Phil Schneider’ı CIA intihar süsü ile öldürdü. Emri Şeytan’ın Konseyi verdi ve CIA ortadan kaldırdı.
Phil Schneider’ın anlattıklarının büyük çoğunluğu gerçek. Venüs’ten geldiğini iddia ettiği ve fotoğrafını gösterdiği uzaylı insana kadar…Phil Schneider’ın bilmediği, çözemediği şeyler de vardı ki bunlardan biri kendisinin de uzaylılar tarafından kaçırılmış, sorgulanmış ve hatta vücudunun içinde bir şeyler yapılmış olması. Hafızası ile de oynadıkları için bunları hatırlayamadı.
Phil Schneider gibi insanlar susturulmak, alaya alınmak ve çok zorda kalınca da intihar süsü verilerek öldürülmek yerine ciddiye alınsaydı bu gün, ABD’yi, NATO’yu, AB’yi ve daha pek çok ülke, kurum ve kuruluşu Griler ya da Yeşiller yönetiyor olmazdı.
On binlerce yıldır, dünyadaki bazı milletlerin başına, başka gezegenlerden gelmiş başka insan türleri geçti. Bunu, günümüzde olduğu gibi gizlenerek, dış beden giyerek de yapmadılar. O zamanlar, açıkça gelmelerine ve dünya işlerine müdahale etmelerine izin vardı.
Böyle kişilerin dünyamızda hükümdarlık yapmalarından birkaç nesil sonra, bu milletlerin soyundan gelenler, her şeyi birbirine kattılar. Eskiden başlarına geçmiş olan başka dünyaların çok yüksek teknolojili insanlarını tanrılaştırdılar.
Antik Mısır’ın Firavunlarından bazıları da başka dünyaların insanıydılar. Günümüzde Ankebut Ağı’nın mensuplarının, Masonların, gizli Yahudilerin çok kıymet verdiği ve olağanüstü güçlere sahip olduğuna inandığı bazı kadim Mısır liderleri, dünyamızın insanı değillerdi. Onların zan ettiği gibi olağanüstü güçlere de sahip değillerdi. İlah da değillerdi, peygamber de değillerdi. Sadece olağanüstü teknolojiye sahiplerdi. Bu durum, Hindistanlıların büyük bildiği bazı kişiler için de böyle… Daha önce yazmıştım, dünya tarihinde çok önemli bir yeri olan Süleyman aleyhisselamın veziri Asaf bile Merih insanlarındandı. Vezir Asaf da tıpkı Süleyman peygamber gibi bilim ve teknolojide uçuk seviyede idi.
Dünya tarihinde, başka dünyalardan gelen uzaylı insanların sık sık tanrılaştırıldığı da oldu/yaşandı ama sadece kullar/insanlar değil, önem verilen bazı gök cisimleri de zamanla tanrılaştırıldı. Bazı milletler bu gök cisimlerini ilah bildi, taptı. Bunlardan biri de Sirius yıldızıdır.
Geçmişte çok yüksek sayıda insan Sirius yıldızını ilah bildi, ona taptı ve feci bir sona, sonsuz cehennem azabına gitti. Allah-ü teala bunu bizlere haber vermek ve tanrılaştırılan Sirius yıldızını yaratanın da kendisi olduğunu bildirmek muradı ile Kur’an-ı Kerim’de Necm suresi 49. ayet-i kerimesinde “O Şi’ra’nın da Rabbidir” buyurdu. Şi’ra yıldızı, günümüzde Sirius denilen ve iki yıldızdan oluşan ikili yıldız sistemidir.
Detail of sitting Egyptian Pharaoh Statue isolated on black background
“Mısır Tanrısı” denilen ve kadim Mısır tarihinin en önemli şahsiyetlerinden birisi olan Osiris bile bu dünyanın insanı değildi. Sirius güneş sisteminden gelmişti.
Herhangi bir insandı. Ne ilahtı, ne peygamberdi ne de manevi bir liderdi. Masonların ve Ankebut Ağı’nın mensuplarının sembollerinden bazıları bu dünyaya ait değil. Osiris ve benzerleri sayesinde dünyamızda bilinen/tanınan semboller bunlar… Yani Ankebut Ağı sadece günümüzde değil, binlerce sene önce kadim Mısır zamanında da uzaylı insanların kazıklarını yiyordu. Şimdi de Grilerin ve Yeşillerin yani Ye’cüc ile Me’cüc milletinin oyuncağı oldular.
Dünyamızın devletlerine ait olan birkaç uzay ajansının yetkilileri, uzayda dolaşan acayip cisimleri görüntülediler. Ne olduklarını anlamaya çalışırken bir de gördüler ki o cisimler, parçalanmış uzay araçlarından arta kalan kısımlar…
Uzaylılara ait olduğunu bildikleri bu şeylerin, yakın tarihte yaşanmış kazalarda ya da savaşlarda parçalanmış uzay araçlarının kısımları olduğunu değerlendirdiler. Lakin yanıldılar. O parçalar yaklaşık 8 bin yıldır güneş sistemimizde kontrolsüzce dolaşıyorlar. Ye’cüc ve Me’cüc ile yani Yeşillerle ve Grilerle yaptığımız harpten arta kaldı onlar. Hz. Zülkarneyn’in ordusu, onları ağır bir mağlubiyete uğrattı. Yüzlerce araçla gelip saldırmışlardı ve mevcut uzay araçlarının yaklaşık yarısı imha edildi. Bunların uzaya dağılan parçalarının çoğu toplandı ama az bir kısmı dağıldı ve kontrolsüzce uzayda dolaşıyorlar.
Hz. Zülkarneyn daha sonra, bu kadar saldırgan, kan dökücü ve gayr-i Müslim olan Ye’cüc ile Me’cüc’ün güneş sistemlerine gitti ve onların güneş sistemlerinin etrafına bir set çekti. Bu set, gözün görebildiği bir set değildi. Bir enerji kalkanı gibi bir şeydi. O günden bu güne hala Ye’cüc ve Me’cüc o seddi aşamadı. Lakin onlardan olan bir kısmı uzayda başka yerlerde/gezegenlerde idi ve bazısı uzay boşluğunda uzay gemilerinde idi. Bazıları ise dünyamıza sızmayı başarmıştı. İşte dünyamızdaki Yeşiller ve Griler bunlar. Yoksa asıl tehlike olan Yeşiller ve Griler hala güneş sistemlerinin dışına çıkamıyorlar.
7-8 bin yıldır dünyamızda yeraltında yaşayan Yeşiller, Şeytan’ın Konseyi’nden, kendi güneş sistemlerinin etrafındaki seddi yıkabilmek için yardım istediler ama çok detaylar, incelikler var. Bir boşlukta uzun uzun inşaallah anlatacağım.
Bu, bir canlandırma ama dünyanın önde gelen siyasetçilerinden, iş adamlarından, sanatçılarından, film yıldızlarından yüzlercesinin üzerindeki dış bedenleri bir anda çekip alsanız, içlerinde bu canlandırmaya çok yakın fiziki özelliklerde bir görünüme sahip olan Yeşil uzaylı insanların olduğunu görebilirsiniz.
Yeşiller, bize, Grilere, Merihlilere kıyasla çok itici bir dış görünüşe sahipler.
Biz göremeyiz ama bizden bir ya da birkaç nesil sonra yaşayacak olan dünya insanları, bu yeşil yeşil insanlardan bol bol görecekler. Çünkü Ye’cüc ile Me’cüc’ler, Yeşiller ile Griler… 7-8 bin sene önce dünyamıza saldırmışlardı, ahir zamanda bir daha saldıracaklar. Dünyanın her yerini aynı anda işgal edecekler. Çok ama çok büyük çapta katliamlar yapacaklar ve sonra tam kazandıklarını düşündükleri anda mağlup olacaklar. Bu hususlar sahih hadislerde hep anlatılmış.