• Tarikatın başında gelen kişilerde de bağlılarında da ilim yoktur.
  • Bir bütün olarak bakıldığında tarikat aslında ilim öğretmez/yaymaz, kalpleri ihya etmez ve talebe ve hoca yetiştirmez.
  • Tarikat mensuplarının tamamına yakını sürekli olarak şeyhlerini ve rüyalarını konuşur durur. Nerede ise rüya ile amel edecek hale gelirler.
  • Çok para toplanır ama karşılığında o nispette kurban kesilmez, Kur’an kursu yapılmaz, talebe yetiştirilmez. Hemen göz boyayan radyo, televizyon ve dergi işlerine girilir. Onların da içi boş olur, ihlas olmaz. Çalgılı ilahiler bile yayınlanır.
  • Tarikatta genel olarak fıkıh da bilinmez, bileni pek bulunmaz, mensupları fıkhi meselelerde bocalar dururlar.
  • Şeriatta bile cevaz verilmeyen şeylere sözde tarikat ehli oldukları halde cevaz verirler.
  • Müridlerin kalplerinden dünya sevgisi, eşya sevgisi, uzun yaşama hırsı silinmez. Müridlerin kalpleri yumuşamaz, halleri düzelmez. Tavırları riyalı, yapmacık, kırıcı, sert olur.
  • Gerçek tarikat ehlinin yüzünde nuru olur, ibadetleri ve zikirleri yüzünde ve alnında bile nurlanmaya sebep olur ama bozuk tarikatların mensuplarında bu da görülmez.

Mehmet Fahri Sertkaya