Etiket arşivi: Sözde Korona Aşısı

Korona oyunları, aldatmacaları da çöküyor

Sahtekarlıklar, art niyet ve kasıt açıkça gözler önüne çıkıyor. Zorla dayattıkları ve hastalara kutu kutu içirdikleri Favipiravir isimli ilacın koronaya karşı faydalı hiçbir etkisi olmadığı, üstelik çok sayıda ciddi yan etkisi olduğu artık kesinleşti.

Yarın bir gün, şu sözde aşıların da gerçek aşılar olmadığı, koronaya karşı hiçbir faydaları bulunmadığı, üstelik koca ordular edecek kadar insanın ölümüne sebep oldukları meydana çıkmayacak mı zan ediliyor. Hepsi çıkacak… Bu oyunun arka planında kaç devletin organize şekilde, insanlık dışı şekilde kara para işleri yaptığı da meydana çıkacak. Kaç kabinenin üyelerinin, kaç hastahane zincirinin bu işin içinde oldukları da meydana çıkacak. Çok büyük yargılamalar yapılacak, çok sayıda idam kararı alınacak. Uzman diye, bilirkişi diye tv kanallarına çıkartılıp duranlar da asılacak.

Şimdi ben bunu birkaç defadır yazıyorum ve bu defa da malum şahıslar dikkate almayacaklar. Sonra yine dediğim çıkacak ve “Bu nasıl olur, bu adamın her dediği er ya da geç çıkıyor” diye diye krizlere girecekler. Lakin iş işten geçmiş olacak.

Bu saatten sonra, bu korona oyunlarına alet olmak, kendi topuğuna değil, kendi kafasına sıkmak demektir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Tutmaz o işler, boşa uğraşıyorlar

Tayyip “Salgın döneminde imkanlarımızı paylaşarak Türk dünyası olarak bir ve beraber olduğumuzu bir kez daha gösterdik.” demiş. Kaçırılan bebekleri, çocukları, genç kız ve kadınları, organları, uyuşturucuları ve çok daha fazlasını mı kastediyor?

Bir de “Kimse Türk Devletleri Teşkilatından rahatsız olmamalı” demiş. Hani nerede, zaten rahatsız olan yok. Vahşi ve sömürgeci Avrupa çok memnun. Çünkü sözde Türk teşkilatının içi kara paracı hain kriptolarla ve ayrıca biyonik robotlarla dolu ve Avrupaya da çalışıyorlar. Bir de Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden de Afrika’ya açılacaklarmış. Kanına, iliğine kadar sömürdüler şu Afrika’yı ama yetmedi, hala sömürüyorlar. Sözde korona aşılarından 2,5 milyon adet bağışlayacaklarmış. Binali’nin oğlu Erkam’ın Venezuala’ya sözde korona test kiti götürmesine benzemesin bu iş?

Ya o Hollanda hükumetine ne demeli. Kara paralar iyice suyunu çekti diye Hollanda halkına kısıtlamalar getirdi. İddia edildiği kadar korona vakası artışı yok. Arka plandan kara para işi çok. Hollanda’nın peşine birkaç Avrupa ülkesi daha kısıtlama getirecekmiş. Bence hesapları şaşacak, çok kısa süre sonra yapacağımız müdahale ile korona oyunları da bu oyunların arka planında dönen kanlı ve kara işler de açıkça gözler önüne çıkacak

Mehmet Fahri Sertkaya

Süleymanlılar cemaatinin korona aşıları kararı| Sizlerden Gelenler

[13.10.2021 15:12]

  • S.a.Mehmet abi asi konusunda sessiz kalmamiz istenmis merkezden kimsenin kararini etkilemeyecekmisiz sizde boylemi dusunuyorsunuz konusmayalimmi vurulmak isteyen vurunsunmu ?

[13.10.2021 15:15]

  • Konusmayalimmi zararini biliyoken kardesimize arkadasimiza sorduklarinda siz ne derseniz ben size sormak istedim

v.a.s.
Tıbba, aşılara asla karşı değiliz. Aşılar çok büyük ihtiyaç ama şu korona aşısı denilen şeylerin aslında aşı olmadıklarına, art niyetle meydana getirilmiş şeyler olduğuna eminiz. Bunun çok sayıda tıbbi delili var. Ayrıca bu hususları ispat eden kişiler, dünyanın farklı yerlerinden ve farklı dinlere/tercihlere mensup bilim adamları…

Cemaatimizin idaresini elinde tutan bir kişinin, yıllarca ümmetin, memleketin, milletin ve hassaten cemaatimizin yüzlerce büyük sorunundan hiçbirine müdahale etmemesi, aşı hususunda da bu kadar uzun süre sessiz kalması ve sonra yetmezmiş gibi, sözde aşıları dayatanlara karşı verdiğim bu mücadelen sonra çıkıp da o türlü konuşmalar yapması, kelimelerin tam manasıyla münafıklıktır ve ihanettir. Sürekli Akademi Dergisi takipçisi olan herkes neler yaşandığını görüyor. Akademi Dergisinin, abartılı sansürlemelere rağmen her hususta dünyaya yön verdiği herkesçe görülüyor. İnsanlık düşmanlarının bu kadar sıkıştığı şu günlerde, masonların, yahudilerin, satanistlerin Alihan Kuriş’i bu şekilde yönlendirmeleri, itaat etmemizi gerektirmez. Ben çoktan “Amiral gemisi battı” dedim.

Sizler o sözde aşıları hem vurulmayın, hem herkesi ikaz etmeye devam edin, hem hukuki haklarınızı kullanın, hem her türlü basın/medya ve fikir/ifade hürriyetinizi kullanın hem de merkezi ele geçirmiş hainlerin bu apaçık ihanetlerine de itaat etmeyin. Bununla da kalmayın ve itiraz edin. Artık herkes açıkça sesini çıkartıp “Bu gidiş nereye?” demeli. Ele geçirilmiş merkezin, “Telegram’ı kullanmayın” talimatı da aynı maksatla yaptıkları bir ihanetti.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sinsice yayılıyor

Dünya üzerinde çok sayıda ülkede, en çok da fuhşun çok yaygın olduğu Asya ülkelerinde ölümcül bir yeni virüs yayılıyor.

Nefes ve temas yoluyla da bulaşan bu virüs/hastalık, en çok cinsi münasebet yoluyla bulaşıyor. Şu ana kadar pek çok ülkede bu hastalık görüldü ve devletler bunu biliyor, gizliyor, bastırmaya/yenmeye çalışıyor. Fuhuş sektöründen kazandıkları kara paralar bir anda azalacak diye bu bilgiyi milletlere duyurmuyorlar. Dünyaya yayılmaması için uğraşıyor gibiler ama bunda da aslında ciddi ve samimi değiller. Bunca hükumetler/liderler, korona virüs tiyatrosunda olduğu gibi kendi kontrollerinde olan yeni bir virüs yayılıyor da yeniden sözde ilaçlar, sözde testler ve sözde aşılar satarak büyük paralar kazanacaklarını zan ediyorlar. Şu ana kadar ülkelerin çoğu, bu yeni virüsü böyle gördüler, görmek istiyorlar ama çok, çok büyük aldanıyorlar. Bu nedenle en çok da B takımı ülkelerinin çoğunda bu virüs görüldü, yayılıyor.

Dünya üzerinde organ, fuhuş ve uyuşturucu başta olmak üzere türlü kara para işlerinde çoktan Çin hükumeti (ÇKP) başı çekiyor. Bu hastalıkla mücadelede de Çin sözde başı çekiyor ama Çin/Şi de şu ana kadar bilerek ve isteyerek bu virüsün yayılmasına izin verdi. Yayılmasına mani olmak bir yana, daha çok yayılması için ellerinden geleni yaptılar, yapıyorlar. Dünya ülkelerinin hallerini, dünya dengelerini/siyasetini yakinen biliyorum. Bunca bilgime ve siyasi sahadaki tecrübeme dayanarak yazıyorum ki kritik eşik geçildi, bundan sonra yayılması durdurulamaz ve bütün dünya bu virüsle mücadelede başarısız olacak. En çok Çin’de nüfus kaybı ve maddi kayıplar olacak.

Hastalık en çok gençlerde görülüyor. Gençleri öldürüyor. Ölü doğmalara sebep oluyor. Kadınların rahmini adeta çürütüyor.

Türkiye’de de bu hastalık görüldü, yayılıyor ve durdurulamayacak. En çok da Asya ülkelerinden Türkiye’ye bulaştı. Youtuberlardan, ayrıca ateist/Allahsız, eşcinsel, ahlaksız, namussuz, kural tanımaz insan şeytanı, sözde çağdaş ve demokrat Türkiyeli üniversite öğrencilerinin yurt dışına çıkıp gelenlerinden bulaşıyor. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi bu devirde Türkiye’de de liseler ve üniversiteler fuhuş yuvaları gibi olduğundan, yurt dışından bu virüsü getirenlerle zina eden Türkiyeli lise ve üniversite öğrencileri arasında da hızla yayılması kaçınılamaz görülüyor.

Bu hastalık sadece havalimanlarından memlekete giriş yapanlarla değil, haricinde karadeniz bölgesindeki herkesin malumu olan fuhuş yuvalarıyla da Türkiye’ye yayılıyor. Bunca yıldır o Batum’la aramıza set çekilmedi. Bu güne kadar da bu, çok canlar yaktı ve yuvalar yıktı. Şimdi anlaşılan o ki son ve büyük darbesini de vuracak bize o Batum…

Japonya gibi nispeten daha sistemli ve eğitimli ve otoriter ülkelerde de bu hastalık görüldü, yayılıyor. Çoğunlukla B takımından olan idarecilerin hükmünün geçtiği Japonya da bu hastalıkla mücadelede başarılı olamayacaktır.

Türkiye’de K-Pop dedikleri Kore ahlaksızlığının yayılması, Kore hayranlığının artması, atası babası müslüman pek çok Türkiyeli genç kızın Koreli gayr-i müslimlerle evlenmesi, sürekli oralara gidip gelmeleri de bu hastalığın Türkiye’ye gelmesine sebep oldu ve iyice yayılmasına da sebep olacaktır. İslam’dan ayrılmak, sadece adı müslüman kalmış ama İslam’dan çoktan çıkmış bir topluma dönüşmek her devirde büyük felaketlere sebep olmuştu, şimdi de tarih tekerrür ediyor.

Kozmetik ürünlerinin bazılarında gerçek insan dokuları (rahim sıvısı ve plesenta dahil) kullanıldığından ve bunların büyük çoğunluğu Asya ülkelerindeki kadınlardan elde edildiğinden dolayı, bu virüs bütün dünyaya belki de en çok kozmetik ürünleriyle yayılacak.

Türkiye’de kozmetik ürünü sektörü de gizli yahudi ve gizli ermeni hainlerin elinde olduğu için, bu ürünleri Türkiye’de en çok gizli yahudi ve ermeni ailelerin kadınları hatta günümüzde genç erkekleri de kullandığı için Türkiye’ye virüsü en çok yayan kişiler arasında bunlar da olacaktır. Zaten o ateist, ahlaksız, eşcinsel, nikah/namus tanımayan gençlerin çoğu da bu ailelerin çocukları…

Korona virüsünü laboratuvarda ürettiler, zararını sınırlandırdılar ve sözde korona aşılarını dayatarak asıl darbeyi bu sözde aşılarla vurdular, vuruyorlar. Bu sözde aşılar, bahsettiğim virüse ve benzerlerine karşı insanların vücutlarını daha savunmasız hale getirdiler. Bağışıklık sistemini de iyice zayıflattılar.

Dünyada bunca hükumetin/devletin, satanist bir sistem olan Ankebut Ağının eline geçmesi, bu ağa mensup satanist yani insanlık düşmanı kişiler tarafından idare edilmesi böyle bir neticeyi beklememizi gerektirirdi. Bunca senedir Ankebut Operasyonu yaptık, dünya üzerinde bu ağı ezdik, geçtik. Nihayet kısa süre önce bu mücadelede zirveyi gördük, bu ağa bitirici son darbeleri vuruyorduk ama bunca millet, bunca devlet/hükumet yanımızda dik durmadı. Dünya ve ahiret felaketlerini tercih etti. Bu da herkesin kendi tercihi…

Mehmet Fahri Sertkaya

Burada da geniş bir yelpaze var.

Basın ve medya sanal gündemlerle milleti uyutmaya çabalarken, gerçek sahibi CIA olan sözde sosyal ağlardaki bütün sansürlemelere rağmen sosyal medyada gerçek gündemler var.

Aşı denilen şeylerin gerçekte aşı olmadığını bütün cihan anladı. Bazen oturup, en fazla birkaç sene sonra bu hususula alakalı yargılamalar başladığında neler yaşanacağını tahmin etmek istiyorum, çok sayıda kişinin asıldığını öngörüyorum. En hafif cezanın müebbet hapis cezası olduğunu görüyorum. Asılanlar ve müebbet hapis cezaları alanlar arasında kimler kimler var. Burada da geniş bir yelpaze var. Öyle ki hukuki dayanağı bulunmadığı halde çalışanlarına aşı dayatan özel sektör firmalarının sorumlularına kadar…

Mehmet Fahri Sertkaya