Hep aynı oyunlar… İçimizdeki İsrail’in bir grubunun Sözcü’sünün yazarı gizli Yahudi Yılmaz Özdil, asırlardır klasikleştirdikleri bir taktiği yine denedi. Yeri geldiğinde herkesten fazla Türklük, Müslümanlık, vatan, ahlak vurgusu yapıp durdukları halde hayatları/işleri ile sözleri hep birbirine ters olan bu hainler, göründükleri gibi olmadıkları iyice fark edildiği ve sıkıştıkları zaman Alevilik kartını sinsice kullanmaya devam ediyorlar. Yahudiliklerini, Türk ve İslam düşmanlıklarını Alevilik maskesiyle örtmeye çabalıyorlar.
Türkiye’deki en büyük vatan, millet, din düşmanlarından biri olan gizli Yahudi Yılmaz Özdil, kendisi için “Öldüklerinde cesetleri camiye sokulmasın” diyen öğretim görevlisi Doç. Dr. Ebubekir Sifil’e, “Camiye almazsan, cemevinden kaldırırlar, müsterihim. Sen düşün!” yanıtını verdi.
Yalova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Doç. Dr. Ebubekir Sifil, isim vererek Yılmaz Özdil ve Cüneyt Akman’ın cesetlerinin camiye sokulmamasını söylemiş ve “Diyanet İşleri Başkanlığı’na bir teklif: Başta Yılmaz Özdil ve Cüneyt Akman olmak üzere dinî sembol ve değerlerle, duayla, namazla… alay edenler, kim olurlarsa olsunlar, öldüklerinde cesetleri camilerimize sokulmasın, cenaze namazları kılınmasın” ifadelerini kullanmıştı.
Alevilik ve Aleviler hakkındaki acı gerçekleri ifade etmek, hemen Alevi düşmanlığı olarak tanımlanamaz. Bu, Türkiye’nin gerçeği… Bu ülkeye on yıllarca kan kusturmuş Sol Marksist, Leninist, Komünist, Ateist terör örgüleri hep Alevi vatandaşlarımızın gençlerinden beslendiler. Cem evlerini de her fırsatta merkez üs yaptılar.
Aleviler karar vermeliler; Ateistler mi, Müslümanlar mı? Pek çok Alevinin hür iradesi ile açıkladığı gibi, gerçekte kendilerini gayr-i İslami bir unsur olarak mı kabul ediyorlar? Eğer Müslümanlarsa içlerindeki teröristleri temizlemeliler ve Türkiye’de rejimi hile ve eşkıyalık ile kuran, gerçek kimlikleri her meydana çıktığında kendilerini Alevi olarak tanıtan Sabetayistlerin basit kuklaları olmaktan vazgeçmeliler.
Evet, gerçek Aleviler dur durak bilmeden “Sabetayistlerin Alevilere Etkisi” ya da “Sabetayistlerin Alevilere Ettikleri” konulu araştırmalar yapmalılar. Bunu yaparken de Türkiye’ye Allahsızlığı, Komünizmi getirenlerin de Sabetayistler olduklarını, Nazım Hikmet‘ten, Zekeriya ve Sabiha Sertel‘e kadar, Musa Anter‘e kadar pek çok idol ismin aslında gizli Yahudiler olduklarını göz önünde bulundurmalılar. Sol’un, Komünizmin amiral gemisi Tan Gazetesi‘nin de Sabetayist Sertel’ler tarafından çıkartıldığını göz önünde bulundurmalılar.
Pek çok Alevi vatandaşımıza “Alevi-Bektaşi” olarak kabullendirilen Mustafa Kemal Atatürk‘ün, gerçek bir Sabetayist Yahudi olduğu acı gerçeğini de kabul etmeliler.
Kafasındaki, Yahudi dini sembolü fötr şapka ile poz veren bir Alevi dedesinin, kafasındaki, dini inancı gereği taktığı fötr şapka ile poz veren bir Yahudi hahamından pek farkı olmadığını, saç, sakal ve bıyık tarzlarının bile aynı olduğunu artık kabul etmeliler.
Sabetayistlerin kendilerini Alevi diye tanıtmalarına da, Alevi gözükerek aralarına karışmalarına da, Türkiye’de Sabetayistlerin menfaatlerine uygun olarak kurulmuş bu rejimin ayakta kalmasını temin yolunda Alevi nüfus ve nüfuzunu kullanmalarına da müsaade etmemeliler.
İsrail’e gönül vermiş ve azılı İslam-Türk düşmanı Sabetayistler ile Anadolunun bağrından çıkmış Aleviler aynı eksende buluşamazlar. Hiçbir bahane ile ittifak edemez ve birlik olamazlar.
Ve Aleviler “Böyle gelmiş.” ya da “Biz atamızdan böyle gördük.” bahaneleri ile bu oyunlara alet olmaya devam edemezler.