Etiket arşivi: Avrupalı Siyasetçiler

“Şehit Uzman Çavuş Abdurrahman Topuksuz” isimli operasyonumuzu başlatıyoruz.

Şu kritik anda, İran ile Türkiye arasındaki kara para trafiğini iyice kesmek maksadıyla, iki ülke arasındaki gizli tünelleri ve bu tünelleri kullanan bütün kara paracı insanları imha edeceğiz. Söz konusu kara paracıların arasında, çok sayıda resmi kimlikli kara paracı olmasına da takılmayacak, onları da imha edeceğiz.

Resmi kanallardan engellenirsek, gayr-i resmi operasyonlar yapmaktan hiç çekinmeyeceğiz. Resmi ya da gayr-i resmi operasyonların Türkiye ve dünya basınında, medyasında ve sosyal medya platformlarında yer bulması için de elimizdeki bütün imkanları seferber edeceğiz.

İran ile Türkiye arasında, doğalgaz nakli için yapıldığı iddia edilen, kısaca “Doğu Hattı – ITE” da denilen, yapılması sırasında ve yapıldıktan sonrasında hakkında türlü şüpheler bulunan o hattın her milimetresini de kontrol edeceğiz.

Diz çökmesine ramak kalmış olan Avrupanın, Türkiye’yi bir kara para üssü ve ayrıca nakil yolu olarak kullanmasına artık mani olacağız.

Tekrar ediyorum, Türkiye değil, bütün dünya karışacak olsa da sahadaki bütün vatanseverler seferber olacaklar. Sonuna kadar gideceğiz. Her gün, her dakika operasyon istiyorum.

ITE: İran – Türkiye – Avrupa Doğalgaz Boru Hattı Projesi

Bazı doğalgaz boru hatları kara para işlerinde mi kullanılıyor

Bulgaristan sınırında Malkoçlar’dan Türkiye’ye giren, Hamitabat, Ambarlı, İstanbul, İzmit, Bursa, Eskişehir güzergâhını takip ederek Ankara’ya ulaşan Rusya-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı, kısaca Batı Hattı, kara para işlerinde mi kullanılıyor?

Yaklaşık on yıldır doğal gaz naklinde kullanılmayan Batı Hattı, kara para işlerinde mi kullanılıyor?

İran – Türkiye – Avrupa Doğalgaz Boru Hattı (Doğu Hattı) ile söz konusu Batı Hattı kullanılarak yer altındaki borulardan/tünellerden Türkiye’ye, Türkiye’den Avrupaya çok sayıda/miktarda insan, uyuşturucu, organ, nükleer madde, silah, mühimmat vb. şeyler kaçırılıyor mu? Bu şekilde, bu insanlık dışı kaçakçılık işi Avrupa tarafına doğru sorunsuzca çalışıyor mu? Türk milleti, Avrupa milletleri ve bütün dünya insanlığı, satanistlerin, masonların, yahudilerin kontrolüne girmiş devletlerin arasında dönen kara para işleri hususunda ayakta uyutuluyor mu?

Kendilerini dünyaya çağdaş/medeni devletler olarak gösteren ve her gün, her dakika bize örnek olarak dayatılan Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkeleri, bu sistemle elde edilen kara paralarla ayakta duruyor mu? Hatta İsrail bile bu kara paralarla varlıkta tutuluyor mu? Dünya üzerinde insani, vicdani, İslami gelişmelerin olmasının önüne batı dünyası bu kara paralar sayesinde geçiyor mu?

İran’da, Türkiye’de, Avrupa ülkelerinde ve dünyanın diğer ülkelerinde, bu kara para hattını bilen ve kullanan kaç çete, mafya, terör örgütü var? Bu çetelerle birlikte çalışan kaç kamu görevlisi, siyasetçi, bürokrat, büyükelçi, konsolos ve ayrıca özel sektör patronu var?

Türkiye’nin adli makamlarına muhtıra vermeye kalkan batılı on büyükelçi arasından kaçı bu sistemin bir parçası? Ceza evinden çıkartmaya uğraştıkları Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala, bu sistemin tam olarak neresinde?

Türkiye’de ve dünyada terör, kara paracı devletler nedeniyle mi bitmiyor?

İdari/siyasi yetkililere bir şey sorduğumuz yok. Tıka basa gizli yahudi, gizli ermeni ve mason dolu TBMM’den de bir fayda beklemiyoruz ama adli yetkilileri derhal soruşturma başlatmaya çağırıyoruz. Zaten bitmiş tükenmiş bir AKPKK ve Ankebut Ağı var. Çok çok yakında bunlar sıra sıra iplerde sallanırken, şu anda vazifesini yapmayan adli yetkililerin sallanacaklarını garanti ediyoruz. Hatta vazifesini yapmayan Avrupalı adli yetkililerin de yakın gelecekte milletler arası mahkemelerde yargılanacaklarını ve idam cezaları alacaklarını garanti ediyoruz.

Türkiye’den geçen bazı petrol boru hatlarının bazı kısımlarında, boruların altında ya da yanında tüneller de var mı?

Bu tünellere bağlanan çok büyük yer altı odaları var mı?

Bunlar, teröristler, mafyalar ve gizli servisler tarafından, insan (bebek, çocuk, genç kız ve kadın ve yetişkin erkek) ve organ kaçakçılığı dahil olmak üzere her türlü kaçakçılık işlerinde kullanılıyor mu?

Mehmet Fahri Sertkaya

Bilinen tarihin en yüksek maliyetli su-i kast araçlarından biri: Titanic…

Titanic isimli gemi aslında buzdağına çarptığı için batmadı. Buzdağına çarpmadan önce geminin su aldığı yarıklar oluşmuştu ve gemi kontrol edilemiyordu. Ayrıca buzdağına doğru başka bir güç tarafından çekiliyordu.

O gemiye griler müdahale ettiler. Titanic’te çok sayıda etkili ve yetkili kişi vardı. Şimdilerde olduğu gibi o zamanlarda da dünya siyasetine yön vermek isteyen griler, Avrupa siyasetinde çok tesirli olan bu kişilerin özellikle birkaçını oyundan böylece düşürmek istediler. Netice elde ettiler. Zaten yolcuların çoğu sarhoştu ama griler ayrıca zihin kontrol teknikleri de uyguladılar.

Titanic projesi daha başından beri bir toplu su-i kast projesi olarak başlatıldı. Bu nedenle geminin kurtarmaya ve insanların kaza anında ve sonrasında hayatta kalmasına yönelik kısımlarına ihtimam gösterilmedi. Personel iyice eğitilmedi. Filikaların nasıl suya indirileceğine ve yolcuların nasıl yönlendirileceğine dair tatbikat bile, yapılacağı açıklanmışken yapılmadı. Filikaların çoğu, alabileceğinin altında yolcu alarak Titanic’ten ayrıldı. Bunlara hep bir plan dairesinde kasten sebep olundu.

Geminin teknik ekibi içerisinde de biyonik robotlar vardı. Geminin enkazı istenilseydi en fazla bir iki sene içinde kesinlikle bulunabilirdi. Devrin şartlarına göre iyi kötü bir inceleme yapılıp raporlar yazılabilirdi. Buna da kasten mani olundu. Aslında geminin enkazı 70 küsur sene sonra değil, hemen bulundu ama açıklanmadı.

Bu gemi battıktan sonra Avrupa ve dünya siyasetinde ve maliyesinde mühim değişiklikler yaşandı. Bu hadisenin gerçek yüzünü tam manasıyla anlatırsam, isimlere ve somut bilgilere temas edersem, İngiliz Kraliyet Ailesi zan edilen o biyonik robotlar grubu insan içine çıkamaz.

Ayrıca bakınız: https://t.me/AkademiDergisi/48464

Mehmet Fahri Sertkaya