Yine yaparlar…

Adnancıların en uzman olduğu konulardan biri de iftira ve karalama kampanyalarıdır. Hiç kuralları, sınırları yoktur. Çakal sürülerinden beter halleri vardır. Zaten bu halleri çoktan ispat da edildi ve yargılamalar neticesinde bu kapsamda cezalar da kesildi.

Bu güne kadar, karşılarında mücadele veren çok yüksek sayıda insanı oyundan düşürürken karalamalarla, iftiralarla, iftiraya dayalı ve mason savcılarla hakimlerin baktığı davalarla oyundan düşürdüler.

Şimdi yok edilmek üzere oldukları şu süreçte bunlar durmazlar, yine en iyi bildikleri işi yaparlar. Başta bana ve sonra çok sayıda etkili ve yetkili insana karalamalar yaparlar. İftiralar atarlar ama bu defa süreç, bekledikleri gibi ilerlemez, ilerlemeyecek. Bu defa, kısacık sürede bitirici darbeler alacaklar. Kimsenin, bunların iftiralarından, karalamalarından çekinmesine gerek yok.

Onlara, hak ettikleri kadar sert muamele etmezsem, on binlerce mazlumun ahını almazsam, benim de adım mfs olmasın.

Dinimizle, değerlerimizle tahammül edilemez derecede dalga geçerlerken, müslümanların kanına dokunacak kadar haddi aşarlarken, kendilerine hak ettikleri karşılığı veren on binlerce Türkiye vatandaşı oldu. Tepkiler dinmek bilmedi ama adalet sistemi düzgün işlemedi. Aksine olarak, adalet sistemi içindeki mason, satanist, Sabetaycı, gizli Ermeni savcılar ve hakimler tarafından bu vatandaşlarımız adice muamelelere tabi tutuldular. Uğruna beş milyondan fazla şehit verdiğimiz, şüheda kanı ile sulanmış şu topraklarda, dinimize, değerlerimize en ileri seviyede hakaretler edildi, aşağılamalar yapıldı ama kendi vatanımızda, kendi devletimizde, sistemin içine sızmış bir avuç hain nedeniyle suçlu bizler çıktık. Bu günleri çok bekledik. Dişlerimizi, yumruklarımızı sıka sıka bekledik. Bastığımız topraktan utana utana bekledik. Söz konusu bu davaların tamamında yeniden yargılamalar yapılacak. Bir tanesi, buraya yazıyorum, bu hakim ve savcılardan bir tanesi bile cezasız kalmayacak. İfşa olmayanı, yargılanmayanı, ceza almayanı kalmayacak. Türkün devletinde, Türkün dinine, değerlerine, ahlakına, namusuna kastetmek ne imiş, bütün cihan görecek. Yeniden mi adalet sisteminde aynı oyunlar oynanmak istenecek, yok o… O şartlarda kimsenin kılıcı kınında durmayacak. Sistemin ele geçirildiği apaçık meydanda iken, daha fazla hiç kimse sabır etmeyecek. Şu anda itibaren sadece ömrünü kısa tutmak isteyen savcı ve hakimler hala aynı ihanetleri yapabilirler.

Keser döner, sap döner, gün gelir işte böyle Türkler geri döner.

Haydi, “Yapamazsınız” diyenler hemen şimdi bir adım öne çıksınlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir Cevap Yazın