Gizli Ermeni ve Hristiyan Kemal Kılıçdaroğlu da konulara yoğunlaştığı çok zaman, kendi kendine konuşan kişilerden biri…

Kılıçdaryan, bazen muhataplarına hitapla, bazen kendi kendine şöyle cümleler kurdu.

Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Bu adam (mfs) ölse bela kalsa bela…B.. gibi kaldık dünden beri… Bir yere (adli makamlara) müracaat edemedik. Güya savcılar bizim… Dünyada neler dönüyor. Bize Pervin ayar veriyor. S.. böyle işi de, siyaseti de…

Çil yavrusu gibi dağıldılar. Elimizden tutan, yanımızda duran yok. Parti içinde konu yok konuşacak, yine döndük aynı sıkıntılı konulara. Gereksizlerden birkaçı birkaç günü idare etsin de bu iş nereye çıkacak bir bakalım.

Bu PKK konusu, nasıl oldu da bu kadar hızlı ilerledi. Kim bu dış mihraklar bu sefer… Mfs, NATO’nun adamı mıymış. Kaç sene kıvrandık o kadar. Şimdi bunun (mfs’nin) kimlerden olduğu bulunmazsa ne yapacağız. Kafamıza oturana kadar bekleyecek miyiz. Kime sorsan, tanımam etmem diyor. Lan madem tanımıyorsun, ne diye adamı beyin olarak görüyorsun. İşin iyice cılkı çıktı. Karışmıyorum ben bir şeye…

Herkes işini yapsın. Kimsenin yükünü de üstlenmeyeceğim. Partiden kim düşerse düşsün. Zaten mfs bizi komple silmiş, belli. Biraz Özgür’den (Özel), Faik’ten (Öztrak) şüpheliyim. Onlara da bakacağız. Süleyman’ın (Soylu) düşüşüne bile sevinemiyorum, işe bak ya!