Bir yandan cemaatimin içinde de hatları geriyorum. Çok gözler önünde olmayan büyük bir gerilme var. Cemaatimiz içindeki hainleri, münafıkları, masonları, gizli yahudileri, gizli ermenileri, gizli servislere bağlı kişileri, kara paracıları, yiyicileri köşelere sıkıştırıyorum. Çok gerildiler, çok daraldılar. Bir çıkış yolu arıyorlar.
Bunların mason tarikatı üzerinden Türkiye’de AKPKK ve MİT ile olduğu gibi, dünyanın başka başka ülkelerindeki hükumetlerle de bağlantıları var. Öyle zan ediyorum ki son bir çıkış hamlesi olarak bir çılgınlık deneyecekler. Onlar da “Bize yar olmayacak bu cemaat, kimseye yar olmasın. Mfs’nin kontrolüne ise hiç geçmesin. O zaman başımız daha büyük belada demektir” diyecekler ve son çare olarak cemaati kasten çökertmeye oynayacaklardır. Bunu zaten bir süredir değerlendiriyorlar ve aralarında konuşuyorlar.

Benden ikaz etmesi… Bunca ihanet, bunca nifak, bunca ahlaksızlık, bunca dolandırıcılık, bunca cinsi sapıklık, bunca yalanlar açıkça gözler önündeyken, ben de bunca zamandır ikazlar ediyor ve durmam gerektiği gibi durup mücadele ediyorken, hala bu yaşananları görüp de müslüman gibi, süleymanlı gibi, ehl-i tarik gibi durmayanlar ve mücadele etmeyenler, çok ama çok fena şeyler yaşayacaklar.
Allah’a yemin ederim ki ehl-i küfrün, onları ezip geçmesine hiçbir karşılık vermeyeceğim. Çünkü hak ediyorlar. Bana, teşkilatıma, cemaatim içinde samimi gördüğüm ve değer verdiğim kişilere zarar vermeye kalktıklarında karşılarında beni bulacaklar ve gerekli karşılıkları da vereceğim ama söz konusu gafillerin, korkakların ve menfaatçilerin ezilip geçilmesine mani olmayacağım. Bütün dünya bu duruşumu görecek. Ehl-i küfür kazanacak olsa bile Allah’ın adaleti tecelli edecek.
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi
Amin