Recep Tayyip Erdoğan denilen kişiyi Türkiye’nin resmi/meşru cumhurbaşkanı olarak tanımıyorum.
Kendisine güvenmiyorum. Kendisiyle irtibatım yok. Anlaşmam yok. Sözleşmem yok. Ben ne yapıyorsam ülkem, milletim ve insanlık için yapıyorum.
Benim fikirlerim, projelerim, mücadelem kendilerine de doğru/isabetli gelen, kendilerine de menfaat sağlayacak olan bütün kişileri, teşkilatları, ülkeleri açıkça uyarıyorum:
Benimle birlikte yol almanız için, Tayyip gibi bir baş belasının, bir numaracının, bir dolandırcının, bir ahlaksızın/kuralsızın kahrını çekmek zorunda değilsiniz.
Şayet sizlerlerle konuşurken, sözleşirken, anlaşırken adımı geçiriyorsa, bilin ki benim rızam olmadan adım geçiyor ve itibar etmeyin.
Ben zaten Tayyip’i ve onu oynatan güç unsurunu defalarca ikaz ettim. Üzerimdeki dosyaların tamamı hukuksuz. Bunları üzerimden yıkıp atmak birkaç saatlik iş. Lakin bunun çok gürültülü ve yıkıcı olacağını defalarca ifade etmeme rağmen, olmayan güçlerine mi güvendiler, ne ettilerse kaldırmadılar. Kendi tercihleri… İşte ben üzerimdeki dosyaları önümüzdeki hafta içinde temizleyeceğim ve sahaya da ineceğim.
Tayyip’in ya da arkasındaki güç unsurunun buna mani olmaya gücü yok.
Zaten şu anda dünya üzerinde şartlar çok daha lehime… Şayet ben bunu yaptığımda hala sahada Tayyip diye biri kalmışsa, isteyen istediği anlaşmayı yapsın. Lakin şu anda da başka bir zamanda da Tayyip’in adının geçtiği yerde benim ve teşkilatımın adı geçmesin. Herkesin safı belli olsun. Tayyip’le arası iyi olan, Tayyip’le anlaşan herkes, her taraf benden uzak dursun.
Az daha unutuyordum, Trump hakkındaki kanaatlerim de değişmedi. Ne Trump’ın ne de Tayyip’in ipiyle kuyuya inilir.
Mehmet Fahri Sertkaya