Abi s.a hayırlı akşamlar ; 1-Kurban hizmetlerine çağrılırsak gidilmeli mi gidersek nasıl davranmalı ? 2-Geçen hafta eski kaldığım yurdu ziyarete gittim hem eski ve samimiyetine güvendiğim bir aşçı abiyi ziyarete hem de fırsat olursa rabitayi tazelemeye fakat hocaların ve yurt idarecisinin hal ve hareketlerini görünce vazgeçtim afedersin hocaların çoğu karılı marılı konuşuyor dışarda karşılastıkları birkaç kadın hakkında ileri geri konuşuyorlar idarecileri de ses çıkarmıyor yurttan ayrılırken aşçı abinin yarım tepsi kıymalı musakkayı döktüğünü gördüm niye saklamiyorsun dedigimde yarın yemezler dedi hemen hepsi kendisine ayrı hizmet bekliyormuş bir iki tane düzgün hoca var.Orda yurtlarımiza yakın bir kişi daha vardı biz biraz eleştirdik hocaları o da dedi ki ; “Ben de bir kere böyle sizin gibi konuşuyordum Nazmi abi sen hocaları değil pirânı elestiriyorsun dedi “ Zannediyorum çoğu kişiyi de böyle susturuyorlar.
**
Mehmet Fahri Sertkaya, [10.07.21 15:13]
v.a.s.
1- Gidilmeli, asla geri kalınmamalı ve tartışmalar da çıkartılmamalı. Suç görülürse hatta şüpheli haller görülürse medenice gidip adli makamlara ihbar edilmeli. Soruşturma ve yargılama talep edilmeli
2- Son yıllarda cemaatimize milyonla iki ayaklı taş katıldı. Bunu yıllardır açıkça ifade ediyorum. Bunların dini de davası da yalan diyorum. Bunların temizlenmesi için Alihan’ı defalarca gayrete getirecek çıkışlar yaptım hatta bazen köşeye sıkıştırıp buna zorladım. O ise üstüne düşeni yapmak yerine bunlara benzemeyi tercih etti. Kendisi de baştan, ayağını kaydırmadığı zamanda demişti ya “Allah’ın kılıçlarından bir kılıç başımıza geçecek” diye… İşte ben geleceğim ve bu pislikleri temizleyeceğim Allah’ın izni ve piranın himmetleriyle… Şimdi de bunun mücadelesini verdiğimi dost düşman herkes biliyor.
Selamün aleyküm hocam. Yazıp yapmamakta çok düşündüm. Ama yorumlarınızı çok merak ediyorum. Ben 12 sene önce yolumuz ile tanıştım. Çevrem eşim tarikat cemaat işlerine ters bakan güvenmeyen bildiğimiz atadan dededen camiden aldigi bilgilere göre dinini yaşamaya çalışan insanlarla dolu. Bu konuda ciddi sıkıntılar yaşadım yaşıyorum. Ne zaman içimden acaba yanlış mı yapıyorum desem ayağımı çekmeye kalksam bir mesaj illa ki ulaşıyor bana. Akademi dergisini de rahmetli Arif Ahmet bey abimizin cenazesinin olduğu gün gordum internette. O gün bu gün takip ediyorum. Aslında gerçeği söylemek gerekirse anlattiklariniz bazen bana da hadi ya o kadar da değil dedirtiyor. Bunu inkar edemem. Özellikle Alihan Kuriş hakkında yazdıklarınızın sonra iyice afalladım ve gerçekten sorular içimi kemirmeye daha fazla başladı. İnanın bu aralar namazlarımı aksatiyorum rabıta yi zaten doğru düzgün yapmadigimdan içimden sıkıntılar bir türlü gitmiyor. Etrafıma ayak uydurmaya kalksam bu dünya imtihanını kesin kaybederim bunu da çok iyi biliyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. Dün menzil e bağlı bir tanıdığım bana uğradı. Süleymanlılar cemaatinde yillardir hizmet etmiş evlatlarına torunlarida bu yolda olan bir dedemizin cenazesine katılmış. Cenazede yaşananları anlattı iyice kahroldum. Cenazeyi gece yatsı namazından sonra yıkamak istemişler. Menzile mensup kişilerde orada imisler. Cenazenin sahibi ben bizim yurtlara şimdi söylerim gelip hallederler diyip telefon açıyor hocaefendi fırçalar gibi bu saatte niye arıyorsun sabah hallederiz gibisinden ters konuşmuş. Menziline hemen haber saliyorlar aradıkları herkes gelmek için imkanlarını seferber ediyorlar. O adam orada yıkılmış çok üzülmüş babasının bu kadar hizmetine karşılık bir kişiyi bile cenaze yıkamaya getirmediğine çok üzülmüş. Zaten o çevrede suleymancilar para için herseyi yapar fikri hakim. Bu yapılacak iş mi? Bunlar mı evlat yetiştirecek davayı sahiplenecek kişiler. Çok sinirlendim. Zaten bir kendini beğenmişlik almış başını gidiyor. Yolumuza gelirsen kazanırsın yoksa işin yaş şeklinde insanlara yaklaşımlar var. Dünden beri artık tamamen elimi ayağımı çekeceğim diyorum kendime. Ama piranimizin hak ve son mürşidi kamil olduğunu iyi biliyorum. Kafayı yemek üzereyim ne yapacağımı şaşırdım. Kurban diye diretiyorlar bende bu sene artık merkeze giden hibe kurbanı vermek istemiyorum güvenmiyorum kendim kesiyorum Zaten. Ayrıca hibe veriyordum ama bu sene vermeyeceğim. Pandemi de para olmadığından evine gönderilen hocaefendi ticaret yapmış 2 ayda çok güzel paralar kazanmış hocaefendinin yakasına yapısmışlar gel tekrar turda göreve başla diye bunlar nasıl şeyler anlamadım gitti. Eşimi ikma edemiyordum şimdi bunları duydu ben sana demedim mi diyor ben Eşimi geçtim kendim ahiretimi kaybedecem bu gidisle. İyice dumura uğradım. Hocam akıl ver gerçekten buna ihtiyacım var. Cokbuzin yazdım ama içimi ancak döktüm. Hakkınızı helal edin.
Bizden önce veya sonra gelecek olan nesillerin son peygamberi bizim Peygamberimiz mi olucak yoksa onlara baska bir son Peygamber mi gelicek?
Cevaplarsaniz sevinirim Allah sizden Razi ve Memnun olsun.
Mehmet Fahri Sertkaya(19.06.2021-04:44)
v.a.s. Bizden önce gelen bütün Adem babalar zamanında da ahir zamanlarında (kıyametin kopmasına az süre kaldığı zamanlarında bütün alemlere/gezegenlere son peygamber olarak hz peygamberimiz gönderildi. Bizden sonraki Adem babalar zamanında da ahir zamanlarında bütün alemlerin son peygamberi olarak hz.peygamberimiz (s.a.v.) gönderilecek.
Ankebut Ağı ile anlaşamadığımız, bize zaman kaybettirip durdukları, oyaladıkları, kaç kere rezil olduklarını unutup kendilerini yine bir nane zan ettikleri şu günlerde son bir tekrarla daha şuraya aktarayım da vebal benden gitsin ve isteyen tedbir alsın, isteyen kulak arkası etsin:
Anlaşılan o ki gücümüzü daha da iyice görmek isteyenler var. Öyle ise benim, sesimin ulaştığı herkese ve her kesime söyleyeceğim şudur:
Çok büyük bir siyasi, idari, adli ve ekonomik krize hazır olun. Bankalarda paranız, döviziniz, neyiniz varsa hemen çekin. Borçlanmayın, çokça zaruret yoksa yatırımlar yapmayın. Paranızı Türk Lirası olarak elinizde tutmayın. Dolar da almayın. Euro ya da altın cinsine çevirin.
Büyük bir kriz var.
Açık denizde Türkiye’ye doğru yol alan uyuşturucu yüklü bir gemiye talimat verildi, rotası değiştirildi.
İstanbul’da Beyoğlu, Esenyurt ve Gaziosmanpaşa gibi semtler, en yoğun şekilde uyuşturucu ve fuhuş işlerinin yapıldığı semtler arasındalar.
Şimdi bütün dikkatler bu bölgedeki kara para işlerine çekildi ve vatanseverler cephesi buralarda büyük işler yapacaklar. Daha şimdiden Ankebut Ağı çok büyük miktarda kara para kaybına başladı.
Dikkat edilmeli
Ankebut Ağına mensup olan emniyet yetkilileri sokaklara polis memurlarını gönderip göze batması için yalandan/kontrollü bir iki operasyon yaptırabilirler. Basında, medyada kendi kontrollerinde birkaç haber de yaptırabilirler.
Söz konusu mizansen operasyonlarda, kendileriyle bağlantılı mafya mensuplarından bir kaçını alıp emniyet müdürlüklerinin bir kapısından alıp diğer kapısından bırakacaklardır. Bazılarını da operasyon sırasında ellerinden kaçırmışlar gibi rol yapacaklardır. Bazılarına da zaten operasyon öncesi haber uçuracaklardır.
Bir Takipçimiz ( 07.10.2020-07:49)
S.aleyküm sevgili mfs.
Cezaevinden çıkan bir yakınım ile içeri hakkında biraz müzakere ettik. Uyuşturucu, esrar, eroin vs her türlü melaneti görevlilerin içeriye aldıklarını, bunları yukarıdan birilerinin kolladıklarını bahsetti.
Abdülhamit gül de bu işin içinde mi.?
Mehmet Fahri Sertkaya( 07.10.2020-12:45)
v.a.s. Var, var.. O da var ve daha türlü türlü pis işin içinde var o Abdülhamid gül.
Sabah sabah bir kişiye 21 bin kadar medyumun aynı anda saldırması, düşmanlarımızın ne kadar kötü halde olduğunu ve sonu gördüklerini mi gösterir?
Metafizikçi arkadaşlarım hepsini çarpıyorlar. Verdiğimiz ilk karşılıkla beraber on bin kadarı dağılıp kaçtı ve şu anda öle öle beş bin kadar kaldılar.
Benim Trump rolüne girenleri ya da dünyada biyonik robotlarla dolaşanları öldürüp durmak gibi bir niyetim şimdilik yok. Bunu yapardım ama şu anda bunu yapmak hem dünya siyasetinde kaos çıkartır hem de Ankebut Ağı ile farklı ilişkiler kurmak istediğim şu süreçte onları zora düşürmek istemiyorum.
Benim şu anda en öncelikli düşmanım Rusya ve Çin… Şu konsey, kararlarımı daha iyi anlayabilse ve daha isabetli kararlar alabilse onlar için de bizim için de daha iyi olacak. Onların da bizim de Grilerden ve Yeşillerden kurtulması gerekiyor.
Bu arada, ilk defa bu kadar büyük/kalabalık bir medyum saldırısı altında kaldım ve bazı şeyleri iyice idrak ettim. 4.500 çok azmış, ben aynı anda 20 binden fazla medyumun saldırısına rağmen sarsılmıyormuşum.
Aynı anda bana musallat olan binlerce cin kabilesi ve bana yapılan yüzlerce kara büyü de olsa, sonuç değişmiyormuş.
Baştan söylemiştim: Benim de bir vazifem var ve vazifem bitene kadar Allah beni de koruyacak.
Bu böyle devam ederse Grilerin ve Yeşillerin idari kadrosunda kimler varsa hepsini bir gece vakti ansızın öldürüp geçeceğiz.
Ben hep önden böyle ikaz ederim, çoğunlukla muhataplarım kale almazlar ve sonra verdiğim mühlet biter, dediğimi de yaparım. Sonra ne acayiptir ki yine ben kötü adam olurum.
Cinleri de çok uyardım ve çok mühlet verdim ama dinlemediler. Canları çok fena yandı.
İki numaralı Trump kopyası korona değildi. Aldığı şiddetli metafizik darbelerden ötürü çok yorgundu ve hafif yaralıydı. Bu öfkeyle bir gece yarısı operasyonu yaptırdı ve neticesinde ağır yaralanıp kaçtı. Sonra da öldü.
Bu süreç boyunca biz üzerine hiç gitmedik. Kaçtığı halde bile kovalamadık. Biz onu öldürmek teşebbüsünde bulunmadık, çünkü bu hesaplarımıza uymuyordu.
Uzun grilerin idari kadrosu, bu sabahki saldırıyı yaptırmadan önce toplantı yaptı. Çok çaresiz ve öfkeliydiler. Masaya vura vura konuşanları vardı. Dün bize yaptıkları saldırılarda çok yüksek sayıda medyumu aynı anda üzerimize gönderdiler ama yüksek sayıda kayıp verdiler.
Aralarından bir tanesi toplantıda yine de daha fazla medyum göndermeyi teklif etti. Diğeri, bunun hesabını veremeyeceklerini ifade etti. Toplantıya Yeşillerin reisi de katıldı ve çok kibirliydi. Neticede bu sabahki saldırıyı kararlaştırdılar ve aynı anda çok yaklaşık 21 bin kadar medyum görevlendirdiler.
Şimdi daha da büyük bir krizdeler. Sinirleri bozuk, korkuyorlar, çekiniyorlar, çaresizler.
Dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık olarak dört yüz bin kadar daha cin kabilesi yok edildi. İki günde yok edilen cin kabilesi sayısı üç yüz bine çok yaklaştı. Öldürülen toplam cin sayısını bilmek çok zor ama kabile sayısını üç ya da beş milyar ile çarparak yaklaşık sayılar bulunabilir.
Ayrıca dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 300 bin medyum öldü.
Sadece bu sabahtan bu saate kadar çok yaklaşık 25 bin medyum öldü. Hala çatışmalar devam ediyor ve ölü sayıları durmadan artıyor.
Dünyanın dört bir yanında çok yüksek sayıda Satanist ayinleri yapılıyor ve çıldırmışçasına İblis’e insan kurban ediliyor. Cesetler üzerinden büyüler yapılıyor.
On binlerce ifrit cin kabilesi seferber edildi, çok şiddetli çatışmalar var. İblis öfkeden çığlıklar attı, çıldırdı ve sistemi çökmeden önce bütün cinleri gözünden çıkartıyor. Yakında ona selam veren bile kalmayacak, bunu çok iyi anladı
Dünya insanlarından ve başka dünyaların insanlarından olup cinler alemiyle irtibatı olan kişiler, sanki cinler aleminin yok oluşunu izliyorlar… Şu günü görmeseler, hayallerinden bile böyle bir şey geçirmezlerdi. Bunun gerçek olabileceğine ihtimal bile vermezlerdi.
İki arada bir derede kalarak aklını yitiren, kaçan, kendini öldüren cinler var.
Kabile kabile Müslüman olan cinler de var. On binlerce cin kabilesi topluca müslüman oldu, oluyor.
Eş zamanlı yapılan medyum saldırılarında medyum sayısı 28 bine kadar çıktı.
Bunu yazmakta tereddüt ettim ama ayıptır söylemesi, ben o kadar rahatım ki gazoz içiyor, biraz kuruyemişim vardı, onu yiyorum. 😁
Zavallılar, ben öldürecekleri ümidiyle ve ölüme yaklaştığım zannıyla cepheye koşuyorlar
Bu hizmete, bu cihada zararı dokunmuş kim varsa sorgulanıp kafaları vuruluyor.
Cinler aleminde küçük bir kıyamet yaşanıyor.
Ben onlara “Bana, ekibime, cemaatimin mensuplarına ve Ankebut Operasyonunda saf tutmuş hiç kimseye ve yolu benim sistemime çıkacak olup yolunu kestiğiniz kimselere, bundan sonra asla musallat olmayacaksınız. Bunu içinizden kim yaparsa hem onu hem kabilesini yok edeceğim” demiştim
Sahada Hz.Üstazımız, Kemal Bey Ağabeyimiz, Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz başta olmak üzere sayılamayacak kadar çok sayıda büyük zatlar var.
Evliyanın, şühedanın ruhaniyetleri de var. Ordumuz devasa bir ordu.
Bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 45 bin medyum öldü ve sayı hızla artıyor.
Sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık sayılar:
96 bin cin kabilesi dağıtıldı. Bunlardan 49 bini tamamen yok edildi. 33 bini Müslüman oldu ve onlara zarar verilmedi. Geriye kalanlar ya Müslüman kabilelere esir oldular ya da kaçtılar.
Rusya’dan bu defa benim mutlaka zarar göreceğime inananlar ve baştan sevinenler vardı. Son yayınlarımı görünce sarsıldılar ve gizli servislerine ve medyumlarına bu durumu teyit ettirme çabasına girdiler.
Ankebut ülkeleri/liderleri “Neler oluyor, satanistler, ayinler ne haldeler, bakalım/baktıralım” dediler. Ayinleri kontrol ettiler. Hepsi dağınık, hissiz, şuursuz haldeler… Bizi çarpmak isterken kendileri çarpılıyorlar.
Ensemde biraz ağırlık var, sol ve sağ kulak arkasına kalan kısımda da ağırlık ya da çok hafif sızı denilebilecek haller var. Midem bile bulanmadı, başım bile dönmedi, baygınlık mı? Yanından bile geçmedi… Lakin yorgunluk var. O kadar olsun, karşımızda trilyonlarca can kaybı var.
Yeni bir dünya, yani bir çağ, artık daha da yakın. Bütün bunların insanlar alemine tesiri çok büyük olacak.
Ne zaman ki böyle büyük harpler olsa, bizim alemimizde orman ölümleri, kayıplar, intiharlar, evde ölü bulunmalar birden artıyor.
İstihbarat ve emniyet teşkilatları bunları görüyorlar, biliyorlar. Zaten metafizik ekipleri ile çatışmaları ve sonuçlarını ve hatta bunlara dahil olan insanların bazısını da görebiliyorlar.
“Ölmek isteyenler gelsin, sahadayız” demiştim, geldiler ve öldüler.
Sabahtan bu yana yok edilen cin kabilesi sayısı çok yaklaşık 910 bin. Müslüman olanlar çok yaklaşık 50 bin kabile. Öldürülen medyum sayısı çok yaklaşık 540 bin. Sadece Yeşiller ve Griler değil, onlarla paslaşan çok farklı türler de katıldılar. Sadece on dakika içinde 30 binden fazla medyumun öldüğü oldu.
Saha hala boş değil ve hala ölüyorlar. Bu yazılanları metafizikçiler, üfürükçüler kısa sürede doğrulayabilirler.
1,4 milyon cin kabilesi artık yok. Savaş hala devam ediyor ve şu anda bile 200 bin kadar cin kabilesi ölmeye can atıyor.
İblis, cin kabilelerini bozuk para misali harcıyor.
Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:27)
Üfurme mfs üfurme.bak ben burdayım hayla yaşıyorum beni öldürdün sandın sana ancak bu ve bunun gibi salaklar inanir.
Senden de tüm insanoglundanda alayında da nefret ediyorum ufurup ufurup canımızı sıkmaya.noktaaa
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020,13:35)
Sen aynı reis değilsin, o reis çoktan öldü.
Çok mu yandın, neredeyse yalvaracak hale gelmişsin
Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:36)
Darbe diyelim
Ben ölmem demistimmm
Furkan Celep gibi olacak iken son anda yardımına yetiştiğim ve birkaç gündür yardımcı olduğum bir hanım kardeşimiz. Kendisine hayatı boyunca cehennem azabı gibi acılar yaşatan ve hayatı boyunca musallat olan, defalarca intihara teşebbüs ettiren birkaç kabile reisi vardı. Tek seferde onları öldürmüştüm. Çatışmaların arttığı şu anlarda o kardeşimizi başka bir cin kontrole alıp bunları yazdırıyor.
Okumakta fayda var
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:55)
ve günlük okumalara katılın
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)
Dua ettiğim an boğazımı kiriyolar
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)
hepsi geçecek
hepsi senin hayrına
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)
Cekmediğim yasamadigim acı kalmadi
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)
özeline girmeden
birkaç satırla kim olduğunu ne yaşadığını
anlatabilir misin
ismini vermesen de olur
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)
Tabiyki.basinizi agritmasam
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:57)
sen yaz
ben işlerimin arasında dönüp bakıyorum mesajlara
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:57)
Tabiyki.hocam
Şuanda .. yaşındayım hocam …. yaşında öldü bu musibete yakalanmam
Aşırı sinirler vardı 23.24 yaşlarında eşim nederse bana batardi kurardım bagirirdim ona.sonra pişman olur kendimden nefret ederdim bu hep böyle oldu.öfke ve kinle.hatta hep derdim bak seni kiriyorum.sinir Hastanesi’ne götursen belki ilaç verirler
Namaz kılan biriydim hocam.25 yaşlarında sabah namazı için abdeste kalktığımda ister istemez lavabo aynasına bakarsınız baktığım an arkamda aynada arkamda duran yaratık görüp kacardim tekrar yatağa yorganın dibinr
Bu hep böyle olunca bide sabah namazı abdestlerinde
Sonra rüyalarla başladi
Altın zumrutlu öyle sahsahli bı koltukkmu derler tacta takmış ben karsisindayim kıral gibi etrafindada sayısız askerler emir verirlerdi yakalayın ben kacardim onlardan osiralar dua okuyabiliyorum ruyadada olsa nas suresi kurtuluyodum
Ondan sonra kacamiyodum ellerinden çok dovuyolardi herturlu işkence.uyandigimdada bihafta kalkamiyodum. bazi yerlerde morluklar vardi.
Kıral ama yüzü yaratık bedeni insan
Sonrası kaynanamla annemin kılığına girdiler.annem dövüp dövüp beni kaynanama kaynanamda dövüp anneme verirdi ben aylarca felçli gibi yatatdim
Kafaya koydum saniyodum.qz daha ikisini öldurecektim
Ondan sonra kıral güzel yüzlü oldu budefa aşk dileniyodu benden
Beni seveceksin seni çok seviyorum senin sahibin benim artık diye
Ben anlayamıyorum tabi kimseye eşim beni defalarca psikiyatride yatırdı iynelerle uyutuldum ama olsun ahattim.ciktigimda yine kemiklerim kiriliyodu beynim parçalara bolunuyodu
Hocam öyle acilarki tarifi yok
İntihara defalarca kalkistim ama ölemedim
Kaldıramıyorum çunku
Dağın hiç kolları olurmu.daglarin kolları vardı gel gel diye çağırıyordu dağlar beni
Bı muddette eşim kapıları kitledi kacmayayim diye
Bi hoca enson gittik dedi sana musallat olan kiral bitecek dedi
Öldürdüm dedi bitti desi
İnanamadim .bugece belli olur dedim hatta.cunku enagir darbe işkenceleri geceleri yasarim
O gece uyudum hocam bikadin geldi rüyama.sen kurtuldugunumu sandın. ben onun karisiyim.bizde bir gider bin gelir dedi .sen öleceksin.cigerlerin lime lime olacak dedi
Gerçekten yaptı daha beter iskemceler
Grup grup geliyorlardı
Artık ciddende görmeye başladım.ellerinde tas dumanı burnuma getirip koklatip beni yine aylarca felçli gibi edip iskencelere bogmalari
O hoca birgün dedi o kadini aldk.elimizde.kurtuldun dedi
Gerçektende kadın gelmedi
İki gün sonra akşamdı anı uyku bastı yatağa girdim.onlar geldiğinde ben taş oluyorum hocam
Sadece gözlerim hareket edebiliyo.yuzu saçlaryla kapalı biadsm
Afedersiniz ilişkiye girdi benle
Sonra 4 tane adam belirdi
Yatagimda adam onların sanki emir kuluydu.bilmedigim dilde biseyler diyodu
Oda emir kulu gibi hep başını egiyodu tm diyodu
Sadece Türkçe olarak ben size muhurlusun sen bizimsin dediler gittiler
Son olarak o hoca seni perdeleyecez dedi .çünkü grup grup geliyorlardı
Meğer perdelerden içimde enguclusu kalmis
İki yildirda bunla ugrasiyorum.cikmam diyormuş.ben çıkarsam kadının ciğerlerini de sokerim beraber ölürüz diyomus
Şimdide gelen gruplar fazla yaklasamiyo ama ailemin anlattiklarina göre ben evt tm bide robotik hallerle kapı esiklerine gidip evt kelimeleri diyomusum
Hocanın dediğine göre içimdeki talimat aliyomus onlardan
Onlarda pes etti
Benim inancım kalmadı artik
Çünkü bana hep bunu derler
Mezara kadar
Mezara kadar
Topluma giremiyorum.ailemle yanyana gelemiyorum.ya beni yaratığa çevirir yada boynumdan tutar yerlere serir bagirtir.yalnizsam sorun yok
Bunlar 13 yılın sadece özeti hocam.hakiinizi helal edin nolur
Başınız agrittim yine de bi ümit dedim.sizi iki yıldır takip ediyorum
“Birde çok oluyorum belki ama 3 veya 4 gece önce rüyamda yine Beykoz Çubuklu sahilde dururken sizin bahsettiğiniz o büyük deprem sanki olmuş gibi hissettim insanlar açlıktan riziksizliktan balık tuaya çalışıyorlar sahilde ben millete bağırıyorum tsunami gelebilir neden balık tutuyorsunuz deprem oldu diye derken bir anda devasa 20 30 metre boylarında dalgalar görüyorum boğazda kaçın geliyor diye bağırıyorum ilk başta insanlar umursamıyor sonrasında içimden bu kadar insana yazık olacak diye üzülüyorum bir yere tutunuyorum ilk dalga yi aşıyoruz dalga sahildekilerin yarısını yutup denize çekiyor ikinci ve üçüncü dalga da geliyor aynı boylarda ve hepsinden boğazıma kadar su geliyor dalgayla birlikte yükselip iniyorum kurtuluyorum ama bir kaç kişi hariç sahilde kimse kalmıyor . Sonrasında sahilde nur yüzlü bir teyze beliriyor ve bana ne işiniz var burda tsunami oldu diyor bende biliyorum ben atlattım diyorum yanımda bizim hanım beliriyor. Bir anda ikimizin elinden tutarak bir topu gibi çok hayırlı bir evladınız olacak diyor . Bir anda uyanıyorum”
Eski Mısır devrinde de bazı uzaylı insanlar, dünya insanlarının başına geçiyorlardı. Günümüzdeki gibi dış beden giyerek geçmiyorlardı. Gerçekte oldukları gibi görünüyorlardı. Bunların arasında Müslümanlar ve iyi niyetliler de vardı, gayr-i müslim olup dünya insanlığına düşman olanlar, türlü türlü aldatıcılık yapanlar da vardı. Bu kötü niyetli gayr-i müslim olanlara bir süre sonra müdahale edildi ve dünyadan çıkıp kaçmak zorunda kaldılar.
Uzaylı insan türleri arasından kendileri isteyenler de dünyamıza geldiklerinde cinlerle iletişim kuruyorlar, işbirliği yapıyorlar. Sadece cin/büyü kartını değil, metafizik teknikleri de çekinmeden kullanıyorlar.