Etiket arşivi: Korona virüsü

Bu varyant çok tuhaf davranıyor

Omicron varyantı sanki yayınlarımdan korktu. Ya da hükumetler omicron varyantını da kısıtlayabiliyorlar, kontrol edebiliyorlar. Ya da meydanda bütün insanlığı ayağa kaldıracak kadar vahim gerçekler var.

Öyle bir panik havası oluşturulmuştu ki koronanın ilk zamanları gibi haller geri gelecek diye herkes emin olmuştu. Yine mason tarikatı üzerinde birleşen türlü kara paracı güç unsurları, ellerindeki her imkanı seferber etmeye başlamışlardı.

“Organize şekilde kara para işi yapan malum devletlerin kara paraları azaldı ve bu sözde varyant da kara para temini için yeni yöntem. Yine organları için çok yüksek sayıda insan öldürülecek” dedim diye omicron varyantı anlaşılan bana çok kızmış. Çok darılmış, artık oynamayacakmış, oyundan çekilmiş. Ya da biraz uyuyup geri gelecekmiş. Ya da kafası karışmış. Yani bir sorun varmış ama bilmiyorum ne imiş…

Kısıtlamalar, kapanmalar beklendiği gibi hızla artmadı, hükumetler bir şeyden korkar gibiler, basın ve medya faaliyetlerine kadar her şey bir tuhaf… Şu biyonik robot doktorlar, yazarlar ve bakanlar haricinde dünya insanlığından bu adice, bu sadistçe projelere hizmet edenlerin sayısı çok az kaldı. Bu kanlı oyunda bu güne kadar vazife almış herkes, insanlığın bu oyunu anladığının farkında… Herkeste bir yargılanma hatta yargılanmadan linç edilerek öldürülme korkusu var.

Aslında benim istediğim bu değildi. O kara paracı devletler/hükumetler inat etmeliydi, dayatmalar yapmalıydı, her gün biri kısıtlamalara ve kapanmalara geçmeliydi ve ben dünyanın her yerinde insanları sokağa dökecektim. Aynı anda Ankebut Ağının onlarca dev firmasını ve hükumetini yok edecektim.

Nasip… Belki uyanır gelir ya da korkularını yener gelir şu omicron… Öyle kaçak güreşmeyi terk eder.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sakın dikkate almayın

Yeşillerin kontrolünde olan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “Omicron varyantının deltadan daha tehlikeli olduğunu gösterecek veri yok. Sınırları kapatmayın.” demiş.

Bana soracaksanız, “Sakın DSÖ’yü dinlemeyin ve bir an önce sınırları kapatın” derim. “Neden?” derseniz, “Dünya insanlığı iyice bunaldı, korona oyunlarını görmeyen kabullenmeyen çok çok az insan kaldı. Büyük kalabalıklarda çok büyük enerjiler birikti. Yeniden kapatmalar, kısıtlamalar, aşı dayatmalar, işi/ticareti bozmalar, alış veriş sitelerinden büyük paralar vurmalar, arka plandan insanları öldürüp organ çalmalar yapın ki dünyanın dört bir yanında aynı anda insanlık ayağa kalksın, onlarca ülkede peş peşe hükumetler devrilsin ve Ankebut Operasyonuna vurmayı planladığım son darbeleri çok çok kısa sürede vurmuş olayım.” derim ve eklerim: “Kapatmalardan, kısıtlamalardan, aşı dayatmalardan, türlü vurgun işlerinden, sokağa çıkma yasaklarında resmi araçlarla organ ve uyuşturucu taşımaktan v.s. geri dursanız da zaten çökecesiniz. Şansınızı denemekten ne çıkar, deneyin bakalım neler olacak.”

Mehmet Fahri Sertkaya

Hükumet olmuş kara paracılar, dünyanın başına belalar

Covid’in şu ya da bu varyantının çok yoğun görüldüğünü ve yeni bir tehdit oluşturduğunu iddia ederek eş zamanlı olarak gayrete gelen, herkesi heyecanlandıran devletler, hep kara paraları dibe vurmuş, bu açığı yeni bir oyunla organ işinden kapatmak isteyen devletler. Bu devletler/liderler/bakanlar, arka plandan organize halde hareket ettiler, hala ediyorlar. Bu güne kadar da organları için çok yüksek sayıda insanı öldürdüler, şimdi de bunu yapacaklar. Dünyanın fakir, imkanları çok kısıtlı ülkelerinde ve bölgelerinde korona vakaları yok denecek kadar az görüldü, görülüyor. Lakin imkanları geniş olup da hastahanelere gidenlerin çoğu devlet eliyle öldürülüp organları çalınıyor. Otopsi de yaptırmıyorlar. Gömdürüp geçiyorlar.

Bu defa, bu ülkelerde görülmemiş büyükte gösteriler, eylemler ve sivil itaatsizlik yapmalıyız.

Mehmet Fahri Sertkaya

Korona oyunları, aldatmacaları da çöküyor

Sahtekarlıklar, art niyet ve kasıt açıkça gözler önüne çıkıyor. Zorla dayattıkları ve hastalara kutu kutu içirdikleri Favipiravir isimli ilacın koronaya karşı faydalı hiçbir etkisi olmadığı, üstelik çok sayıda ciddi yan etkisi olduğu artık kesinleşti.

Yarın bir gün, şu sözde aşıların da gerçek aşılar olmadığı, koronaya karşı hiçbir faydaları bulunmadığı, üstelik koca ordular edecek kadar insanın ölümüne sebep oldukları meydana çıkmayacak mı zan ediliyor. Hepsi çıkacak… Bu oyunun arka planında kaç devletin organize şekilde, insanlık dışı şekilde kara para işleri yaptığı da meydana çıkacak. Kaç kabinenin üyelerinin, kaç hastahane zincirinin bu işin içinde oldukları da meydana çıkacak. Çok büyük yargılamalar yapılacak, çok sayıda idam kararı alınacak. Uzman diye, bilirkişi diye tv kanallarına çıkartılıp duranlar da asılacak.

Şimdi ben bunu birkaç defadır yazıyorum ve bu defa da malum şahıslar dikkate almayacaklar. Sonra yine dediğim çıkacak ve “Bu nasıl olur, bu adamın her dediği er ya da geç çıkıyor” diye diye krizlere girecekler. Lakin iş işten geçmiş olacak.

Bu saatten sonra, bu korona oyunlarına alet olmak, kendi topuğuna değil, kendi kafasına sıkmak demektir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Tutmaz o işler, boşa uğraşıyorlar

Tayyip “Salgın döneminde imkanlarımızı paylaşarak Türk dünyası olarak bir ve beraber olduğumuzu bir kez daha gösterdik.” demiş. Kaçırılan bebekleri, çocukları, genç kız ve kadınları, organları, uyuşturucuları ve çok daha fazlasını mı kastediyor?

Bir de “Kimse Türk Devletleri Teşkilatından rahatsız olmamalı” demiş. Hani nerede, zaten rahatsız olan yok. Vahşi ve sömürgeci Avrupa çok memnun. Çünkü sözde Türk teşkilatının içi kara paracı hain kriptolarla ve ayrıca biyonik robotlarla dolu ve Avrupaya da çalışıyorlar. Bir de Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden de Afrika’ya açılacaklarmış. Kanına, iliğine kadar sömürdüler şu Afrika’yı ama yetmedi, hala sömürüyorlar. Sözde korona aşılarından 2,5 milyon adet bağışlayacaklarmış. Binali’nin oğlu Erkam’ın Venezuala’ya sözde korona test kiti götürmesine benzemesin bu iş?

Ya o Hollanda hükumetine ne demeli. Kara paralar iyice suyunu çekti diye Hollanda halkına kısıtlamalar getirdi. İddia edildiği kadar korona vakası artışı yok. Arka plandan kara para işi çok. Hollanda’nın peşine birkaç Avrupa ülkesi daha kısıtlama getirecekmiş. Bence hesapları şaşacak, çok kısa süre sonra yapacağımız müdahale ile korona oyunları da bu oyunların arka planında dönen kanlı ve kara işler de açıkça gözler önüne çıkacak

Mehmet Fahri Sertkaya

Sinsice yayılıyor

Dünya üzerinde çok sayıda ülkede, en çok da fuhşun çok yaygın olduğu Asya ülkelerinde ölümcül bir yeni virüs yayılıyor.

Nefes ve temas yoluyla da bulaşan bu virüs/hastalık, en çok cinsi münasebet yoluyla bulaşıyor. Şu ana kadar pek çok ülkede bu hastalık görüldü ve devletler bunu biliyor, gizliyor, bastırmaya/yenmeye çalışıyor. Fuhuş sektöründen kazandıkları kara paralar bir anda azalacak diye bu bilgiyi milletlere duyurmuyorlar. Dünyaya yayılmaması için uğraşıyor gibiler ama bunda da aslında ciddi ve samimi değiller. Bunca hükumetler/liderler, korona virüs tiyatrosunda olduğu gibi kendi kontrollerinde olan yeni bir virüs yayılıyor da yeniden sözde ilaçlar, sözde testler ve sözde aşılar satarak büyük paralar kazanacaklarını zan ediyorlar. Şu ana kadar ülkelerin çoğu, bu yeni virüsü böyle gördüler, görmek istiyorlar ama çok, çok büyük aldanıyorlar. Bu nedenle en çok da B takımı ülkelerinin çoğunda bu virüs görüldü, yayılıyor.

Dünya üzerinde organ, fuhuş ve uyuşturucu başta olmak üzere türlü kara para işlerinde çoktan Çin hükumeti (ÇKP) başı çekiyor. Bu hastalıkla mücadelede de Çin sözde başı çekiyor ama Çin/Şi de şu ana kadar bilerek ve isteyerek bu virüsün yayılmasına izin verdi. Yayılmasına mani olmak bir yana, daha çok yayılması için ellerinden geleni yaptılar, yapıyorlar. Dünya ülkelerinin hallerini, dünya dengelerini/siyasetini yakinen biliyorum. Bunca bilgime ve siyasi sahadaki tecrübeme dayanarak yazıyorum ki kritik eşik geçildi, bundan sonra yayılması durdurulamaz ve bütün dünya bu virüsle mücadelede başarısız olacak. En çok Çin’de nüfus kaybı ve maddi kayıplar olacak.

Hastalık en çok gençlerde görülüyor. Gençleri öldürüyor. Ölü doğmalara sebep oluyor. Kadınların rahmini adeta çürütüyor.

Türkiye’de de bu hastalık görüldü, yayılıyor ve durdurulamayacak. En çok da Asya ülkelerinden Türkiye’ye bulaştı. Youtuberlardan, ayrıca ateist/Allahsız, eşcinsel, ahlaksız, namussuz, kural tanımaz insan şeytanı, sözde çağdaş ve demokrat Türkiyeli üniversite öğrencilerinin yurt dışına çıkıp gelenlerinden bulaşıyor. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi bu devirde Türkiye’de de liseler ve üniversiteler fuhuş yuvaları gibi olduğundan, yurt dışından bu virüsü getirenlerle zina eden Türkiyeli lise ve üniversite öğrencileri arasında da hızla yayılması kaçınılamaz görülüyor.

Bu hastalık sadece havalimanlarından memlekete giriş yapanlarla değil, haricinde karadeniz bölgesindeki herkesin malumu olan fuhuş yuvalarıyla da Türkiye’ye yayılıyor. Bunca yıldır o Batum’la aramıza set çekilmedi. Bu güne kadar da bu, çok canlar yaktı ve yuvalar yıktı. Şimdi anlaşılan o ki son ve büyük darbesini de vuracak bize o Batum…

Japonya gibi nispeten daha sistemli ve eğitimli ve otoriter ülkelerde de bu hastalık görüldü, yayılıyor. Çoğunlukla B takımından olan idarecilerin hükmünün geçtiği Japonya da bu hastalıkla mücadelede başarılı olamayacaktır.

Türkiye’de K-Pop dedikleri Kore ahlaksızlığının yayılması, Kore hayranlığının artması, atası babası müslüman pek çok Türkiyeli genç kızın Koreli gayr-i müslimlerle evlenmesi, sürekli oralara gidip gelmeleri de bu hastalığın Türkiye’ye gelmesine sebep oldu ve iyice yayılmasına da sebep olacaktır. İslam’dan ayrılmak, sadece adı müslüman kalmış ama İslam’dan çoktan çıkmış bir topluma dönüşmek her devirde büyük felaketlere sebep olmuştu, şimdi de tarih tekerrür ediyor.

Kozmetik ürünlerinin bazılarında gerçek insan dokuları (rahim sıvısı ve plesenta dahil) kullanıldığından ve bunların büyük çoğunluğu Asya ülkelerindeki kadınlardan elde edildiğinden dolayı, bu virüs bütün dünyaya belki de en çok kozmetik ürünleriyle yayılacak.

Türkiye’de kozmetik ürünü sektörü de gizli yahudi ve gizli ermeni hainlerin elinde olduğu için, bu ürünleri Türkiye’de en çok gizli yahudi ve ermeni ailelerin kadınları hatta günümüzde genç erkekleri de kullandığı için Türkiye’ye virüsü en çok yayan kişiler arasında bunlar da olacaktır. Zaten o ateist, ahlaksız, eşcinsel, nikah/namus tanımayan gençlerin çoğu da bu ailelerin çocukları…

Korona virüsünü laboratuvarda ürettiler, zararını sınırlandırdılar ve sözde korona aşılarını dayatarak asıl darbeyi bu sözde aşılarla vurdular, vuruyorlar. Bu sözde aşılar, bahsettiğim virüse ve benzerlerine karşı insanların vücutlarını daha savunmasız hale getirdiler. Bağışıklık sistemini de iyice zayıflattılar.

Dünyada bunca hükumetin/devletin, satanist bir sistem olan Ankebut Ağının eline geçmesi, bu ağa mensup satanist yani insanlık düşmanı kişiler tarafından idare edilmesi böyle bir neticeyi beklememizi gerektirirdi. Bunca senedir Ankebut Operasyonu yaptık, dünya üzerinde bu ağı ezdik, geçtik. Nihayet kısa süre önce bu mücadelede zirveyi gördük, bu ağa bitirici son darbeleri vuruyorduk ama bunca millet, bunca devlet/hükumet yanımızda dik durmadı. Dünya ve ahiret felaketlerini tercih etti. Bu da herkesin kendi tercihi…

Mehmet Fahri Sertkaya