Etiket arşivi: Hz.Üstaz

Bence bir titreyip kendinize gelmeniz gerekiyor

C. A. (Akademi Dergisi takipçisi)

– Hoca hoca sen ya üstszsın yada hz isa başka mümkünatı yok

Bu şüphe benim yıllardır beynimi kemiriyor yeter artık aklımı kaybediyorum

Mehmet Fahri Sertkaya:

– Bence bir titreyip kendinize gelmeniz gerekiyor. İblis’in adamları kol geziyor, hepinize ayrı ayrı musallat oluyorlar. Ben ne üstazım, ne mehdiyim, ne de hz. İsa’yım. Ailem belli, soyum belli. Evet, gerçek üstazımız ile soyum az yukarıda çatal yapmış ve birleşiyor. Gerçek üstazımıza da hem sureten hem sireten çok çok benziyorum ama bu yola intisap etmiş, kendini bu yola hizmete adamış bir ademoğluyum.

C. A. :

– Hocam bu kadar bilgiyi paylaşmanız aklımızı aldı

Mehmet Fahri Sertkaya:

– İhtimal şu ki gerçek mehdi olan hz. üstazımızdan sonra çok büyük hizmetler yapmak nasip olan kahtani olabilirim. Bir nevi ikinci zülkarneyn gibi olup dünya genelinde adaletle hükmedebilir, dünyayı tek bir devlet yapabilirim. Bu hususta mütevazı da olmuyorum. Yapmak istediğimi, yapmayı denediğimi ve tarafları şaşkına çevirecek kadar büyük mesafeleri şimdiden aldığımı, üstelik bu kadar büyük mesafeyi bu kadar kısa sürede aldığımı herkes görüyor, biliyor. Şu anda bile dünya üzerinde açıkça ilan edilmemiş bir mfs tufanı esiyor. ABD ortada yok, Kraliçe mezara girecek, Putin ne yapacağını şaşırmış, onlarca büyük ülke şokları atlatamamış. NATO ve BM gibi teşkilatların adları unutulmaya başlamış. Derin bir sessizlik ve şaşkınlık hali var. Bunu bile benim bozmam bekleniyor, çünkü söz konusu taraflar hakikaten bocalıyor. Bunlar hakikat…

Ama bunlar bile çok başka şeyler, öyle mehdi, İsa demek çok başka şeyler. Dikkat edin, ayarı kaçırmayın. Oyunlara gelmeyin

C. A. :

– İnşallah o günleri görmek nasip olur bizlere

ALLAH razı olsun hocam içim biraz ferahladı

Mehmet Fahri Sertkaya:

– Paylaştığım bilgiler de bir şey değil. Aklınız almayacak, böyle İblis’in tuzaklarına geleceksiniz diye azıcık azıcık paylaşıyorum. Zamana yaya yaya paylaşıyorum.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

İbrahim Pehlivan’ın katlettiği Murat bebek…


İnsan şeytanı İbrahim Pehlivan’ın kirletmek isteyip katlettiği ve şehadetine sebep olduğu hanımın ismi Saliha, bebeğinin adı ise Murat’tı.

Bu hanım, ismi ile müsemma saliha bir hanımdı. Kocası ile arası tuhaf şekilde bozuluyor ve yuvası yıkılıyor diye bir hoca aradı. Bir kişinin tavsiye ile İbrahim Pehlivan’ı buldu. Zaten bu hanımla kocasının arasını ince ilimler kullanarak açan da İbrahim Pehlivan’dı.

Bu şehide hanım, İbrahim Pehlivan’a gidip ilminden istifade ettikten hemen sonra kocası ile arası düzeldi. Çok iyi oldu ama bu iyi haller sadece bir hafta kadar sürdü. Sonrasında yine kötüleşti ve bu sürede rüyaları kabusa döndü, sürekli rüyalarında taciz edildi, hali/aklı/dengesi büyük darbe aldı. İradesi büyük oranda elinden çıktı. Sonra şeytani plan işlemeye devam etti. Bu kadar kötü hale getirilen kadın, çocuğunu bir canavar, bir şeytan gibi görmeye başladı ve iradesi kendinde değilken, cin tasallutundayken onu elleri ile boğdu. Bu, henüz 9 aylık bir bebek olan Murat’tı.

Bunlara sebep olan İbrahim Pehlivan durmadı ve bu hanımın evine gitti. Aklı başında olsa bu hanım asla izin vermez ve içeri almazdı ama zaten kapıdan da girmedi. Bilenler bilir ki bu türlü ince ilimlere sahip olanlar, kapalı kapı ve cam/çerçeve bilmezler, manen korumalı olmayan her yere girebilirler.

Öldürdüğü çocuğunu kucağına alıp koltuğa oturup onun yüzüne baka baka uyuya kalan kadın, bir anda kendisini taciz eden İbrahim Pehlivan’ın dokunuşları ile uyandı. Bu kadının zihninin daha uzun süre kontrolde kalması için ona okuyor ve bir yandan da kirletmek istiyordu. Lakin beklediği gibi olmadı. Bu hanım sarsıldı, Hz. Üstazımız Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri ona himmet etti. Bu vesile ile şuuru bir anda açıldı. Sonra beden gücü ile yapabildiği kadar İbrahim Pehlivan’a karşılık verdi, direndi. Kadının zihninin açılmasına çok şaşıran hatta bunun Üstazımızın himmetleri ile olduğunu da fark edip bilen ve suç üstü olan ve büyük panik yaşayan İbrahim Pehlivan, o panik hali ile bu kadını elleri ile boğarak öldürdü. Eve çok ince ilimlerle/tekniklerle giren İbrahim Pehlivan aynı tekniklerle evden çıktı. Yine de cinlerine “ortada delil bırakmayın” talimatı verdi. Yaklaşık 33 sene önce yaşanan bu hadise Hz. Üstazımızın himmetleri ile işte bu gün bütün insanlık tarafından duyulmuş oldu.

Bu yolun yolcuları ile harp edebileceğini, bu yola tuzak kurabileceğini düşünen bütün insan şeytanlarına bu paylaşım da kapak olsun. Bir değil bin İbrahim Pehlivan kullanarak MFS’lerin hakkından gelmek isteseler, yer ile göğü MFS’lerin üstüne birleştirseler, MFS’ler oradan da çıkar.

Mehmet Fahri Sertkaya