16 Mayıs’ı 17 Mayıs’a bağlayan gece bir rüya gördüm. Salih rüyalar gördüğümü, bunları büyük bir isabetle tabir edebildiğimi, tabir ettiğimden bir süre sonra gerçekleştiğini, yıllardır bilenler bilirler. Ben şimdi yazayım, herkes istediği gibi değerlendirir, kendi kararını verir ama aralarından akl-ı selim olanlar ise hiç beklemeden tedbirlerini alırlar.

İstanbul’da, ikamet ettiğim ilçede, deniz kenarına yakın ve yüksek binaların arasındaki yollarda, caddelerde endişeyle yürüyorum. “Felaketler geliyor, büyük felaketler geliyor. Daha neyi bekliyorsunuz. Başınıza belalar yağacak. Tedbirinizi alın. Deprem, tsunami ve seller geliyor. Maddi ve manevi tedbirlerinizi alın.” diye yüksek sesle bağırıyorum.

Sonra, sahilden uzakta/içeride kalan mahallelere giriyorum. Oralarda da aynı şekilde bağırıp bir an önce herkesi kurtarmak istiyorum. Sokaklarda beni duyan insanlar, oldukları yerde durup beni hep dinliyorlar ama bağırışımı evleriden duyanlar ise onlardan çok daha fazla sayıda oluyor. Sonrasında bana inanıp da tedbir alanlar oluyor. Rüyanın sonunda “İyi oldu, epeyi yüksek sayıda insan sesimi duydu. Sözlerimi dinlediler, tedbirlerini aldılar. Kurtulacaklar.” diyorum.

Şimdi biraz rüyayı tabir edelim:

Türkiye’nin çok farklı farklı bölgelerinde, şehirlerinde kısa aralıklarla çeşitli fekaketler yaşanacak. Bazı yerlerde sel, toprak kaymaları, bazı yerlerde fırtınalar, bazı yerlerde depremler ve ardından tsunamiler, bazı yerlerde kuraklık ve Türkiye genelinde kıtlık yaşanacak. Özelikle İstanbul’da büyük felaketler yaşanacak. Şiddetli bir deprem ve ardından sahil bölgelerini büyük oranda yıkacak, iç kısımlara ise daha az hasar verecek bir tsunami yaşanacak. Temiz su bulmak da çok zorlaşacak.

Özellikle İstanbul’un Anadolu yakasında depremin ve tsunaminin vereceği hasar daha fazla olacak. Anladığım kadarıyla sadece İstanbul’da binlerce can kaybı olacak. Ve yine rüyayı tabir ederek anlıyorum ki benim bu maksatla yazdığım uyarı yazıları çok yayılacak, çok yüksek sayıda insan duyacak.

Rüyayı tabir ederek şu hususları ise anlamak/bilmek mümkün değil ama akl-ı selim ile tahmin etmek mümkün: Marmaray’ın zaten patlamak üzere olan, kusurlu yapılmış olan tüp geçiti patlayacaktır. Bazı tüneller, metrolar, yeraltı sistemleri/tesisleri yıkılacak hatta sular içinde kalacaktır. Bu kadar felaketler bir memlekette üst üste yaşanırken mutlaka otorite kaybı da olacak, devlet gücü de yetmeyecek, acil yardım da bulunamayacak, kargaşa ve kaos ortamı hakim olacaktır. Bu da yağmaların, kavgaların, cinayetlerin de ardı arkası gelmeyecek demektir.

Kimse de kimseyi kandırmasın, herkes yıllardır farkında ve bekliyor ki büyük bir ilahi temizlik geliyor. Memleket ahlaken, dinen bakıldığında tam bir batakhane görüntüsü veriyorken, bunlardan başka bir şey beklemek ve hala bunun aksine iddialarla tartışmak, ancak helak edilesi hale kadar düşmüş tiplerin işidir. Bu uyarımı isteyen dikkate alır, isteyen almaz ama dikkate almak isteyenlere derim ki devlet gücünden size fayda yok ve şahsi imkanlarınızı seferber ederek tedbirlerinizi alın. Anlamayan, dinlemeyen düşük tiplerle tartışmaya bile vaktiniz yok. Herkes kendi yolunu çiziyor, siz de kendi yolunuzu doğru çizin. Bir yandan maddi/dünyevi sebeplere uyup tedbirler alırken, bir yandan da manevi/dini sebeplere uyarak tedbirler alın. Eksikleri, kusurları, günahları hemen terk edin. Kur’an-ı kerim’in büyük kısmında helak edilen kavimler anlatılıyor. Ehl-i sünnet alimlerinin bu hususları izah eden ve nasıl tedbirler alınması gerektiğini de izah eden yazılarını internette bile kolayca bulmanız mümkün.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir takipçi mesajı:

Bu rüyanın bir değişiğini gördüm anlatayım

Hatırladığım kadarını anlatacağım Pendik sahildeyim deniz çekiliyor sonra geri geliyor diyorum ki herhalde tsunami olacak sonra bir daha çekiliyor ama bu sefer daha çok çekiliyor o ara denizin içinden ayı çıkıyor sahile yakın bir yerde sokağa bakan tarafı camlı olan ama cami gibi kullanılan bir yer var onun içine giriyorum yine oradan çıkıyorum merkezde ki büyük camiye gitmek için tsunami orayı almaz diye o ara sahilde ki iş yerlerine bakıyorum o restoranların olduğu sıraya bunlar çok kötü yerler hepsi gidecek diyorum camiye doğru gidiyorum sonra tsunami onuda aşacakmış hızla pendik köprüsüne doğru hareket ediyorum dolmuşların durduğu yerde arabayla mı gitsem bisikletle mi gitsem tsunami den kurtulurum hesabını yapıyorum hatırladığım kadarıyla her ikisiylede gidiyorum tsunami arkamda pendik köprüsünün alt tarafında ki üst geçide kadar geliyor

Mfs: Bu kadar olur diyorum. Ben de zaten Pendik’te ikamet ediyorum. Rüyada da kendimi Pendik’te sahil bölgelerinde ve sonra iç mahallelerde görüyorum. En büyük hasarın Anadolu yakasında ve en çok da Pendik’te olacağını anlamıştım ama insanlar panik olmasın diye yazmamıştım. Belki de yazılması gerekiyordu da böyle oldu.