1-)Tayyip’in depremler sonrası kara para işlerinde paslaşmak için anlaştığı sınır ülkelere ve oralardaki bütün taraflara sesleniyorum:
Şu andan itibaren bu şeytani plandan çıkın. Türkiye yıkılırsa, bir de üstüne siz insanlık dışı şekilde bebekleri, çocukları, yetişkin insanları ve ziynet eşyalarını kaçırmaya teşebbüs ederseniz, ben de hepinizin üzerinden geçerim. Ne idari kadrolarınızı, ne mafyalarınızı ne devletinizi bırakırım. Hepinizi tarihin karanlık çöplüğüne gömerim.
2-)Japon ordusunun şiddetli metafizik saldırılara karşı tedbirlerinin artırılması gerekiyor. Kastetmek isteyenler var.
3-)Anladık da burada ölüm nedeni yok. Maradona kendi haline bırakılmışsa, ilgilenmemişlerse, bunun neticesi olarak ne gelişmiş, ne neyi tetiklemiş ve ölüm gerçekleşmiş?
O pislik, kara paracı, tecavüzcü herif metafizikle çarpıldı işte… Kaç ay daha “metafizikle çarpıldı” dememek için işi yokuşa sürecekler.
Son aylarda onun gibi on binlercesi çarpılarak öldü, ölüyor.












4-)
Sayemizde Türkiye’nin dünya siyasetindeki yeri ve ehemmiyeti yükseldikçe, Türkiye’deki etkili ve yetkili insanların yerine biyonik robotlar ile geçme işi de yükselişe geçti. Her geçen gün birilerinin yerlerine geçiyorlar. Bazılarını kaçırıp çip takarak, zihin kontrolüne alarak sonra yerlerine bırakıyorlar.
Beklenen İstanbul depremlerinden sonra oluşacak kargaşa halinden istifadeyle, kısa sürede çok sayıda kişinin yerine geçecekler ya da çip takacaklar.
Depremin hemen ardından büyük/şiddetli bir metafizik saldırı dalgası da başlatabilirler. Depremden sonraki birkaç gün çok kritik gelişmeler yaşanabilir.
Deprem sırasında ve sonrasında cemaatimizdeki samimi kardeşlerimiz de öncelikli hedef olacaklar, vatanseverler de… Biz metafizik sahayı boş bırakmayacağız. Teşebbüse geçen dünyalı, uzaylı, biyonik kim varsa yıkacağız.
5-)
Sizi gidi yeşil sürüngenler sizi… Ne işiniz var bizim dünyamızda yerin altında… Ya ölüme çare bulun ki bulamazsınız ya da son cihazlarınız, son araçlarınız bozulmadan, son yeşil ölmeden önce o üsleri terk edin ve başka dünyalara def olun gidin.
Her geçen saat mum misali eriyorsunuz.
Mehmet Fahri Sertkaya
