Etiket arşivi: Zeki Müren

Özdemir Erdoğan: Zeki Müren kötü örnek olmadıysa LGBT’ler nereden çıktı?

Sanatçı Özdemir Erdoğan, Zeki Müren’le ilgili yaptığı yorumlara yenisini ekledi. Sabah gazetesi yazarı Tuba Kalçık’a değerlendirmelerde bulunan Erdoğan’ın kendisine yönetilen sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

  • İtiraz ettiğiniz nokta nedir?
    “Üstat neyzen Niyazi Sayın, Zeki Müren için ‘Müzik ortamımıza atılan atom bombasından farksızdır’ diyor. Ben de katılıyorum bu sözlere. Zeki Müren’in kadın çağrışımlı makyajları, kıyafetleri, mini eteği, halktan ve yönetimden hiçbir tepki almadı. Televizyonun en önemli reyting saatlerinde, halkımız, çocuklarıyla birlikte ailece bu gösteriyi izledi. Çeşitli sahnelerdeki klasik müziğimizin kalitesini çok aşağılara çeken taklitlerine ne demeli? Şimdi bazıları ‘Benim çocuğuma bir şey olmadı’ diyor ama en sıradan bir psikolog bile çocukların herhangi bir tanımlamaya sığdıramadıkları bu obje karşısında etkilenebileceklerini kabul eder. İşte benim de itirazım bu noktada başlıyor, eğer kötü örnek olmadıysa, her toplumsal harekette, alakalı alakasız çok renkli bayraklarıyla boy gösteren LGBT’ler nereden çıktı, bunu görmek lazım.

  • ‘Türk milletinin askeri karakterini yumuşatmak için kullanıldı’
  • Siz Zeki Müren’e Paşa denmesine de itiraz ediyorsunuz değil mi?
    “Tabii ki. Paşalık Türk Silah Kuvvetleri’ndeki en üst makamlarından biri. Böyle değerli bir makamının Müren için söylenmesi doğru değil. Paşa lakabı bilinçli şekilde seçilerek kullanıldı bence. Zeki Müren vasıtasıyla milletin sosyal ve askeri karakterini yumuşatmak istedi emperyalistler. Bunu da Müren üzerinden yapmaya çalıştılar.
    Aslında Müren de bu noktada kullanılmıştır. FETÖ tuzağından önce kültür değerlerimiz kullanılarak yapılan en sinsi sabotajdır bana göre. Zeki Müren konusunda son noktayı koymak için Günaydın’a konuşuyorum. Son olarak şunları söylemek istiyorum; sıradan bir müzisyen olarak kalmayı, ömrüm boyu starlığa tercih ettim. Radyasyonları temizlemeye devam edeceğim. Türkiye ütopyalar ülkesi olmayacaktır.”

  • Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamaların arkasında olduğunu belirterek “Ülkemizde kültür adına söz söyleyen, yazan çizen, satılmamış, namuslu ve cesur eleştirmen kalmadığından, bu görev birkaç sanatçı arkadaşımla bize düştü” dedi.
    Erdoğan, gıyaplarında yalan yanlış haberlerin yapıldığını ileri sürerek “Korkakça arkamızdan konuşuyorlar. Bu bir itibar suikastıdır. Serbest ekonomilerde genel prensip, değerler üretip ülkeye maddi manevi kazanç sağlamaktır. Bizde tam tersi yapılıp emperyalizme hizmet ediliyor” diye konuştu.

Alpay: “Zeki Müren, abartılı üslubu ve Türkçe’siyle Türk Sanat Müziği’ni katletmiştir”

“Zeki Müren gençlere kötü örnek oluyor” dediği için eleştirilen Özdemir Erdoğan’a, şarkıcı Alpay’dan destek geldi. Müren’in abartılı üslubu ve Türkçe’siyle Türk sanat müziğini katlettiğini söyleyen Alpay, “On kulağım olsa biriyle Zeki Müren dinlemem. Zeki Müren abartılı üslubu ve Türkçe’siyle Türk Sanat Müziği’ni katletmiştir. Ölçüsüz tavırlarıyla Türkiye’de kötü örnek olmuştur” dedi.

Alpay, “Müthiş ağdalı bir üslupla söyledi şarkılarını Zeki Müren. Bana hiçbir duygu vermez çünkü duygusuz söyler, rol yapar. Türkçe de ‘Reca ederim’ diye bir şey var mıdır. ‘Rica ederim’ dersin. Türkçe’yi çok iyi konuştuğu söylenen Zeki Müren bilakis Türkçe’yi de, Türk sanat müziğini de abartılı bir üslup kullanarak bozmuştur” ifadelerini kullandı.

“Zeki Müren, son derece tutucu eski TRT’nin Türkiye’ye attığı en büyük kazıktır”

“Zeki Müren, her şeyi sansürleyen, müthiş güzel şarkıları bile repertuvarına almayan, son derece tutucu eski TRT’nin Türkiye’ye attığı en büyük kazıktır” diyen Alpay, sözlerine şöyle devam etti:

“Eski TRT’yi düşünün. Küçücük bir kelime yüzünden, bir nota yüzünden bir şarkıyı yayınlamıyor, hatta pek çok şarkıcıyı yasaklıyordu. Ama iş Zeki Müren’e gelince, kısa eteklikle programa çıkardılar. Başka şarkıcılara da kötü örnek oldu bu ağdalı, abartılı tavrı ve sesiyle kötü etkiledi” diye konuştu. Alpay: “Zeki Müren kendi kendini ‘Sanat Güneşi’ ilan etmiştir” dedi ve şunları ekledi: “Gazinocular kralı Fahrettin Aslan ve TRT onu bugünlere getirmiştir. Gazinodaki programlarına herkes ‘Acaba bugün ne giyecek, ne hokkabazlık yapacak’ merakıyla giderdi. Etekler, dizinden başlayan apartman topuk ayakkabılar. Bir de Zeki Müren kendi tanıtım metinlerini kendi yazardı. Bir gün Maksim Gazinosu afişine yine kendisi ‘Sanat Güneşi Zeki Müren’ yazdırdı. Ve adı öyle kaldı. Yani kendi kendini ‘Sanat Güneşi’ ilan etti. Bana sorarsanız Türkiye’de TSM’nin Sanat Güneşi Mustafa Sağyaşar’dır. Müthiş bir ses tevazu sahibi bir insandır. Zeki Müren’inki ise hokkabazlıktır.”

Biri “Sanat Güneşi” mi dedi?

Ve bunu mu kastetti? Zeki Müren gerçekte kimdir?

Biri “Sanat Güneşi” mi dedi? Ve bunu mu kastetti?

Zeki Müren gerçekte kimdir? ‘Zeki Müren bir başbakanla birlikte oldu!’

Zeki Müren’in 18 yıl boyunca en yakınındaki dostu Göksenin Çakmak, Zeki Müren’in bilinmeyenlerini anlattı…

Müren’in 18 yıl boyunca en yakınındaki dostu Göksenin Çakmak, “Zeki Müren’in bir Başbakan’la birlikte olduğunu ancak isim veremeyeceğini” öne sürdü. “Bu sır benimle birlikte gömülecek” diyen Çakmak, söz konusu başbakan hakkında “Çapkın olduğu da doğru” ifadesini kullandı.

Yurt gazetesinden Ahmet Çınar’ın sorularını yanıtlayan Çakmak’ın açıklamalarından öne çıkan bazı bölümler şöyle:

‘ZEKİ MÜREN HALEN ÇOK ÜNLÜ BİR POP STARI DÖVDÜ’

Şu kitaba yine dönelim. Madem yayınlamıyorsunuz biraz içindekilerden konuşsak…

İşte yine aynı konuya geldik, anılar tehlikeli. O kadar çok isim geçiyor ki içinde… Örneğin Zeki Müren’in, halen hayatta olan çok ünlü bir kadın pop starını nasıl dövdüğünü anlatıyorum.

Bunu bana defalarca anlattı. Zeki Bey, kendi erkek sevgilisiyle, o sözünü ettiğim ünlü pop starını otel odasında basıyor. İzmir Efes Oteli’nde. Zeki Müren’in sevgilisi meteoroloji mühendisi. Zeki Bey’in eğitim masraflarını ödediği, okuttuğu bir delikanlı.

Aynı zamanda sevgilisi. İzmir’de şimdi Swissotel olan Efes Oteli’nde bir haftalık bir program var. Zeki Müren sevgilisi Mustafa’yla beraber gelmiş. Bir ara Zeki Bey’in dikkatini çekiyor, o ünlü pop starımız ile Mustafa pek fingirdeşiyorlar.

El şakaları filan. Şüpheleniyor Zeki Bey. Erol’un Yeri diye Kordon’da bir mekana gitmiş numarası yapıyor Zeki Müren. Gitmeden de resepsiyona tembih ediyor, bir büyük zarf içinde bahşişle beraber, ‘ Haber bekliyorum,

Erol’un Yeri’ndeyim” diyor. Erol’un Yeri’ne ulaşıyor, 10 dakika sonra telefon geliyor. Mustafa’nın o ünlü pop starının odasına girdiğini öğreniyor. Hemen arabaya atlayıp otele gidiyor. Kapıyı çalıyor açılmıyor. ‘Ben Zeki’yim aç kapıyı’ diyor. ‘Ay paşam bir dakika banyodayım’ diye ses geliyor içeriden, birkaç dakika sonra bornozlu pop starımız kapıyı açıyor.

Zeki Bey içeri giriyor, Mustafa’yı arıyor, banyoda yok. Hiçbir yerde yok. Balkona çıkıyor. Mustafa üstünde bir örtü, kendini kamufle etmiş. ‘Ne arıyorsun sen burada’ diyor. İşte ‘bir şey almaya geldim’ filan diyor. Bir vuruyor Zeki Bey. Çok kuvvetliydi o konuda. İki tokat Mustafa’ya atıyor, ünlü pop starımızı da saçından tutuyor iki tokat da ona atıyor. Ağzı kanıyor pop starımızın. Şimdi ben bunu isim vererek anlatırsam, ünlü pop starımız halen hayatta olduğu için beni hemen mahkemeye verir. İki ceza avukatı inceledi, ikisi de aynı konuya işaret etti. İsimleri vermeden yayınlamam lazım.

‘BUNLARI SÖYLERSEM BÜLENT BEY MAHKEMEYE VERİR BENİ’

Kamuoyunda Zeki Müren ile Bülent Ersoy arasındaki gerilimden de söz edilir zaman zaman. Buna ilişkin anılar da var mı kitapta?

Bunların gerçek nedenlerini biliyorum. Ama yazıp da yayınlarsam, Bülent Bey mahkemeye verir beni. O nedenle anlatamıyorum. Size burada anlatabilirim ama yazılmamak kaydıyla. Bülent Ersoy ile Zeki Müren’in arasındaki gerilim, Ankara ‘da Çankaya saunada yaşanan bir olaydan dolayı. Bu kadarını söyleyebilirim.

‘ZEKİ MÜREN VE SEVGİLİSİ İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU’

Zeki Müren’in başka bir sevgilisiyle birlikte intihar girişiminde bulunduğundan söz etmiştiniz anlatır mısınız?

Evet kitaba da yazdım. Meşhur bir şarkısı vardır ya Zeki Bey’in, ‘Hayat bazen tatlıdır / Sevenler kanatlıdır’ diye. Sevenler kanatlıdır derken anlatılan Zeki Müren’in pilot üsteğmen sevgilisidir. Her ikisi de, hayatlarını bu şekilde sürdürmelerinin mümkün olmadığını düşünerek, mutluluklarını yaşayamadıkları gerekçesiyle intihara karar veriyorlar. Şile’de arabayı uçuruma sürerek intihar etmek istiyorlar. Direksiyonda pilot üsteğmen sevgili var. Arabayı uçurum kenarına kadar sürüyorlar. Ve son anda frene basıyorlar, intihar gerçekleşmiyor. Bu kamuoyuna pek yansımamış bir olaydır.

‘ZEKİ MÜREN BİR BAŞBAKANLA BİRLİKTE OLDU’

Sizin Zeki Müren’e dair pek çok tanıklığınız, çok özel anılarınız var, ama sizi konuşturmak da çok zor hakikaten…

Zeki Müren’i ele almak demek, asırları ele almak demek. Duygusal dünyası ayrı, sinirlendiği şeyler ayrı, toplum karşısındaki hayatı ayrı. Kocaman bir ansiklopedi yazabilirim Zeki Bey’le ilgili. 18 yıllık birikim bu. Daha önce de söylediğim gibi hukuki nedenler var.

Pek çok ismi zikredemem bu anılarda. İşadamları, siyaset adamları devlet adamlar var bahsetmek istediğim. Dolayısıyla onlarla ilgili bir ifşaatta bulunduğum takdirde gerçekten başım derde girebilir. Bir örnek veriyorum, bir dönemin çok ünlü erkek mankenlerinden ve aynı zamanda oyunculuk da yapan bir isimle Zeki Müren’in nişanlandığını söyleyebilirim.

İsim veremiyorum ama o mankenle üç ay nişanlı kaldıklarını, sonra da ayağı kokuyor diye onu evden kovduğunu bilmiyorsunuz. Bir dönem sosyetesinin jönü, birlikte olmadığı kadın ve erkek yok. Biseksüel bir manken. Belki de şimdilerde, geçmişinden pişmanlık duyan biridir o kişi.

Belli ki epey çapkınmış Zeki Bey. Hayatına hiç siyasetçi girdi mi?

İsim vermeden söylemem gerekiyor. Zeki Müren, bir başbakanla da birlikte oldu. İsim veremem gerçekten. Bunu yapamam. Bu sır benimle birlikte gömülecek. İsim sormayın lütfen. Çapkın olduğu da doğru. Bakın çok enteresan bir olaydır. Antalya’da Derya Motel’de kalıyor. Evi var beşinci katta, zor geldiği için çıkmıyor eve, motelde kalıyor. Bir gün oturuyor Zeki Bey. Bir gelin ve damat halayına gelmiş otele. Odalarına çıkıyorlar. Zeki Bey de mutluluklar diliyor çifte. Kendisi de ay ışığında oturuyor.

Bir ara tül perde aralanıyor ve damat ‘Zeki Bey bugün benim gerdek gecem. Ben size hayranım, sizinle birlikte olmak istiyorum. Yarın buradan gideceğiz, sizi bir daha bulamam, lütfen diyor. Zeki Bey, o damatla yattığını anlattı. Hakikat bunlar. Ama bunları anlattığımızda, heteroseksüel bir kültür ağırlığı içinde ters karşılanıyor. Bunların da olabileceğini kimse düşünmek istemiyor.

‘ADAMIN CİNSEL UZVUNU TUTTU’

Balayına gelmiş bir damatla bile birlikte olduğuna göre, Zeki Bey tuttuğunu koparırdı gibi geliyor bana, öyle değil mi?

Her zaman olmazdı ama. Öyle bir örnek de var. Zeki Müren bunları zaten hiçbir zaman saklamadı, herkesin gözü önünde gerçekleşen olaylardı. Bardakçı’da oturuyoruz. Adamın biri plajda slip tarzı bir mayoyla yatıyor. Karısı da kenarda yün örüyor. ‘Bakın napacağım şimdi’ dedi. Ayağa kalktı, yatan adamın yanına gitti.

Adamın cinsel uzvunu tuttu mayonun üzerinden. Adam şaşırdı, bir baktı Zeki Müren. Zeki Müren kahkaha atıyor, adam da gülmeye başladı. Ve Zeki Bey döndü dedi ki, Türkiye ‘de bunu bir tek bana yaptırırlar, başkasına izin vermezler.’ Döndü adama ‘Beyefendi kızdınız mı’ dedi. Adam ‘Yooo’ dedi. Karısına dönüp ‘Hanımefendi siz kızdınız mı’ diye sordu. Kadın da, ‘Yok Zeki Bey ben her gün tutuyorum, ara sıra siz tutun’ dedi. Fıkra gibi bir olay. Ama bunlar hep yaşandı. Çekinme diye bir duygusu yoktu ki Zeki Müren’in… (Radikal, 06/10/2014)

http://bit.ly/2Bpaeke