İşte bu gibi kısımların anlaşılabilmesi için gerçek dünya tarihini, hususiyle son 10 bin seneyi bir bütün olarak anlatmam lazım. Hz. Zülkarneyn devrini ve neler yaptığını anlatmam lazım. Daha pek çok soruya cevap bulunması için bu anlatacaklarımın bilinmesi lazım.

Soruna birkaç cümle ile şu cevap verilebilir:

Hz. Zülkarneyn devrinde uzayda en yüksek teknolojiye sahip gezegen bizdik. Başka bir yerden bilim ve teknoloji transferi de yapmamıştık. Hz. Zülkarneyn devrine gelene kadar dünyamızda on binlerce sene bilim ve teknoloji çağı yaşandı ve o devre gelindiğinde bilim ve teknolojide ulaşılabilecek en zirve noktaya ulaşılmıştı. Biz gidip Ye’cüc ve Me’cüc’ü kendi güneş sistemlerinde set çekerek mahsur bıraktık ama onlar hala o seddi bozacak kadar ileri teknolojiye ulaşamadılar.

Hz. Zülkarneyn’den sonra Hz. Süleyman devri yaşandı ve o devirde bizden bilim-teknoloji kaldırıldı yoksa biz de kendini imha eden gezegenlerden biri olacaktık. Bunu Hz. Zülkarneyn’den sonra gelen Hz. Süleyman yaptı. Kendi devrinde hem peygamber hem hükumdardı. Dünyaya hakim bir tek devlet vardı, onun başındaydı. Devlet politikası ile bilerek ve isteyerek teknolojide geri gidilmesini sağladı. Bazı kritik öneme sahip madenlerin kullanımını önledi. Bazı bilim sahalarında tahsili önledi. Çeşitli kararlar aldı ve neticesi olarak hızla bilim-teknoloji ürünlerinin ürertimi durdu, geri gidildi. Bunu yaparken yanında Kur’an- Kerim’de kendisinden bahsedilen veziri Asaf vardı ki Merih insanlarındandı. O kıymetli zat bu devlet politikalarını uyguladı.

Bu uzaylıların inancına göre vezir Asaf bilim ve teknolojiyi geriletirken zirve noktasına gelinmiş halin sırlarını, ilimlerini yazdırdı, not ettirdi ve sakladı. Yine bunların inancına göre bu sırları ya dünyamızda bir yere gömdürdü ya da Merih’te bir yere… Bu yeşiller ve griler o notları bulabilirlerse o seddi durdurabilecek kadar bilim ve teknoloji seviyesine hemen ulaşacaklar. Konsey’den istedikleri ise o notları bulmak hususunda kendilerine yardımcı olmaları.

Yalnız, gece paylaşımlar yaptıktan sonra dinlemelerden anladığımız bazı detaylar var. Bu Yeşiller, Şeytan’ın Konseyi’ne dürüst davranmamışlar. “O notları bulabilirsek kendi güneş sistemimize gidebilecek bilgileri elde edeceğiz” tarzında konuşup “Kendi güneş sistemimizin etrafında ileri teknoloji ile yapılmış bir set var, onu durdurabilecek/bozabilecek bir tekniği hemen öğrenmiş olacağız” dememişler.

Mehmet Fahri Sertkaya