Mesele, tahmin edilebilenden çok daha karışık.

2014 yılının Temmuz ayı içinde Sibirya’da iki adet çok büyük “obruk” aniden oluşmuş ve bütün dünyada tartışılan bir mesele olmuştu. Bu bölgeyi de çok sayıda uzman inceledi ama kale alınır bir yorum yapılamadı.

Aslında Rusların elinde gelişmiş teknolojiler var. Kısa sürede uydulardan ve o bölgeye getirdikleri cihazlardan istifade ile yeraltının röntgenini çektiler. Yine de işin içinden çıkamadılar. Bunun iki sebebi var:

1- Gizlice maden çalışması yapanlar çok çok derinden gidiyorlar. Maden hatları, cihazların menzili dışında kalan derinlikte olduğundan görüntü elde edilemiyor.

2- Gizlice maden çalışması yapanlar henüz bu dünyada duyulmamış, görülmemiş derecede yüksek teknoloji kullanıyorlar.

Evet, burası bir obruk değil. Burası, gizli maden çalışması yapanların yeraltına girerken hızlıca açtıkları bir giriş…

Yumurta biçimli büyükçe bir araç… Ne lastikleri var, ne paletleri… Bu dünyada onun bir benzeri yok. Kanatları ve jet motorları yok ama havada asılı kalabiliyor. Havada uçabiliyor, bir yerden başka yere havadan gidebiliyor. Karaya konabiliyor. Ve dahi yeri yarıp içine girebiliyor. Bunu da bizim dünyamızda çok ileri seviyede görülen ama onlara göre çok ilkel kalmış teknolojilerle yapmıyor. İşte işin sırrı burada…

Dünyamızın bazı madenleri, başka dünyaların insanları tarafından çalınıyor.

(Görsel temsilidir.)

Söz konusu maden aracı, toprağın kimyası ile oynuyor. Toprağın içindeki bazı elementleri/gazları/atomları işliyor. Bu vesile ile toprak değişime uğruyor, sıkışıyor, hacmini kaybediyor ve maden aracının önündeki alan açılıyor/boşalıyor.

Kullandıkları yumurta şekilli maden aracının biri önünde, biri arkasında olmak üzere iki türbini var. Öndeki bu hareketli aksam, toprağın hacmini değiştirmek için topraktan çektiği gazları/elementleri arkadaki hareketli türbine aktarıyor. Arka türbin de toprağı hızlıca yeniden işliyor ve o gazları/elementleri toprağa geri veriyor. Bunun neticesi olarak bu maden aracı toprağı kazmadan, toprağı aktarıp nakil etme derdi olmadan büyük bir hızla ve zahmetsizce toprak içinde yol alıyor. Eğer isterlerse hızla toprağı boşaltıp ilerlerken hızla da arkada kalan kısımları eski haline getiriyorlar. Yani ilerledikleri kanal/hat, hemen arkalarından kapanıyor. Lakin bunu her zaman yapmıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya