Etiket arşivi: Muktedirler İttifakı (Mİ)

Mert dayanır, namert kaçar

Mert dayanır, namert kaçar

Her sahada dik duruşumuz, mücadelemiz, ilerleyişimiz devam edecek.

5 binden fazla, yedi bine yaklaşan bir metafizikçi ordumuzla, öncelikle şu baş belası Katarlı büyücüleri, medyumları ve onlara meydan veren Katarlı etkili ve yetkili kişileri… Ve aynı anlarda ikinci öncelikli olarak Çinli büyücüleri, medyumları, meydan veren etkili ve yetkili kişileri hedef alacağız.

Dünyanın her tarafından büyücüler ve medyumlar karşımıza geçip ölmeyi ya da kenara geçip yaşanacakları izlemeyi tercih edebilirler.

Bu kadar aciz hallere düşürdüğümüz kişi, kesim, teşkilat, kurum, kuruluş, ordu ve bütünüyle devlet sistemlerinin, dünya üzerinde büyücü ve medyum seferberliği yaparak bizi durdurabileceklerine hala inanmalarını, buna ümit bağlamalarını gülerek karşılıyoruz.

Sıkıldık artık bu büyücü ve medyum pisliklerden, iyice temizleyeceğiz de bütün dünya rahat etsin. Ayrıca şu andan itibaren Katar bir bütün olarak hedefimiz olacak. Güç kaynakları, bilgisayar sistemleriyle çalışan bütün işletmeleri ve kurumları, kara para işi yapan bütün vatandanşları, büyücülük yapan ve yaptıran bütün vatandaşları ve kurulu bütün sistemleri hedefimiz olacak.

Madem öyle, işte böyle…

Mehmet Fahri Sertkaya

Afrika’dan aceleyle ağaçlar getirmeliyiz

Türkiye’de şiddetini her geçen gün daha da artıran iklim değişikliği, kuraklık ve kıtlık sorununu, her yönden ciddiyetle çalışarak çözmeliyiz.

Bu maksatla, bazı Afrika ülkelerinden yetişmiş ağaçlar da getirmeliyiz ve bunları Türkiye’ye dikmeliyiz. Yeşil oranı az olan illerimizden başlayarak Türkiye’yi hızla yeşillendirmeliyiz. Rızası dahilinde ve kendi ülkesine zarar vermeyecek oranda ağaçlarını bize satmak isteyecek Afrika ülkeleriyle anlaşmalı, bu ağaçları ise beş ya da on gemi büyüklüğünde inşa edilmiş platformlarda ve kökleri toprakta kalacak şekilde getirmeliyiz. Bu şekilde nakliye maliyetini çok çok düşürebiliriz. Öncelikli olarak orta yaşlarda ağaçları tercih etmeliyiz.

Gine, Liberya, Fildişi Sahili, Gana, Togo, Benin, Kamerun, Gabon, Kongo ve daha başka Afrika ülkeleri bu konuyla ilgilenirler. Onlar için de bir gelir kaynağı olur. Ayrıca bu ülkelerle hukukumuz artar. Bu ülkelere siyasi, maddi ve manevi desteğimiz artar.

Günümüz teknolojisinde, ağaçlara zarar vermeden yerlerinden sökmek, nakil etmek ve başka yere dikmek, son derece kolay, insan gücü istemeyen ve ucuz bir iş. Bir de böyle bir işe devlet gücüyle girilirse, yeni yeni teknikler de geliştirilirse daha da kolaylaşır.

Hemen ardımızdan Suriye, Irak, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Afganistan ve benzeri dost/kardeş ülkelerin de aynı teknikle yeşillendirilmesine aracılık edebiliriz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Lübnan Türkiye’ye bağlanabilir

Çok zor durumdaki Lübnan halkını, bu halkın acılarını, sorunlarını görmezden gelemeyiz. Uzaktan uzağa yardımlar ederek onları tekrar ayağa da kaldıramayız. O halde gerçekçi olmalıyız. Sorunları kökten düzeltecek, iki halkın da onurunu zedelemeyecek bir yol bulmalıyız.

Lübnan halkı da isterse, Lübnan Türkiye’ye bağlanabilir. O andan itibaren Lübnan için her şey temelinden değişir. Bu, Lübnan için gerçekten de bulunmaz bir fırsat olur.

Bunun gerçekleşmesi için karadan sınır bütünlüğümüz olması da şart değildir. 5 milyon Suriyeli sözde mülteciyi topraklarına kabul eden ve bunca yıldır hala bu harp kaçkınlarına, başka devletlerin menfaatleri için bakan Türkiye, Lübnan’la onurlu, rızaya dayalı ve hukuka uygun bir birleşmeyi hiç sorun bile etmez. Ben, dört bir yandan kuşatılmış olan Hariri’nin bu konuda da doğru kararları alacağını ve Lübnan halkını doğru yönlendireceğini düşünüyorum.

Artık, Çin ve Rusya başta olmak üzere, dünyanın hiçbir ülkesinin bu birleşmeye mani olabilecek gücü olduğunu görmüyorum. Ayrıca Lübnan’ın maddi sıkıntılarını epeyi rahatlatacak fonlar da bulabilirim.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ankebut Ağını daha fazla yamalayamazlar

Şu sis bulutu kalkınca iyice görüldü ki manzara çok vahim. Sayılar çok ama çok yüksek… Sayıları buradan yazsam inanamayanlar çok olur.

İnsan kaybı, cin kaybı, cihaz kaybı, araç kaybı, para kaybı, itibar kaybı, sistem kaybı devasa seviyede… Mahvoldular ve hala durmadık, eziyoruz.

Ankebut Ağını daha fazla yamalayamazlar. Çok yakında her göz, Ankebut Ağının ne kadar bitik, çürük, kırık, dökük halde olduğunu görecek. Bu, hiçkimseden gizlenemeyecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

“Bu kadarı nasıl olabiliyor”

Irak’ta yanan el Hüseyin hastahanesinde ölen onlarca kişinin hepsi sivil değildi.

Aralarından onlarcası ABD ve Irak askerleriydi. Metafizik darbelerle vücutları çoktan kararmaya, yanmaya başlamıştı. “Kara mantar” diyerek geçiştirdikleri, gizlemeye çalıştıkları bu halin üzerine bir de aralarından biri tam manasıyla alev alarak cayır cayır yanmaya başladı. Yangın çıkmadı ama orada işler iyice karıştı.

Bu askerlerin başına ne geldiğinin izah edilemeyeceği ve leşlerinin ailelerine teslim edilemeyeceği kanaati oluştu ve karar alıp orayı tamamen yaktılar. Bu maksatla oksijen tüpünü bilerek patlattılar ve yangını kasten çıkarttılar.

Bu askerler, askerlik ve insanlık onuruna yakışmayacak şekilde her türlü kara para işlerini yapan milletler arası bir çetenin (Ankebut Ağının) mensuplarıydılar. Her türlü kaçakçılık işlerinden organ işine kadar hepsini yapan, yaptıran, bunlara zemin açan, bunları yöneten kişilerdi.

Zaten korona virüsü bu milletler arası çete tarafından en çok da bunun için, organ kaçakçılığı için kasten yayıldı. Bu maksatla laboratuvarda üretildi. Bu hastahanede, yalandan covid teşhisi konularak yatırılan ve kasten öldürülen insanların organları alınıyor ve bu organlar Mehmet Haberal’ın sisteminden geçiriliyor. Suudilerin de burayla bağlantısı var.

Bu organ kaçakçıları, IŞİD ile de iç içeler. IŞİD’i Clinton’ın kurduğunu Trump seçim konuşmalarından birinde açıkça ifade ederken, ABD televizyon kanalları canlı yayını kesmişti. Bu video hala her yerde var. Kaçırılan genç kızların ve kadınların nereye gönderileceğine bile bu çete karar veriyor.

Ben bütün dünyayı defalarca ikaz ettim. İnsan kaçakçılığına izin vermeyeceğim. Organ kaçakçılığına izin vermeyeceğim. Zorla fuhuşa sürüklemeye izin vermeyeceğim. Bebek, çocuk, genç kız ve kadın kaçakçılığına izin vermeyeceğim.

Iraklı üst seviye yetkililer çıldırdılar. Amerikan ve NATO üslerindeki ve CIA’daki insan şeytanları da çıldırdılar. “Bu kadarı nasıl olabiliyor” dediler. Ben de diyorum ki bu daha fragman… Gerçek filmi henüz izlemediler.

Mehmet Fahri Sertkata

Bütün dünya iyice gördü ve anladı ama ben açık şekilde bir daha yazayım

Bütün dünya iyice gördü ve anladı ama ben açık şekilde bir daha yazayım:

  • Mfs’ye yalan söylenmez
  • Mfs’ye oyun kurulmaz
  • Mfs’ye tuzak kurulmaz
  • Mfs korkmaz ve asla cepheden kaçmaz
  • Mfs, düşmanına bile ihanet etmez.
  • Mfs, düşmanına bile söz verse tutar. Sözü yazılı andlaşma gibi sağlamdır.
  • Mfs, her oyunu hemen bozmaz, en iyi anı bekler
  • Mfs’nin açık sözlü oluşu, ahmak olduğu manasına gelmez, gücünü ve kendine güvenini sergiler.
  • Mfs paraya, makama, şöhrete, alkışa ve dünyalık hiçbir şeye itibar etmez
  • Mfs hassasiyetlerinden asla taviz vermez
  • Masumlara, sivillere, çocuklara, bebeklere, kadınlara, ihtiyarlara, din adamlarına, savaşa dahil olmamış erkeklere, ibadethanelere, hayvanlara, ağaçlara, kamu mallarına asla zarar vermez. Bu sınırları tanımayanlarla anlaşamaz.
  • Her dinin ve görüşün mensuba saygı duyar ve onları dininde, görüşünde zorlamaz. Kimseyi müslüman olmaya da zorlamaz. Lakin LGBT midir ne halttır, ona asla taviz vermez.

Mehmet Fahri Sertkaya

Yunanistan da Tayyip’ten bıktı

Aslında Yunanistan’ın Türkiye ile ilişkileri iyi kalabilirdi. Türkiye ile siyasi ve ticareti münasebetleri daha iyi olabilirdi ve buna Yunanistan’ın da ihtiyacı vardı. Lakin kibirli, cahil, fitneci, dolandırıcı, günübirlik siyaset yapan Tayyip, birçok ülkenin başına bela olduğu gibi Yunanistan’ın da başına bela oldu.

Yunanistan ABD ve AB ile ilişkilerine ince ayar çekerek bizimle yakınlaşabilir ve bu her iki komşu ülke için çok faydalı olur.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ermenistan çok kullanıldı

Danışıklı dövüşlerin figüranı yapıldı ama bu Ermenistan’ın suçu…

Ben, Ermenistan bu hallere düşürülmeden önce Ermenistan’ı haklı olduğu hususlarda destekleyen ve güçlendiren hamleler yaptım. İlk zamanda Ermeniler bunu minnettarlıkla karşıladılar ama buna rağmen bile Ermenistan B takımlarının oyuncağı olmayı seçti. Ermenistan yanlış safta durmanın bedelini kısa süre içinde çok ağır ödedi.

Baştan itibaren benim çizdiğim çizgide ilerleseydi, şimdi vaziyet böyle olmayacaktı. Aliyev gibi bir hain, benimle uyumlu kararlar alabildiği için kahraman ilan edildi, Paşinyan ise hain…

Ermenistan bundan sonra bari doğru tarafta olabilir, olmalı…

Mehmet Fahri Sertkaya

Ben de bunu istiyordum

Tayyip B takımında kalmayı, bundan sonra da Rusya, Çin ve Biden çetesine çalışmayı tercih etti.

Ben de bunu istiyordum. Son şansı verdiğimden sonra da yamuk yapınca, o ufacık aklıyla oyunlar kurmaya çabalayınca, bu son defa yerine kolay kolay getiremeyeceği şartlar koştum ki yapamasın ve karşımda kalsın.

Bundan sonrasında Türkiye’de ve dünyada bazı meselelerde karar değişikliği yapacağım. Bu güne kadar destek verdiğim bazı ülkelere ve liderlere şu andan sonra darbeler vuracağım. Pek çok mesele, kişi, grup, ülke hakkında farklı kararlarım olacak. Her zaman olduğu gibi hızlıca dünya dengelerini değiştireceğim.

Türkiye içinden farklı gruplarla da anlaşma ihtimalim var. Ben buraya kadar anlaşmalarla, başka ülkelerin/liderlerin destekleriyle gelmedim. Şu anda Mİ’de çok sayıda güçlü ülke var. Çok sayıda orta güçte ülke var ve onlarca ülkede de muhalif gruplar Mİ’den yanalar. Ben yeni bir dünya kuracağım ve şu anda karşımda olanların hiçbiri yakın gelecekte karşımda olamayacaklar.

Şu andan itibaren Tayyip’in karşısında olan grupların Tayyip’e karşı mücadelelerine set olmayacağım. Meydanı onlara bırakacağım ve hiç karışmayacağım. Ta ki benimle çatışmadıkları ve memleket meselelerinde benimle ters düşmedikleri sürece…

Bütün dünya farkında ki benden ve benimle birlikte hareket edenlerden hiçbir şey eksilmedi. Hiçbir şey gitmedi, azalmadı. Bizim planlarımız da bozulmadı. Şekil değiştirdi ve bazı kısımları biraz zamana yayıldı.

Bundan sonra benimle iyi geçinmek isteyenler Tayyip’le arasını açsın.

Yine de çok yakında gerçek sahaya iniyorum. Bunu engelleyebilecek bir güç unsuru ya da ittifak görmüyorum. Siyasilerin iki dudağı arasından çıkanları anında yerine getiren Türk guguk sistemini tanımadığımı ve kararlarına itaat etmediğimi zaten önceden yazmıştım. Gayr-i hukuki yollarla beni durdurabilecek bir güç unsuru da görmüyorum. Türkiye’deki ve dünyadaki bütün taraflar buna hazır olmalılar.

Trump’la da bir bağlantım, bir anlaşmam yok. Olma ihtimalini de pek mümkün görmüyorum. Bu güne kadar kaç kere fırsat verdiysem, hiç birinde dik duramadı, savaşmadı.

Benim estirdiğim rüzgarların peşinden yol alan kişilere karşı bütün taraflar dikkatli olmalılar. Bir tarafın, benim peşim sıra hamleler yapması, benimle anlaşmış ya da anlaşacak olduğunu göstermez.

Mehmet Fahri Sertkaya