Etiket arşivi: Istanbul

Sanki Rusya Federasyonunun temsilcisi..

Sanki AB’nin değil de Rusya Federasyonunun temsilcisi..

Yine yapmış yapacağını ve savaşma kabiliyeti kalmamış, çökmüş, bitmiş haldeki Rusya Federasyonunu kollamaya çabalamış.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Borrell:

“Rusya’nın savaşmaya, kaybetmeye ve toparlanmaya alışkın olduğunu unutmamalıyız. Hitler ve Napolyon’a karşı böyle olmuştu.” demiş.

Üstelik, herkes biliyor ki Hitler’i Sovyetler/Rusya yenmedi. Hitler’in ordusu ve bürokrasisi içten çökertildi. Ordusuz, kurmaysız kaldığı ve Alman devleti içindeki bürokratların çoğunun ona itaat etmediği halde bile Hitler, Rusları uzun süre daha ezebildi.

Ruslar, şu koca Türk dünyasında bile aslında bir hiçti ve tarihte yaptığı şeylerin çoğunu yapamazdı. Ruslar, uzaylı tarafların elinde bir kart olarak kullanıldılar da öyle bir tarih yaşandı. Şimdi ise uzayı tarafların dengeleri tarumar oldu. Rusların gerçek hali de gözler önüne çıktı.

İstanbul, istediğinde Rusya’yı devleştirdiği gibi, istediğinde de kolayca çökertti. Hepsi bu… Aksini söyleyenin bir art niyeti vardır. Ruslar şu anda köşeye sıkışmış fare kadar çaresizler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Çok uzadı bu işler

Şu Asya’nın meselelerini artık halletmemiz, dengelerini bir şekilde artık yerine oturtmamız lazım. Çok uzadı bu işler…

Çin Komünist Partisi (ÇKP), kendi içinde daha sert kavgalar etmesi gerekiyorsa etmeli, artık net bir duruş sergilemeli…

Sırf Türkiye’nin ve Türk dünyasının da menfaatine oluyor diye, Çin’in düşmanlarının Çin’e son darbeleri vurmalarına mani oluyorum.

Bu güne kadar Çin’i hızlıca çökerttim ve düşmanlarının önüne attım, bir süredir ise son darbeleri almasın ve tamamen çöküp dağılmasın diye dengeler kurdum.

Lakin Çin yine de klasik Türk/İslam düşmanı bakış açısından ve klasik haşin Çinli tavırlarından kurtulamadı.

Çin’i daha fazla varlıkta tutmak bana ve sistemime artık gereksiz bir yük olmaya başladı. Çin, sonunda parçalansa hatta tamamen yok olsa bile yine de yanlış siyasetini bırakamayacaksa, onu taşımanın bize bir faydası yok.

Devlet memurlarına maaşlarını veremeyecek… Kamu masraflarını karşılayamayacak… İmalatçasını ayağa kaldıramayacak… Sadece emlak sahasındaki batağını onlarca senede çözemeyecek haldeki Çin… Sonunun nasıl olacağını belirleyeceği son kararı vermeli.

Ya İstanbulla restleşmeye devam ederek kısa sürede yok olacak ya da bu savaşı İstanbul’un kazandığını kabul ederek istanbul’u dinleyecek.

Çin’in, istikametini seçtiği, geleceğini belirlediği son kararı… Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyinin ve Hindistan’ın akıbetini de belirleyecek.

Aynı zamanda, Doğu Türkistan’ın hürriyetine ne zaman ve nasıl kavuşacağını da belirleyecek.

Çin hatalı kararlarında ısrar etse de etmeyip İstanbul’a ayak uydursa da Doğu Türkistan hür bir ülke olacak. Lakin Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyi ile Hindistan’ın akıbetleri için farklı senaryolar, ihtimaller yine olacak.

Sadece birkaç gün daha bekleyeceğim. Sonra Çin kendi kararını alacak, ben de kararına göre sahayı yönlendireceğim. Tepkisiz, sessiz kalmasını, şu andaki yanlış duruşunu devam ettirmek olarak yorumlayacağım.

Ve ben artık kimsenin açıklamaları ile vakit kaybetmiyorum. Bütün taraflardan artık somut/net hamleler bekliyorum. Herkes bundan böyle icraatıyla, hamlesiyle, işiyle, müdahalesiyle sözünü söyleyecek, tarafını belli edecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Akademik rüya tabirlerinde bu gün

Akademik rüya tabirlerinde bu gün…

Gökten kan yağması…

– Hayırlı günler hocam
Bu gece sabaha karşı rüyamda bı okul bahçesinde insanlar toplanmış kalabalık düğün gibi ama düğüne benzeyen bişey yok sonra bi anda havadan iri kırmızı kan gibi damlalar yağmaya başladı, ben dahil çoğu kişi beyaz giyimliydik bunun lekesi çıkmaz üzerime gelirse bana değmesin diye saçaklarin altına girmeye çalışıyorum, etraftan birileri arkasından çok güzel yağmur yağacak heryer hem temizlenir hem toprak suya kanacak diye konuşuyorlardı.

= Hayırlı günler.

Okul bahçesi bu rüyada Türkiye’yi temsil ediyor olmalı. Bütün Türk milletini ya da Türkiye’deki bir sınıfı temsil ediyor olmalı.

Sanayiciler ve tüccarları temsil ediyorsa bile sonunda aynı manaya çıkıyor çünkü, onlar sebebiyle bütün millet sorun yaşayacak.

Kan damlaması, çok kısa süre içinde çok büyük maddi kayıplar yaşanmasına delalet ediyor

Kalabalık insan topluluğu görmek de çoğunlukla iyiye yorulmaz. Keder, acı, üzüntü, istenmeyen hadiseler demek.

Arkasından yağmur yağacak olması ise hayra delalet ediyor.

Büyük sıkıntıların çok uzun sürmeyeceğine, sıkıntıların şiddetli olacağına, kısa sürede büyük acılara sebep olacağına ama sonrasında çok hayırlar olacağına ve kısa sürede ayağa kalkılacağına delalet ediyor.

– Bizim aile için mi hocam

= Hayır herkes için…

Şöyle de tabir edilebilir ve aslında hemen hemen aynı manaya da gelir…

Çok büyük ve çok acı musibetler milletçe başımıza yağacak.

Bu sırada yüksek sayıda can ve mal kaybı olacak.

İnsanlar çok zorlanacaklar. Öyle ki afetlerin şiddetini, yıkıcılığını görünce ümidini kaybedecekler de olacak.

Lakin yine de bu ülke kısa sürede toparlanarak ayağa kalkacak.

Yaşananlar ilk başte şer görünüyorken, sonunda hayra dönecek.

Çok yüksek sayıda insan şeytanı da hızlıca oyundan düşmüş, ortalık temizlenmiş olacak.

Zaten bu kadar büyük pislikleri ancak peş peşe gelen ve her biri çok acı, çok büyük olan musibetler temizler.

– Allah razı olsun hocam, Rabbim ilminize ve gücünüze ziyadelik versin …

= Amin. Cümlemizin.

Bu rüyanın hayırlı bir şekilde tabir edilme ihtimali yok. Bir tabiri daha var ki o da kıtlık… Önce maliye açıkça çökse de çökmese de feci afetler gelse de gelmese de bir şekilde bu ülkede büyük bir açlık, kıtlık zamanı yaşanacağını haber veriyor.

Rüyada okul görmenin bir manası da zaten işlerin batmasına, yokluğa, iflasa, açlığa, kıtlığa çıkar.

Gökten kan yağması, milletin büyük kısmınının affedilmez manevi hatalar içinde olduğuna… Dinden, ahlaktan, dürüstlükten, merhametten tamamen uzaklaşıp taş kesildiğine… Artık onların geri dönülemez seviyeye geldiğine ve helakı hak ettiklerine delalettir.

Bu rüyanın bir tabiri daha var ve buna göre;

– Okul, AKPKK-MHPKK hükumetini temsil ediyor.

– Düğün gibi olan ama aslında düğün olmayan kalabalık, bu güne kadar hükumetle iş yapmış ve hükumetin çevresinde bulunmuş kişileri, çok yüksek sayıdaki kişiyi temsil ediyor. (Düğün, sosyal çevre, iş çevresi, siyasi çevre demektir rüyalarda. Evlilik ise anlaşma, boşanma ise ayrılık/anlaşmazlık demektir.)

– Kan yağmuru, hükumetin ve çevresindeki kalabalık kitlenin affedilmez suçlarının ifşa olması, bunun çok hızlı ve bir arada olması…

– Kalabalık içindeki çoğu kişinin beyaz renk giymiş olması, iki yüzlülükleri, çok ileri seviyede suçlarına rağmen temiz insanlar gibi görünmeleri…

– “Bana değmesin” diyerek saçakların altına kaçmaya çalışmak, ifşa olmamak için çırpınmaları, kaçışmaları

– Yağmur, çok büyük sıkıntılar yaşanacağına, bütün işlerin ve dengelerin bozulacağına, çok büyük maddi zarara delalet ediyor.

– Her yerin temizlenecek olması, bütün suçluların er ya da geç ifşa olup cezalarını bulacak olmaları…

– Toprağın suya kavuşması, suçluların bu sürecin devamında öleceklerine delalet ediyor.

– Selamun aleyküm hocam . Rüyamda dişim sallanıyordu. Sonra elime düştü. Bi sıkıldım önce , sonra daha iyi oldu kapanacak orası hemen ve daha güzel duracak dedim .

= v.a.s. Şayet bu rüyada kendini birinin yerine temsili olarak görmediysen… Lüzumsuz, sıkıntı veren bir akrabanla aranı açacaksın ve bundan pişman olmayacaksın. İsabetli bir karar vermiş de olacaksın

Anlaşılan o ki rüya sahibi bu rüyada kendisini başkasının yerine temsili olarak görmüş.

O halde… Artık tamamen lüzumsuz, faydasız ve sıkıntılı olan bir kişiyi ya da tarafı, kalıcı olarak silip geçeceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Uzaylı da olsa insan, insandır

Uzaylı da olsa insan, insandır…

İran’daki ve Suriye’deki yeraltı uzaylı şehirlerinde çok büyük yıkılışlar ve acılar yaşanıyor.

Uzaylı da olsa insan, insandır… Bu güne kadar 50 milyar doların üzerinde masraf yaparak ve türlü çileler çekerek, 15 milyon kadar mülteciye ev sahipliği yapan ve dünyaya örnek bir duruş sergileyen ülkemiz… Söz konusu uzaylıları da mülteci olarak kabul etmelidir. İnsanlığın, hukukun ve vicdanın gereği budur. Bizim tarihimiz, insanlıkta zirve yaptığımız, dostu düşmanı şaşırttığımız asil davranışlarla doludur.

Nagehan Alçı’ya da sorulsa, o da bunu söyleyecektir ve ekleyecektir: “Evet, uzaylı da olsa insan, insandır. Mültecilerin hepsi yurdumuza kabul edilmeli ve gereken destekler verilmelidir. Uzaylı da olsalar onlar da hakim, savcı, vali hatta devlet başkanı bile olmalıdır.”

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Yok mu artıran

Yok mu artıran?

Türkiye’de 710 milyar metreküplük doğalgaz keşfi yapılmış.

Türkiye, dünya enerji devlerinin de radarına girmiş.

Daha önce ABD, İngiltere, Kanada gibi pek çok ülkeden Karadeniz’deki gazı birlikte arama ve işletme gibi teklifler alınırken, bu kez ise dünya devi bir enerji şirketi Türkiye’ye büyük bir teklifle gelmiş.

Rezerv değerlendirme şirketi DeMac Türkiye’ye 300 milyar dolarlık peşin para teklifinde bulunmuş. Bu meblağa karşılık satma operasyonlarını birlikte yapma teklifinde bulunmuş.

Büyük suç ortakları Putin’in ortalıkta gözükmediği… Ölü mü diri mi bilinemediği… Rusya’da, ABD’de ve Türkiye’de aslında borsaların çoktan battığı… Döviz kurlarının bile gerçek değerinde tutulmadığı… Sahada nakit para kalmadığı şu zamanda… AKPKK’yi iktidarda hala tutabilmek için oynanan oyunun, söylenen yalanların, açıklanan sahte projelerin ve anlaşmaların bini bir arada…

Kemal Kılıçdaroğlu 500 milyar dolar bulduğunu üfürmüştü, sonra çabucak sönmüştü bu balonu… Bunlar neden mütevazı olup da 300’ü üfürdüler, ben onu anlamadım. İşte ben oraya takıldım. En azından 550 milyar dolar demeleri gerekiyordu. Kimseden de aşağı kalmazlardı.

Haydi buyurun, piyasada keklik ve sazan avı devam ediyor. Oltaya, saçmaya takılmak isteyenler için çok müsait şartlar var.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Japonya’nın maliyesi de çöktü

Japonya’nın maliyesi de çöktü. Kriz çok büyük seviyede.

Son çare olarak, gerçek olmayan korona pandemisine sığınabilirler. Korona yalanlarını hükumet, basın/medya ve akademisyenler üzerinden yayarak halkı panikletebilirler.

Bu sayede hukuksuz kısıtlamaları da uygulayarak olağan hayat akışını mümkün olduğunca yavaşalatabilir, halkın harcamalarını da kısıtlayabilirler. Aynı zamanda sözde ilaçlar, sözde aşılar üzerinden ve bu karambolde öldürülerek organları çalınan insanlar ve hayatta bırakılarak kaçırılan kadınlarla çocuklar üzerinden nakit döngüsünü artırmak isteyebilirler. Çin, iflasını açıkça ilan etmemek için bunu son aylarda çok denedi ama Çin bile bu hususta geri adım atmak zorunda kaldı. Japonya’nın ise hiç şansı yok.

Neler denerlerse denesinler, İstanbul’un üst üste inen sert yumrukları karşısında devrildiler, yıkıldılar. Nakavt olmamak için ayağa kalkmaya çalışıyorlar ama kalkamayacaklar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Tertemiz yapılacak

Yerli ve milli olacak

Türkiye’de emniyet teşkilatı çok kısa sürede kara paracılardan temizlenecek ve teşkilata silbaştan ayar çekilecek.

Vazifeler, yetkiler, haklar, iç denetleme mekanizmaları yeniden belirlenecek. Değişme o kadar kapsamlı olacak ki emniyet taşkilatına ait araçlar kırmızı ile siyah arasında renk geçişli araçlar olacaklar. Bu iki rengin yanında gerektiğinde beyaz renk de üçüncü renk olarak karıştırılarak kullanılacak.

Hiçbir ağırlığı, tesiri olmayan ve son derece basit/hafif bir duruşu olan mevcut tasarım/tercihler terk edilecek. O basit Fransız taklitçiliği hem emniyet teşkilatından hem de jandarma teşkilatından en kısa sürede kazınıp atılacak.

Arabalar haricinde kıyafetlerde de kırmızı siyah renk tercihleri hakim olacak. Emniyet teşkilatının hangi birimine ait olduğunu belli edecek şekilde, teşkilata ait kıyafetler ve arabalar üzerindeki renk geçişlerinde ve desenlerde de farklılıklar olacak.

Teşkilatın logosu da tamamen değiştirilecek ve arabaların üzerinde büyükçe teşkilat logosu da olacak. Logoda hilal ve yıldız belirgin şekilde öne çekilecek ve arabalarda da çok güzel bir tasarımla hilal ve yıldız bulunmuş olacak.

“Polis” kelimesi de terk edilecek, kullanılmayacak. Arabaların üzerinde de Polis yazmayacak, “Emniyet Teşkilatı” yazacak. Teşkilat mensuplarına da polis denilmeyecek ve “Emniyet memuru” ya da “kolluk” denilecek.

Fransız ve İtalyan araba markalarının araba modelleri de tercih edilmeyecek. Gerçekten yerli ve milli arabalarımızı yaptığımız ana kadar, bu iki ülkenin arabaları emniyet teşkilatımız tarafından satın alınmayacak ve kullanılmayacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bohçalı’nın siyasi ömrü de fiziki ömrü de çok kısa

Soysuz, Olcay Kılavuz’un yurt dışına kaçmasını mı istiyor?

İntihar görüntüsü verilerek öldürülecek MHPKK’liler mi var?

Yılanın başının Bohçalı olduğunu öğrenmeyen, anlamayan, kabullenmeyen kalmadı.

Bohçalı’nın siyasi ömrü de fiziki ömrü de çok kısa…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ekrem de hak ettiği muameleyi görecek

Ekrem İmamyan başta olmak üzere çok sayıda personelin vazifesinden alınması ve İBB’nin, başka ülkelerin menfaati için çalışan hainlerle teröristlerden temizlenmesi, hukukun gereği…

Hukukun ve milli güvenliğimizin gereği hemen yapılacak ve Ekrem de hak ettiği muameleyi görecek.

Bu hususta Türkiye içinde ve dışında çatlak sesler istemiyorum. Bu hususta İstanbul’un iradesine karşı duranlar da çok ağır bedeller ödeyecekler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Beşşar Esed de bir gizli Ermeni ve gizli Hristiyan

“Doktorluktan diktatörlüğe Esed” başlığı atmışlar…

İşte bunlar hep yanlış bilgiler…

Çok hatalar var. Türkiye’de Alevi olduğunu iddia edenlerin en az yüzde doksan beşi gizli Ermeni, gizli Yahudi, gizli Ezidi vb. oldukları gibi… Esed de Arap Alevisi (Nusayri) değil, bir gizli Ermeni ve Hristiyan… Karısı Esma da öyle… İkisi birden İngiliz casusları…

Gerçi öyle idiler, sonra ikisi de biyonik robot yapıldılar.

Gerçek Esed de azılı bir İslam düşmanıydı ve vatan hainiydi. Kara paracıydı. İnsan kaçakçılığı ve organ işlerine kadar her pis işi yaptı. Tayyiple Bohçalının ortak çeteleriyle beraber de çok kara para işleri yaptı Esed ve karısı…

Şu andaki biyonik robotlar da aynı ayardalar. Şu anlarda, dünyada, yeraltındaki devasa şehirlerde gizlice yaşayan uzaylıların bazı gruplarının çekişmelerinin/çatışmalarının bir tarafında yer alıyor bu iki biyonik robot…

Bu nedenle Suriye meselesinde biraz İsrail’e uyuyorlar, biraz ABD’ye, biraz Rusya’ya, çoğunlukla İngiltere’ye… Her safhada işlerine geldiği gibi kararlar alıyorlar. İşlerine gelmeyen zamanlarda muhtelif taraflara sorunlar çıkartıyorlar.

Böyle çoğunlukla danışıklı, biraz gerçek çatışmalar sırasında milyonlarca Suriyeliyi nakite çevirdiler. Bazısını canlı sattılar, bazılarının organlarını sattılar. Yanı sıra silah ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil olmak üzere türlü kaçakçılık işlerini yaptılar, yapıyorlar.

Evet beyler!

Anlamış olduğunuz üzere denge değişiklikleri ve dolayısı ile tavır/karar değişiklikleri var.

Esed ile karısının emrinde olan bütün siyasi ve askeri yetkililere (erlere kadar herkese) hemen şu anda bu ikilinin emirlerinden çıkmayı tavsiye ederim.

Çünkü şu andan sonra, Esed ile karısını ve çetelerini en kısa süre içinde yok etmeye oynayacağım.

Öncelik sıralamasında Ankara hükumeti ve bağlı bütün unsurlar birinci sırada… İkinci sırada ise karı koca Esed’ler ile bağlı bütün unsurlar var.

Tekrar etmekten yorulmadım, yine tekrar ediyorum:

Üçüncü dünya savaşı çıkacak olsa bile, Türkiye nüfusunun yüzde doksanı yok olacaksa bile, dünya nüfusunun ve devletlerinin yüzde doksanı yok olacaksa bile… Yeraltı uzaylı şehirlerinin ve nüfusunun tamamı yok olacaksa bile..

İşte mesele bu… Hiçbir meselede taviz vermedim, vermeyeceğim. Geri adım atmadım, atmayacağım.

Bunlar için onlarca sene vakit kaybedemem. Bu yazdıklarım çok kısa süre içinde gerçekleştirilecek. Bu nedenle, İstanbulla restleşen ya da restleşmiyormuş gibi rollerle yanaşan ve sinsilik yapan herkes kısa sürede imha edilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir devlet başkanı aramış, danışmak istemiş

Bir devlet başkanı aramış, danışmak istemiş Sinan Hoca’ya…

Nasıl da değişik bir havaya girerek anlatıyor. “Asistanım” diyor, “devlet başkanı tarafıyla görüştü” diyor.

Mfs vurunca öldürüyor, tutunca uçuşa geçiriyor. Hatta tutmasa da biraz dikkat kesilse, o bile uçuşa geçmeye sebep oluyor. Dünyada öne çıkmış on binle astrolog ve medyum var. Dünya liderleri bunca kişiyle değil de bir anda neden Sinan Hoca ile ilgileniyor, bir düşünmek lazım.

“İki buçuk yıl boyunca hesaplar görülecek” diyor. “Yanlış yapmış olanlar ifşa olacaklar ve cezalarını bulacaklar” diyor. Bence ilk zamanları sert ve hızlı hesaplaşma olacak da sonra kademe kademe aksiyon, hız düşecek.

Güya İsrail, deniz suyundan çok bol şekilde içilebilir su üretme tekniğini bulacakmış. Başka ülkelere verip vermeyeceğini bilemiyormuş. O teknik zaten bütün ülkelerin elinde var şu anda… İstanbul’dan dünyaya yayıldı. İşte birkaç gün önce ABD üniversitesi de nihayet “buldu” o tekniği ve duyurdu. Nasıl bulduğuna şaşırdık kaldık zaten…

2024’te güya İsrail çok iyi şartlarda olacak, yükselecek, güçlenecekmiş. Sinan’ın, İsrail’in ve dünyanın ne şartlarda olduğunu bilmediğini zan etmiyorum. Bütün astrologlar gibi o da Akademi Dergisi’nin büyük bir dikkatle takip ediyor. Akademi Dergisi sayesinde isabet ediyor ve öne çıkıyor. Bilip de böyle konuşmak da hiç hoş değil. Dürüstlük değil bu… İnsan ne bilirse bilsin, dürüst olmadıktan sonra, muteber olmadıktan sonra bir hiçtir.

Devamını izleyemedim. Buraya kadar zaten zor sabır ettim. Birkaç işi bir arada yaparken kulak verdiğim halde, devamına tahammül edemedim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Haberiniz olsun

Çinli bir holding gibi görünen/bilinen, şu ana kadar zaten büyük oranda batmış olan Alibaba’nın, Türkiye’de bir şey yapabileceği yok. Sadece aldığı talimatlar gereği görüntü veriyor. Son bir çabayla AKPKK-MHPKK suç, terör ve ihanet ittifakını iktidarda tutmaya çabalıyorlar. Hiçbir şey de yapamazlar. Kendilerini zor ayakta tutuyorlar. Bunların palavrarına kimse inanıp kanmasın. Boş yere vakit harcamasın. Şöyle Çin, böyle Çin palavraları çöktü, kimse boş yere kendini kandırmasın. Şu anda Alibaba bu manevrayı bile Biden’ın içinde bulunduğu grubun talimatlarıyla yapıyor. İstanbul’la restleşen Çin, en az bir yıldır yerlerde sürünüyor.

Şartlar böyle olmasına rağmen ben, dünyada başka hiçbir tarafın elinde bulunmayan çok ileri teknoloji ile, çok sık olarak Alibaba Grup’u darbeleyeceğim. Bundan sonra Alibaba Grup ve onunla iş tutanlar (Çin içinde olanlar ya da dışında olanlar, hiç fark etmez), daha büyük darbelenecekler. Rezil olmaya doymayacaklar. Yaşananları, olduğundan farklı göstermenin yollarını bulamaz olacaklar.

Ölenler, sakatlananlar, hastalıklardan kurtulamayanlar… Yanan depolar, ürünler, araçlar, gemiler, uçaklar… Bozulan bilgisayar ve veri tabanı sistemleri… Deposunda yanan kağıtlar, evraklar, nakit paralar… Hepsini ve daha fazlasını şu andan itibaren göreceksiniz/duyacaksınız.

Ben söylemiş olayım, isteyenler siyasi ve mali kararlarını hemen buna göre gözden geçirsinler. İsteyenler de yine bana itibar etmeyip oyalansınlar ve yaşasınlar, görsünler, çöksünler, ölsünler. Neticede burası imtihan dünyası, herkesin hür iradesi var.

Amazon da batmak üzere. Bir süre sonra Netflix de batacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi