dikkatle okuyun, şunlar sizde de oluyor mu?


– Yolda giderken sürekli olarak binaları, balkonları, pencereleri sayıyorsanız,

– Ayna karşısına geçince sürekli kendi kendinize gülüyor ve konuşuyorsanız,

– Kulaklarınızda sürekli olarak çınlama ve uğuldama duyuyor ve sebepsiz ısınma hissediyor ama işitme kaybı ya da kulak ağrısı yaşamıyorsanız.

– Gözlerinizin önünde gerçekte olmayan saç teli ya da ip parçası gibi siyah bir gölge oluşuyorsa ve bir yere sabitlenip bakarken yani gözünüz hareket etmez iken de gözünüzde sanal olarak oluşan ip gibi bu siyah görüntü hareket ediyor, sağdan sola, soldan sağa gidiyorsa

– Rüyalarınızda sürekli korkutuluyorsanız. Gece rüyalarınızda sanki gerçek hayatta bir şeylerle boğuşuyor ya da savaşıyormuş gibi sürekli olarak enerji harcıyor ve sabah tarifsiz bir yorgunluk ve sıkıntılı hal ile uyanıyorsanız

– Uykuya dalarken ya da daldıktan hemen sonra sanki bir yerden düşüyormuş gibi bir ruh hali ile uyanıyorsanız

– Yakın zamanda yaşadığınız önemli olayları bile unutmuşsanız, unuttuğunuzun farkında değilseniz ve ancak arkadaşlarınızın uyarıları ile şaşırarak hatırlıyorsanız.

– Bir olaydan bahsederken “Bir kaç sene önce idi” diyorsanız ama çevrenizin ikazı ile söz konusu olayın 10 hatta 15 sene önce olduğunu fark ediyorsanız.

– Aslında tam olarak içinde bulunduğunuz ayın, yılın hatta yaşınızın bilincinde hareket edemiyorsanız. Zamanı algılamada bir bulanıklık söz konusu ise…

– Aslında tam olarak içinde bulunduğunuz şehri hatta yıllardır oturduğunuz evi bile algılayamıyorsanız, zaman ve mekanı ölçme kabiliyetiniz kısmen hasar almışsa…

– Aslında sevdiğiniz kişileri bile sürekli kırıyor ve sürekli olarak “Ben bunu nasıl yaptım, ben bunu nasıl söyledim.” ya da “Ben neden böyle yapıyorum. Ne gereği vardı şimdi bunu yapmanın. Bunu neden ve niçin yaptığımı anlayamıyorum.” diyor da, kendinize çok kızdığınız bu şeyleri yapmamaya gayret ediyor ama nasıl olduğunu anlayamadan hep yeniden yeniden yapıyorsanız.

– Okuduğunuz kitapları normalin dışında bir unutma ile unutuyorsanız. Bir kitabı çok uzun yıllar önce okuduğunuzu zan ederken, henüz bir iki yıl ya da bir iki ay önce okuduğunuz meydana çıkıyor ve şaşırıyorsanız. Ya da tam tersine olarak birkaç ay önce okuduğunuzu zan ediyorsunuz da aslında uzun yıllar önce okuduğunuz gerçeği ile yüzleşiyorsanız.

– Bütün gayretinize rağmen hemen hiçbir zaman hiçbir işe gereğince odaklanamıyorsanız.-

Beyninizin içinde sanal bir dünya dönüyorsa, sanal görüntüler, hisler, duygular yaşanıyorsa… Oturup durduğunuz yerde bile sanki bir dünya savaşı yaşanıyor ve oturduğunuz yerde ta çocukluğunuzu bile adeta oraya tekrar gidip yeniden yaşarmış gibi yaşıyor ve aynı acıları, sıkıntıları adeta yeniden ve aynı şiddette yaşıyorsanız. İstenmeyen bu hatıraları yeniden ve isteğiniz dışında hatırlar iken, ilk defa bu olayları yaşadığınız andaki kadar sıkıntı, üzüntü, şaşkınlık, heyecan, korku, endişe, gerginlik, pişmanlık duyuyorsanız. Aslında yakın ve uzak geçmişinizdeki kötü anıları hiç hatırlamak ve mevzu etmek istemediğiniz halde sanki iradeniz dışında sürekli gözünüzün önüne getiriliyor ve yeniden yaşatılıyorsa…

– Çocuğunuz, kızınız ya da bir aile üyeniz, çok basit bir sebeple, olmadık bir sebeple kavga edip bütün ailesini bir kalemde silip evden kaçtı ise ve geri de gelmiyorsa…

– Aşırı kilo kaybı yaşıyor adeta mum gibi eriyor iken hiçbir tıbbi teşhis konulamıyor ve hızla ölüme gidiyorsanız

– Kollarınızda, ayaklarınızda, omuzlarınızda, özellikle de ensenizde sürekli ve şiddetli ağrılar varsa, bundan sebep kendinizi sürekli bitkin, yorgun his ediyorsanız ve yerinizden kalkıp su almak bile size ölüm gibi geliyorsa…

– Vücudunuzun sürekli olarak bir aktiviteden, ne olduğunu bilmediğiniz bir şer kuvvet ile mücadele etmekten zayıf ve hasta düştüğünü fark ediyorsanız ya da şu andan itibaren farkına varacaksanız. Saçlarınızın dökülmesine, diş etlerinizin çekilmesine, cildinizin bozulmasına, renginizin solmasına, gözünüzün ferinin gitmesine sebep olan, sürekli aşırı enerji harcatan bir şey olduğunu his ediyor ama bunun ne olduğunu bulmak ve çaresini de bulmak isterken, nasıl olduğunu bile anlamadan bu düşüncenizin unutturulduğunu ve bu meselenin üzerine gidemediğinizi aylar sonra bir daha şaşkınlıkla akledebiliyorsanız…

– Belirli bir tıbbi rahatsızlık söz konusu olmadığı halde cinsel gücünüz aşırı zayıflıyor hatta uzun zaman aralığında cinsi münasebette bulunamıyorsanız. Ya da hiç istemediğiniz halde çok çok aşırı cinsel gücünüz varsa. Ya da aylarca yıllarca bile cinsi münasebette bulunulamamasını vajinusmus hastalığı zan ediyorsanız…

– Sizde ve eşinizde belirlenebilen hiçbir tıbbi rahatsızlık söz konusu değil iken uzun yıllardır çocuğunuz olmuyorsa.

– Evinizden dışarı çıktığınızda, sokaklarda yürüdüğünüzde, başka evlere, hanelere girdiğinizde anlaşılmayan bir şekilde aşırı sıkılıp daralıyor ve bir an önce evinize koşar adımlarla geri dönmek istiyorsanız. Evinizden yıllarca hiç dışarı çıkmamak mümkün olsa gönül rızası ile çıkmayacaksanız.

Bunlardan birkaçı ya da çoğu sizde ve aile fertlerinizden birinde bulunuyorsa, soyu tükenmek üzere olan “kelaynak” kuşları misali de olsa, hala bu dünyada ve bu ülkede, sırf Allah rızası için, insanlardan maddi bir talepte bulunmadan, yapılan sihir ve büyüleri bozmaya vesile olabilen ilim sahibi kişiler var ve derhal onlardan birini bulmanız gerekiyor.

Onlardan birini ararken de dikkatli olmanız gerekiyor. Zira meydanda dolananların binde dokuz yüz doksan dokuzu sahtekar ve hırsız. Kendi bağlayıp sonra kendi çözenler, anlaşarak biri bağlayıp diğeri çözenler, çözebilecekmiş gibi yapıp yıllarca sömürenler bile var. Siz “kelaynak” kuşlarını bir an önce bulun.

Psikologlara, psikiyatrlara ve ilaç sektörüne de soyulmayın. Uzun yıllar şifa bulacağınız ümidi ile boş yere yeşil reçeteli ilaçlarla çile çekmeyin. Etrafınıza da çektirmeyin. Sizden önce sözde bilim psikiyatrinin sömürü tuzağına düşenlerin ve onlarca yıl sonra bile tedavi olamamışların hallerine bakın, ibret alın.

Sihir-büyü hususunu abartmayın, her şeyi buna bağlamayın ama küçümseyip hafife de almayın.
Bilin ki o “kelaynak” kuşları misali nesli tükenmek üzere olan gerçek hocalar, haya sahibi olurlar. Gözleri yerde olur. Yüzleri nurlu olur. Sözleri kibar ve ince olur. Kadınlarla asla aynı odada baş başa kalmazlar. Hatta tokalaşmazlar. Büyüyü çözeceğim diye kadınların ellerini bile tutmazlar. Ailelerin yanında da olsa asla kadınların saçların başlarını açtırmazlar. Helale harama, şer’i emir ve yasaklara dikkat ederler. Bırakın günah batağında olmayı, sigara bile içmezler. Kendilerini övmezler. Sizden, ücret belirleyip baştan para istemezler. Masrafını çıkarsın ve geçimini temin etsin diye, gönül rızası ile verdiğiniz makul miktarda parayı kabul ederler ve fazlasını da istemezler. Size kimin kastettiğini, asla ama asla söylemezler.

Son olarak, şu yazıyı okurken “Sanki bazıları bende var gibi ama yok yok, bana sihir büyü işlemez.” ya da “Tamam. Sanki bazıları bende var gibi ama bunların büyüden kaynaklandığı ne malum. Hem “kelaynak” kuşları misali az var dedi, ben nereden bulurum.” dediyseniz, herkesten önce sizin bu işin ehline bir danışmanız gerekiyor.

http://www.tibbinkaranlikyuzu.com

Mehmet Fahri Sertkaya

Ahmet Bey Ağabeyimizin sözü denilen o sözler MFS’ye ait çok sayıda yazılardan sadece biri…

“Bu Ahmet bey ağabeyimizin sözü idi” denilen sözlerin tamamı, o kritik anda, Akademi Dergisi çırpınıp fitnecilere, acılı anımızı fırsata çevirmek isteyen düşman kesimlere mani olmaya çabalarken, mfs’nin yazdığı çok sayıda yazıdan biridir. Bu yazı, bütün müesseselerimizde merhum büyüğümüzün sözleri olarak okunmuştur. Daha sonraki süreçte, önlerine set çektiğimiz çevreler, içimizdeki hainler ile paslaşarak, genel bir yasaklama yazısının içine parantez açarak, Akademi Dergisi url’lerini eklemişlerdi. Üzerine geçen süre boyunca da merkezimiz, bu ihaneti yapanların çoğunun hakkından geldi, azı kaldı ve yeni yasaklamalar artık eposta ile dağıtılmıyor.

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

o gün akademi nin varlığı, bu yola onlarca sene sıkıntı olacak

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

fitnelerin çıkartılmasına set oldu

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Ondan sonra da Akademi dik durdu ve set olmaya devam etti. Biz, bunun sonunda Akademi’nin hedefe konacağına en başından emindik ve öyle de yaptılar

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Ama bu uzun sürecin sonunda Akademi kazandı. Büyüğümüz bu sene yazılı yasaklama yazısını eposta ile dağıttırmayarak, evinin yolunu bulacak kadar aklı olan herkese mesajını verdi

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Onlar da bu mesajı anında anladılar ve aralarından bazıları nerede ise kazan kaldıracaklardı. Yüzlercesi toplanıp Akademi yasaklanmalı diye imza topladılar. Büyüğümüz oralı bile olmadı

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Üzerine geçen son aylarda da, bunların bir kısmı elendi. Yüzlerce kişi yerinden oldu, oluyor. Daha da hızla kıskaç daraltılacak. Yedikıta ve Çamlıca’ya karşı bu kadar sert çıkışlarımız bile, merkezde en ufak bir tepkiye, rahatsızlığa sebep olmadı. Aksine merkezimiz yine hemen Akademi’yi destekleyen manevralar yaptı. Son haftalardaki videolarımızda anlattığımız gibi, biz buradan, merkez oradan, aramızdaki AKPKK’li kalabilmiş münafık tipleri temizliyoruz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sihir ve büyü nedeniyle, dünyada her gün binlerce kişi cinayet işliyor ya da intihar ediyor…

Sihir ve büyü nedeniyle, dünyada her gün binlerce kişi cinayet işliyor ya da intihar ediyor.

Cinler insanların ruh sağlığını nasıl bozabiliyor (2/3) 

Cinler insanların ruh sağlığını nasıl bozabiliyor (3/3) 

Bkz. www.tibbinkaranlikyuzu.com

Mehmet Fahri Sertkaya