Alihan Kuriş, yine kendine yakışanı yapmış. Çarpılarak ölen Adana idarecisi hakkında güzellemeler yapmış.
Aslında böyle yaparak kendisinin Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz ve tamamen bitik biri olduğunu ilan etmiş. Cemaatimizin gerçek mensupları arasındaki herkes, Adana idarecisinin aslında nasıl biri olduğunu kısa süre soruşturarak, araştırarak öğrenebilir.
Metafizikle çarpılarak ölen Adana idarecisi, yüzü nurlu, ahlaklı, samimi, gayretli gerçek kardeşlerimizi görünce elektriğe tutulmuş gibi olurdu. Onların ayaklarını kaydırmak için çırpınıp dururdu. Yine Ermeni ve Yahudi karışık soydan gelen, buna rağmen açık kimliğiyle, gerçek diniyle medeni şekilde yaşamak yerine, aramıza sızıp bize her kötülüğü yapanlardan biriydi. Cemaatimizin içine sızmış kripto cemaatinin adamlarından biriydi…
Masonlarla arası çok iyiydi. Eli uzandığı kadar kara para işleri yapardı. Böylelerinin çoğunda olduğu gibi, o da cinsi sapıktı. Kız ve erkek talebeleri de hedefine koyardı. Çok hayatlar kararttı. Çok çaldı, çok yedi, çok yedirdi. Sonra da müstahak olduğu tokadı yiyip geberip gitti. Büyü yapamaz ama yaptırırdı. Bu yolla da gerçek kardeşlerimizi saf dışı etmeyi ya da öldürtmeyi denerdi.
Ehl-i iman, yer ve gök, yuvasındaki karınca, havadaki kuş, denizdeki balıklar bile böyle bir pisliğin ölmesine sevinirken, Alihan gibilerin arkasından rahmet okumasına ve okutmasına, Allah lanet eder. Piran lanet eder. Bu yazdıklarımı okuyup durup da hala soruşturmayan, araştırmayan, gerçeği kovalamayan, tepki göstermeyen, bu kadarına bile tepkisiz kalan herkese de Allah lanet eder.
Mehmet Fahri Sertkaya