
Çin, Kazakistan konusunda açık durmaya başlamış. Yüksek sayıda takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında “Kazakistan Çin’e aittir. Ana vatana bağlanmalıdır” konulu ve tarihten, ilimden, dürüstlükten çok uzak, kahkahalar attırası paylaşımlar yaptırılmış.
Bundan ziyadesiyle memnun oldum. Hormonla ve çok kısa sürede büyütülmüş içi kof Çin’i mindere davet ediyorum. Bütün gücünü, bütün kartlarını kullanmaya ve bu oyundan sonuna kadar kaçmamaya davet ediyorum. Bütün dünyaya da seyir zevki çok yüksek bir mücadele olacağını baştan haber vermek istiyorum. Kısa sürede Çin’in en az dört, ihtimal ki yedi parçaya bölüneceğini de garanti ediyorum.
Rusya ve ABD ile danışıklı dövüşüyor olmaları bile Çin’i kurtaramaz. Arka plandaki uzaylı dengeleri ve biyonik robotlar da Çin’i kurtaramaz. Zaten, biyonik robotlarla idareleri ele geçirilmiş olan ABD’nin ve Rusya’nın da çok büyük darbeleri peş peşe almak üzere oldukları şu süreçte, Çin de kendini açık etmiş olur. Bütün dünyanın hedefi olmayı da tercih etmiş olur.
Haydi, minderden kaçan namerttir, korkaktır. Haydi, ben bu dünyada iken, kim Çin merkezli bir Ankebut Ağı örebiliyormuş, görelim. Haydi, ben burada iken kim Türk dünyasını sömürebiliyor, oralarda zulüm edebiliyor, oralarda kan dökebiliyor, oralarda hain adamlarını ve biyonik robotlarını iktidarda tutabiliyormuş görelim.
Rusya, Çin merkezli Ankebut Ağı projesine piyonluk etmeye kalkmasının bedelini ödemeye çoktan başladı. Bu bedel, her gün şiddetleniyor. Bu danışıklı dövüş oyunu, her gün dünyanın her bir yanında daha çok kişi tarafından görülüp anlaşılıyor. Parasızlıktan kendi şehirlerinde sahte karantina ilan edip on binlerce Çin vatandaşını kasten öldüren ve organlarını çalmak zorunda kalan Çin… Dünyanın dört bir yanında işlenmiş ve işlenmekte olan insanlık suçlarının arkasında olan ve idarecileri meydan yerde asılması gereken Çin… Ankebut Ağının daha fazla ayakta tutulamayacağını çoktan görmüş olan Çin… Şu andaki sınırlarını korumasının imkansız olduğunun da farkında olan Çin… Türk dünyasında yapabileceklerime nasıl mani olacakmış, hakikaten bunu görmek, bunu dünyaya da göstermek istiyorum. Bitik haldeki mason tarikatının bu süreçte son darbeleri almasını da çok istiyorum.
İçimde hiç bitmeyen bir fetih sevdası var. Yavuz Sultan Selim gibi diyorum “Bu dünya iki sultana dar.”
Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya
..