Etiket arşivi: Fransa

Zamanı geldi

Son süreçte Fransa’nın iç dinamikleri/muhalifleri çok güçlendiler. Onların lehine olacak çok müdahaleler yaptım. Onlar da çok gayret ettiler, doğru kararlar aldılar ve şu anda iyi bir yere gelindi. Bence, Fransa’nın iç dinamiklerinin daha dik, net, açık durma zamanı da geldi. Macron ve çetesi artık oyundan düşürülmeli. Bu, Fransa için de dünya insanlığı için de hayırlı olanı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünyayı kandırıyorlar

Dünyayı kandırıyorlar

Çin’in 29 Nisan’da Hainan adasından fırlarttığı Long March 5B roketi hakkında konuşulanlar doğru değil. Çin, dünyayı kandırıyor.

O roket kontrolden çıkmadı, hiçbir sorun yaşanmadı. Birkaç saat öncesine kadar operasyonları planlandığı gibi devam ediyordu. Dünyaya masallar anlatıyorlardı. Bu iş de aslında Çin’i kontrolde tutan yeşillerin işi ve ABD de Almanya da Fransa da Rusya da ve daha birkaç ülke de yeşillerin kontrolünde olduğu için bu ülkeler de oyunlara ortak oluyorlar.

Gönderdikleri şey, Çin’in kuracağı uzay üssünün, taykonotların kalacağı kapsülü/bölümü değil. Gönderdikleri şey düşman gördükleri ülkelerde depreme sebep olabilen, elektromanyetik bombardıman teknolojisine dayanan ve yerin manyetik alanını bir anda bozup yeri yerinden oynatan bir silah. Bir deprem silahı…

Biz birkaç saat önce bu oyuna dur dedik ve sistemlerine darbeler indirdik.

Dünyadaki bütün devletlerin ve milletlerin bu sahada büyük tehlike altında olduğu açık ve herkes eş zamanlı olarak tepkisini göstermeli. Artık şu Çin ve Rusya durdurulmalı ve ABD’yi de yeniden ABD’lilerin yönetmesi sağlanmalı. Dünya üzerinde bütün insanlığa düşman olarak sergilenen şu organize şeytanlıklara son verilmeli.

Dünyanın ormanlarını yaktılar. İklimini bozdular. Temiz sularını yok ettiler. Arıları yok etmek üzerelere. Balık türlerini yok ediyorlar. Göçmen kuşların dengelerini bozdular. Ziraate büyük darbeler vurdular. Kıtlık, kuraklık hakim olması için binbir türlü darbeler vurdular, vuruyorlar. Laboratuvarda ürettikleri korona gibi virüsleri de yaydılar ve insanları sözde aşılarla hasta etmeye, üremelerini durdurmaya, nesillerin sağlıklarını kalıcı olarak bozmaya, beyinleri kodlamaya devam ediyorlar. Yetmiyor da keyiflerine göre istedikleri ülkeleri/milletleri çok çok şiddetli depremlerle önden yok etmek istiyorlar.

Çin ve Rusya varlıkta kaldıkça, dünya yok olma tehdidi altındadır.

Ruslar, köprüden önceki son çıkıştalar

Bütün insanlığın düşmanı olan Çin, milyonlarca masum sivili aynı anda öldürecek bunca oyunu, planı çevirirken… Bilmem kaç tane devleti/milleti en akıl almaz silahlarla/teknolojilerle acımasızca yok etmeye çalışırken… Rusya’nın liderinin/Putin’in, bakanlarının, ordusunun ve en çok da Roscosmos’un Çin’e bu hususta destek vermesi, kabul edilir şey değildir.

Rusya, bünyesine sızmış insanlık düşmanlarını hala temizlemeyecekse… Rus halkı, kendilerini de hiç düşünmeyen ve acımayan o idari kadrosunu değiştirmeyecekse… Dünya insanlığının, dünyadaki bütün devletlerin/milletlerin bir an önce birlik olarak Rusya’yı yok etmesinin vakti gelmiştir.

Rusya, dünya insanlığı için an itibariyle büyük bir tehdit unsurudur.

Mehmet Fahri Sertkaya

Çanlar Hakan Fidan ve çetesi için çalıyor

Metafizik sahada cehennemi manzaralar oluşuyor. Dünya üzerinde Hakan Fidan’ı ve onun organize ettiği ihanet çetesini ve PKK’yi korumak için mücadele eden büyük bir kitle var.

Ülkemizde doğuda, güneydoğuda şeyh görünen gizli Ermeni ve Hristiyan büyücülerden…

Irak’ta ve İran’daki Şii din adamı görünen gizli Hristiyan büyücülerden…

Türkiye’deki gizli Ermeni/Hristiyan çetesinin yüksek sayıdaki büyücülerinden…

Bunlarla sıkı paslaşan Rusya’daki çok yüksek sayıdaki din adamı görünüşlü büyücülerden…

Bunların haricinde ABD, Almanya, Rusya, İngiltere, Fransa, İtalya, Avusturya, İspanya, İsviçre, Çin, Ermenistan ve İran’ın gizli servislerinin büyücüleri ve medyumlarından…

Söz konusu bu ülkelerde bulunup resmi kurumlara çalışmayan çok ama çok yüksek sayıdaki büyücülerden ve medyumlardan…

Eş zamanlı ve çok büyük metafizik saldırılar yapılıyor.

Karşılığı her defasında bir Osmanlı tokadı oldu, oluyor. Gerçekten bu defa kendilerini aşarak saldırıyorlar. Olağan üstü saldırılar oluyor. Birkaç gündür de oluyordu ama dün akşam Hakan Fidan’ı, Solomon Soysuz’u, Hulusi Akar’ı, Rus-Ermeni-Hristiyan bağlantılarını, oyun içinde nasıl oyunlar kurulduğunu, Tayyip’i nasıl oyuna getirdiklerini fark ettiren sadece birkaç cümle yazmam ve ifşa etmemden sonra adeta kudurdular.

Bir “varlıkta kalma ya da yok olma” savaşına çevirdiler. Anlaşılan o ki onlar da bu krizi aşamazlarsa varlıkta kalamayacaklarını, her manada yeni bir dünya kurulacağını, maddi gücün de siyasi gücün de bir anda el değiştiriceğini iyice biliyorlar.

Geceden bu yana gerçekten çok büyük üç saldırı oldu. Üçü de birbirinden şiddetliydi. Öyle anlar oldu ki bir saat içerisinde onlarca kat trilyon cin kabilesi yok etmek zorunda kaldığımız zamanlar oldu. Bu, bu sahanın içinde çok yüksek tecrübeye sahip kişlere söylense, ilk anda inanamayacağı bir şey… Lakin şimdi söz konusu yüksek tecrübeli kişilerden hangisine sorulsa, bu yazdıklarımı hemen doğrularlar.

Evet, gerçekten çok iyi organize oldular, çok mücadele ettiler, ortalığı yıktıklarını zan ettiler ama Osmanlı tokatlarını yiye yiye öldüler, ağır yaralandılar, dağıldılar. Ve bizde hiç zarar ziyan yok.

Amerikasız bir dünyaya çok çok az kaldı…

Gerçek halleri iyice gözler önüne çıkıyor ve iyice rezil oluyorlar. Amerikasız bir dünyaya çok çok az kaldı.

Buna “sert geri vites” denmez, daha ötesinde bir tabir kullanmak lazım. Amerika’nın artık Kuzey Kore’ye rest çekebilecek kadar bile gücü yok. Trump öyle bir Kuzey Kore açıklaması yaptı ki bütün dünya şaşırdı. Gerçekte neler döndüğünü bilmeyen hiç kimse, Trump’ın bu çıkışını doğru yorumlayamadı.

Daha dün Çin ve İran’ı tehdit edip savaş çıkartmak isterken bugün müttefikimiz Japonya’nın ayağına giden ve yalvar yakar olan Trump, sosyal medya hesabı Twitter’dan çok tartışılan bir paylaşım yaptı. Kuzey Kore’nin kısa menzilli füze denemeleriyle ilgili olarak “Kuzey Kore, halkımın bir kısmını rahatsız eden küçük silahlar ateşledi. Ancak bunlar beni rahatsız etmedi.” ifadelerini kullandı. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un verdiği sözü tutacağına inandığını belirtti.

Takip edebildiğimiz kadarı ile dünyadaki aklı başında bütün siyasetçiler, Trump’ın söz konusu paylaşımını bizim gibi yorumladılar.

“Allah kahretsin.”

Çin lideri Şi, Trump’ın Kuzey Kore’ye dair paylaşımını şu şekilde yorumladı:

“Allah kahretsin. Şunlara bak. Birkaç gün önce sanki bizim bütün işlerimizi berbat eden bunlar değilmiş gibi, şimdi Kuzey Kore’ye karşı seslerini bile çıkartamaz oldular.”

Trump şu tavrı birkaç hafta önce sergileseydi Şi keyiften köşe olurdu. Ellerini ovuştururdu. Mutluluktan birkaç gün ayakları yere basmazdı.

Şi’nin çok sıkılarak, öfleyip püfleyek ve kahrederek böyle yorumlar yapmasının sebepleri gözler önünde;

  • Böyle bir şey aklından bile geçmezdi, kendisine söyleseler inanmazdı ama ittifakımızın dışında kaldı, çok büyük fırsatları kaçırdı. Üstelik çok kısacık sürede bunlar yaşanınca afalladı.
  • Kuzey Kore’nin de Çin’e değil, ittifakımıza yakın durması, ayrıca moralini, düşüncelerini bozdu.
  • Dahiyane siyaset yaparak, kendini dev aynasında gören iki tarafa da had bildirmemiz… Bunu, elimizi hiçbir şeye sürmeden, tarafları birbirine katarak yapmamız… Bu kadar kısa sürede iki tarafa da çok güç kaybettirek zayıflatmamız, onların aksine olarak çok güçlenerek bu süreçten çıkmamız da Şi’yi tepetaklak eden sebepler arasında.

Dünyanın önde gelen pek çok lideri gibi Şi de son bir hafta içinde aşırı derecede yoruldu, gerildi, korktu, endişelendi, zorlandı, yalpalandı ve ne kadar liyakatsiz biri olduğunu, dünya siyasetini ve hadiseleri ne kadar isabetsiz şekilde yorumladığını, bundan sonrasında işinin çok zor olduğunu, o koltukta fazla oturamayacağını gördü.

Merkel: Amerika çok zayıfladı, güçsüzleşti.

Trump’ın, Amerika’nın menfaatlerini gözeterek değil de Şeytan’ın Konseyi’nin emirlerini dinleyerek tarihi fırsatları kaçırmasından sonra, karşı cephedeki herkes şaşkın ve kızgındı. Hala bu şaşkınlık ve kızgınlık hali geçmedi.

Trump’ın yanlış kararlar almaması için onunla baştan görüşen ve en açık cümlelerle onu uyaran Macron ve Merkel, korktukları başlarına gelince çok kötü oldular. Trump’a açıkça tavır almadılar ama mesafeliler. Çok rahatsız olduklarını belli ettiler, ediyorlar. Bundan sonrasında Trump’la hatta Amerika ile bu işin yürümeyeceğini düşünüyorlar, bu şekilde değerlendirmeler yapıyorlar.

Merkel, beyin takımına şu şekilde konuştu:

“Amerika çok zayıfladı, güçsüzleşti. Büyük bir deprem yaşadı. Kısa vadede olmasa da uzun vadede çökeceğinin sinyallerini veriyor. Amerikanın yanında bulunan devletlerin de büyük darbeler alacağını düşünüyorum. Yapacak oldukları hamlelerde onlarla birlikte hareket etmek bizi zayıflatır ama karşısında gibi de duramayız. Bizim nötr kalmamız gerekiyor.”

Fransa, Amerika’sız bir dünyaya hazırlanıyor

Macron da kendi beyin takımına şu şekilde değerlendirmeler yaptı:

“Trump’ı ikaz ettik ama ikazların hiçbirini dikkate almadı. Şu anda dünyanın gözü önünde bu hale düşmesinin sebebi ikazlarımızı dinlememesidir. Anlaşılan o ki Amerika ile birlikte ilerlemek üzere almış olduğumuz kararları şimdi bir daha gözden geçirmek gerekiyor. Bu durumda size çok iş düşüyor. İyi bir çalışma yapın ve Amerika’nın güçsüzleştiği ve yok olmak üzere olduğu ihtimallerini göz önünde bulundurarak, ileriye dönük atmamız gereken en doğru adımlara dair raporlar hazırlayın.”

Amerika’dan geçtiler, bu kadar zor şartlar içinde kalmışlarken Fransa’yı nasıl varlıkta tutacaklarını düşünüyorlar. Bu süreçte hatalı kararlar almak istemiyorlar.

Almanya’nın yöneticileri de Fransa’nın yöneticileri de kendi aralarında “Şu şartlar da yapacağımız bir hata, bizim de yok olmamıza sebep olabilir.” diye diye kılı kırk yararak kararlar alıyor.

Sayın Putin ve Merkel, Ortadoğu’yu konuşacak

Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Rusya Devlet Başkanı sayın Vladimir Putin’in daveti üzerine 11 Ocak’ta Rusya’yı ziyaret edecek. Liderler, ABD’nin Bağdat saldırısının ardından Ortadoğu’daki gerginliğin tırmanması konusunu ele alacak.

Görüşme sırasında taraflar Suriye, Libya ve ABD’nin 3 Ocak’ta Bağdat Havalimanı’na gerçekleştirdiği saldırı sonucunda Ortadoğu’daki gerginliğin tırmanması da dahil olmak üzere, gündemdeki konuları ele alacak.
Görüşmede ayrıca 2015 tarihli Minsk anlaşmalarına yönelik kapsamlı tedbirler kapsamında, Ukrayna krizinin çözümü konusuna ve 9 Aralık’ta Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirilen Normandiya Formatı’ndaki zirvede varılan anlaşmalara değinilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya