Yeşiller ve bütünüyle B takımının en üst yöneticilerinden çoğu, değerlendirmeler yaptılar. “Tayyip, mfs’nin karşısında varlık gösteremiyor. Onunla mücadele edemiyor. Onu hiçbir sahada yenemiyor. Onun dişine göre bir rakip değil. Üstelik sağlığı da iyi değil. Tamam, mfs’ye yanaşıp onunla anlaşmadı ve bizden yana durdu ama bizden yana olması bize bir şey kazandırmadı, kazandırmayacak” tarzında değerlendirmeler yaptılar, yapıyorlar.
Onlar bu hallerdeyken Tayyip de “Daha fazla ne yapabilirim” ayarında, günü kurtaran bir siyaset sergilemeye, Şi’nin ve Putin’in emirlerini uygulamaya çabalıyor. Bu emirler gereği yeniden ortalık koronadan geçilmiyormuş numaraları yapmaya başladı bile… Bu şekilde hem organ işi başta olmak üzere kara para işlerini artırıyorlar hem de Türkiye ekonomisini ve sosyal hayatını ve eğitim hayatını kasten dibe vurduruyorlar. Bütün bunlar, Türkiye düşmanlarının, sahte diplomalı ve gayr-i meşru Cumhurbaşkanı Tayyip üzerinden Türkiye’ye vurdukları darbeler…
Zaman sadece Türkiye düşmanlarının aleyhine işleyecekti ama artık hem onların hem de Türkiye ile AKPKK’nin aleyhine işliyor. Her geçen gün sistemleri/ağları daha da büyük darbeler alıyor, kayıplar yaşıyor. Planları tutmadı, oyunlarına karşı kurduğumuz oyunları akılları almadı. Restlerimiz karşısında kafalarını kumlara gömmek zorunda kaldılar. Ne kadar büyük kaybettiklerini ve ne kadar küçüldüklerini bir kez daha net olarak gördüler. Artık Tayyip onlar için kısa dönem geçiş siyasetinde kullanılacak iş görmez bir piyondan başka bir şey değil.
Bunca izahın ardından “Türkiye ve dünya siyasetinde, çok çok yakın gelecekte çok köklü değişikler olacak. Rusya ve Çin tarafında yer alanlar büyük kaybedecekler.” diye yazmaya bence gerek yok. Zaten kaç kere yazdım ve herkes safını seçti.

Mehmet Fahri Sertkaya