Etiket arşivi: Metafizik Savaş

Masumların canını yakanları yakar Allah…

Çok ateşli bir gece olacak. Cayır cayır yanmayanlar bile yüksek ateş yayacaklar. Hiç iz, işaret, kül bırakmayanlar da olacak. Vücut bütünlüğü bozulmadan dayanılmaz yükseklikte ateşlenip ölenler de olacak. İç organları gerçek manada yanıp ağzından dumanlar saçarak yanıp ölenler de olacak. Vücudunun ayakları ve kolları hariç geriye kalan kısımları yananlar da olacak. Korona ve aşı oyunlarında faaliyet gösterenler de yanacaklar.

İnsanlığa karşı düşmanlıkta kullanılan çok sayıda araç ve teçhizat da yanacak. Bu kadar ikazıma rağmen hala yoluma taş koymaya kalkanlar müstahak olduklarını bulacaklar.

Haydi, güç yetirebilenler varsa, istedikleri herhangi bir yolla bizi durdursunlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Putin’in içindeki de ölecek

Putin’in içindeki de ölecek

Putin’in içindeki yeşilin sağlığı daha da kötü oldu. Hayatta kalma ihtimali görmüyorum. Belki birkaç gün alır ama kesinlikle ölür. Yeşillerin, Putin suretindeki o biyonik robotun içindekinin yerine başkasını koymaları mesele bile değil ama hususiyle son on gündür yeşillerin beyin takımını da yok ettik.

Hem dünyadaki biyonik robotlar içindeki adamlarını hep öldürdük hem de yerlerine geçebilecek vasıflı, kabiliyetli, zeki yeşilleri öldürdük. Artık biyonik robotların içine koyacak vasıflı adam sıkıntısı da onlarda had safhada… Türlü dertlerinin üstüne artık bu da eklendi.

Bu bayram, bir başka bayram olabilir.

Amerika’ya dair planlarını bozduk.
Rusya’ya dair planlarını bozduk.
İran’a dair planlarını bozduk.
Türkiye’ye dair planlarını bozduk.
Almanya’ya dair planlarını bozduk.
Aşılara dair planlarını bozduk.
Depremlere dair planlarını bozduk.
Daha türlü türlü planlarını bozduk.

Çin’den devam etmek isteyecekler ama o da tutmayacak. O planları da büyük oranda bozduk.

Yüzlerce değil, binlerce UFO bir anda boy gösterse bile bize zarar veremezler. Bizi yolumuzdan, mücadelemizden geri döndüremezler.

Bu bayram, bir başka bayram olabilir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Etrafı süpürüyoruz

Etrafı süpürüyoruz

Etrafımdaki silahlı ve özel teçhizatlı kişilerin ve mekanların sayısı iyice arttı. Ortalık çarşı/pazar yerine döndü. Herkes var, her şey var. İyice rahatsızlık vermeye başladı bu vaziyet.

Şimdilik biraz metafizik süpürme yapıyoruz. Adamlarınızı korona oldu zan etmeyin. Alın götürün, bir daha da göndermeyin. Başkalarını gönderirseniz de siz bilirsiniz. Onları da çarparız. Metafizik darbelerimizden korunan istisna kişiler olabilirse (ki çok küçük bir ihtimal) onların da bir şekilde sessizce işlerini bitiririz.

Bizim metafizik sinyallerimiz güdümlüdür. Nasıl iz süreceklerini, kimi nasıl takip edeceklerini, kimlere çarpıp kimlere çarpmayacaklarını çok iyi bilirler.

İyi niyetli, vatansever hiç kimseye çarpmazlar. Onlara hiç zarar vermezler ve yıkmazlar. Ya da bana müttefik olup da gerçekten dostluk yapan kimselere çarpmazlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hava sendromu mu metafizik çarpılma mı?

Fazla söze gerek yok.

Herkesin bildiği şeyi buradan detaylıca yazacak değilim. O malum günden bu güne kadar ABD, Rusya, Çin, İran, Hindistan ordularının mensupları arasında ve bu orduların araçlarında ve teçhizatında hep sorunlar var. Bunu daha önce birkaç satırla yazmıştım.

Bunları daha fazla basından medyadan gizleyemeyeceklerini de biliyordum. Şimdi yavaş yavaş dünya basın ve medyasında yer buluyor. Ona da “havana sendromu” deyip geçmişler. Öyle bir sendrom yok. Apaçık bir şekilde metafizik savaşta bozguna uğrama halleri var. Şu haberde söylenenler binde bir bile değil.

Kayıpları çok ama çok fazla… Daha ilk gecesinde ABD Savunma Bakanının bana ulaşıp “Dostum” diye diye ricacı olacağı kadar fazla… Yazmıştım, hatırlarsınız. 120 asker kaybettiğini söylemişti, ben 300 den fazla olduğunu ifade etmiştim. Denizaltılarla iletişim sorunu yaşadıklarını ve çok sayıda denizaltının personelleri arasında ölenlerin bulunduğunu da yazmıştım. O geceden sonra da tansiyon hiç düşmedi, hepsinin de kayıpları artıyor. Çok üst rütbeli generaller de öldüler. Çok üst yetkili bürokratlar da öldüler. Türkiye’deki ABD ve NATO üslerinde de vaziyet çok fena ve kayıplar devam ediyor.

Bunların dünya genelinde yaşadıkları haller sadece baş ağrısı, mide bulantısı gibi haller değil. Çok fena hallerde ölüyorlar. Öyle ordu mensubu olup, devlet yetkilisi olup bebek, çocuk, genç kız ve kadın ve organları için yetişkin insan kaçırmak ve bunlara acımamak ne imiş, daha bu dünyada karşılığını görmeye başlıyorlar. ibret-i alem oluyorlar.

İsabetle füze atamaz hale gelen gemiler var. Son anda kurtarılan denizaltılar var. Kurtarılamayanları da var. Anlatmakla bitecek gibi değil. Kaç tane ordu ve donanma perişan hallerde ve bu günden itibaren askeri maksatla kullanılan uyduları da bozacağız.

Yapabildiklerimiz, yapabileceklerimizin teminatıdır. Kaç kere bu hususta da ikaz ettim. O ABD Savunma Bakanına da “Ben hiçbir halka düşman değilim. Sizlere de düşmanlık etmedim. Kaç kere büyük fırsatlar sundum. Daha dün bile ABD’yi felakete sürükleyecek nükleer madde kaçırma işini bozdum. Bunun için bir denizaltı da batırdım. İçinde Çin donanmasının subayları da öldü. Teşekkür bile beklemedim ama bu yaptığınız nedir? O Biden ve Kamala orada kaldıkça sizin başınız beladan kurtulmayacak. Yeter, ben sizin gruplaşmalarınıza anlayış göstermek zorunda değilim. Bundan sonra tek muhatabım var, o da Amerika Birleşik Devletleridir. Onu da kim yönetiyor, nasıl yönetiyor, kime hizmet ettiriyor, bu sizin iç meseleniz. Felakete sürükleniyorsunuz. Bu meselelerinizi aşana kadar bu sıkıntılarınız büyüyerek devam edecek. O Biden ekranların karşısına çıkıp Türk milletinden özür dileyecek, o kararını/sözlerini geri alacak.” dedim.

Öyle de oluyor…

Türkiye’de, Suriye’de, Akdeniz’de, Ege’de, Karadeniz’de, Marmara’da ABD’ye ve NATO’ya ait askeri unsurlar (kara, hava, deniz unsurları) istemiyorum. Derhal çekilecekler.

Ya da hiç ama hiç hesap edemeyecekleri daha vahim darbeler alacaklar. “Trump ABD’nin son başkanı olacak” diye tahmin edip yazmıştım yıllar önce, isabet edememişim. Bu gidişle Biden ABD’nin son başkanı olacak. Bu, böyle olsun diye elinden geldiğince çırpınıyor, o yeşil derili canavarlaşmış mahluk…

“Kimse bizim sabrımızı zorlamasın” diye boşuna yazmadım. Bir gecede Çin ordusunun askerlerinin yarısını öte aleme gönderebiliriz.

Hiç iz, delil kalmaz ama bizim böyle sorunlarımız da yok. Ne yaptıysak yazarız, arkasında dururuz.

İsrail’de onca büyücü Yahudinin tepinirken ölmesine de biz sebep olduk. İsteseydik çok daha fazla can kayıplarına dünyanın her yerinde sebep olabilirdik.

Dün gece öylesine büyük metafizik çatışmalar yaşandı ki kelimelerle anlatabilmek imkansız. İnsanın içinde olup görmesi, izlemesi lazım. Tarih boyunca yaşanmış en istisna metafizik harplerden biri olduğunu düşünüyorum. Bundan sonrasında dünyalı-uzaylı hiç kimsenin metafizikle üstümüze gelmesini beklemiyoruz. Bu, artık çok mantıksız ama bakalım neler olacak.

Bizim için dünya insanı metafizikçileri öldürmektense uzaylı insanların metafizikçilerini öldürmek çok çok daha kolay. Daha az zaman alıyor, daha az yoruyor. Uzaylıların biyonik robot ordularını metafizikle yıkmamız ise bundan da kolay oluyor.

Özelikle son iki gündür dünyamızda yeraltındaki gizli uzaylı üslerinde çok büyük sayıda kayıplar verdiler. O üsleri onlara metafizikle bile dar edebiliyoruz ama iktiza ederse teknoloji ile de oraları onlara mezar yapabiliriz.

Ben herkesi baştan ikaz ediyorum da niye baştan akıllarını başlarına almıyorlar, anlamak mümkün değil.

Gizli yeraltı uzaylı üsleri bu hallerdeyken, bunların yer üstünde önemli kişilerin yerlerine geçirdiği biyonik robotlar ne yapsınlar…

Çöküş başladı. Ne dediysem yaptım ve yapmaya devam edeceğim.

Yakın gelecekte varlıkta kalmak isteyenler Rusya, Çin, ABD ve Hindistan’la aralarını açsınlar. Mİ, herkes için var. Kuralları çok basit ve çok anlaşılır. Samimiyet, sadakat, iyi niyet ve birlikten doğan kuvvet…

Rusya ve Çin’in şu son hamlelerinin, dünyanın dört bir yanında bir şeyler yapmaya çalışmasının dikkate alınır yanları bile yok. Beyhude çabalar. Çok yakında Rusya, dünyanın zayıf/güçsüz ülkelerine bile güç yetiremiyor, sözünü geçiremiyor olacak.

ABD içindeki vatanseverler de köprüden önceki son çıkıştılar. Ülkelerini Biden ve Kamala’yı öne sürmüş Çin/yeşiller çetesinden ayıracaklar ya da onlarla birlikte yok olacaklacaklar.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Kafasını giyotinle kesen Budist keşişin gerçek hikayesi…

Kafasını giyotinle kesen budist keşişin gerçek hikayesi

Beş yıldan fazla süredir planladığı ama bir kere bile yapmaya teşebbüs edemediği bu işi neden şimdilerde yapabildiğini merak edenler vardır, anlatayım.,

Bu kişi büyücü bir pislikti. Din adamı falan değildi. Bu herif büyüler yaparken sürekli masum insanları büyü ayinlerinde katleden biriydi. Son zamanlarda bana saran ve kendine güvenerek karşımda mücadele eden, kendini yüksek bir makamda gören bir kişiydi. Önceden küçük küçük çarpılıyordu, son seferinde mühleti bitti ve aniden çok büyük bir metafizik darbe aldı. Sonrasında deli gibi bir şey oldu ve kontrolünü kaybetti. Benim kafamı kesiyor zan ederken kendi kafasını kestiğinin farkında bile değildi.

Dünyayı böyle insan şeytanlarından temizlediğimiz için çok ama çok mutluyuz. Hala bitmediler. Tamamen de bitmezler de ama yok olmaya yüz tutacaklar. Dünya da ancak bu vesileyle aydınlığa kavuşacak.

Son on gün içinde dünyanın dört bir yanından, farklı farklı dinlerden/kesimlerden çok büyük üstat bilinenler metafizik savaş sahasına indiler. Onların da halleri/akıbetleri hep böyle hak ettikleri gibi oluyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sizin dikkatinizi çekmemiştir, ben çekeyim…

Muteber kaynaklara bakarsanız, düşmanları ile karşı karşıya geldiğinde Hz. Musa’nın sağ elini koynuna sokarak, kalbinin üzerine yani cildine temas ettirdiğini… Saniyeler sonra elini çıkarttığını ve sonra elinden güneş gibi ışık yayıldığını… Düşmanlarının kendisinin önünde duramayarak kaçıştığını anlatırlar/aktarırlar.

İşte oradaki “güneş gibi” denilen şey aslında metafizik bir kabiliyet. Ellerinden düşmanlarını çarpabilen metafizik sinyaller yayabiliyordu ve bu çok ama çok kuvvetliydi. Aynı zamanda bu sinyallerle cinleri de uzaylı insan türlerini de çarpabiliyordu. Düşmanları karşısında duramıyordu.

Daha önce de ifade etmiştim ki Hz. Musa ile Hz. Ali misali hayat yaşatılan bir Süleymanlı evladıyım. Benzeri vasıflar, kabiliyetler bende de var ve bu güne kadar tam manasıyla kullanmadım bile… Yine de cinler, uzaylılar ve dünyalılar derken, kaç trilyon kişinin ölümüne vesile olduğumu sayamadım.

İsterseniz bundan sonra mevzuya bir de bu gözle bakın ve boş yere adamlarınıza kıymayın. Sizin metafizik saldırılarınız, büyüleriniz, cinleriniz biraz vakit çalmaktan başka bir işe yaramıyor.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Travesti Aslı Yılmaztürk’ün ani ölümü…

Bir travesti olan Aslı Yılmaztürk’ün metafizik çatışmalar sırasında aniden ölmesi, sektörü çok sarstı ve korku hakim…

Türkiye’de ekranlarda ve sosyal medyada sanatçı, aydın, yazar, tasarımcı, modacı, oyuncu, astrolog gibi gösterilen ve durmaksızın Türk milletinin maddeten ve manen çökmesi için organize şekilde faaliyet gösteren çok sayıda Aslı Yılmaztürk var. Gerçek yüzleri, hedefleri, nasıl bir sistemleri/ağları olduğu, nasıl yöntemler kullandıkları daha da hızla ifşa oluyor. Çoğu ilk iş olarak sosyal medya hesaplarını kapatma, tatil ya da rahatsızlık gibi görünen taktiklerle sahadan uzaklaşma çabasına girdiler bile…

Mehmet Fahri Sertkaya

Refah Partisi İlçe eski Başkanı Mahir Kadıoğlu…

Trabzon’un Tonya ilçesinde, Refah Partisi İlçe eski Başkanı Mahir Kadıoğlu (69), yalnız yaşadığı evinde ölü bulundu.

Mahir Kadıyan da gizli bir Rum ve Hristiyandı. Tıka basa gizli Ermeni, gizli Rum, gizli Süryani, gizli Hristiyan hainlerle dolu olan Zilli Görüş teşkilatındandı. Zaten yaşı ileriydi ve rahatsızlıkları vardı, bir süredir metafizik tekniklerle çarpılıyordu.

Çukuru derin, azabı elim olsun. Amin.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sözümüz söz bu meselede karşımıza çıkanı yıkacağız!

HDPKK/YPG meselesinde iktidara çok büyük destek vermemizden çok büyük rahatsızlık duyan ve metafizik sahada bize olağanüstü büyüklükte denebilecek saldırıyı eş zamanlı olarak yapan herkesi yıktık, yıkıyoruz. Hiç kaybımız yok, fazlaca zorlanmadık. Bir bu kadar daha değil, bunun on katı aynı anda gelse, onları da yıkabilecek güçteyiz.

Rusya’nın, Amerika’nın, İsrail’in, Almanya’nın kalan son medyumlarını da şu sıralarda paketlemekteyiz.

Bizim sözümüz sözdür, kanun gibidir. Bu meselede karşımıza çıkan herkesi yıkacağız. İktidarın karşısına çıkan herkesi de yıkacağız. Yıkılmak isteyenler karşımıza çıksın.

En az 850 dünya insanı medyum öldü. Ağır yaralıların sayısı şu an için belirsiz. Çok yaklaşık tahminle 4 binin üzerinde… Bunların bir kısmı da ölür ve kalanların çoğu da bir daha medyumluk yapamazlar. İlerleyen saatlerde ölenlerin sayısı 3 bini kesinlikle geçecektir. Halen yerlerde kıvranan, istifra eden, can çekişenler var. Medyumlara destek olan büyücülerin hali de medyumlardan farklı değil.

En sevindirici olanı, bunların arasında dünyanın dört bir yanındaki devletlerin, gizli servislerin kullandığı kaliteli/seçme medyumların da olması…

Çok güzel, çok faydalı bir temizlik oldu. Aynı kararlılığı ve savaşçılığı, metafizik sahanın dışında, gerçek sahada da hiç çekinmeden gösterebilecek bir teşkilatız.

HDPKK’nin hak ettiği üzere yok edilmesi süreci hukuki zeminde, meşru dairede devam ederken, terörün yanında saf tutarak son bir çare olarak sokakları/anarşiyi tercih edenler olabilir ama bizi test etmiş olmaktan öteye gidemezler. Biz, sokakları/meydanları da teröristlere, hainlere dar edecek güçteyiz. Öyle bir manzara oluşursa polisimizle, askerimizle el eleyiz, iç içeyiz.

Mehmet Fahri Sertkaya

HDP/PKK/YPG terör örgütünü korumaya almak için çırpınan devletler/hükumetler var!

Sabahtan beri en çok da İran’ın, İngiltere’nin, ABD ve Çin’in metafizikçilerini yıkıp duruyoruz. Dünya genelinde bir seferberlik ilan etmişler gibi halleri var. O kadar zorlarına gitmiş… Kendi dertlerinde boğulan, eski güçlerinden eser kalmamış olan bu devletçiklerin bize verebildikleri tek karşılık da her zaman olduğu gibi metafizik teknikle saldırmak oldu. Bu gibi saldırılar da bizi, ülkemizi durduramaz.

Şu anda Türkiye içinde bir paralel devlet, bir ihanet teşekkülü halinde olup da Türkiye dışında, sınır bölgelerimizde de baş belası olan bu teşkilatı ezip geçmek için en müsait bir zemin var.

Şuradan bir MFS sözü veriyorum, bu ülkenin bu ihanet ve terör teşekkülünden kurtulmasına mani olmak için bir adım atanın bile ayaklarını kıracağım, bir parmağını kullananın bile on parmağını birden kıracağım. Dünyanın neresinde olduğu ve nasıl bir sisteme güvendiği hiç fark etmez. Aklı başında olan, bu meselede karşımda durmasın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Gece gündüz adeta yemiyor, içmiyor ve büyü ayinleri yapıyordu. Çarpıldı ve öldü…

İstanbul Latin Katolik Cemaati Ruhani Reisi Gonzalez, son zamanlarda durmaksızın büyü ayinleri yapıyordu ve bir anda çarpılıp öldü. Basında ve medyada bu büyücü insan şeytanının Kovid-19 nedeniyle öldüğü haberleri yapıldı.

Mehmet Fahri Sertkaya