Dünyada sürekli değişen dengeler, bizim de sık sık bazı meselelerde karar değişikliklerine gitmemizi gerektiriyor.
Ukrayna-Rusya krizinde hala taraf değiliz. İki ülkeden yana da değiliz. Ukrayna sınırları içerisindeki ve ayrıca Rusya’nın işgali altındaki Kırım’daki Türk ve Müslüman unsurların destekçisi olacağız, hamisi olacağız. Onlara zarar gelmemesi için her saniye sahayı/gelişmeleri dikkatle takip edeceğiz. Bu hassasiyetimize dikkat edildikten sonra batı/NATO cephesinin boğazlardan son derece serbest şekilde geçmesine izin vereceğiz. Karadeniz’de çok yüksek sayıda kuvvet bulundurmalarına da izin vereceğiz. Lakin Türkiye’nin kara, hava ve deniz imkanlarının batı/NATO cephesi tarafından kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Limanlarımızın, havalimanlarımızın, üslerimizin, askeri harp vasıtalarımızın, birliklerimizin ve Türkiye’deki ABD ve NATO üslerinin kullanılmasına da izin vermeyeceğiz.
Bizim bu meseledeki kırmızı çizgilerimize dikkat edilmezse, dikkat etmeyen taraf Rusya da olsa batı/NATO tarafı da olsa, aynı anda her iki taraf da olsa karşımıza alacağız. Buraların hakimi biziz, bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Daha önce açıkça ifade etmiştim ki biz, onlarca senedir devletimizin idaresini elinde tutan masonların ve gizli Yahudilerle Ermenilerin imza attığı milletler arası antlaşmaları da tanımıyoruz. Montrö’nün maddeleri umurumuzda bile değil. Dolayısıyla, batı/NATO tarafı boğazlardan denizaltılar ve uçak gemileri geçirecek olsa bile bizce hukuki, askeri ve siyasi bir sorun teşkil etmiyor. Bunlar geçtikten sonra bizden bu konuda hesap sorabilecek bir güç unsuru varsa, buyursun sorsun, işte saha…
Kazakistan başta olmak üzere Türk dünyasındaki hassasiyetlerimizde ve mücadelemizde bir an bile geri durmayacağız. Kazakistan mücadelemiz hız kesmeden, Kazakistan gerçek bir hürriyete kavuşana kadar en şiddetli tempoda devam edecek. Kazakistan’a dair yazılarımda bahsettiğim müdahaleleri dünyanın dört bir yanında yapmaya devam edeceğim. Batı dünyasını da karıştıracağım. Onların Ukrayna’da Rusya ile karşı karşıya gelmeleri ya da gelmemeleri benim için mühim değil. Yukarıda yazdıklarımdan ötürü, hususiyle batı dünyası, kaç gündür yazdığım ve “yapacağım” dediğim onca şeyden vazgeçtiğimi zan etmesin. Kazakistan’da ölen her bir Türkün hesabını, bu işin arkasında olan bütün devletlerden, hükumetlerden ve teşkilatlardan soracağım.
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi
..