Kategori arşivi: Siyaset

Her şey yıkılacak

“Her şey yıkılacak”

4 Ocak 2023 tarihinde paylaşılmış olan bir video…

Sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde binlerce astrolog ve medyum, Akademi Dergisi’ni dikkatle takip ediyor ve bu sayede isabetle yol alabiliyor. Bunlar, neler olacağını çoktan gördüler, anladılar. Bunlardan sadece küçük bir kısmı gerçekleri anlatıyor. Küçük kısmın arasından çok çok az bir kısmı da gerçekleri yayınlarda anlatıyor. Diğerleri, namussuzca para çarpmaya ve/veya gizli servislere oyuncak olarak insanlığı felakete sürüklemeye devam ediyorlar.

Dünya genelinde çok yüksek sayıda yayıncı, programcı da Akademi Dergisi’ni her gün dikkatle takip ediyor.

Akademi Dergisi, şu ana kadar zaten dünyayı çok büyük oranda dönüştürdü, değiştirdi.

Hususi olarak, tasvip etmediğim ve beni de tasvip etmeyen kişilerden ve çevrelerden de paylaşımlar yapıyorum ki vaziyetin ciddiyetini hala idrak edememiş olanların gözleri açılsın… Burada kendi çapımızda dönmediğimiz, sahada nelere sebep olduğumuz ve anlattıklarımızı ne kadar geniş bir çevrenin kabullendiği, dikkate aldığı, doğruladığı, iyice anlaşılsın…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hepiniz zaman israfısınız

Tayyip kendilerini aradıktan sonra… Ayar çektikten sonra… Benimle irtibat kuran ve güya taktik oynayan tarafları/ülkeleri ben bilmiyor muyum?

Oradan bakınca bu kadar mı zayıf görünüyor benim sistemim?

Tayyip’in Türkiye içinde bile hükmü kalmadı, milletler arası projelerde mi başı çekecek, yön verecek?

Boş işlerle uğraşıyorsunuz. Onlarcanızı toplasak, bir tane adam etmiyorsunuz. Hiç tat vermiyorsunuz. Ahmakça kendi topuklarınıza sıkıyorsunuz. Hepiniz zaman israfısınız…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İktidarda tutmak için kuralsızca hareket ediyorlar

CHPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba:

“Bizim için en iyi adayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade etmek istiyorum.” demiş…

Aynı merkezden talimatlar alanlar, bir gün içinde peş peşe hamlelerini yapıyorlar…

Bu kadar açık bir danışıklı dövüş…
“Anayasanın ihlali” deniyor, “Ağır suç” deniyor, “hukukun üstünlüğü” deniyor, “Meşruiyeti yok” deniyor ama bunlar hala milleti ahmak yerine koyuyor… Bu güne kadar danışıklı dövüştükleri Tayyip’i ve çetesini hala iktidarda tutmak için kuralsızca hareket ediyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ben bu resme bakınca

Ben bu resme bakınca, İsveç’te yerin altının da üstünün de cayır cayır yandığını görüyorum.

Dikkatli bakınca görüyorum ki kamu kurumlarının binaları, araçları, cihazları, depoları yanıyor. Ordunun askerleri dahil her şeyi yanıyor. Emniyet teşkilatının personelleri, binaları, araçları, cihazları yanıyor. Ülkenin santrallerinden benzin istasyonlarına kadar her şeyi yanıyor. Belediye otobüsleri bile yanıyor. Meclis yanıyor, millet vekilleri yanıyor, yayın kuruluşlarının binaları ve araçları bile yanıyor. Özel bankalar, kamu bankaları, kasalardaki nakit paralar bile yanıyor.

Rasmus Paludan da yanıyor ve onunla bağlantılı olan dünyalı, uzaylı ve cin taifesinden herkes yanıyor. Sabahları işine gidenlerin yollarda düşmüş ve ölmüş leşler bulduğunu bile görüyorum.

Nedense ben bu resme bakınca dehşet görüyorum. Görülmemiş seviyede bir dehşet…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Benden duymuş gibi olmayın

Seri halde askeri operasyonlar yaptırdığını iddia ederek, muhtelif yerlerde sürekli faaliyetler yürütmek…

Bu görüntünün arka planında maden, tarihi eser, hazine araması yaptırmak… Bunların kaçakçılığına orduyu alet etmek…

Hangi kanunların hangi maddelerine göre, hangi suç türlerine giriyor ve cezai yaptırımları nasıl oluyor? Yaptıran devlet lideri için cezalar nasıl oluyor, şürekası için nasıl oluyor ve ordu içindeki şürekası için nasıl oluyor?

Benden duymuş gibi olmayın, MİT’in binasının altında sahte para basıyorlarmış. Piyasa bunu konuşuyor. Sahte dediysem, karşılıksız ama orijinal kalitede baskı bunlar… Türk lirası, Euro, Dolar ve daha başka paralar da basıyorlarmış.

Ben inanmadım tabii ki MİT öyle bir şey yapmaz ama insanın kafası karışıyor, ateş olmayan yerden duman çıkmıyor.

Nerede o Hakan, hiç görünmüyor? Bir soralım bakalım, MİT’te ne işler dönüyor…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Mfs faktörü

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev:

“Zafer bizim olacak. 1812 ve 1945’te olduğu gibi.” demiş. Halt etmiş o biyonik robot… O tarihlerde “mfs faktörü” yoktu. Günümüzde ise var.

Ve mfs baştan Ruslara “Ya savaşa savaşa muzaffer olacaksınız ya da savaşa savaşa parçalanacaksınız” demişti, dinlemediler. Burunlarının dikine gittiler, sert kayaya çarptılar.

Safha safha köşeye sıkıştıkça, daha düne kadar “Çin bizim gerçek müttefikimiz” diye de konuşuyorlardı ama ben “Rusya ile Çin’in gerçekten müttefikliği yok ve olamaz” diyordum. İşte, kısacık süre sonra manzara meydanda… Rusya, Çin’in umurunda bile değil ve İstanbul’u dinlemeyen Çin de kendi derdiyle uğraşmaktan, etrafını bile göremiyor.

AB ve ABD içinde Rusya’ya daha doğrusu Rusya’nın idaresini elinde tutan uzaylı gruba çalışan biyonik robotlar olmasa, perde arkasında uzaylı dengeleri olmasa, İstanbul’un çökerttiği Rusya’nın üzerinden onlarca devlet geçmişti ve Rusya onlarca defa yok edilmişti.

Öyle görünüyor ki ben kısa süre sonra bir yazı daha yazarım ve “Gördünüz mü, güya Rusya zafer kazanacaktı. İşte neler oldu” derim.

Öyle “temiz” çökerttim ki Rusya’yı bu saatten sonra uzaylılar değil, Supermen bile kurtaramaz.

Ha bu arada, Putin nerede? Yaşıyor mu?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Sanki Rusya Federasyonunun temsilcisi..

Sanki AB’nin değil de Rusya Federasyonunun temsilcisi..

Yine yapmış yapacağını ve savaşma kabiliyeti kalmamış, çökmüş, bitmiş haldeki Rusya Federasyonunu kollamaya çabalamış.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Borrell:

“Rusya’nın savaşmaya, kaybetmeye ve toparlanmaya alışkın olduğunu unutmamalıyız. Hitler ve Napolyon’a karşı böyle olmuştu.” demiş.

Üstelik, herkes biliyor ki Hitler’i Sovyetler/Rusya yenmedi. Hitler’in ordusu ve bürokrasisi içten çökertildi. Ordusuz, kurmaysız kaldığı ve Alman devleti içindeki bürokratların çoğunun ona itaat etmediği halde bile Hitler, Rusları uzun süre daha ezebildi.

Ruslar, şu koca Türk dünyasında bile aslında bir hiçti ve tarihte yaptığı şeylerin çoğunu yapamazdı. Ruslar, uzaylı tarafların elinde bir kart olarak kullanıldılar da öyle bir tarih yaşandı. Şimdi ise uzayı tarafların dengeleri tarumar oldu. Rusların gerçek hali de gözler önüne çıktı.

İstanbul, istediğinde Rusya’yı devleştirdiği gibi, istediğinde de kolayca çökertti. Hepsi bu… Aksini söyleyenin bir art niyeti vardır. Ruslar şu anda köşeye sıkışmış fare kadar çaresizler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Çok uzadı bu işler

Şu Asya’nın meselelerini artık halletmemiz, dengelerini bir şekilde artık yerine oturtmamız lazım. Çok uzadı bu işler…

Çin Komünist Partisi (ÇKP), kendi içinde daha sert kavgalar etmesi gerekiyorsa etmeli, artık net bir duruş sergilemeli…

Sırf Türkiye’nin ve Türk dünyasının da menfaatine oluyor diye, Çin’in düşmanlarının Çin’e son darbeleri vurmalarına mani oluyorum.

Bu güne kadar Çin’i hızlıca çökerttim ve düşmanlarının önüne attım, bir süredir ise son darbeleri almasın ve tamamen çöküp dağılmasın diye dengeler kurdum.

Lakin Çin yine de klasik Türk/İslam düşmanı bakış açısından ve klasik haşin Çinli tavırlarından kurtulamadı.

Çin’i daha fazla varlıkta tutmak bana ve sistemime artık gereksiz bir yük olmaya başladı. Çin, sonunda parçalansa hatta tamamen yok olsa bile yine de yanlış siyasetini bırakamayacaksa, onu taşımanın bize bir faydası yok.

Devlet memurlarına maaşlarını veremeyecek… Kamu masraflarını karşılayamayacak… İmalatçasını ayağa kaldıramayacak… Sadece emlak sahasındaki batağını onlarca senede çözemeyecek haldeki Çin… Sonunun nasıl olacağını belirleyeceği son kararı vermeli.

Ya İstanbulla restleşmeye devam ederek kısa sürede yok olacak ya da bu savaşı İstanbul’un kazandığını kabul ederek istanbul’u dinleyecek.

Çin’in, istikametini seçtiği, geleceğini belirlediği son kararı… Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyinin ve Hindistan’ın akıbetini de belirleyecek.

Aynı zamanda, Doğu Türkistan’ın hürriyetine ne zaman ve nasıl kavuşacağını da belirleyecek.

Çin hatalı kararlarında ısrar etse de etmeyip İstanbul’a ayak uydursa da Doğu Türkistan hür bir ülke olacak. Lakin Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyi ile Hindistan’ın akıbetleri için farklı senaryolar, ihtimaller yine olacak.

Sadece birkaç gün daha bekleyeceğim. Sonra Çin kendi kararını alacak, ben de kararına göre sahayı yönlendireceğim. Tepkisiz, sessiz kalmasını, şu andaki yanlış duruşunu devam ettirmek olarak yorumlayacağım.

Ve ben artık kimsenin açıklamaları ile vakit kaybetmiyorum. Bütün taraflardan artık somut/net hamleler bekliyorum. Herkes bundan böyle icraatıyla, hamlesiyle, işiyle, müdahalesiyle sözünü söyleyecek, tarafını belli edecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

“Uçamaz” dediler, uçtu

“Uçamaz” dediler, uçtu…

Baykar bunu da yaptı…

Türkiye’nin ilk milli ve yerli helikopterinin uçuş testinden görünler paylaşıldı.

Skorsky bile şaştı kaldı. Kraliyet hava kuvvetleri 2 bin adet sipariş verdi.

14 Mayıstan önce göklerde….

Sonuna kadar izle, inanamayacaksın.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Akademik rüya tabirlerinde bu gün

Akademik rüya tabirlerinde bu gün…

Gökten kan yağması…

– Hayırlı günler hocam
Bu gece sabaha karşı rüyamda bı okul bahçesinde insanlar toplanmış kalabalık düğün gibi ama düğüne benzeyen bişey yok sonra bi anda havadan iri kırmızı kan gibi damlalar yağmaya başladı, ben dahil çoğu kişi beyaz giyimliydik bunun lekesi çıkmaz üzerime gelirse bana değmesin diye saçaklarin altına girmeye çalışıyorum, etraftan birileri arkasından çok güzel yağmur yağacak heryer hem temizlenir hem toprak suya kanacak diye konuşuyorlardı.

= Hayırlı günler.

Okul bahçesi bu rüyada Türkiye’yi temsil ediyor olmalı. Bütün Türk milletini ya da Türkiye’deki bir sınıfı temsil ediyor olmalı.

Sanayiciler ve tüccarları temsil ediyorsa bile sonunda aynı manaya çıkıyor çünkü, onlar sebebiyle bütün millet sorun yaşayacak.

Kan damlaması, çok kısa süre içinde çok büyük maddi kayıplar yaşanmasına delalet ediyor

Kalabalık insan topluluğu görmek de çoğunlukla iyiye yorulmaz. Keder, acı, üzüntü, istenmeyen hadiseler demek.

Arkasından yağmur yağacak olması ise hayra delalet ediyor.

Büyük sıkıntıların çok uzun sürmeyeceğine, sıkıntıların şiddetli olacağına, kısa sürede büyük acılara sebep olacağına ama sonrasında çok hayırlar olacağına ve kısa sürede ayağa kalkılacağına delalet ediyor.

– Bizim aile için mi hocam

= Hayır herkes için…

Şöyle de tabir edilebilir ve aslında hemen hemen aynı manaya da gelir…

Çok büyük ve çok acı musibetler milletçe başımıza yağacak.

Bu sırada yüksek sayıda can ve mal kaybı olacak.

İnsanlar çok zorlanacaklar. Öyle ki afetlerin şiddetini, yıkıcılığını görünce ümidini kaybedecekler de olacak.

Lakin yine de bu ülke kısa sürede toparlanarak ayağa kalkacak.

Yaşananlar ilk başte şer görünüyorken, sonunda hayra dönecek.

Çok yüksek sayıda insan şeytanı da hızlıca oyundan düşmüş, ortalık temizlenmiş olacak.

Zaten bu kadar büyük pislikleri ancak peş peşe gelen ve her biri çok acı, çok büyük olan musibetler temizler.

– Allah razı olsun hocam, Rabbim ilminize ve gücünüze ziyadelik versin …

= Amin. Cümlemizin.

Bu rüyanın hayırlı bir şekilde tabir edilme ihtimali yok. Bir tabiri daha var ki o da kıtlık… Önce maliye açıkça çökse de çökmese de feci afetler gelse de gelmese de bir şekilde bu ülkede büyük bir açlık, kıtlık zamanı yaşanacağını haber veriyor.

Rüyada okul görmenin bir manası da zaten işlerin batmasına, yokluğa, iflasa, açlığa, kıtlığa çıkar.

Gökten kan yağması, milletin büyük kısmınının affedilmez manevi hatalar içinde olduğuna… Dinden, ahlaktan, dürüstlükten, merhametten tamamen uzaklaşıp taş kesildiğine… Artık onların geri dönülemez seviyeye geldiğine ve helakı hak ettiklerine delalettir.

Bu rüyanın bir tabiri daha var ve buna göre;

– Okul, AKPKK-MHPKK hükumetini temsil ediyor.

– Düğün gibi olan ama aslında düğün olmayan kalabalık, bu güne kadar hükumetle iş yapmış ve hükumetin çevresinde bulunmuş kişileri, çok yüksek sayıdaki kişiyi temsil ediyor. (Düğün, sosyal çevre, iş çevresi, siyasi çevre demektir rüyalarda. Evlilik ise anlaşma, boşanma ise ayrılık/anlaşmazlık demektir.)

– Kan yağmuru, hükumetin ve çevresindeki kalabalık kitlenin affedilmez suçlarının ifşa olması, bunun çok hızlı ve bir arada olması…

– Kalabalık içindeki çoğu kişinin beyaz renk giymiş olması, iki yüzlülükleri, çok ileri seviyede suçlarına rağmen temiz insanlar gibi görünmeleri…

– “Bana değmesin” diyerek saçakların altına kaçmaya çalışmak, ifşa olmamak için çırpınmaları, kaçışmaları

– Yağmur, çok büyük sıkıntılar yaşanacağına, bütün işlerin ve dengelerin bozulacağına, çok büyük maddi zarara delalet ediyor.

– Her yerin temizlenecek olması, bütün suçluların er ya da geç ifşa olup cezalarını bulacak olmaları…

– Toprağın suya kavuşması, suçluların bu sürecin devamında öleceklerine delalet ediyor.

– Selamun aleyküm hocam . Rüyamda dişim sallanıyordu. Sonra elime düştü. Bi sıkıldım önce , sonra daha iyi oldu kapanacak orası hemen ve daha güzel duracak dedim .

= v.a.s. Şayet bu rüyada kendini birinin yerine temsili olarak görmediysen… Lüzumsuz, sıkıntı veren bir akrabanla aranı açacaksın ve bundan pişman olmayacaksın. İsabetli bir karar vermiş de olacaksın

Anlaşılan o ki rüya sahibi bu rüyada kendisini başkasının yerine temsili olarak görmüş.

O halde… Artık tamamen lüzumsuz, faydasız ve sıkıntılı olan bir kişiyi ya da tarafı, kalıcı olarak silip geçeceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Uzaylı da olsa insan, insandır

Uzaylı da olsa insan, insandır…

İran’daki ve Suriye’deki yeraltı uzaylı şehirlerinde çok büyük yıkılışlar ve acılar yaşanıyor.

Uzaylı da olsa insan, insandır… Bu güne kadar 50 milyar doların üzerinde masraf yaparak ve türlü çileler çekerek, 15 milyon kadar mülteciye ev sahipliği yapan ve dünyaya örnek bir duruş sergileyen ülkemiz… Söz konusu uzaylıları da mülteci olarak kabul etmelidir. İnsanlığın, hukukun ve vicdanın gereği budur. Bizim tarihimiz, insanlıkta zirve yaptığımız, dostu düşmanı şaşırttığımız asil davranışlarla doludur.

Nagehan Alçı’ya da sorulsa, o da bunu söyleyecektir ve ekleyecektir: “Evet, uzaylı da olsa insan, insandır. Mültecilerin hepsi yurdumuza kabul edilmeli ve gereken destekler verilmelidir. Uzaylı da olsalar onlar da hakim, savcı, vali hatta devlet başkanı bile olmalıdır.”

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi