Ne oldu?

Yine koca ordu gibi kalabalıkları kırdırdınız?
Saatlerdir sadece kayıplar verdiniz ve başka hiçbir şey yapamadınız?
Kaç kere daha tekrar etmek icap ediyor?

Ben bu dünyada ikinci Zülkarneyn’im, ikinci Süleyman’ım, ikinci Musa’yım, ikinci Yusuf’um… Bu peygamberler misali mücadele eden ve kendisine ilahi yardım yetişen bir kulum.

Beni de teşkilatımı da yıkamazsınız. Ben istediğim kararı alırım, uygularım. İstediğimi yazar ve yayınlarım. İstediğimi anlatır ve öğretirim. Peşi sıra dünya değil, dünyalar hatta gökadalar karışsa, bilmem kaç bin senelik planlar bozulsa, 18 bin alem üstüme kalksa korkmam, geri durmam ve susmam.

Bunlar iyi günleriniz. Size bir süredir hep aynı mesajları verdim ve bir tekrar daha yapıyorum:

Burası bizim dünyamız. Burada, bizim dünyamızda, bize düşmanlık ederek varlıkta kalamazsınız. Burada kalmanız artık sadece benimle anlaşıp iyi geçinmenize bağlı. Ya benim çizdiğim sınırlara gelirsiniz, benim şartlarımı kabul edersiniz ya da hepinizi ezip geçerim. Ya def olup başka dünyalara gidersiniz ya da ölüp cehenneminize gidersiniz. Kimseyi dininde zorlamam. Müslüman olmaya zorlamam. Müslüman olmak zorunda değilsiniz ama insan gibi davranmak zorundasınız. Bu dünyaya ve bu dünyanın insanlığına zararlar vermeye devam etmek niyetiyle mücadele ettiğiniz her an, sizi yıkmak ve yok etmek niyetiyle mücadele veren koca bir orduyla karşınıza dikileceğim. Bu son restleşme, kararınızı verin, ya akıllı olun ya da ölün.

Mehmet Fahri Sertkaya