İnsanın yaşı kaç olursa olsun, çekilmiş dişinin yerine yenisini çıkartmak mümkün.

Kopmuş ya da kesilmiş parmakları yerine dikmeyip özel bir ilaç desteğiyle yeniden oradan parmakların uzaması sağlanalı çok yıllar oldu. Bizim dünyamızda, kesilen parmağın bile en sağlıklı şekilde yeniden geliştiği/uzadığı bir teknoloji çoktan gelişti. Buna rağmen geliştirilen bu teknikler genele neden yayılmıyor, ne bekleniyor?

İnsanın kendi kök hücreleri alınarak ihtiyaç duyduğu organı en iyi şartlarda oluşturulabiliyor. Bu da çoktandır yapılabiliyor ama neden bu teknik de genele yayılmıyor, yaygınlaşmıyor ve ucuzlamıyor? Üstelik bu yolla üretilen organı vücut ret etmiyor ve nakilden sonra ilaçlara bağımlı bir hayat yaşamak gerekmiyor. Neden böyle oluyor, dünya üzerinde hakim olan organ mafyalarının kara para gelirleri dibe vurur diye mi?

Diş sektöründe neden hala yanlış yöne gidiliyor? İmplant ve dolgu teknolojileri ile iyi para kazanıldığı için mi? Üstelik bunlar çok sağlıklı ve tam olarak memnuniyet veren teknikler de değiller. Dünyanın önde gelen kaç tane ülkesinde, en olmadık projelere ne kadar çok maddi destek sağlanıyorken, diş gibi çok önemli bir sahada farklı projeler geliştirmek isteyenlere neden maddi destek sağlanmıyor?

İnsanın bozulmuş ve iş görmez hale gelmiş iç organları bile ideal ayarda üretilebiliyor da dişleri mi üretilemiyor? İnsanın yaşı kaç olursa olsun, çürüyerek düşmüş ya da çekilmiş dişinin yerine, o diş yuvasından yeniden kendi kendine diş oluşmasını sağlamak mümkün. Bunun için o diş yuvasına kök hücre tekniğiyle özel olarak hazırlanmış bir sıvının bırakılması gerekiyor. Gerisini vücut kendi kendine yapıyor ve çok sağlıklı, yerine tam oturmuş ve sorunsuz dişler çıkabiliyor. Dünyada kim bilir milyarlarca insanın diş problemleri var ve bu sektörde çok ama çok yüksek paralar dönüyor. Tıp ilmi, insanlığa faydalı olmak gayesini tamamen terk etmiş ve en kısa sürede en büyük paraları kazanma vesilesi haline getirilmiş. Bu yapılırken ne kadar çok paranın israf olduğu, ne kadar çok insanın can acısı çektiği ve sağlığı bozuk şekilde yaşadığı umursanmaz olmuş.

Dünya devletlerinin önde gelenlerini idare edenler bilsinler ki eski dünya yok. Ya bu var olan ve ya kısa sürede geliştirilebilecek olan teknolojileri yaygın kullanıma sokacaklar ya da “Neden böyle kararlar aldın, milletine hatta insanlığa kastın neydi?” denilerek yargılanacaklar.

https://tt.me/AkademiDergisi/AXoCO7WYLl8

https://ok.ru/video/2559527094822

Kopan bir uzvun yeniden büyümesini sağlamak, çok eski bir teknoloji…

Dünyamızda bu teknoloji onlarca yıldır var ve gizleniyor. Ankebut Ağı, kara para düzenine zarar verecek ve insanlığın faydasına olacak her şeyi engellemek istediği gibi bunu da engelliyor.

Onlarca senedir, on milyarlarca dünya insanı, aslında kolayca çaresi bulunabileceği halde, diş sorunları yaşıyor. Çok yüksek sayıda insan, kendi kök hücrelerinden organlar üretilip bedenine nakil edilebileceği halde, gereksiz yere başka insanların organlarını nakil ettirmek zorunda kalıyor. Bu da şifaya sebep olmuyor. Bir ömür, bağışıklık sistemini baskılayan çok ağır ilaçlara mahkum kalıyor. Çok şiddetli ve hayatı mahveden yan etkilerle hayat sürmeye çabalıyor.

Şu Beşinci Element isimli filmi daha önce de konu etmiştim. Bu filmde küçük böceklere bile zihin kontrolü uygulanıyor ve istihbaratta kullanılıyor. Dinleme, izleme yapılıyor. Bu filmden onlarca sene sonra dünyaya ilan edildi ki gerçekten de canlı/gerçek böceklerle bu iş yapılabiliyor.

Lakin bu filmde daha öne çekilmiş bir konu da var ki hücrelerin çoğaltılması, az ya da çok zarar görmüş uzuvların tamamlanması… Bu, abartılı bir şekilde işlenmiş ve bir kadın bedeninden geriye bir karış kadar parça kaldığı halde, özel bir makinede bu parça işlenerek vücudun tekrar ve tamamen oluşması sağlanmış. Bu da bilim kurgu değil… Bu filmi yazanlar da yapanlar da bu teknolojinin var olduğunu zaten biliyorlardı. Daha önce konu etmiştim, aynı Man In Black (Siyah giyen adamlar) filmi gibi…

Mehmet Fahri Sertkaya