Ha bir de şu sağdaki uzaylıyı gördüm rüyamda. 1961’de KGB’nin çektiği gerçek video görüntüleri sızmıştı, seneler önce paylaşmıştım. Hemen anlamıştım edep ve yüksek ahlak vardı yüzünde.

Rüya bu ya, meğer bu uzaylı insan türü Merihliler yani Marslılarmış. Onların şekli böyle imiş. Bu da Merihli imiş 61’den çok önce yakalanmış. Hz. Üstazımız Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin sohbetlerini dinlemeye gelmişler, arıza yapınca Sovyet Birliği sınırları içinde kaza yapmışlar ve arkadaşları vefat etmiş. Bu ise kurtulmuş. O günden bu yana saklamışlar bunu… Bilgi almak istemişler diye gördüm. Bu de vermemiş galiba. Yaşı da çokmuş bunun, 150 olabilir. Zaten rüya bu ya onlar 250 yaşına kadar yaşarlamış diye biliyordum rüyamda.

Boş adam değilmiş, doktor mu neymiş. Ya da bilim adamı falan olabilir. Onların okumuşlarından biri yani… Ara ara Hz.Üstazımız buna uğruyormuş, üzülme diyormuş, teselli ediyormuş da bunun hali yine de kötü imiş. Çok sarsılmış, yalnızmış, en son dışarıyı otuz sene önce görmüş, nerede olduğunu bile bilmiyormuş. Karnını açmışlar, iç organlarını inceleyip kapatmışlar. Daha gördüm de bir şeyler, gelmedi şimdi aklıma.

80 milyondan fazla insan yatıyormuş orada… Seneler önce gitmişken yetkilisini bulup sormuştum. “Ohoo” diye söze başlayınca, “Sen ne yaptın birader, olur mu o kadar” diyecek zan ettim ama adam demesin mi “Ohoo, ne seksen milyonu? Kaç asırlık bu mezarlık, biliyor musun sen? Şu şu şu koca mahalleler var ya, bir zamana kadar bu mezarlığın bünyesindeydi. Oraların altı hep mezarlık. Bu kalan yeri bile ne kadar büyük ve yoğun talebi/trafiği görüyorsun. Burada seksen milyondan fazlası vardır, azı yoktur” demesin mi…

Sonradan öğrendim, meğer orada Çanakkale harbinin şehitlerinden bile çok sayıda varmış. Harpte yaralananların bir kısmı gemilerle İstanbul’a getiriliyormuş. Onlardan bir kısmı şehit olunca bu Karacaahmet Kabristanı’na defin olunuyormuş.

Mehmet Fahri Sertkaya