Etiket arşivi: Elektrikli Arabalar

Satanist sadistlik…

Ankara’da iki araba çarpıştı ve altı kişi öldü. Üç kişi de yaralı… Neden? Araba dediğimiz şeyler aslında tekerlekli teneke olduğundan…

Dünya devi pek çok araba markası Ankebut Ağının kontrolünde ve bunların sahipleri/ortakları ile üst yöneticileri hep satanist kişiler. Dünya insanlığına ne kadar çok zarar verirlerse o kadar iyi bir şey yaptığını düşünen kişiler bunlar… İblis’e tapındıkları ayinlerde, kaçırılmış bebekleri, çocukları, kadınları, erkekleri vahşice “kurban” eden, parça parça eden, gözlerini oyan, dillerini ısırarak kopartan, tecavüz eden, kalplerini söken, kanlarını içen sadist pislik kişiler bunlar…

Bunlar, imal ettikleri arabalarında kasıtlı olarak gerçekçi, işe yarar kaza emniyeti sağlamadılar. Bu yolla, dünya genelinde onlarca senedir kolayca ölmelerine sebep oldukları toplamda milyonlarca insanı, “baba” bildikleri İblis’e kurban edilen insanlar olarak görülüyorlar.

Evet, dünya insanlığı artık bu sadistleri gerçek yüzleri ile tanımalı, bunların dünyanın her yerinde mason tarikatı üzerinden irtibatlı ve organize olduklarını bilmeli, mason tarikatının da bir satanist tarikatı olduğunu bilmeli ve bir an evvel bunları durdurmalı. Araba sanayii/teknolojisi, satanistlerin, masonların arka plandan yaptıkları işbirliği ile yönlendirilmeseydi ve olağan akışıyla ilerleseydi, şimdiye uçan daire teknolojisine bile geçilmişti. Dünya genelinde senede birkaç kaza olur, senede birkaç insan bu kazalarda vefat ederdi.

Tekerlekli teneke: Citroen Ami…

Sırası gelmişken, nasıl olabiliyorsa dünya genelinde adını duyurabilen ve çok sayıda ülkeye sürekli olarak satış yapabilen, bunca müşteri memnuniyetsizliğine rağmen hala araba sahasında varlık gösterebilen Citroen’in, Ami modeline dair de birkaç kelam etmek lazım.

Ami, “otomobil” denilen sınıfta bir vasıta değil. Dört tekerlekli motorsiklet sınıfında sayıldığı ve kullanmak için A1 ehliyetinin yeterli olduğu söyleniyor.

Türkiye’de, basındaki, medyadaki ve en çok da sosyal medyadaki satanistler, kripto yahudiler, gizli ermeniler ve masonlar organize şekilde gayrete getirilerek, Citroen’in Ami (Arkadaş) modeli hakkında da müşteriyi aldatıcı reklamlar ve incelemeler yapılıyor. Bu, en çok da satanistlerin “1. sınıf” ve “öncelikli” kullanıcı/yayıncı görülüp kollandığı ve öne çıkartıldığı Youtube’da yapılıyor.

Citroen’in Ami modeli hakkında, söz konusu yayınlarda verilen bilgilere bakarsanız, Ami 2022’yılının Mart ayında son kullanıcılara satılacakmış. Şu anlarda filolara satışı varmış. Fransa’da 6 bin euroya satılmaktaymış. Türkiye’deki fiyatı tartışmalı olsa da anlaşıldığı kadarıyla 140 bin liranın altında satılmıyormuş, satılmayacakmış ve 150 bin liranın üzerinde satılması ihtimali çok yüksekmiş… Gayet hoşmuş, küçükmüş, kullanışlıymış, çok beğeniliyor ve ilgi görüyormuş.

Bu kadar meşhur bir araba firması olan ve imalat sırasında sorunlu/arızalı imal ettiği arabalarının büyük kısmını Türkiye pazarında müşterileri aldatarak/dolandırarak satan… Mağdur olan, hak arayan ve adalet sistemine başvurup adaletin gereğinin yapılmasını isteyen müşterilerinin karşısında, mason, satanist, gizli yahudi ve gizli ermeni hakim ve savcılar sayesinde ciddi sorunlar yaşamayan… Binbir türlü hukuksuz, yanlış işleri ve mağdur ettiği on binlerce müşteri bir türlü ana akım basın ve medyada gereğince yer bulmayan… Bu hususta da ana akımdaki masonlarla, satanistlerle, kriptolarla sıkı paslaşan şu Citroen’in Ami’si de yeni bir hayal kırıklığı olabilir. Çok sayıda yeni mağduriyetlere sebep olabilir. Satın alanlar, birkaç hafta memnuniyetsiz şekilde kullandıktan sonra bir kenara atmak zorunda kalabilir.

Üç saatte şarj olan bu tekerlekli tenekenin tam şarjla menzili sadece 75 km… Söylenen bu ama gerçekten 75 km menzili var mı, bunu test eden şimdilik yok. Saatteki azami hızı sadece 45 km… Evet, yanlış duymadınız, sadece 45 km/saat hıza sahip. 1940’lardan zamanımıza ışınlanmış gibi görünen rezil ötesi bir tasarımı var. Renk tercihleri de aynı şekilde berbat. Camlarının tasarımına, iç kısmının tasarımına kadar her şey basit, berbat… Daha proje ve tasarım kısmına bile hiç ehemmiyet verilmemiş. “Biz yaparız, satanist teşkilatımız sayesinde allar, pullar, gözleri boyar, bir şekilde satarız” denilmiş gibi bir hal, bir manzara var.

Süspansiyon diye bir şey gerçekte yok. Basit kamyon modelleri bile günümüzde bu kadar sert yol almıyorlar. Isıtıcısı yok, soğutucusu yok, işe yarar bir havalandırması yok. Camların açıklığı hiç yeterli değil. Yaz günlerinde sürücü kendini araçtan dışarı atmak isteyebilir. Üst kısmındaki camın basitten de olsa bir perdesi dahi yok. Ondan bile kaçınılmış. Hatta kapıların iç kısmında kapı kolları bile yok. Sürücü içeride iken aracın kapılarını içeriden kilitleyemiyor. Teneke parçası gibi görünen kapıları, sadece dışarıdan anahtarıyla kilitlenebiliyor. Dışarıdaki kapı kolları da son derece basit tarzda ve ucuz malzemeden yapılmış. Zaten bu vasıtanın geri dönüştürülmüş malzemelerden yapıldığı gizlenmemiş ve burada da “Doğanın ve insanlığın faydasına” bir tavır sergilendiği iddia edilmiş.

Bu güne kadar da bu sahada/sektörde hep hile ile faaliyet gösteren Citroen, Ami modeliyle adeta nirvanaya ulaşmış. Citroen “Görün bakın, dünyada teknolojinin bu kadar geliştiği, rekabetin bu kadar arttığı bir zamanda, öyle bir vasıta yapacağım ki bu, aslında beş kuruş etmez bir şey olacak. Proje ve imalat maliyeti inanılmaz derecede düşük olacak ama bunu mükemmel bir araba gibi göstererek dünyanın dört bir yanına satacağım. Üstelik çok iyi paralara satacağım. Çok büyük kazanacağım, çok… Bundan onlarca kat iyisini yapıp çok çok daha düşük fiyatlarla piyasaya sunanlar, karşımda tutunamayacaklar. Çünkü asıl mesele iyi araba yapmak, müşteri memnuniyeti sağlamak değil, asıl mesele dünya üzerindeki teşkilatımızı, mason tarikatını, satanist teşkilatları iyi organize etmek ve insanların kabullenişlerini yönlendirebilmek. Onlarca ülkenin hükumetlerindeki mason biraderleri de iyi değerlendirmek.” demiş. Bu yaptığının bundan başka bir izahı olamaz…

Şu resimde, Ami modelinin içinden bir kısım görüyorsunuz. Ami, bildiğimiz sac profilden yapılmış bir şasiye sahip. Bu kadar basit ve ucuz bir model… Çin’de ve dünyanın başka yerlerinde, merdiven altı denebilecek yerlerde, şasisi sac profilden yapılan elektrikli arabalar, kamyonetler var. Bu vasıtalar, internet üzerinden sipariş edilebiliyorlar ve dünyanın farklı farklı yerlerine de kargo ile gönderiliyorlar. Youtube’da bunların inceleme videoları da bol bol var. Her şey dahil fiyatları sadece 2 bin dolar olan bu gibi araçlar bile Ami’den kat kat daha sağlam ve kaliteli, birincil yani geri dönüştürülmemiş malzemeler kullanılarak, daha doğru teknik hesaplamarla, projelendirmelerle, daha kaliteli ve hatasız imalat süreçleriyle ve daha yüksek kullanışlılığa sahip şekilde imal ediliyorlar.

Onların şasileri de profilden yapılmış ama Ami gibi oyuncak misali araçlar değiller. Koltukları geri dönüştürülmüş ve beş para etmez plastikten değil ve gerçekten koltuğa benziyor. Koltukları sabit değil, ayarlanabiliyor. Daha yüksek sayıda ve daha kaliteli farları var. Daha iyi şartlarda bataryaları ve motorları var. 1940 model trenlerdeki gibi bir cam açma kapama şekli de yok. Camlar aşağı yukarı indirilip kaldırılabiliyor. İç ve dış kapı kolları gayet iş görür kalitede ve özelliklerde… Direksiyon etrafında ek ekranları dahi var.

Söylenecek daha çok söz var ama bu kadarı bile arif olana yeter. Bütün dünya insanlığı, dünya genelinde otomobil/araba sektöründe onlarca senedir insanlık dışı işlerin döndürüldüğünü ve arka plandan çok gizli ve art niyetli anlaşmaların yapıldığını, hala bu sektörü insanlık düşmanı bu kişilerin ve firmalarının büyük oranda ellerinde tuttuğunu bilmeli ve bu organize dolandırıcılık ağıyla, Ankebut Ağıyla mücadele etmeli.

Mehmet Fahri Sertkaya

Araba sanayiindeki standartların büyük çoğunluğunu değiştireceğim

Hem karada hem de denizde yol alabilen araçların imalatını tek kişilik, üç kişilik, altı kişilik, on iki kişilik ve yirmi dört kişilik modellerle yaptıracağım. Yirmi dörtten sonrası deniz treni şeklinde olacak.

Araba sanayiindeki standartların büyük çoğunluğunu değiştireceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya

İşleriniz, haliniz nasıl?

Kaç gündür dünya kaynıyor, hepiniz de denemeler yapıyorsunuz. Yüzleriniz nasıl da gülüyor. O görüşmelerde nasıl cümleler kuruyorsunuz öyle… Kısa sürede trilyonlarca dolar döndüreceğinizi gördünüz ama hala ABD’nin ve doların patlayıp kontrolden çıkacağını kabullenemiyor gibisiniz.

Canım sıkılıyor, metafizik saha da tat vermiyor. Ne yapsak, bir proje daha paylaşayım mı? Ya da artık hazırsanız şu Türklerin Ergenekon’dan çıkışının gerçek yüzünü anlatayım mı?

Az önce internette şu tasarıma denk geldim. Kafamdaki tek kişilik modele ne kadar yakınmış. Hiç değilse yüzde 60’ın üzerinde benzerlik var. Görünce şaşırdım. Şunun üzerinde az oynamalar yaparak, spiral ve silindir pervaneyi de ekleyerek bile neler neler yapılır.

General Motor elektrikli modelinin imalatını durdurmuş. Bence şu anda elektrikli araba üreten her firma imalatı durdurmalı, zira çoğunu satamayacaklar. Ellerinde kalacak.

Ben söylüyorum, bu projeleri kimse yapmazsa, ben inip sahaya yapacağım. Ta ki Hazar ile Karadeniz’i birleştiren kanala, Kıbrıs’la Türkiye arasına suni adalarla kara bağlantısı atmaya kadar, havadan su elde etmeye kadar, kutup bölgelerini eritip normalleştirmeye kadar… Hepsini yapacağım.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ne yaptınız, bilgisayarda 3 boyutlu modellemeler hazırladınız mı?

Görüntüsü hoş oldu mu? Dar ve uzun olduğu halde dört ve altı kişinin rahatça sığdığı modeller de çalıştınız mı?

Aracın iç yüzeyinin ekranla kaplanması harika olmadı mı? Isı yalıtımı olunca, her şeyin nasıl da değiştiğini gördünüz mü?

Tarif ettiğim pervane sistemini denediniz mi? Görüntüyü bozmadan hem tekerlekleri hem de silindir pervaneleri olan model çizebildiniz mi?

Uzay çağı aracı gibi oldu mu? Yapay zeka eklemeyi düşünüyor musunuz? Elektronik sisteminin hal-i hazırda kullanılan sistemlerden çok farklı ve zor olmadığına kanaat ettiniz mi?

Bu tarz arabaları yaparsanız, dünyadaki hiçbir insanın, şu sokaklarda, caddelerde dolaşan şeylere araba demeyeceğine, dönüp bakmayacağına kanaat ettiniz mi? Diğer telefon marka ve modellerinin yanında Apple’ın IPhone’u nasıl tuttuysa, açık ara fark attıysa, bir anda araba sanayiinde bu farkı atabileceğinizi kabullendiniz mi?

Önünüze çekilmiş ve çekilecek siyasi manileri nasıl aşacağınızı çalıştınız mı?

Siz kendi yolunuza, biz kendi yolumuza

Batılı dev araba markalarının çok perişan halde olduğu şu zamanda, onlara son darbeleri de vuracak ve araba denince akla doğunun, Asyanın gelmesini sağlayacağım. Dünyanın en ileri teknolojili, en kullanışlı, en mükemmel ve en sağlam arabalarının doğu ülkelerinde geliştirildiğini ve imal edildiğini herkes bilir, kabullenir olacak. Bunu çok çok kısa bir sürede yapabileceğime inanıyorum.

Bunu yaparken Japonya ve Güney Kore ile iyi ilişkiler içinde olmayı, onlarla da paslaşmayı öncelikli tercihim yapmıştım. Lakin bu ülkeler/milletler, dünya üzerindeki vahşi, acımasız, sömürücü, aldatıcı sistemin parçası olarak kalmayı tercih ediyorlar. Bana da “Siz kendi yolunuza, biz kendi yolumuza” demek düşerdi ve öyle yaptım.

Mehmet Fahri Sertkaya

İzah edeyim…

Aslında kafamdaki modelin üç boyutlu çizimlerini yaptıracak ve hazır halini sizlerle paylaşacaktım ama benim bunlarla uğraşmaya ve uğraştırmaya vaktim yok.

Zaten bu sizlerin sektörü… Ben anlayabileceğiniz şekilde izahlar yapayım, siz anlar ve hemen prototipler yaparsınız. Kendi bilgi ve tecrübelerinizi de eklersiniz.

Arama motoruna şöyle bir baktım. Size kafamdaki şeyi anlatırken yardımcı olabilecek çizimler buldum… Onları kullanarak izaha başlıyorum. Kullanacağım resimlere çok takılmayın, daha iyi anlatabilmek için onları kullanıyorum.

Şu resimde gördüğünüz araca benzer bir araç yapacaksınız. Öndeki küt kısmı kaldıracaksınız. Yanlardaki küt/düz kısımları da kaldıracaksınız. Camlar da olmayacak. Böyle boyasız ve gri renkte paslanmaz metal tercih edeceksiniz. Gövdenin görüntüsü adeta UFO gibi görünecek. Yanlarda oval olacak. Alt kısım da oval olacak. İki koltuk yan yana da arka arkaya da konabilir.

Dün anlattığım gibi, aracın bir elektrikli bir de benzinli olmak üzere iki motoru olacak. Aracın iç yüzeyinde, cam gibi durması istenen yerleri tek parça, büyük ekranlarla kaplanmış olacak. Aracın içine giren kişi, tamamen kapalı olmasına rağmen çok ferah bir ortamda olduğunu hemen anlayacak. Zaten dış gövde ısı yalıtımlı olacak ve bunun üzerine içeride havalandırma ve klima sistemleri çok iyi şartlarda olacak. Koltuklar bile terletmeyen, nefes alan, hava ile soğutulup ısıtılan koltuklardan olacak.

Mantık olarak, şu araca benzer bir kısmı da olacak.

Ön ve arka tekerlekler aracın gövdesinden biraz daha dış hatlarda yer alacak. Gövde ile tekerlekler arasındaki kısım harika bir tasarıma sahip olacak. Sanki aracın iki yanında ikişer adet olmak üzere kısa ve dar kanatları varmış gibi olacak. Resimdeki gibi birkaç demir çubuk görüntüsü olmayacak. Aracın ana gövdesindeki tasarım kalitesi, tekerlerlere bağlanan hatlarda da devam edecek. UFO benzeri şekle sahip bir araca, gövde ile bütünleşikmiş gibi hoş duran böyle kanatvari kısımlar eklenecek. Tekerleklerin etrafı, bu resimdeki modele de benzer şekilde olacak ama sadece görüntüsü daha hoş olmakla kalmayacak. Tekerleklerin olduğu yerde silindir şeklinde pervaneler de olacak. Dün yazmıştım, uçakların jet motorları benzeri bir görüntü olacak. Yani bu kadar güzel şekilli aracın iki ön kısmına, iki arka kısmına, toplam dört adet çok güzel şekilli jet motoru takılmış görüntüsü oluşturulacak. Aracı daha önce hiçbir yerde görmemiş bir kişi, ilk defa karşısında yolda görse, küçük bir UFO yere inmiş zan edecek.

Bu araç karada bir süre gittikten sonra, sahilden denize girecek ve sonra dikine duran tekerlekler yan yatacaklar. Suyun içinde kalacaklar. Aracın alt gövdesi de suya oturmuş olacak ama araç hızlandıkça gövde sudan yükselecek ve suya teması kesilecek. Araç, yan yatmış dört teker üzerinde muazzam bir hızla ve asgari seviyede sarsıntıyla yol alacak. Hiç zorlanmadan saatte 300 km hıza ulaşacaktır. İsteyenler, bunun da üzerinde bir hıza çıkabilecek bir model yapabilirler ama bence bu, daha sonraki zamanlara bırakılmalı. Böyle bir araçla, şehirler arası değil, ülkeler arayı seyahat mümkün, gayet hızlı ve emniyetli olacak. Bu kadar süratli şekilde saatlerce yol alacak bu araç, rüzgarın gücünü elektriğe de kolayca çevirerek bataryalarını şarj edebilecek.

Pervanelerine gelince…

Şu resimde, şahsın elinde görülen spiral pervane daha uzun şekilde yapılacak ve etrafına uçak motorlarındaki gibi gövde yapılacak. Bu motorlardan uygun boyda dört tane yapılarak araca takılınca, araç denizde bu dört motorun üzerinde havaya kalkarak ve uçar gibi bir hızla gidecek.

Aslında bu tekniği bu güne kadar şu koca gemilere nasıl uygulamamışlar ve hala nasıl oluyor da gemiler gövdeleri üzerinde ve aşırı sürtünmeyle ve basit pervane teknikleriyle yüzüyorlar, ben bunu da anlayamıyorum. Hiç değilse balıkçı teknelerinde ve bazı deniz platformlarında bu tekniğe çoktan geçilmeliydi. Çok büyük yakıt tasarrufu sağlanırdı, gemiler çok hızlanırdı ve her manada maliyet düşerdi.

Bana sorarsanız, hiç inat etmeyin, yeni bir çağa girmek üzere olduğumuzu kabul edin ve dünyadaki birkaç otomobil devi ile elektronik devi olarak bir araya gelin. Hem teknolojinizi, imalat gücünüzü birleştirin hem de sermayenizi… Benimle de iyi geçinirseniz, ben dünyadaki kabullenişleri ve siyasi, ticari dengeleri lehinize olacak şeklide değiştirebilirim. Ayrıca parlak fikirler de verebilirim.

Bir an evvel bu işe ilk giren taraf olun. Çünkü ikinci giren bile tutunamayacak. Zaman geçtikçe bu araçlar yeni yeni teknolojilerle, özelliklerle gelişmeye devam edecektir. Bir kaç safha sorasında tekerlekler ortadan kalkacak ve tıpkı UFO dediğimiz araçlar gibi olacaklardır. O zaman gelince denizin üzerinde gitmek zorunda da kalmayacaklar.

Kafanızdaki klasik gemi mantığını silip atın

Milletler arası nakliye yapan şu koca gemilerinizin sağ ve sol yanlarına, toplamda onlarca adet bu motorlardan takın. Taktığınız motorlar 180 dereceye yakın dönüş yapabilsinler ve motorun altında dümen de olsun. Görün bakın, neler neler değişiyor. Hızınız çok artıyor. Yakıt tasarrufu çok artıyor. Arızalar azalıyor ve arıza/bakım maliyeti ve tamir etme süreçleri çok düşüyor. Seyir halinde gemilerin kontrolünü daha yüksek oranda elde tutabiliyorsunuz. Seyir halindeki gemiyi daha kısa sürede durdurabiliyorsunuz. Kaza/çarpışma ihtimallerini çok çok düşürebiliyorsunuz. İhtiyaç duyulduğunda gemileri yan yan bile götürebiliyorsunuz.

Yeni yapılacak gemileri buna göre zaten ayarlarsınız ama mevcut gemilerinizde makine dairesinde köklü değişiklik yapıp koca bir jenaratör çalıştırmalısınız. Elde edilen elektrik enerjisiyle bu onlarca motoru çalıştırmalısınız. Bu sayede gemilerin içindeki makine/çark sistemlerinde büyük değişiklikler ve eklemeler yapmak zorunda kalmazsınız. Her pervanenin tepesinde güçlü bir elektrik motoru çalıştırırsınız. Gemilerin arkasındaki koca çarkları ve dümenleri de söküp atmalısınız.

Askeri gemilerde de bu teknikleri kullanmalısınız.

(Resim temsilidir)

Mehmet Fahri Sertkaya

Kaale almayın, daha fazla kanmayın

Bakmayın çok büyük araba markalarının açıklamalarına, önde gelen isimlerinin konuştuklarına…

50 milyar dolar değil, 50 trilyon dolar da para yatırsalar, elektrikli arabaların geleceği yok. Boşuna kürek çekiliyor. Ankebut Ağı, yine dünya insanlarını kendi çizdiği sınırlara zorluyor ama bu ağın içine sızmış uzaylı insan türleri de oyun içinde ayrıca oyunlar kuruyor.

Şu Tesla… Hayatın olağan akışı içinde bakarsanız, çoktan batmış, bitmiş bir şirket… Parası da yok, yaptığı elektrikli arabaların sorunları da çok. Elon Musk suretinde imal edilmiş biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı bile yeterince sıkıldı. Tercih hakkı verseler bir dakika bile bu rolü oynamaz. Zaten gerçek işi uyuşturucu satıcılığı olmasa ve borsa manipülasyonları dahil olmak üzere türlü kara para gelirleriyle de desteklenmese, aslında hep zarar eden Tesla varlıkta da kalamaz. Yeşiller bile Tesla’dan geçtiler, yakında mecburen yıkılmasına izin verecekler.

Şu ana kadar Tesla’nın elektrikli arabaları çok sayıda feci kazaya karıştı. Pillerinin bile alev aldığı, patladığı bir gerçek. Şu anda bile Tesla çok sayıda kişinin ölümünden sorumlu ve yargılamalar yapılmalı. Dünyada güvenilir markalar olan başka araba imalatçılarının elektrikli modelleri de aslında hep sorunlu. Pek çok sahada olduğu gibi bu sahada da gerçekler dünya insanlarına şeffafça anlatılmıyor ama çok kısa sürede, çizilen bu suni sınırların yıkılacağına, gerçeklerin özgürce konuşulacağına eminim.

Sadece elektrikli arabaların/taşıtların değil, sahada kullanılan tekerlekli, paletli çok farklı türden kamyonların ve iş makinelerinin de geleceği yok. Belki de 20 sene sonra, şimdilerde kullanılan o kocaman maden kamyonlarına, maden ve hafriyat sahalarındaki çeşit çeşit iş makinelerine bakıp “Gerçekçilikten ne kadar da ayrılmışlar. Kendilerini nasıl da dar bir kalıba zorlamışlar. Ne kadar boş işlere, ne kadar da çok uğraşmışlar. Çılgınca zaman ve para israf etmişler” diyecekler. Otomobil ve makine sektörü kendi haline bırakılsaydı, hafriyatı senelerce süren ve uçuk paralara mal olan projeler, hem çok çok ucuza gelirdi hem de çok kısa sürede biterdi.

Çok yakında TIR diye bir şey de kalmayacak. Eğer istenseydi, dünya insanlığı ve sanayi kuruluşları doğru yönlendirilseydi, şimdiye çoktan TIR’lar tarih de olmuştu. Yazık, her bir TIR’ın ya da iş makinesinin ayrı ayrı yaktığı o kadar yakıta, o yakıtlara verilen çok büyük paralara… Üstelik dünyanın yarısı aç yatıyorken, insanlığa sığmayan sarsıcı gerçekler varken Ankebut Ağı bu paraların fazla fazla harcanıp kendi şirketlerinin kasalarına girecek sistem kurdu. Petrol kartellerinden rüşvet aldığı için, onlarla kanun dışı şekilde paslaştığı için alternatif yakıtlı motorlarını/araçlarını sahaya sürmeyen dev imalatçılar bile oldu ve yakında onlar da ifşa olurlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Karşıyım

Elektrikli araba sektörüne yatırım yapmayı hiç mantıklı bulmuyorum. Hayatın olağan akışı devam etseydi, Ankebut Ağı insanlık düşmanlığı yapmasaydı son seksen senedir zaten her yerde elektrikli arabalar kullanılmış olurdu. Çok da faydalı olurdu. Lakin, şu anda elde mevcut olan farklı teknolojilerin de dünyada yaygınlaşmasına izin verilmiyor. Bir güç çıkıp da bu oyunu da aniden bozarsa, elektrikli araba sektörüne büyük yatırım yapmış holdingler perişan olurlar. En kötü senaryoya göre bile, elektrikli araba sektörü, en fazla 20 yıl sonra zaten geri kalmış bir teknolojinin sektörü olur. Bu şartlarda, 20 yıl içinde dünyayı elektrikli arabalarla doldurmaya, bu geçiş sürecini başarmaya çalışanların önde gelenlerinin çoğu da art niyetli. Bunlar, dünyadaki bütün milletlere düşmanlar.

Ben, insanlığın faydasına olacak bilgilerin ve teknolojilerin insanlıktan saklanmasına karşıyım. Ben, dini, dili, kültürü ne olursa olsun, dünya insanlarına zulüm edilmesine karşıyım.

Yirmi yıl sonrasının hesabını yapanlar, şayet art niyetli değillerse ve dünyada şu anda bile nasıl teknolojiler geliştiğini bilen kişilerse, idaresi altında tuttukları insanlara “Ey milletim! Bir engelleme ile karşılaşmazsak, 20 seneye kalmaz taşımacılıkta farklı bir hale geçeceğiz. Karadan giden araçlar yok denecek kadar azalacaklar. Tek kişilik araçlar, aile araçları, yük taşıyan büyük araçlar dahil olmak üzere araçların büyük çoğunluğu havadan gidecekler. Onlarca yıl yakıt gerekmeden kullanılabilecekler.” demeliler.

Mehmet Fahri Sertkaya