Ne diyorsunuz?

Sedef Kabaş’ın paylaştığı ve tek başına hiçbir suç unsuru bulunmayan atasözünü, gerçek manasına çekme imkanı bulunmayan bir teşbihi, hep beraber paylaşalım mı? Kaç yüz bin Türkiye vatandaşını daha keyfi/hukuksuz şekilde gözaltına aldırabileceklerini ve alabilirlerse o kişilere ne yapabileceklerini bir test edelim mi?

Onlara, hiçbir güce sahip olmadıklarını, asıl gücün millete ait olduğunu, ordunun ve emniyet teşkilatının da milletin teşkilatları olduğunu ve milletin fertlerinden teşekkül ettiklerini ve millet karşısında çaresiz olduklarını iyice bir gösterelim mi?

Her yere #DevletBizimMilletBiziz yazalım mı?

Yavaş yavaş geldi mi o vakit, ne diyorsunuz?

Tayyip de büyük hain Tokayev gibi, zulme ve ihanete daha fazla tahammül edemeyen koca bir milleti terörist mi ilan eder, Rusları mı çağırır? Çağırsa Ruslar gelebilir mi, gelseler Tayyip’i ve çetesini koruyabilirler mi ve ülkelerine geri dönebilirler mi?

İyice haddi aşmakta olan hain idari kadroya, Türkiye’nin kaç köşe, kaç bucak olduğunu artık gösterelim mi?

İnsanların işi yok, karınlarında aş yok, geçinmeye imkanları yok, önünü görebilen yok, ülkede adalet dağıtan mahkemeler yok, gerçekleri anlatan basın ve medya yok, ruh sağlığı yok, beden sağlığı yok… Binbir türlü yolsuzluk, soygun, sömürü, haksızlık, ihanet ispatlarıyla anlatılsa ve suç duyuruları yapılsa bile değişen bir şey yok. Bu milletin boğazına kadar geldiği bir zamanda, bir de hakikatleri az çok anlatanların karşısında devlet gücü su-i istimal ediliyor.

Oh ne güzel memleket… Bunca yerde vazifelerini yapmayacaklar, yaptırmayacaklar, aleni şekilde çalıp çırpıp ihanet edecekler, istediklerine istedikleri gibi sövecekler, sayacaklar, sonra biri bir teşbih yaptı diye yeri göğü inletmeye oynayacaklar. Yok öyle bir memleket… Tokayev önce yüreklenip sonra nasıl da sert şekilde geri vitese taktıysa, o paylaşımlarını nasıl da sildiyse, Türkiye’deki hainlerin organize şekilde ve devlet gücünü/makamını kullanarak attıkları o paylaşımları da yalata yalata sildirirler onlara… Üç beş tane insanlıktan çıkmış hainin koca millete, milletin gücüyle/devletiyle kök söktüremeyeceklerini gösterirler onlara…

O Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, adalet bakanı olduğunu şimdi mi hatırlamış? Açsın baksın benim dosyalarıma, biliyor zaten neyin ne olduğunu ve kendisi de suç ortağı ama bilmiyor olsaydı bile açıp inceledikçe onlarca vahim usulsüzlüğü/hukuksuzluğu görebilecek. Haktan adaletten bahşediyor, çıksın karşıma istediği kanalda, ben ona hakkın, adaletin ne olduğunu ve kendisinin nasıl bir zalim, hain ve yalancı olduğunu en somut şekilde ispat edeyim. Memlekette insan kalmış olmak, haktan, adaletten bahseder olmak, devletin ve milletin iyiliğini istemek, sorunların çözülmesini ve peşkeşin, sömürünün sona erdirilmesini istemek, ilan edilmemiş bir suç olmuş. Eşkıya baş olmuş, milleti eşkıya ilan eder olmuş. Mahkemeler hainlerin, mafyaların kontrolüne girmiş.

Yok öyle bir Türkiye, herkes haddini bilecek. Çoluk çocuk kan ağlıyor. Açlık, sefalet, zulüm, gözyaşı, hastalıklar, intiharlar, kavgalar, cinayetler iyice yayılıyor. Çekilmekte olan acıların haddi hesabı yok. Memleketi kasten bu hale getiren ve sonlarının geldiğini de gören alçakların, hainlerin, iyice despotlaşmalarına, daha da şeytanlaşmalarına kesinlikle izin vermeyeceğim. Kaç tekrarla yazdım, bu hainlerin yardımına koşan, bunlardan talimat alarak milleti gözaltına alan, millete cezalar yağdıran ve cezaevlerine dolduran savcıları ve hakimleri Türkiye’nin en işlek caddelerinde iplere dizdireceğim. Hepsini bütün dünyaya canlı yayınlatacağım ki diğer milletlere/ülkelere de örnek olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Cevap Yazın