Daha önce yazmıştım. Yanardağları çok ileri bilim ve teknoloji kullanarak uzaylı türler faaliyete geçiriyorlar. “Çok daha fazla yanardağ faaliyete geçirilecek” de demiştim ve öyle de oldu, oluyor.
Yanardağların faaliyete geçmesiyle fay hatları arasında bağlantılar var. Faaliyete geçen bir yanardağı, yakınındaki fay hatlarını gerebiliyor ya da kırılmasını sağlayabiliyor. Fay hattı bulunmayan yerlerde fay hatları oluşmasını sağlayabiliyor. Bazı yerlerde zemin boşaltılabilmiş de oluyor. Bu kısmın teknik izahı uzun gider ve bilim adamlarının işi…
Bu maksatla da uzaylı bazı türler dünyamızda çok sayıdaki yanardağları peş peşe faaliyete geçiriyorlar. Çünkü deprem silsilesi yaşanmasını da planlıyorlar. Suni depremler yaptıktan sonra, o kaos ve korku ortamında, sözde bilimsel açıklamalarda, ‘çok sayıda yanardağın uzun zamandır faaliyette olmasını, yaşanan seri depremlerin olağan sebeplerinden biri’ olarak ifade ettirmek istiyorlar.
Dünyada içilebilir su kaynaklarının akıl almaz ve bilimsel olarak izah edilemez bir hızla kurumaya, yok olmaya devam etmesi ne kadar suni bir iş ise, önümüzdeki deprem silsilesi de o kadar suni olacak. Bir an gelecek ki HAARP da denilen elektromanyetik saldırıların yapılmasına bile ihtiyaç kalmayacak.
Bu gerçek açıkça bütün uzmanların ve devlet yetkililerinin gözleri önünde iken, ekranlara çıkarak aksine konuşmalar yapan kişiler ya tehdit ve baskı altında konuşuyorlardır ya da insanlık düşmanı denilebilecek kadar ahlaksız, namussuz kişiler olmuşlardır. Ya da biyonik robotlardır. Aksi durumda, dini ve siyasi tercihleri ne olursa olsun, hangi milletten/ırktan olursa olsun, namuslu bir bilim adamının bu konuda bu gerçeklerden başkasını söyleyebilecek hareket sahası kalmadı. Her şey açıkça gözlerinin önünde… 19 Mart 2021’de Kartal’da yaşanan şeyin suni olduğunu kesin şekilde bildikleri kadar, dünyanın dört bir yanında yaşanan binlerce şeyin de suni olduğunu kesin şekilde biliyorlar.
Mehmet Fahri Sertkaya