Etiket arşivi: Merihliler/Marslılar

Günlerim çok güzel geçiyor

Çok mutluyum. Gayet sakinim ve huzurluyum. Hareketi artırdım, spor yapıyorum. Çok iyi, dengeli besleniyorum. Otura otura çok kilo almıştım, yavaşça vermeye çalışıyorum. Bir aşure yapmışım, yemek değil, adeta ilaç… Yaşlanmayı durdurduğunu görsem, şaşırmam.

Özlemişim mutfakta türlü yemekler, tatlılar yapmayı. Bir yandan da kendimi iyice geliştiriyorum her sahada… İç dekorasyon ve inşaat konularında epeyi bilgi edindim. Üç boyutlu çizim programlarına merak sardım. Basitmiş, biraz zaman ayırdığımda o iş de tamamdır. Ziraat, ormancılık ve hayvancılık ile et ve süt ürünleri sahasında da kendimi çok geliştiriyorum. İmalat sanayii, elektrik, elektronik, mekanik, araba imalatı sahalarında da epeyi yol aldım, bilgimi artırdım. Çok parlak, ışıl ışıl parlayıp göz alan projelerim var. Denizcilik/balıkçılık, suni ada ve turizm sahaları şu günlerde en çok vakit ayırdığım sahalardan birkaçı… Tıp ve alternatif tıp sahalarına alakam her zamanki kadar yüksek. Dünya ülkeleri/milletleri ve kültürleri ile tarihlerine dair de kendimi iyice geliştiriyorum. Uzaya merakım hiç azalmaz. Çok zevk alıyorum. Bu güne kadar bu gibi şeyleri hep bir gün bütün insanlığı kurtaracağımıza inanarak yapardım. Şimdi, şu zaman için öyle bir hayalim kalmadı. Zorlaya zorlaya kurtarsak da kurtulmak istemeyen ve kendi iradesiyle kendini ateşlere atmak isteyen bir insanlık var. Belki yıkılan yıkılır, altında kalanlar kalır da sonraki nesile yetişebilirsem, cennet gibi bir dünya nizamının tesis edilmesine vesile olabilirim. Ya da ben zaten Allah rızası için bunları yapıyorken, bunlardan istifade edilmeyecekse de ben yine de sevabını alırım. Ahirette karşılığını görürüm ama hiçkimseye hiçbir fayda vermeden benimle mezara gidecek olsalar bile, yine de insan şeytanlarının hayrına kullanmam. Benim için, bir insanın insan doğmuş olması yeterli değildir. İnsan da kalmış olmalı. İnsanlığını korumuş olmalı.

Metafizik tekniklerle benimle görüşmeye çalışan çok ama çok fazla taraf var. Birincisi ben herkesin rahatça görüşebileceği metafizik koruma seviyesinde değilim. Bana normal zamanlarda ulaşmaları bile çok zor. İkincisi ise o İblis, böyle zamanlarda benimle metafizik irtibat kurulamaması için adeta ordularını ve büyücülerini gözünü kırpmadan harcıyor, kül ediyor. Bu da bana bir sıkıntı, rahatsızlık vermiyor. Kimseyle konuşacak bir şeyim de zaten yok. Ben söyleyeceğim her şeyi zaten söyledim.

Sistemim/teşkilatım, her zaman olduğuna yakın bir ayarda çalışıyor. Gereksiz mücadeleleri ve müdahaleleri terk ettik. Benimle doğrudan irtibat halinde olmayan Türkiye’deki vatansever kişilere ve gruplara da “Geri çekilin” dedim. Dinleyen kazanır, dinlemeyen kendi bilir. Başına gelecekleri yaşar. Arkadaşlarım bütün sahayı takip ediyorlar. Ben de temel seviyede bakıyor, genel gidişata dair raporlar alıyor, tam da istediğim gibi dünyanın fokur fokur kaynadığını görüyor ve hiçbir şeyle ilgilenmiyorum. Şu anda Türkiye’de ve dünya siyasetinde bir lider yok. Dünya siyasetinde bir lider devlet de bırakmadım. Aslında zirveye çıktık, peşimde olduğunu söyleyenler samimi olacaklar, sahaya inecekler ve bambaşka bir dünya kuracaktık. Bu şartlarda bile bunu yapamadılar. Bundan sonra da yapamayacaklar. Öyle ise bu kaos ortamında A takımı da B takımı da bir hortuma yakalanmışçasına savrulup büyük sorunlar yaşamak zorunda.

Ha bu arada, unutmadan yazayım. Bakarsınız başka alemlere/gezegenlere gitmenin bir yolunu bulurum. Benden aylarca hatta yıllarca haber alamazsanız, hemen paniklemeyin. Ardımdan “öldü” demeyin. Biz de ölüm yok, biliyorsunuz, kaç senedir anlattım.

Uzay deyince hemen öyle karanlıklar gelmesin gözünüzün önüne… Çok güzel gezegenler var. Cennet misali gezegenler bunlar ve çok medeni/ahlaklı, iyilik sever uzaylı insan türleri var oralarda… Oralarda İslam, ahlak, hukuk/adalet var. Bu insanların fiziki şekilleri de değişik değişik, kültürleri, tarzları da bambaşka… Çok güzel zaman geçirilecek ve dünyayı akla getirtmeyecek gezegenler var. Zaten bizim de uzayda çok geniş bağlantılarımız var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Türkçe Belgesel: Yasak Tarih – Hitlerin Kaçırılması

Ne kadar tuhaf… Bu kadar kaliteli hazırlanmış şu belgesel, Kasım 2018’den bu güne kadar, on milyonlarca Türk kullanıcının bulunduğu Youtube’da sadece 50 kere izlenmiş.

Siyonistlerin, Ankebut Ağı’nın dünyayı inandırdığı yalanlar hızla çöküyor. Süleymanlılar cemaati olarak 1945’ten beri, Akademi Dergisi olarak son on senedir anlattığımız Hitler gerçeklerini, kısmen de olsa şu belgeselde anlatmışlar.

Adolf Hitler intihar etmedi. Başka bir sebeple de ölmedi. Cesedi de bulunamadı. Öldüğünü iddia edebilecek somut hiçbir delil elde yok iken dünya buna inandırıldı. Çünkü Ankebut Ağı böyle uygun gördü. Neredeyse bütün dünya insanlığı Adolf Hitler konusunda kandırıldı, biz Süleymanlılar ise gerçeği hep biliyorduk ve söyledik.

Daha fazla ve daha sarsıcı Hitler gerçekleri ile de yüzleşilecek. Hitler hiçbir zaman katliam yaptırmadı, anlatıldığı gibi cani, deli bir kişi de değildi. En sarsıcı olanı ise Hitler hala ölmedi. Bu da yakında herkesin duyacağı bir gerçek.

https://ok.ru/video/1598661462670

Uzayda başka gezegenlerde de başka insan türleri olduğunu kabul etmezseniz, dünya tarihinin hiçbir kısmını doğru okuyamazsınız. Sayısız mevzunun içinden çıkamazsınız. Piramitleri ve Göbeklitepe’yi bile yorumlayamazsınız. Aynı şekilde ikinci dünya savaşında neler yaşandığını ve Hitler meselesini de çözemezsiniz. Belgeselin birinci bölümünde biraz da Ankebut Ağı’na, dünyayı sarmış ve hükumetlere sızmış Mason teşkilatına, Hitler’in ilk zamanlar dahil olduğu ve sonra ayrıldığı gizl örgütlere ve bir de uzaydaki diğer insan türlerine temas edilseymiş, mevzu daha da netleşirmiş.

Hitler’i anlamak ve sonunda Hitler’e ne olduğunu bulmak için Merihlileri yani Marslıları bilmek, çözmek lazım. Hitler, kaçısın bir kısmında uçak ve denizaltı kullandı ve sonra gözlerden uzak kısmında UFO’ya bindi. Zaten ikinci dünya savaşının son zamanlarında Merihlilerin UFO’ları çok sık görülüyordu. Naziler de onları gördükleri için o UFO’lar benzeri uçan araçlar yapmayı çok denedi. Lakin fazla yol alamadılar. Sonra bir tartışmanın daha sonu gelmedi ve görülen onca UFO’nun Nazilere ait olup olmadığı ve Nazilerin UFO yapıp yapamadığı tartışıldı. Tartışılması gereken ise Nazilerin, daha doğru ifade ile Hitler’in, başka dünyaların insanları ile müttefik olup olmadığıydı.

İkinci bölümü izleyince, on yıldır neler anlattığımı da biliyorsanız eğer, her şeyi iyice yerine oturacak.

https://www.ok.ru/video/1598661528206

Mehmet Fahri Sertkaya

UFO’larla gelenler neden dünyaya müdahale etmezler? Neden uzaylı istilası yaşanmıyor?

Bu kadar teknolojik ve dolayısıyla askeri üstünlüğe sahip oldukları, artık NASA astronotlarının itirafları, NASA bilim adamlarının itirafları, pek çok devletin saygın bürokratlarının itirafları ve montaj olmadığı kesinleşmiş binlerce video kayıtları ile meydanda iken….
Hatta emekli NASA astronotu Edger Mitchell, “Şayet saldırgan olsalardı mahvolurduk” derken… (ki bütün bunları ispat eden yayınlar sitemizde mevcuttur.)
Söz konusu dünya dışı yaşamın insanlarının, bizim dünyamıza karşı güç kullanmamaları hatta hiç bir şeyden çekinceleri olmamasına rağmen bir de varlıklarını belli etmemek gayreti içinde olmaları…
En az, gücünün zirve noktasına geldiği, Avrupayı ele geçirdiği, Fransa’nın iki milyon askerini esir ettiği, İngiltere‘yi kaçışan bir sıçana çevirdiği ve Rusya‘ya diz çöktürdüğü, o güne kadar hiçbir cephede kaybetmediği  ve her yeri aldığı halde, çok stratejik bir konuma, boğazlara, madenlere, iş gücüne sahip olan Türkiye’ye dokunmayan Hitler‘in hareket tarzı kadar tuhaf değil mi?
Bunun bilimsel, zahiri/görünür bir sebebi-izahı olabilir mi?
Hayır!
Bunun tek bir sebebi var, onlar Müslümanlar… Dünyamıza askeri güçleri ile gelip, hakimiyet kurmuş gayri müslim devletleri bir kaç saat içinde diz çöktürmelerine ilahi bir YASAK var. 
Bizim dünyamızın müslüman insanları, gayri müslimleri yenip dünya çapında bir hakimiyet-idare tesis edene kadar, küfrü yıkıp huzur ve adaleti tesis edene kadar, diğer dünyaların Müslüman insanları, kendilerini bize açıkça ilan etmeyecekler ve düşmanlarımıza karşı bizlere yardım etmeyecekler. Dünya müslümanlarının “imtihanını” bozmayacaklar. Çünkü dünya bir “imtihan mahalli” olması için var edildi.
Ha bu arada… Hitler’in bu hareketini, kökenleri Yahudi olan ve Yahudiler tarafından iktidara getirilen Hitler’in, yeni T.C.’yi hile ile tesis eden Sabetayistlerin istekleri gereği yaptığını iddia edenler olsa da gerçek bu şekilde değildir. Hitler de son yıllarında İslam ile müşerref olmuş ve taktik hareketler ile hep Müslümanların faydasına olacak şeyler yapmıştır. En sonunda da bu gerçeği öğrenen Subayları ve askerleri kendisine itaat etmedikleri için imkansız bir şekilde kaybetmiştir. İngiltere’nin ve Fransa’nın sömürgesi haline dönüşmüş ve zulümden inim inim inleyen müslüman milletler, özgürlüklerine kavuşabilmişler ise bu Hitler vesilesi ile olmuştur.
Ezberlerinizi bozun! Daha çok şoka hazır olun! Ve heyecan yapmayın! Bütün bu gerçekleri ve daha fazlasını yakında http://www.SpaceExplorer.TV ‘de bulacaksınız. 

Aslında geldiler ve kendini çok güçlü zan edenler sadece seyir etmekten başka bir şey yapamadılar.
12 Temmuz 1952’de ABD’de Beyaz Saray etrafında hiçbir karşılık/müdahale görmeden, ezici bir güçle ve gayet sakince dolaşan UFO‘lar…

Mehmet Fahri Sertkaya

Uzayda hayat var. UFO’lar gerçek. Mars’tan geliyorlar ve Müslümanlar

(…) Marslıların dünyaya geldiği kesin. Bu hususta binlerce somut ve gerçek delil mevcut. Hatta bundan üç bin ya da beş bin sene önce de dünyaya geldikleri de KESİN. Bunu da İslam alimleri söylediği gibi, günümüz bilim adamları da son yıllarda yaptıkları keşiflerle bunun gerçek olduğu sonucuna vardılar. Dünya kamuoyu bize doğru yansıtılmıyor. Mesela Japonların çok kıymet verdiği pek çok bilim adamları uzayda hayatın olduğuna ve dönem dönem bunların dünyaya geldiğine inanıyorlar. Mimar Sinan’ın, hele Piri Reis’in mutlaka ama mutlaka dünya dışı varlıklarla ve teknolojilerle iletişim kurduğuna inanıyorlar. 

➥ “Yoksa o haritayı, uçamadan kim nasıl bu derece doğru olarak çizebilir” diyorlar. Mimar Sinan’ın yaptığı matematik hesaplarını ancak bir PC’nin yapabileceğine inanıyorlar ve o tarihlerde bazı istisna insanların dünya dışı teknolojileri kullandığını iddia ediyorlar ki bence de bu böyle.

Geçenlerce bir mağarada bulunan 3 bin senelik çizimlerde UFO, uzay mekiği, astronot kıyafetli çizimler, denizaltı ve helikopter çizimleri bulundu. Bunlar nette aratınca hemen çıkıyor. Bundan yaklaşık üç bin sene önce dünya üzerinde, şu anda olduğundan çok daha ileri teknoloji vardı ve o devrin bazı insanları dünya dışı medeniyetlerle iletişim halindeydiler. O güneş sisteminin haritasını oraya buraya çizenler hayallerinden çizmediler. Bu bilgileri net olarak biliyorlardı.Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri, onların yani Mars’taki mü’minlerin dünyaya müdahale etmesine ilahi bir yasak olduğunu, onların buradaki ehl-i küfrü hiç zorlanmadan yıkıp geçebileceklerini, ama bunun dünyadaki Müslümanların “imtihan”ını bozacağını bunun da ilahi iradeye ters olduğunu ve dünyadaki Müslümanlar dünya çapında küfrü ezip yıkınca, oradakilerin buraya geleceklerini söylemiştir. Çok daha fazlasını, daha ilginç bilgileri de söylemiştir.

Ayrıca onların ve diğer bütün alemlerin son peygamberinin bizim peygamberimiz hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) olduğunu da, onların ve diğer bütün alemlerin son mürşid-i kamilinin bizim son mürşid-i kamilimiz olduğunu, yani kendisi olduğunu da açıkça ifade etmiştir.

Avam bunu kabullenemeyecektir ama ben yazmakta bir beis görmüyorum. En azından “Yıllar önce bize söylenmişti de biz inanmamıştık” derler. Süleyman Efendi’nin talebelerinden Mars’a giden, oradaki Mü’minlere sohbet veren bile olmuştur. Bu zat, geldiğinde bu gerçekleri buradaki talebelerine de anlatmış ve oradaki Müslümanların boyca kısa, bizim çocuklarımız gibi olduğunu, vücutlarında hiç ama hiç kıl olmadığını, saçlarının ve kaşlarının bile olmadığını, gayet medeni olduklarını (vahşi olmadıklarını) anlatmıştır. Bunu 1970’lerde bu zat anlatmıştır. 
1994’te dünya basınına – kamuoyuna düşen “Uzaylılara otopsi” ismi ile anılan videoda görülen de aynen bu zatın anlattığı gibidir. Bu videoda 1947’de New Mexico’ya düşen bir UFO’da bulunan Marslılara otopsi yapılmaktadır. Bu video 1994’te bütün dünya kanallarına düşünce Kodak bunu incelemiş ve “Montaj değil. Gerçek bir görüntü” demiştir. Buradaki otopsi sırasında olaylara şahit olan ABD’li askeri yetkili de 2007’de vefat etmeden önce, vefatından sonra açılması için el yazısı ile mektup bırakmış ve bu UFO kazası olayının da otopsi görüntülerinin de gerçek olduğunu ABD nin gerçekleri gizlediğini açıkça yazmıştır. ABD’nin teknolojide, özellikle elektronik teknolojisindeki akıl almaz sıçramasının arkasında da bu sır vardır.

Şu anda yaşayan, NASA astronotu ve ayda yürüyen astronotlardan biri olan Edger Micthell’de;
➥ “Biz dünya dışında yaşam olduğunu net olarak gördük.O uzaylı resimleri ve videoları gerçek. Nasa bunu gizliyor” diye dünyanın çeşitli yerlerindeki konferanslarda tekrar tekrar açıklama yaptı.

Mevzu yazarak değil konuşarak bile bir kaç haftamızı alacak kadar geniş. Şimdilik bunlar bilinsin. İsteyenler araştırsınlar.

Detaylı bilgi için bakınız.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

 NOT : Bir takipçimize, sorusu üzerine sayfamızda verdiğimiz kısa cevaptır.****
Yukarıda yazdıklarımın ispatı niteliğinde somut bilgiler de mevcuttur. Resimlerin üzerine tıklayarak ilgili yayınlara erişebilirsiniz.

http://www.spaceexplorer.tv/2014/09/space-explorer-uzay-ve-havacilik-merih-mars-a-nasil-kacirildim-ucan-kure-emekli-binbasi-ali-ali-kocaer-marslilar-musluman-mi-mars-ta-hayat-insanlar-var-mi.html

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi