Etiket arşivi: Mehmet Haberal

Putin ikinci Tayyip oldu

Putin suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylı kişi, gerçekten acınası hallerde…

Metafizikle o kadar yoğun saldırılar altında kaldı ve o kadar ağır darbeler aldı ki sürekli yorgun, ara ara baygın halde devam ediyor. Uyanık olduğu zamanlarda da idraki, hafızası, şuuru çok yaralı/darbeli bir halde oluyor. Çok uzun süre uykusuz kalmış, bedeninde aşırı yorgunluktan ötürü takat kalmamış, hayatın olağan akarından çıkıp etrafındaki kişileri ve konuları dahi anlamaz hale gelmiş bir kişi o şu günlerde…

Çoğunlukla biyonik robotun yapay zekası vaziyeti kurtarıyor ve içindekinin perişan halinin dışına pek yansımasına izin vermiyor. Biyonik robot da hasarlı. Aslında o da çok zorlanıyor. O biyonik robot iyice zorlandığında teknik destek veriliyor. Bunu etraftaki diğer biyonik robotlar yapıyorlar. Putin’in etrafında bakan rolüne girmiş biyoniklerden tutun da korumaların yerine geçmiş biyoniklere kadar çok sayıda biyonik robotlar var. Rusya’nın idaresine çok profesyonelce sızmış vaziyetteler.

Sözün özü şudur ki on binlerce sene bilim ve teknoloji üstünlüğüne sahip olsalar ve çıplak gözle bakıldığında gerçeğinden ayırt edilemeyecek kalitede biyonik robotlar yapabilseler de yeşil uzaylılar bu maçı kaybediyorlar. Yeşiller cephesinde tam bir perişanlık, mahvolmuşluk, çökmüşlük havası var. Mehmet Haberal rolündeki biyonik robot ve içindeki yeşil uzaylı bile perişan halde.

Putin için artık “İkinci Tayyip” diyebiliriz. Hükmünü yitirmiş limon kolonyası misali oldu o da… Bundan sonra Rusya’yı yönetemez ve ayakta da tutamaz.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv

Bilmeniz gereken mühim bilgiler var.

Gelişmeleri doğru okumak ve doğru/isabetli kararlar almak için bilmeniz gereken mühim bilgiler var.

  • Mehmet Haberal suretindeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı, Putin’e talimatlar veriyor. Çünkü Putin’in içindeki yeşil uzaylının amiri o…
  • Haberal suretindeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı çok fena hallere geldi ve değiştirildi. Bu yeni gelen yeşil kişi de yine Putin’in içindeki yeşil kişinin amiri konumunda.
  • Putin de Haberal da ne yapacaklarını bilmez hallerdeler. Çok fena köşeye sıkıştılar.
  • Türkiye’deki gizli Ermenilerden de çok şeyler beklediler ama umduklarını bulamadılar. Bu da onları çok sıktı.
    Çok ama çok kritik karar değişikliklerine sebep olacak ve dengeleri oynatacak mühim bir bilgi de şu:

1945’ten bu yana bu dünyada nükleer savaşlar yaşanmadı. Buna uzaylılar sebep oldular. Yüzlerce farklı uzaylı insan türünün dünyamızla alakası var. Bunların arasında müslüman türler de var ve bu güne kadar bir daha nükleer bombalar kullanılmasına Müslüman türler izin vermediler. Hala izin vermiyorlar. 3. dünya savaşı süreci diyeceğimiz şu süreçte de izin vermeyecekler.

Bu hususlarda dünya basınına ve medyasına yansımış çok sarsıcı bilgiler dahi var. Çok seneler önce bunları derleyip paylaşmıştım. Amerikalı ve İngiliz emekli subaylar, ağız birliği yaparak “Nükleer bombalarımızı uçan daireler tesirsiz hale getiriyorlar.” demişlerdi. Milletler arası toplantılar ve sonrasında basın açıklamaları da yapmışlardı. Çok yüksek sayıdaki bu emekli askerler, kimliklerini de gizlemediler, gizlemiyorlar. Hatta NASA astronotları arasından bile bu sarsıcı gerçeği itiraf edenler olmuştu.

Rusya’nın veya Çin’in nükleer bombaları veya başka devletlerin nükleer bombaları, bu 3. dünya savaşı süreci boyunca kimse için caydırıcı bir güç değil.ilmeniz gereken mühim bilgiler var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Zamanlaması çok manidar değil mi?

Bu da bir danışıklı dövüş. Cübbeli böyle konuştuğu için herkes şokta ama uzunca zamandır güven kaybetmiş, ehl-i sünnet ve ehl-i tarik Müslümanların tepkisini çeken, Saray’a soytarılık yapan Cübbeli, şimdi Saray’ın emri ile bu çıkışları yaptı.

Trump yokmuş da işte nefsin varmış. Tamam bir manada bu söz çok doğru ama bu güne kadar niye söylemedi? Neden dine/devlete/millete yapılan her ihanette AKPKK’nin yanında idi? Şimdi cemaatimizin gayreti ve dergimizin yayınları sayesinde oluşan dip dalga ile herkes Trump’ı, Şeytan’ın Konseyi’ni, David Bickham’ı, Mehmet Haberal’ı, o bahsettiği İslam’ı tahrif projelerinde çok etkili olan haham Ben Abrahamson’ı konuşuyor, konuşacak da şimdi mi bu Cübbeli böyle konuşmalı? En büyük hainlerden biri bu… Bahsettiği projeleri AKPKK üzerinden Şeytan’ın Konseyi, 13’ler Meclisi ve 3 Kabalist haham uygulamaya döküyor.

Bu, Cübbeli’nin bu çıkışı, Türk/İslam düşmanlarının çok dara düştüğü şu zamanda bir haince planın parçası:

1- Zaten cemaatimizin ve Akademi Dergisi’nin mücadelesi karşısında, AKPKK ve üstündeki konseyler, söz konusu haince projeleri, İslam’ı içten tahrif etme, Müslümanların itikadını bozma projelerini ileri götüremeyeceklerini gördüler. Artık bu projelerin başındaki haham Ben Abrahamson bile ifşa oldu.

2- Son zamanlardaki yayınlarımızın da gerçek sahibi CIA olan sözde sosyal ağlarda yayılmasına izin vermiyorlar ama yine de korkuyorlar. Bir anda bir şeyler olabilir ve bir iki günde bütün Türkiye bu olağan üstü sarsıcı yayınlarımızı görebilir. Böyle bir ihtimal olursa, işte böyle konuşmaya başlamış Cübbeli’yi kullanarak, ehl-i sünnet hassasiyetindeki Müslümanları karşı bir grupta toplayıp topluca sevk etmek isteyecekler. Çünkü o gün geldiğinde işleri/halleri gerçekten çok zor olacak.

Cübbeli denilen münafığı senelerdir somut deliller ile ifşa edip nasıl bir hain, alçak, yalancı ve piyon olduğunu anlatıyorum. Gık diyemiyor gık. Aramıza yeni katılanlar o yayınlarıma bakmalılar. Şu yukarıda yazdıklarımı daha iyi anlayacaklar.

Herkes bilmeli ki Cübbesi çıkasıca bu hain herifin derdi kadındır, paradır, şöhrettir. İpleri Saray’ın elindedir ve dün alemin önünde “Hain” dediği Erdoğan’a bu gün “Başkomutan” çekmesi de bu sebepledir.

Dikkatle inceleyin, Cübbeli en az altı senedir çok sıkı bir Akademi Dergisi takipçisidir. Dönem dönem millete hoş gelen ve “Yahu bu adam nasıl bildi anladı da önden ikaz etti” denilen konuşmaları hep Akademi Dergisi paralelindedir. Akademi Dergisi’nin halka yayılmasına izin verilmez ama bu gibi piyonları sansürlemezler.

Mesela “Bütün cemaatlere yakında operasyon çekilecek. Sakın ha Süleymanlılar aleyhinde olmayın” çıkışı. O çıkışından birkaç hafta öncesinden başlamak sureti ile cemaatimiz AKPKK ile çatışma ortamına girmişti, cemaatimize operasyon beklentisi zaten herkeste oluşmuştu ve Akademi Dergisi’ndeki yayınlarımız, pes etmeyeceğimizi, çatışmaya gireceğimizi açıkça belli ediyordu. Bu münafık da çıkıp o konuşmaları yaptı. Aylar geçti, türlü hadiseler yaşandıkça herkes döndü o konuşmasındaki o kesiti paylaştı ve “Vay, cübbeli hoca efendi çoktan söylemiş” dedi. Şimdi de bir benzeri yapılıyor ve kritik an geldiğinde kalabalıklkarı toplayıp, etkileyip dar zamanda onlara yani AKPKK’liere yardımcı olabileceği hesaplanıyor.

Şu yayınlarımıza uygulanan sansür bir anda kırılacak, o güne az kaldı. İşte o zaman ak koyun kara koyun hepten belli olacak, herkes her şeyi duyacak. Bozuk saat bile günde iki kere doğru vakti gösterir. Sakın böyle piyonlara aldanmayın, acımayın, kalbi yine istikamete dönmüştür sanmayın.

Mehmet Fahri Sertkaya