NATO mensubu üst rütbeli subaylar arasında son gelişmelerden/dengelerden son derece memnun olsa da endişeleri de bulunanlar var. “Mfs ile bir yerde mutlaka çatışacağız. Bu güzel havayı uzun süre götüremeyeceğiz. O zaman ne yapacağız” diye dertlenip konuşuyorlar. Endişelerinde haklılar. Ciddi bir çakışmanın oluştuğu yerde çatışma da yaşanır ve bütün bu güzel dengeler bir anda tepe taklak olur.

Bu nedenle, bu yola çıkanlar, daha önce bizimle beraber yola çıkanların yaptığı hataları yapmalılar. Bunların hatalı kararlar/davranışlar olduğunu baştan kabul edip yapmamak kararlılığı ile yola çıkmalılar. Bizim kabul edilemeyecek seviyede şartlarımız, taleplerimiz yok. Sadece Türkiye ve bölge değil, bütün dünya yeni bir nizama girecekken, dünyanın her yerinde ve her meselesinde hiç tavizsiz kazanan taraf olmayı beklemeleri abesle iştigal olur.

Biz nasıl bazı hassasiyetlerimizden bile tavizler veriyorsak, bizimle beraber yol almak isteyenler de verecekler. Bu kararlılıkla ortak menfaatlerde hareket edilecek. Dünyanın bilmem kaç ülkesinde maddi, siyasi ve askeri sahada büyük menfaatler elde edecekleri, yeni dünya düzeninin tesis edilmesinde en öne geçecekleri bir fırsat karşılarına çıkmışken “Dünyanın geri kalanında olduğu gibi Türkiye’deki ve çevresindeki her şey de bizim istediğimiz gibi olmalı.” diyemezler. Bizim duruşumuz net, taleplerimizi dillendirmeye bile gerek yok, sözümüz de kanun gibi endişeye gerek yok. Gereken şey ise baştan bunları iyice idrak edip kendi aralarında münazara edip kesin bir karara varmaları, bu kararlarında samimi olmaları, asla sözlerinden dönmemeleri, kazanırken kazandırmaya baştan razı olmaları. Bunun farkında ve bu kararlılıkta iseler, endişe etmelerine gerek de yok.

Mehmet Fahri Sertkaya