Süleymanlılar cemaati ve gizli Yahudiler

M** (Akademi Dergisi takipçisi) 4 Mart Cuma, 16:02

Saygıdeğer Hocam, yüksek müsadenizle bir konu hakkında düşüncelerinizi merak ediyorum. Şuan kpss tarih çalışıyorum ve aklıma takılan bir konu var. Biz Türkler nereden geldik? O kadar parça parça ki bunu aklımda bir türlü oturamıyorum. Ya da bu konuyu okumak için bir kaynak öneriniz var mı?

Mehmet Fahri Sertkaya, 4 Mart 2022, 16:41


“Türk diye bir ırk var mı, yok mu?”

Nuh a.s’ın oğullarından olan Yafes’ten geldik. Diğer oğlu olan Sam’dan da Yahudiler geldiler. Nuh a.s.’ın irtihalinden sonra, uzun zaman Yafesin evlatları ile Sam’ın evlatları sorunsuz devam ettiler, bir arada yaşadılar. Kız aldılar, verdiler, kaynaştılar. Her kesin kanı, kodları birbirine karıştı. Bu olduktan sonra gelen ve “Ben-i İsrail’in peygamberleri” dediğimiz binlerce peygambere de aslında hem Sami/Yahudi hem Sami/Arap hem de Yafesi/Türk denilebilir. Zaten geçenlerde anlattıklarımla bunun fark edilmesini de sağladım. Yuşa aleyhisselamın, Musa aleyhisselamın, Davud aleyhisselamın kodlarında hem Sami/Araplık hem de Yafesi/Türklük de vardı, etraflarında Türkler de çoktu. Tarihe geçmiş en büyük Türklerden biri olan hazret-i Zülkarneyn de “İsrailoğullarına gönderilmiş hak peygamber” olarak bildiğimiz peygamberlerle akrabaydı. Yani on binlerce senedir Türk, Arap, Yahudi denilen ırklar aynı temelden geldi. Hepsi kardeş, hepsi akraba… Zaten İslam’da ırkçılık da katiyen yasak/haram… İblis sonra oyunlar kurdu, Sami/Yahudi olanları kafaladı ve onları satanistliğe kadar sürükledi. Kendine bağladı, soylarını, tarihlerini onlara hep yalanlarla farklı anlattı, anlattırdı.

Böyle İblis tarafından kandırılan Yahudiler ve Türkiye’deki gizli Yahudiler, çıkıp her fırsatta “Türk diye bir ırk var mı, yok mu?” diye tartışma çıkartırlar. Kendilerince Türklerin de Yahudi olduklarına, bunu bilmediklerine ve asimile olduklarına inanırlar. Bu nedenle kendilerine “Öztürkler” derler. Türkiye’deki çok sayıda gizli Yahudi aile bu soy ismi taşır ve ticari müesseselerine de bu ismi verirler. Hatta bu gizli Yahudilerden birinin yazdığı sözde bir mehter marşı da vardır. Kendilerince “Yeni Malazgirt Marşı” da derler. Türklerin tarihteki tartışılamaz surette gözler önünde olan muazzam galibiyetleriyle, üstünlükleriyle kendilerince övünürler. O zamandaki Türklerin de aslında Yahudi olduklarını bilmeyen Yahudiler olduklarına inanırlar. Türkiye’deki meşhur gizli Yahudi mafya babalarından biri olan Sedat Pek-er de zamanında “Öztürkler” diye bir internet sitesi açmıştı. Bunun açılışını merasimle yapmıştı. O yemekli, eğlenceli merasime gizli Yahudilerden kalabalık bir grup katılmıştı. Aralarında kimler, kimler vardı.

İşte Fatih’in oğlu 2. Bayezid de bu gibi iddialarla yoldan çıkartıldı. Kendini, Yahudi olduğunu sonradan çözmüş, anlamış bir Yahudi olarak kabul etti. Sonra mason da oldu, satanistliğe kadar ilerledi. Etmediği zulüm ve ihanet, sapıklık ve rezalet kalmadı. Sonunda oğlu Yavuz Sultan Selim Han tarafından zehirlenerek ve ibret-i alem olacak surette öldürüldü. Son zamanlarda mezarı da rezalet/pislik merkezi… Bu dahi hikmetsiz değil. Cemaatimizdeki hoca efendilerden ve hoca hanımlardan bazılarına da onlarca senedir “Senin soyun/aslın hep Yahudi. Siz asimile oldunuz, aslınıza dönün. Zaten bakın Türkiye’de siyasi, mali, askeri güç hep bizde. Boşa çile çekmeyin” dediler, bazılarını kandırdılar ve kendilerine çalıştırdılar, çalıştırıyorlar.

Hazret-i üstazımızın kızlarından Ferhan, onun çocuklarından Gülderen Kuriş ve Mehmet Beyazıt Denizolgun, bunların çocuklarından Alihan Kuriş ve Fatih Süleyman Denizolgun da kendilerini Yahudi, mason, satanist kabul eden kişiler olup çıktılar. Devşirildiler ve büyük zararlara sebep oldular. Her türlü ihanetin ve kara para işlerinin, TCK’ya göre de ağır suç kabul edilen suçların, bağlantıların içindeler.

Cemaatimizin hedefine ulaşmasına onlarca senedir mani oldular, hızını kestiler, ihanetler ettiler, samimi Süleymanlılara çok eziyetler ettiler, onları cemaatten uzaklaştırdılar, kimilerini öldürttüler, büyücülükle de saldırdılar ve son zamanda ise cemaatimizin idaresini tamamen ele geçirdiler.


Ferhan’ın kocası Kamil Denizolgun da müslüman değildi. Soyunun bir yanı gizli Ermenilerden, bir yanı gizli Yahudilerden geliyordu. Hazret-i üstazımızın, deccal küfrünün en şiddetli zamanında, her insanın aklının dahi kaldıramayacağı nasıl da büyük çilelerle ve nasıl da dahiyane siyasetlerle bu dini ayakta tuttuğu, her şartta yol alıp hizmetine devam ettiği, oyunlar içinde oyunlar kurduğu yakında herkes tarafından kesin şekilde anlaşılacak. Hiç kimsede şüphe kalmayacak. Zira istenenden, beklenden çok çok fazla deliller, ispatlar meydana saçılacak.

Günümüzde de Yahudiler, bu tarihi gerçeği çarpıtıyorlar ve “Türkler de aslında Yahudidir” diyorlar. Öyle değil, anlattığım gibi… Akrabalık çok, ortak kodlar/genler çok. O gözle bakılacaksa Yahudi bildiklerimize Türk ve Arap da denilebilir. Türk bilinenlere Arap ve Yahudi de denilebilir. Arap bilinenlere Türk ve Yahudi de denilebilir. Bu, nasıl bakıldığına bağlıdır. Neticede bütün insanlar bir Adem ile bir Havva’nın evlatlarıdır. Ayrıca Nuh tufanından sonrasına bakılırsa, günümüzdeki bütün insanların ikinci babası da Nuh peygamberdir. Hatta anlatmıştım, o devir o kadar karışık ki o zamanlarda dünya insanlarının genleri arasına uzaylı insan türlerinin genleri bile karıştı. Öyle Yahudilerin iddia ettiği gibi değil bu işler. Herkesin geninde herkesin kodları var. Hatta uzaylı kodlarına kadar…

İblis’in Yahudileri kandırdığı gibi, İblis’le Havva’nın cinsi münasebetinden ayrı bir insan soyu da gelmemiştir.

On yıl önce anlattığımda, duyurduğumda Türkiye’de çok ses getirmişti ve artık herkesin duyduğu, bildiği gerçeklerden biri haline geldi ki kendilerini Sam’dan bu yana safkan Yahudi zan eden o kişiler, geçmişte adeta soyları kuruyacak hale geldiler. Hazar Türkleri Yahudileşti ve kendilerini Yahudi kabul ettiler de dünya üzerinde Yahudiyiz diyenler tükenmemiş oldular. An itibariyle şu dünyada kendini Yahudi bilenlerin en az yüzde doksan beşi aslında Hazar Türkü…

Böyle bu kadar karışık bu işler…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Yazıya bazı eklemeler:

Kendini Yahudi görmeye başlayan ve onlarca sene cemaatimize büyük darbeler vuran Ferhan Denizolgun (mavi kıyafetli) ve onun gibi kendini Yahudi kabul eden kızı Ayşe Gülderen Kuriş (arkasında, çizgili kıyafetli)

Alihan Kuriş’in annesi olup da cemaatimizi arka plandan gizlice ve Yahudice yöneten Ayşe Gülderen Kuriş

Ayşe Gülderen Kuriş

Ferhan Denizolgun’un kocası olup da gizli Yahudi/Ermeni karışık bir soydan gelen Kamil Denizolgun

Soy ismindekinde -ol ve -gun heceleri, Türkiye’deki gizli Yahudi ailelerde, isim ve soy isimlerde sık kullanılmıştır. Misal: Ongun, Oral

Kamil’in kendine göre solundaki kişi Arif Ahmet Denizolgun’dur. Sağındaki kişi Mehmet Beyazıt Denizolgun’dur. Kamil’in üçüncü çocuğu Ayşe Gülderen Kuriş’tir. Alihan Kuriş, Ayşe Gülderen Kuriş’in oğludur.

Bu soyun mensupları asırlardır Türklerin arasında Türk ve Müslüman gibi görünerek, münafıkça yaşamaktadırlar.

AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünden millet vekili olmakta bir beis görmeyecek kadar ayarı kaçık bir kişi olan, dinimizi, yolumuzu ve değerlerimizi her fırsatta siyasete ve kara para işlerine alet eden Fatih Süleyman Denizolgun.

Fatih Süleyman, Mehmet Beyazıt Denizolgun’un oğludur. Arif Ahmet Denizolgun karşısında AKPKK suç örgütü hep Mehmet Beyazıt Denizolgun’u desteklemiş, onu cemaatin başına getirmek istemiş ama muvaffak olamamıştır. Mehmet Beyazıt Denizolgun da AKPKK’den millet vekili yapılmıştır.

Sonrasında oğlu Fatih Süleyman da milllet vekili ya da doğru ifadeyle AKPKK militanı yapılmıştır.

Cemaatin idaresindeki Gülderen ve Alihan Kuriş, Fatih Süleyman’la da sık sık paslaşmaktadır. Gerçek kimlikleri, niyetleri, bağlantıları, suçları açıkça gözler önünde olan bu çete, cemaatimizi Yahudi/Mason zihniyetiyle idare etmektedir.
Cemaat ve ülke içinde dev gibi büyümüş bunca sorunların gerçek sebepleri işte bunlardır. Sorunları çözmeyi istemeyen ve bu yolu kasten durduran, ayarından çıkartmak isteyen, işlemez hale getirmek isteyen bu ihanet zihniyetidir.

Söz konusu “Yeni Malazgirt Marşı”

Kamil Denizolgun, Osmanlı devletini içten yıkan gizli Yahudi ve masonların önde gelenlerinden biri olan Mustafa Reşid Paşa’nın torunu mu…

Meşhur hain Mustafa Reşid Paşa ile Kamil Denizolgun arasında akrabalık var mı…

Milli Görüş camiasına yakınlığıyla bilinen Hürses gazetesi yazarı Fehmi Çalmuk, 28 Ağustos 2018 tarihli köşe yazısında, Süleymanlılar Cemaati ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

İlgili yazıyı okumak için buraya tıklayın.

“Süleymanlılar cemaati ve gizli Yahudiler” üzerine 2 yorum

Bir Yorum Yazın