Etiket arşivi: cemaat

Alihan Kuriş’in özel hayatı

Benim özel hayatıma dair hummalı bir çalışma yapan Alihan Kuriş’e ve şürekasına çok şaşırıyorum. Yapmaları icap eden şey bu değildi.

Kaç yüz farklı cepheden kaç bin düşmanım olduğunu bilmiyorum. Bana düşman tarafların isimlerini saymaya kalksak, öğlenden akşam ederiz. On seneden fazla süredir de meydandayım ve dik duruşum bir saniye bile bozulmadı. Aradıkları gibi açıklarım olsa, özü sözü bir olmayan bir kişi olsam beni on senedir on bin kere bitirirlerdi. Bu devletin ceza evlerine üç kere girdim, hiçbirinde çıkamazdım. Kaç devletin, kaç liderin, kaç gizli servisin, kaç gizli örgütün kaç işini bozduğumu da saymak, anlatmak uzun iş ama çok gayret etseler de onlar da bir açığımı bulamadılar. Çünkü yok…

Ben, göründüğüm gibi biriyim. Bu güne kadar pek çok etkili ve yetkili kişiyi belden aşağı vurarak oyundan kolayca düşürebilirdim. Buna imkanım olduğu halde vurmadım. “Bu benim tarzım değil” dedim. Geçmişte bunları anlattığım yazılar da duruyor.

Ben belden aşağı vuran biri olsaydım Alihan’ın nikahsız şekilde düşüp kalktığı çirkin kadınları kimlik bilgileri ile buradan yayınlardım. Muta nikahına benzeyen, dinen sahih olmayan acayip uygulamalar yaptığını detayları ile anlatırdım. Bunları yapmam ama bu hallere düşerken hatta kadınlar temin ederken mason bağlantılarını kullandığını detayları ile anlatmamın önünde bir mani yok.

Hocalarımızın hediyelerinin kasten verilmediği ve cemaatimizin kasten yıkılışa sürüklenmek istediği şu zamanda vurgun vurma işinde, içinde bulunduğu masonlarla nasıl paslaştığını da detayları ile anlatmamın önünde bir mani yok. Daha anlatabileceğim pek çok şeyin önünde bir mani yok.

Ne onu eline düşürmüş olan mason teşkilatı, ne herhangi bir devlet otoritesi ne de herhangi bir gizli servis benim bunları anlatmama mani olabilir. Kimse karşımda duramaz.

Neyi mi bekliyorum… Baştan söyledim, aceleye gerek yok. Tadını çıkartıyorum. İçimi soğutacağım. Ben de kardeşlerimiz de çok sabır ettik. Çok içimiz yandı, oyunlar içinde çok oyunlar kurmak zorunda kaldık. Çok oyunlar bozmak zorunda kaldık. Şimdi mühleti de bitti ve rezil rüsva olup insan içine çıkamaz hale gelmesini, müstahakını bulmasını, bağlantılı olduğu bütün kişilerin ve teşkilatların da rezil rüsva olmasını ve Müslümanların gözlerini açmasını istiyoruz.Bu vesileyle tek seferde toptan temizlik yapacağız ve gerçekten çok sert bir temizlik yapacağız. Bunda acele etmeyeceğiz. Şu anda cemaatimiz çoktan kaynamaya başladı, kendisinin beni ya da gerçekten Süleymanlı cemaati mensubu olan müslümanları muhatap alarak açıklamalar yapmasını, savunma hakkını kullanmasını, hiç değilse hukuk yoluna gitmesini bekliyorum. Susmasın, kendini müdafaa etsin, tartışma çıksın, sonra deliller ve şahitler konuşsun istiyorum. Çok dikkat çekici şekilde geri duruyor ve susuyor. Sükut ikrardan geliyor. İstesem onu iki dakikada indirebileceğimi biliyor. Küstah, sefil, müflis varlık, beni de kendi gibi zan ediyor da kendinde olan bin türlü rezilliği bende arıyor, aratıyor. Bu kadarı müslüman kalmış birinin yapabileceği bir şey de değil.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

..

Süleymancılar cemaatinin paraları kimlere akıyor

Akademi Dergisi Takipçisi:

Selamun aleyküm hocam

Siz Tuna’yi yazinca ben de size bununla alakalı birşey söylemek/sormak istiyorum.

Yillardir Avrupa’da mıntıkalardan bölgeye para intikali diye uygulama var. Ramazanda olsun, kış teberrüsü olsun, bahar teberrusu olsun çeşitli isimler altinda. İngiltere’ye geldiğimden beri bu uygulama neden var diye sorguladığımda merkezimizin uygulaması deniliyordu. Kalbimden itiraz etmek manevi zarar verir diye fazla ileri gitmek istemiyordum ama nasil başlamış diye bir ara sormuştum arkadaşlara.

Zamaninda Tuna bi ceza yemiş. O zaman o cezayi kapatmak için başlamiş. Öyle kalmış. Hala şu an bölge merkezi Batı Avrupa’ya gönderiyoruz. Biz küçücük bir şubeyiz. Mesela kendi harçlıgımızı zor çıkarırken hala yüzdelik sürekli bi kesinti yapılıyor. Bunlar normal mi?

Mehmet Fahri Sertkaya:

v.a.s. Hayır, normal değil… Aksine merkezin ve bölgelerin sizin gibi kısımları sürekli desteklemesi gerekiyor. Bu anlattığın yine biraz yenilir yutulur türden ama çok daha mantıksız ve herkesin “Neden” dediği uygulamalar da var. Vurdukları paranın haddi, hesabı yok. İhanetin sınırı yok. En ufak bir vicdan sıkıntısı çektikleri de yok. Paralar masonlara, Yahudilere, Türk ve İslam düşmanlarına akıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Süleymancılar cemaatinin paraları kimlere akıyor

Selamünaleyküm hocam

Siz tunayi yazinca ben de size bununla alakalı bise soylemek/sormak istiyorum.

Yillardir Avrupada mintikalardan bölgeye para intikali diye uygulama var. Ramazanda olsun kış teberrusu olsun bahar teberrusu olsun çeşitli isimler altinda. İngiltereye geldiğimden beri bu uygulama neden var diye sorgulasam da merkezimizin uygulaması deniyor. Kalbimden itiraz etmek bile manevi zarar verir diye fazla ileri gitmek istemiyorum ama nasil başlamış diye bi ara sormuştum arkadaşlara.

Zamaninda tuna bi ceza yemis. O zaman o cezayi kapatmak için baslamis. Oyle kalmış.
Hala şu an bölge merkezi batı avrupaya gönderiyoruz
Biz küçücük bi subeyiz mesela kendi harcligimizi zor cikarirken hala yuzdelik sürekli bi kesinti yapılıyor.
Bunlar normal mi

Mehmet Fahri Sertkaya:

v.a.s. Hayır, normal değil… Aksine merkezin ve bölgelerin sizin gibi kısımları sürekli desteklemesi gerekiyor. Bu anlattığın yine biraz yenilir yutulur türden ama çok daha mantıksız ve herkesin “Neden” dediği uygulamalar da var. Vurdukları paranın haddi, hesabı yok. İhanetin sınırı yok. En ufak bir vicdan sıkıntısı çektikleri de yok. Paralar masonlara, Yahudilere, Türk ve İslam düşmanlarına akıyor.

Alihan Kuriş’in özel hayatı

Benim özel hayatıma dair hummalı bir çalışma yapan Alihan Kuriş’e ve şürekasına çok şaşırıyorum. Yapmaları icap eden şey bu değildi.

Kaç yüz farklı cepheden kaç bin düşmanım olduğunu bilmiyorum. Bana düşman tarafların isimlerini saymaya kalksak, öğlenden akşam ederiz. On seneden fazla süredir de meydandayım ve dik duruşum bir saniye bile bozulmadı. Aradıkları gibi açıklarım olsa, özü sözü bir olmayan bir kişi olsam beni on senedir on bin kere bitirirlerdi. Bu devletin ceza evlerine üç kere girdim, hiçbirinde çıkamazdım. Kaç devletin, kaç liderin, kaç gizli servisin, kaç gizli örgütün kaç işini bozduğumu da saymak, anlatmak uzun iş ama çok gayret etseler de onlar da bir açığımı bulamadılar. Çünkü yok…

Ben, göründüğüm gibi biriyim. Bu güne kadar pek çok etkili ve yetkili kişiyi belden aşağı vurarak oyundan kolayca düşürebilirdim. Buna imkanım olduğu halde vurmadım. “Bu benim tarzım değil” dedim. Geçmişte bunları anlattığım yazılar da duruyor.

Ben belden aşağı vuran biri olsaydım Alihan’ın nikahsız şekilde düşüp kalktığı çirkin kadınları kimlik bilgileri ile buradan yayınlardım. Muta nikahına benzeyen, dinen sahih olmayan acayip uygulamalar yaptığını detayları ile anlatırdım. Bunları yapmam ama bu hallere düşerken hatta kadınlar temin ederken mason bağlantılarını kullandığını detayları ile anlatmamın önünde bir mani yok.

Hocalarımızın hediyelerinin kasten verilmediği ve cemaatimizin kasten yıkılışa sürüklenmek istediği şu zamanda vurgun vurma işinde, içinde bulunduğu masonlarla nasıl paslaştığını da detayları ile anlatmamın önünde bir mani yok. Daha anlatabileceğim pek çok şeyin önünde bir mani yok.

Ne onu eline düşürmüş olan mason teşkilatı, ne herhangi bir devlet otoritesi ne de herhangi bir gizli servis benim bunları anlatmama mani olabilir. Kimse karşımda duramaz.

Neyi mi bekliyorum… Baştan söyledim, aceleye gerek yok. Tadını çıkartıyorum. İçimi soğutacağım. Ben de kardeşlerimiz de çok sabır ettik. Çok içimiz yandı, oyunlar içinde çok oyunlar kurmak zorunda kaldık. Çok oyunlar bozmak zorunda kaldık. Şimdi mühleti de bitti ve rezil rüsva olup insan içine çıkamaz hale gelmesini, müstahakını bulmasını, bağlantılı olduğu bütün kişilerin ve teşkilatların da rezil rüsva olmasını ve Müslümanların gözlerini açmasını istiyoruz.Bu vesileyle tek seferde toptan temizlik yapacağız ve gerçekten çok sert bir temizlik yapacağız. Bunda acele etmeyeceğiz. Şu anda cemaatimiz çoktan kaynamaya başladı, kendisinin beni ya da gerçekten Süleymanlı cemaati mensubu olan müslümanları muhatap alarak açıklamalar yapmasını, savunma hakkını kullanmasını, hiç değilse hukuk yoluna gitmesini bekliyorum. Susmasın, kendini müdafaa etsin, tartışma çıksın, sonra deliller ve şahitler konuşsun istiyorum. Çok dikkat çekici şekilde geri duruyor ve susuyor. Sükut ikrardan geliyor. İstesem onu iki dakikada indirebileceğimi biliyor. Küstah, sefil, müflis varlık, beni de kendi gibi zan ediyor da kendinde olan bin türlü rezilliği bende arıyor, aratıyor. Bu kadarı müslüman kalmış birinin yapabileceği bir şey de değil.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv

Kara büyücü bir cemaat lideri: Alihan Kuriş

Sorgulayıp doğrulamak hiç zor değil… Ben anlatayım da aksini iddia edebilen varsa karşıma çıksın.

Bir Müslümanın,

  • nefsinin eline düşe düşe,
  • günahları işleye işleye,
  • yanlışları, zulüm ve haksızlıkları yapa yapa,
  • haramları yiye yiye,
  • hırsına, hasedine, kinine, kibrine, benliğine mağlup ola ola,
  • kalbini kararta kararta

nihayet kalbinin ölmesi ve en sonunda münafık olması ya da mürted olması halinde, nasıl bir İslam/Müslüman düşmanı olduğunu… Bu hale dönüştükten sonra kural/sınır tanımaz surette saldırganlaştığını, ilim/irfan ehli olanlar hep bilirler. Tarih bunun sayısız misalleri ile doludur. Mevzuya girilse saatlerce bitirilemez.

Yıllardır düşe kalka yoluna devam eden, “ha şimdi doğrulur belki ya da pili biter” dedirten ve son günlerde mühletini bitirip kalbini tamamen karartıp hz. Üstazımız dahil bütün büyüklerimizin gönlünden düşen ve parçası dahi bulunamaz haldeki Alihan Kuriş de bundan farklı bir davranış tarzı sergilemiyor.

Etrafına hiçbir sorun yokmuş gibi görünmek istese de aslında kontrolünü tamamen kaybetmiş vaziyette. Dünden bu yana bana ve ekibime ölüme sebep olan kara büyüleri üst üste yaptırıyor. Evet, kendisine bunca senedir dava kardeşliği yapan, akıl almaz sıkıntılarda yanında olup önüne bile geçip kendini siper eden, kendisi orada hizmet edebilsin diye dünyaya kafa tutan ve dünyanın dengelerini alt üst eden bana, şimdi kara büyüler yaptırıyor.

Kanıma da girmek istiyor. Mü’min, kafir, haklı, haksız, hesap, azap, cehennem diye hiç takılmıyor bile… Yolumuzdan çarptığı paralarla mı yoksa zaten kendi kazancı olan paralarla mı ödüyor henüz bu kısmını netleştiremedim ama aralarında Yahudilerin de olduğu büyücülerine iyi paralar veriyor. Yıllardır kendisine mani olduğunu düşündüğü samimi Müslüman kardeşlerimize büyüler yaptıran ve önünden bu şekilde almaya çalışan Alihan Kuriş şimdi beni de bu şekilde durdurmak ve susturmak istiyor.

Bu bilgiyi doğrulamak ise meseleden bile değil… Metafizik kabiliyetleri olup da bunu doğrulayabilecek çok sayıda samimi hocaefendiler var aramızda ama ayrıca cemaatimizin mensupları haricinde bu sahada faaliyet gösteren çok sayıda kişiler de var. Bu kişilerden birine gidilip sorulduğunda hemen bu bilgiyi doğrulayabilirler. Sorun, aksini ifade eden birine denk gelirseniz adını, soyadını bana ulaştırın. Ben yüzleşeceğim.

Ha bu arada büyüler yaptırarak maksadına ulaşma işlerini de annesinden öğrendiği konuşuluyor. Şu cemaatimizin düşürüldüğü hale bakınız. Bunca senedir bu cemaat bozuk tarikatların üfürükçü liderleriyle uğraştı, önlerine set oldu, dinimize ve tasavvufa lekeler düşürmelerine mani oldu ve sonra ayağını kaydıran bir lüzumsuz bize bu lekeleri düşürdü. Bunları araştırmayanlara, soruşturmayanlara, doğrulayınca hesap sormayanlara, soruşturmadan benim hakkımda atıp tutanlara benim söyleyecek sözüm yok, orası sözün bittiği yer ama verecek karşılığım çok.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv

Merkezin Telegram kararını sorgulayın

Merkezimizin Telegram hesaplarının kapatılması ve Telegram kullanılmaması talimatı vermesi, art niyetliydi. Bu talep, merkezdeki etekleri tutuşmuş münafıklardan geldi ve son zamanlarda onlara iyice ayak uydurmuş olan Alihan Kuriş de hiç sorun görmedi. Biz Telegram’da yayın yapmayı bırakmış olsak bile senelerdir herkesi Telegram’a davet eden yayınlarımız var. Bizi yeni duyanlar hep Telegram üzerinden şu anda yayın yaptığımız uygulamalara ulaşabiliyorlar. Ayrıca her an Telegram’a geri dönmemizden, yeniden yayınlarımızı Telegram’da yapmamızdan büyük endişe duyuyorlar.

Telegram’ın üzerinde bu kadar durulup da kardeşlerimizin WhatsApp kullanmasına karşı aynı hassasiyetin gösterilmemesi bile samimi bütün kardeşlerimizi işkillendirmiştir ama son günlerde Alihan Kuriş’teki büyük değişikliklerden haberdar olmayanlar meseleyi çözememişlerdir.

Evet, Telegram da çok temiz ve güvenilir bir uygulama değil, bunca sene Telegram’a destek veren biz de Telegram’ı terk ettik ama hala gerçek sahibi CIA olan WhatsApp’tan çok ehven bir uygulama.

Telegram kullanmaya devam eden yüksek sayıda Akademi Dergisi takipçisi olduğu gibi, yayınlarımızı Telegram bünyesi içinde birbirlerine ya da gruplarına atan yüksek sayıda kullanıcı var. Her zaman olduğu gibi, şimdilerde de yayınlarımıza doğrudan ulaşan sayısı çok yüksek olmasa da dolaylı yollardan çok çok yüksek sayıda kişiye ulaşıyor. Ayrıca Telegram kanalımızdaki geçmiş yayınlara gelip bakan ve istifade eden kardeşlerimiz de çok. Elbette ki bunların gerçek hayatta yansımaları oluyor, sorgulayanlar, neler döndüğünü anlamaya çalışanlar oluyor. Bunun neticesi olarak her geçen gün münafıklar daha da zor şeyler yaşıyorlar. İyice sıkıştılar. Kardeşlerimiz birlik, beraberlik halini bozmasınlar. Aralarındaki irtibatı kopartmasınlar ve icap ediyorsa Telegram kullanmaya bir süre daha devam etsinler. Bundan sonra merkezden yayılan sözlerde ve talimatlarda samimiyeti, hikmeti sorgulasınlar. Çünkü artık amiral gemisi battı.

Uzun süredir hediyelerini alamayan hocaefendiler var. Onlara çeşitli mazeretler söyleniyor ama bu kısımda da samimiyet sorgulanmalı. Kendilerine anlatılanlar tamamen aldatmaya dönük şeyler… Cemaatimiz içindeki samimi hocaefendilerin sorun yaşaması ve oyundan düşürülmesi için kasten ve türlü türlü oyunlar çevriliyor. Kararlar hep münafıkların istediği şekilde alınıyor. Zimmete geçirilen çok çok büyük paralar var. Bir sürü çirkin ve suç kapsamındaki işin içinde Alihan Kuriş’in de parmağı var. Bunları çok kısa süre içinde herkesin gözleri önüne sereceğim. Yargılamalar, tutuklamalar ve hapis cezaları da olacaktır. Bırakın merkezde durup daha fazla zarar vermeyi, daha fazla ihanetler etmeyi, daha fazla çalıp çırpmayı, daha fazla kandırmayı, insan içine bile çıkamayacaklardır. Ceza almadan önce yurt dışına kaçmayı deneyenleri çok olacaktır. Hep dediğim gibi, herkese mühlet veriliyor ve artık bunların da mühletleri bitti. Bu yola daha fazla zarar veremeyecekler.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv

O merkez, o münafıklardan temizlenecek

  • S.a. hocam. Anlayamadığım şeyler var, iki gün öncesine kadar “samimiyetinden, gayretinden şüphe duymadığımız muhterem büyüğümüz” dediniz. Bu kadar kısa sürede ne değişti ve neden bu kadar sert dönüş yapıldı? Aynısı Büyükgöze’de de olmuştu. Ona bir aralar “tam bir hizmet adamı” demiştiniz. Şimdi neden dönüş yapıldı. Bunları kavrayamıyorum. Özellikle Alihan bey ağabey konusunda şaşırdım. Sebepleri nelerdir? 2 gün içersinde ne oldu?

[03.04.2021 12:46] Mehmet Fahri Sertkaya:

v.a.s. İki gün böyle meselelerde çok çok uzun bir süre… Düşenler iki dakika içinde bile düşebiliyorlar. Ne olduğuna gelince, en son ve en sert ikazlar da fayda etmedi. Kendini düzeltmek yerine iyice nefsine, şeytanlarına, etrafındaki kadınlara ve münafıklara uydu. Haddini aştığı kısmı yaşadı. Maneviyat büyüklerinin gönüllerinden de düştü, üzerindeki himmet de kaldırıldı. Zaten benim o müdahalemden sonra önünde iki yol vardı. Ya derhal kendine gelip her şeyi düzeltmek ya da yine aynı duruşu sergileyip helak olmak.

Bu, Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma, herkes için böyle… Kimsenin ayağı sağlamda değil. Kimsenin garantisi yok. Herkese çokça merhamet ediliyor, çokça mühlet veriliyor, şefkat tokatları da geliyor ve bazılarına son safhada bu tokatlar sert de geliyor ama doğrulmayan yine de doğrulmuyor. Üstelik şefkat tokatların bile yanlış yorumluyor.

Herkes çokça gerildi. Cemaat içinde yaşananlar artık tahammül edilemez seviyeye geldi. Her şey eksik, aksak, sorunlu ve daha kötüsü yapılan her şey samimiyetsizce yapılıyor. Nihayet Akdeniz Toros’tan haram yayılıyor da hala kimse bir şey yapmıyor. Birkaç tane kadın, ellerinde tuttukları/oynattıkları erkekleri dünya ve ahiret felaketlerine sürüklerken, onlar vesilesiyle milyonlarca kardeşimizi ve yolumuzu da felaketlere sürüklüyorlar. Merkezdeki samimi hocaefendiler başta olmak üzere cemaatimiz içindeki bütün gerçek Süleymanlılar fazlasıyla doldular. Beklenen de yaşandı. Hazretimiz icap edenleri söyledi ve maneviyatı sağlam olan herkes bunları duydu ve şaşırmadılar da… Hiç kimse de bu kadar dibe vurulmuş bu hale sessiz ve tepkisiz kalacak değil… İcap edenler neyse kararlılıkla yapılacak. O merkez, o münafıklardan temizlenecek.

Sen hiçbir zaman büyük adam olmamalıydın

Hep büyük bir çocuk olarak, ana kuzusu olarak kalmalıydın.

Viran ettin mümbit bağları… Şimdi son bir şans olarak sert kayaya çarpman istendi, çarptın ama sarsılıp kendine geleceğine iyice haddi aştın. Hala anne sözüyle, kadınların sözleriyle yol almaya çabalıyorsun. Hala etrafın münafıklarla dolu ve kalbi yakınlıkla onları dinliyor ve hiç Allah’tan korkmadan, kuldan utanmadan onların istediklerini yapıyorsun. Şu yol için hiçbir şey yapmadın, aksayan hatta duran birçok kısma müdahale etmedin, umursamadın, hala umursamıyorsun ama şimdi karşımda durabilmek için çırpınıyor, elinden gelen her şeyi yapmayı deniyor, olanca hünerini sergiliyorsun.

Konuştun etrafına, dinlediler seni ve ne oldu? Suçlu psikolojisi taşıdığını, panik halinde olduğunu, nasıl da korktuğunu, ne kadar da aciz kaldığını gördüler. “Biz bu büne kadar böyle bir hal görmedik” dediler. “Demek ki anlatılanlar gerçek, şu haline, şu sözlerine bir bakın” dediler.

Sen, bu bataklığa yıllar önce bile isteye battın. Yıllar boyu sana merhamet edildi, fırsatlar verildi, imtihanın devam etti ama umursamadın. Nefsine, şeytanlarına, kadınlara, etrafındaki münafıklara uymaya devam ettin. Durmuş kalbe yapılan elektroşok misali sana vurulan son ve sert darbeler de fayda etmedi ve bittin. Artık kalbin tam manasıyla durdu, hayati fonksiyonlarını kaybetti ve büyüklerimizin gönlünde de değilsin.

Oturduğum yerden bile seni savuracak güce sahibim ama baştan da söylediğim gibi, ne kadar acınası hallere düşeceğini izleyeceğim. Nasıl da ibret-i alem olduğunu göreceğim. Gerçek yüzünün bütün cihan tarafından görülmesini sağlayacağım.

Bundan sonra bu yolun düşmanları yine benim düşmanlarım ama senin şahsının üzerinde elim yok. Sana gelecek yüzlerce sıkıntıyı/sorunu yaşanmadan önledim, yaşanmakta olanları önledim ama gelinen noktaya bak. Bu gün lanetler ettiğin mfs olmasaydı sen ne oraya gelebilirdin, ne orada iki gün durabilirdin. Ne de bu vakte kadar bu yolu ayakta tutabilirdin. Karşılarında devleşerek durdurduğum dünya kadar kişi, kesim, kuruluş, seni bir lokmada yerlerdi.

Haydi bakalım neyi, nereyi kaç gün idare edebileceksin.

Amiral gemisi battı…


Kaza geliyorum demedi, bu bir kaza değil ve üç senedir avazı çıktığı kadar bağıra bağıra geldi. Amiral umursamadı. Bu sıkıntılı hal tamamen amiralin nefsi tavırları neticesinde oldu. Kibri, benliği, inadı, hırsı sebebiyle oldu.

Filo sapasağlam ve yoluna devam ediyor. Bütün kaptanlar, yeni amiral gemisi öne geçene kadar, kendi gemilerini muhafaza ederek filonun bütünlüğünü muhafaza etsinler.

Ey Süleymanlılar! kadınları dinlemeyin ve kendinize gelin

Bu sözlerim, cemaatimizin mensubu olan bütün hakiki kardeşlerime…

Hanımlarınızı, annelerinizi, kızlarınızı, gelinlerinizi seviyor ve onların zarar görmemesini istiyorsanız, hizmetle alakalı meselelerde onları dinlemeyin. Tarihe dönüp bir bakın ya da cemaatimizin içindeki maneviyatı yüksek, yaşını almış, tecrübeli hocalarımıza danışın. Tarihin hangi devrinde erkekler hanımların sözlerine bakar olmuşlarsa, alemin nizamı kısa sürede alt üst olmuştur. Bu hususlarda biz Müslümanları ikaz eden çok sayıda hadis-i şerifler mevcut ve bunları tam idrak edemediyseniz, iyice izah edecek büyük hocalarımıza müracaat edin.

Ben, her yeri, her kesi biliyorum. Aramızda şu tırpana takılmamasını istediğim, kendilerini düzelteceğini ümit ettiğim kardeşlerim var. Lakin bakıyorum da hala en temel sorunlardan birinin, hanımlara danışarak karar almak, iş yapmak olduğunun farkında değiller.

Bakın Bursa’da da bunca zamandır hala sorunlar çözülemedi. Bu hususta da verdiğim pek çok mücadele heba oldu. Sebebi ne? Pek çok sebebi var ama en başta gelen sebeplerden birisi samimi olan kardeşlerimizin aile/hanım baskısı altında ezilmesi ve gerekli dik duruşu sergilememesi.

Muhterem büyüğümüzün hem kendini hem cemaatimizi çok büyük sıkıntılara düşüren hataları bunca senedir yapmasının, şimdi en sert şekilde ikaz edilme kısmına geçildiği halde titreyip kendine gelememesinin en temel sebeplerinden biri de annesine ve hanımına tabi olması… Bu, ölümcül bir hata… Bütün sistemi, dengeyi alt üst edecek ve gerçek bir idarecinin asla yapmayacağı bir hata…

Annesi de hanımı da gönülleri cemaatimiz içindeki münafıklardan yana olan kişiler. Şu taşınmaz yükü taşırken kendisine destek olmak ve kendisini hayra yönlendirmek yerine, kasıtlı şekilde şerre yönlendirdiler. Hala da bunu yapıyorlar. Zarar ziyan umurlarında değil. Bu nedenle de büyüğümüz bunca yıldır elindeki gücü/tasarrufu/imkanları kullanamıyor. Zorlanmadan dakika içinde yapabileceği bir hamleyi, seneler geçse de yapamıyor. Gözünde devleşiyor.

Kendinizi ve aile fertlerinizi dünyevi ve uhrevi felaketlere sürüklemek istemiyorsanız, kadınları böyle hususlarda dinlemeyip derhal dik durun. Kadınlarınızın gıybet etmesine, fitne çıkartmasına, sizleri ellerinde oynatmasına mani olun.

Ayrıca panik yapmayın. Her şey kontrolüm altında. Cemaatimize bir zarar gelmemesine kilitleneceğiz, bu uğurda devleşeceğiz ama… Herkes de müstahakını bulacak ve buna mani olmaya kalkmayacağız. Herkese yeterince mühlet verildi, herkes yeterince ikaz edildi ve bundan sonra merhamette aşırı gitmeyeceğiz. Büyüğümüz ve aile fertlerine bir ya da birkaç büyük sıkıntı gelmesi halinde bile yaşananlara müdahale etmeyeceğiz. Evet, dikkat edin, müdahale etmeyeceğiz ve hatta üzülmeyeceğiz.

Hele o hizmet ehli, hocaefendi, hocahanım bilinen münafık takımının başına her ne gelirse gelsin umurumuzda bile olmayacak. Şükür secdeleri yapacağız. “İşte gün bu gündür. İşte bu kadar da büyük hayırlı gelişmeler oluyor. Bunca senedir başımıza sıkıntı olan, hizmetlerimizi aksatan münafık takımı temizleniyor.” deyip şükürler edeceğiz.

Herkes bu hassas çizgide dursun. Kimse ne gevşek kalsın ne de aşırı gitsin. Hiçbirimizin hiçbir kısımda/safhada nefsi tavırları olmayacak. Büyüğümüz, halen büyüğümüzdür ve bir süre daha öyle kalacak. Çift başlılık olmayacak. İstesem şu anda bile vazifeyi devir alırım ve kimse buna mani olamaz ama önce herkes ettiğini bulmaya, görmeye başlayacak. Bazı ibretlik haller yaşanacak. Ayrıca bu süreç samimi Süleymanlılar için bir imtihan süreci olacak.

Her şeyi planlayanlar, kontrol edenler, yönlendirenler var. Bir Divan-ı Salihin var. Başımızda Hz. Üstazımız (k.s.) var ve ben de üzerime yüklenen kısmını taşıyor, gerekenleri yapıyorum. Kemal Bey Ağabeyimiz de Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz de ruhaniyetleri ile bu hizmetin hala başındalar ve kıyamet sabahına kadar da bu böyle olacak. Samimi kalıp doğru/isabetli kararlar alıp bu süreçte üzerine düşenleri yapanlar, korkmayanlar, geri durmayanlar hakkında endişeye mahal yok.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv