Mehmet Fahri Sertkaya
Etiket arşivi: Korona virüsü
An itibariyle bu ülkeyi kim, kimler yönetiyor? Neler dönüyor?

Mehmet Fahri Sertkaya
Fahrettin Koca | Sözde Korona Aşısı
Aşı kartı zorunluluğu…
Burada da geniş bir yelpaze var.
Basın ve medya sanal gündemlerle milleti uyutmaya çabalarken, gerçek sahibi CIA olan sözde sosyal ağlardaki bütün sansürlemelere rağmen sosyal medyada gerçek gündemler var.
Aşı denilen şeylerin gerçekte aşı olmadığını bütün cihan anladı. Bazen oturup, en fazla birkaç sene sonra bu hususula alakalı yargılamalar başladığında neler yaşanacağını tahmin etmek istiyorum, çok sayıda kişinin asıldığını öngörüyorum. En hafif cezanın müebbet hapis cezası olduğunu görüyorum. Asılanlar ve müebbet hapis cezaları alanlar arasında kimler kimler var. Burada da geniş bir yelpaze var. Öyle ki hukuki dayanağı bulunmadığı halde çalışanlarına aşı dayatan özel sektör firmalarının sorumlularına kadar…

Mehmet Fahri Sertkaya
“Vak’alarda ciddi artışlar var. Aşı da aşı…”
Ülke genelinde klima çarpmış çok sayıda kişiye de korona teşhisi konuyor. Sözde korona testleri test değil ki adeta tombala… Ya da yazı tura… Artık ne yanı denk gelirse. “pozitif” denk gelirse bu insanlar boş yere karantinaya alınıyor, işinden gücünden geri kalıyor, maddi sıkıntıları artıyor, boş yere ağır ilaçlar kullandırılıyor, devletin memurları gereksiz yere meşgul olup bu kişileri takip ediyor.
Metafizikle çarpılanlardan, klimadan ve cereyanda kalarak çarpılanlara kadar geniş yelpazede insana sözde korona teşhisi konuyor. Sonra sabah akşam haberlerde “Vak’alarda ciddi artışlar var. Aşı da aşı…” deniyor.
Daha kötüsü de var ki bu insanların bir kısmı, hastahanelerin bir kısmına sızmış organ mafyaları sayesinde organları için öldürülüyorlar.
Türkiye’de her gün binlerce kişi metafizik tekniklerle çarpılıyor, bunlardan ölmeyenleri hastahanelik oluyor ve korona belirtilerine benzer belirtiler gösteriyorlar.
Mehmet Fahri Sertkaya
“Bu kadarı nasıl olabiliyor”
Irak’ta yanan el Hüseyin hastahanesinde ölen onlarca kişinin hepsi sivil değildi.
Aralarından onlarcası ABD ve Irak askerleriydi. Metafizik darbelerle vücutları çoktan kararmaya, yanmaya başlamıştı. “Kara mantar” diyerek geçiştirdikleri, gizlemeye çalıştıkları bu halin üzerine bir de aralarından biri tam manasıyla alev alarak cayır cayır yanmaya başladı. Yangın çıkmadı ama orada işler iyice karıştı.

Bu askerlerin başına ne geldiğinin izah edilemeyeceği ve leşlerinin ailelerine teslim edilemeyeceği kanaati oluştu ve karar alıp orayı tamamen yaktılar. Bu maksatla oksijen tüpünü bilerek patlattılar ve yangını kasten çıkarttılar.
Bu askerler, askerlik ve insanlık onuruna yakışmayacak şekilde her türlü kara para işlerini yapan milletler arası bir çetenin (Ankebut Ağının) mensuplarıydılar. Her türlü kaçakçılık işlerinden organ işine kadar hepsini yapan, yaptıran, bunlara zemin açan, bunları yöneten kişilerdi.

Zaten korona virüsü bu milletler arası çete tarafından en çok da bunun için, organ kaçakçılığı için kasten yayıldı. Bu maksatla laboratuvarda üretildi. Bu hastahanede, yalandan covid teşhisi konularak yatırılan ve kasten öldürülen insanların organları alınıyor ve bu organlar Mehmet Haberal’ın sisteminden geçiriliyor. Suudilerin de burayla bağlantısı var.
Bu organ kaçakçıları, IŞİD ile de iç içeler. IŞİD’i Clinton’ın kurduğunu Trump seçim konuşmalarından birinde açıkça ifade ederken, ABD televizyon kanalları canlı yayını kesmişti. Bu video hala her yerde var. Kaçırılan genç kızların ve kadınların nereye gönderileceğine bile bu çete karar veriyor.

Ben bütün dünyayı defalarca ikaz ettim. İnsan kaçakçılığına izin vermeyeceğim. Organ kaçakçılığına izin vermeyeceğim. Zorla fuhuşa sürüklemeye izin vermeyeceğim. Bebek, çocuk, genç kız ve kadın kaçakçılığına izin vermeyeceğim.
Iraklı üst seviye yetkililer çıldırdılar. Amerikan ve NATO üslerindeki ve CIA’daki insan şeytanları da çıldırdılar. “Bu kadarı nasıl olabiliyor” dediler. Ben de diyorum ki bu daha fragman… Gerçek filmi henüz izlemediler.
Mehmet Fahri Sertkata
Dünyadaki bütün barajlar, koruma altına alınmalılar
Dünyadaki bütün barajlar, koruma altına alınmalılar
Uzaylılar, dünya insanlarının barajlarına bazı kimyevi maddeler de katıyorlar.
Barajların altına denk gelen kısımda, yerin çok altından barajın zeminine kadar toprak içinde kolayca ilerleyen araçlar kullanıyorlar. Bu araçlar, zeminden de çıkıp suyun içine giriyorlar ve taşıdıkları kimyevi maddeleri suya bırakıyorlar.
Suya kattıkları bu kimyevi maddeler insanlarda birden fazla soruna sebep oluyor:
- Zihin bulanıklığı
- Zihin kontrolü (Beynin/zihnin dış müdahalelerle kontrole daha müsait bir hale gelmesini sağlamak)
- Sürekli yorgunluk
- Uyku sorunları
- Asabiye
- Herhangi bir meseleye odaklanmada, dikkat etmede ve idrak etmede sorunlar
- Bağışıklık sisteminin kasten zayıflatılması ve benzeri…
Zaten bağışıklık sistemi çok zayıflatılmış insanlar, sürekli olarak türlü hastalıklara yakalanacaklardır.
Mehmet Fahri Sertkaya
“Ne kadar az yorum var yaa sansür mü var.”
“Ne kadar az yorum var yaa sansür mü var.”
Hem Türkiye’de hem de dünyada ses getirecek ve sarsacak bir videomuzun altında, kim olduğunu bilmediğimiz bir takipçimiz de bu yorumu yazmış.
Aylar önce yüklenen bu video 3-5 günde bin izlenmeye anca ulaşabildi. Sonrasındaki haftalarda yaklaşık 3 bin izlenmeye ulaştı ve orada çakılıp kaldı. Bu göstergedeki 3 bin izlenme verisi de doğru mu, değil mi, tartışmalı…
Sabahtan akşama kadar Youtube’da dolaşan çok sayıda insan var. Youtube’da neyin ortalama ne kadar izleneceği ve yorum alacağı bile çok yakın olarak tahmin edilebiliyor. Lakin bizim kanalımıza gelenler sarsılıyor. Videolara, verilen bilgilere ve iddialara bakıyorlar ve sonra izlenme, beğeni ve yorum sayılarına bakıyorlar, sarsılıyorlar.
Bizim sansür iddiamızı duymasalar da sansürleme olduğunu anlayabiliyorlar. Bu kadar adice tavırları çoktan açık olmuş bu sözde sosyal ağlar ve video platformaları bir de Amerika’nın güvenliği, iç huzurun korunması, hukukun üstünlüğü, insan hakları, kadın hakları, korona ile mücadele ve sair iddialarla kendilerini çok insan dostu ve çok faydalı gibi göstermeye çalışıyorlar. Halbuki bu iddialarla aslında en büyük sansürleri yapıyorlar.
Tıp sahasında en ileri seviyede uzman isimlerin korona hakkındaki sarsıcı ve bilimsel iddiaları hala bu mecralarda kaldırılıyor.
Dünya devletleri/milletleri bu kadar zorbalığa, hukuksuzluğa, insanlık düşmanlığına, sinsice ve adice tavırlara neden tahammül ediyor?
Şu sözde sosyal ağların haklarından gelmenin vakti gelmedi mi?
Mehmet Fahri Sertkaya
İnsanlığa kaybettirdikleri şeyler gerçek çok büyük…
Kendilerini devletlerden, adli makamlardan, uzmanlardan büyük gören ve her hususta kafasına/menfaatine göre sansürlemeler yapan şu sözde sosyal ağları artık ayara çekmenin zamanı gelmedi mi?
İnsanlığa kaybettirdikleri şeyler gerçek çok büyük… Zarar, ziyan çok büyük.
Sosyal ağ şirketleri, hiçbir mazeretle ifade hürriyetini engelleyemezler. Bu, büyük bir suçtur. Her hususun doğrusunu bilen tek taraf gibi davranamazlar. İnsanların kabullenişlerini, fikirlerini, tercihlerini, kararlarını yönlendiremezler. Bunu, insanlığın faydasını gözetiyormuş rolüne bürünerek de yapamazlar. Mahkeme kararları olmadan içerik kaldıramazlar.
Mehmet Fahri Sertkaya
Mehmet Ceyhan, gerçek Mehmet Ceyhan değil
O birbirine tezat cümleleri söyleyen Mehmet Ceyhan, gerçek Mehmet Ceyhan değil. Artık dünyamız üzerindeki biyonik robotlarda “olağan üstü” derecede sorunlar yaşanıyor. Bu sıkıntıları daha da artacak. Yakın gelecekte dünya üzerindeki pek çok etkili ve yetkili kişiye su-i kastlar yapılacak ya da trafik kazaları yaşacaklar. Bir şekilde aniden ölecekler. Çünkü biyonik robotlarla dünyayı karıştırma devrini sona erdirdik. Hepsini hızlıca oyundan düşürmek zorundalar.
Mehmet Fahri Sertkaya
Çok şaşıracaksınız. Milletçe kandırılıyoruz…
Brezilya’da korona vakaları bize anlatıldığı gibi değilmiş.
Birçok ülkede basın ve medya korona vakalarını kasıtlı olarak abartıyor. Dünya üzerinde çok ama çok büyük ve şeytanca oyunlar oynanıyor. Her şey kara düzen için, her şey kara paralar için…
- En baştan beri korona haberleri dünya basın ve medyasında kasten abartılıyor. Bir korku ortamı oluşturuluyor.
- Korona oyunlarıyla bazı ülkelerin ekonomileri kasten çökertiliyor. Güçsüz ülkeler daha da güçsüz ve acınası hallere düşürülüyor.
- Virüsten çok, tedavi şekli ve ilaçlar öldürüyor
- İnsanlığın nüfusu kasten azaltılıyor
- Üremeyi kısıtlayan, kısırlığı artıran ve insanların genetiğini de değiştiren ve aşı denilen o sıvılar dayatılıyor ve kandırmalarla insanlara vuruluyor
- Aşı olduğu iddia edilen o sıvılar üzerinden de çok büyük para kazanılıyor
- Yanlış tedavi ve yanlış ilaçlarla kasten öldürülen çok yüksek sayıdaki kişinin organları çalınıyor
- Aşı yardımı, tıbbi destek paketi denilen seferlerde devletler arası kara para işleri rahatça yapılıyor. Çoğunlukla uyuşturucu, silah, organ ve fuhuş için insan kaçakçılığı yapılıyor.
- Kısıtlamalar pek çok kara paracı hükumetin de işine geliyor. Kısıtlamalar sayesinde resmi araçlarla bile, çok tenha hale gelmiş sokaklarda kara para işleri yapılıyor.
- Yasaklamalar ve kısıtlamalarla aileler, akrabalar arasındaki bağlar zayıflatılıyor. İnsanlar dijital dünyada yaşamaya zorlanıyor.
- Dijital dünya, sosyal ağlar, video platformları da kontrol altında tutuluyor. İnsanlara tavsiyelerde bulunulmuyor, istedikleri bilgiler, tartışılamaz gerçeklermiş gibi dayatılıyor. Oysa henüz bütün testlerden geçmiş bir tek aşı da yok, maskelerin virüsten korumadığı ve çok da zararlı oldukları bilimsel somut delillerle çoktan kanıtlandı.
- Zor durumdaki sektörlere devlet desteği verileceği iddiasıyla çok büyük paralar hazineden çıkıyor ama birileri bunları zimmete geçiriyor.
- Zor durumdaki insanlar için yardım kampanyaları yapılıyor ve bu paraların da çoğu zimmete geçiriliyor.
- Bir çok sektör kasten iflas ettiriliyor. Küçük imalatçı ve satıcı piyasası yok ediliyor. Birçok sektör, kara paracıların kara sistemlerine bağlı dev holdinglerin tekeline geçiyor.
- Kendi kara sistemlerine bağlı pek çok internet alış veriş sitesi akıl almaz paralar kazanıyor.
Ve korona oyunlarıyla döndürdükleri dolaplar, ettikleri zulümler, işledikleri cinayetler ve türlü suçlar, anlatmakla bitmiyor.
Mehmet Fahri Sertkaya





