Soyuma çekmişim Tayyip!

Hakkımda hazırlanıp da masana konan dosyanın içeriğini öğrenemedik ama anlaşılan o ki beni çokça merak ediyorsun. Galiba çok merak ettin, incelettin, dosyayı da günlerce masandan kaldırmayıp bakıp durdun ama hiçbir açık bulamayıp o dosyayı kaldırıp attın. Soyuma çekmişim Tayyip! Buhara’dan, ilim/irfan/hikmet diyarından kalkıp Anadoluya gelen, buraları Türkleştiren ve Müslümanlaştıran ilk kuşak Türklerin/Erenlerin soyundan geliyorum. Atalarım, buralar Rum diyarı iken, Hazar Denizinin üstünden dolaşarak ve Çeçenistan’a uğrayarak Anadoluya gelmişler.

Silsile-i saadatın o zamanki mürşid-i kamili olan zatın emri ile hareket etmişler. Hem o mürşid-i kamilin soyundan kişlerdi bunlar ve hem de ona çok sağlam bağlıydılar. Sonra bu soyumda birkaç mürşid-i kamil ve sayısız veli çıkmış. Afyon’da, köyümüzde kabr-i şerifi bulunan Karacaahmed Sultan hazretleri dedelerimden sadece biridir. Anlayacağın, şaşırtıcı bir şey yapmıyorum. Soyumdakilerin her devirde yaptığını yapıyorum. Zulme, haksızlığa, vahşete, insanların perişan hale getirilip dünya ve ahiret saadetinin yıkılmasına/çalınmasına isyan ediyorum. Hakikati bağırıyorum. Adalet, kurtuluş ve nizam-ı alem yolunda mücadele ediyorum. Bu devrin hakiki mürşidi kamili olan Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin kalbinde yerim olduğuna da, üstümde himmetlerinin olduğuna da inanıyorum. Atalarım hep dinine, devletine, vatanına bağlı, yüksek ilim ve ahlak sahibi, insanların kurtuluşu için çırpınan, nizam-ı alem yolunda cihat ile yaşayan örnek insanlardı. Bunlar, Anadolu insanına ilim, ahlak, hikmet öğrettiler ve mücadele gücü verdiler. Her daim Müslümanların birlik ve beraberlik halinde olmasında büyük rol oynadılar. Zor zamanlarda hep sahne onlarındı Tayyip! Bu davranışlarıyla Müslümanlığın ve Türklüğün Anadolu’da en ücra köşelere kadar yayılmasını ve benimsenmesini sağladılar. Yoluma/davama ve soyuma bir baksan Tayyip, Hoca Ahmet Yesevi’lere, Ali Ramiteni hazretlerine kadar çıkarsın ki Ali Ramiteni ks bizim silsilemizdedir. Hani demiştim ya “Ben de piyonum. Buz dağının görünen yüzüyüm” diye? İşte görünmeyen yüzünde bunlardan yüzbinlerce var. Ve bu yüzden “Teşklatımızın yarısı yer altında. İktiza ettiğinde kalkıp operasyonlara katılıyorlar, sonra yine yatıyorlar” demiştim.

Soyumdakilerin duaları, hz üstazımın himmetleri olduktan sonra ve bu kadar büyük bir teşkilat da olduktan sonra, bence beyhude yere uğraşma. Yerle göğü üstüme birleştirsen bile ben oradan da çıkarım ama senin öyle bir şey yapacak vasfın, gücün, zamanın da yok. Şimdiden bitiksin. Allah’tan bir dileğim var: Senin gibi büyük bir münafık, hain ve sadistin ipini ellerimle çekmek.

Mehmet Fahri Sertkaya